BASIN AÇIKLAMASI
31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimlerde ülke genelinde haksız, hukuksuz Devletin olanakları kullanılarak seçim süreci yaşanmıştır. Bu süreçte özellikle YSK’nın hukuk dışı kararları, uygulamaları seçime doğrudan etki etmiş, YSK taraflı olarak siyasallaşmıştır.
İç ve dış oyun kurucular sahada olup, Demokrasi ve Cumhuriyet tehlikededir.
İstanbul seçimleri sanıldığı kadar masum değildir. 1980 Cunta yönetiminden kalan seçim sistemi ve Siyasi Partiler yasasından kaynaklanan antidemokratik uygulamalar sonucunda başta CHP olmak üzere diğer tüm partiler bir avuç çıkarcı, siyaseti meslek edinmiş kişilerin elinde kalmıştır. İslamiyetle ilgisi olmayan Din sömürücüsü tarikatlarla, terör örgütleri örgütsel çıkarları için kol kola , beraberce halkı aldatmaktadır.
Vatanı, yurttaşı düşünen siyasetçi, yönetici neredeyse kalmamıştır. Ağzı iyi laf yapan kimileri yıllardır uygulanan yanlış politikalar sonucu ayrıştırılmış adeta ikiye bölünmüş halkı, siyasetten tiksinmiş güzel insanları ve yüzer gezer oyları kullanarak iktidarı ele geçirme çabalarını da görmezden gelemeyiz. Sanki akıl, fikir, düşünce, bilim firar etmiştir.
T.C. Devletinin siyasi tarihiyle eş CHP, her dönemde varlığını sürdürmekle birlikte rüzgara göre yönünü dönen ilkesiz parti haline getirilmeye çalışılmaktadır. Bu süreci 30-40 yıl öncesine kadar götürmek mümkündür. İsteyen istediği tarihe kadar da götürebilir. Tartışmaktan korkmuyor, geçmişimizden utanmıyoruz. Yanlışlar elbette vardır ve kabulümüzdür. 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturma tapeleri / ses kayıtları gerçektir, ismi geçen CHP üye ve yöneticilerinin kimler olduğunun da halka açıklanmasını, CHP’den hemen ve derhal ilişiklerinin kesilmesini istiyoruz. Aksi halde Partiyi yönetenlerin tamamının aynı suçun ortakları olarak kabul etmek durumunda kalacağımızı bilmelerini istiyoruz.
Özellikle İstanbul yerel seçimlerinde gördük ki; AKP, CHP ayırt edilmeksizin İstanbul; niteliksiz, beceriksizlerce yönetilmektedir. Tarihe saygısı olmayan, kültür ve sanatı bilmeyen, şehrin kimliğini yok edenler ne yazık ki el üstünde tutuluyor.
Uyuşturcu kullanımı 9-10 yaşına inmiş, eğitim bitmiştir. Ekonomik anlamda halkın en az % 40’ının açlık sınırında yaşadığı, pazarcı artıklarını toplayan yüzbinler olduğu, kaçak yabancı istilasına uğramış güzel İstanbul’da elbette yağmacı 400-500 bin arasındaki kişi AVM’leri doldurmakta, meşhur lokantalarda karnını doyurup, lüks arabaya binmektedirler.
Ülkede demokrasi bitmiştir, Cumhuriyet bir avuç çıkarcı, sonradan görmüş, zenginin yanındadır. Kimsesizlerin kimsesi olmaktan çıkmıştır. Halk perişan, halk yoksul, halk gariban, halk suskun, halk kızgındır.
İstanbul’un ilçelerini yönetenler bellidir. Toprak rantı kararları oralardan gelecektir. Kupon arazilerin yönetimi zaten Ankara’dır.
Siyasetimiz kirlidir. Siyasilerimizin çözüm ürütme beceri ve kabiliyetleri kalmamıştır. Adaletsizlik ve hukuksuzluklar sınır tanımaz hale gelmiştir. Her şeye rağmen son bir umutla, hiçbir ayrım yapmaksızın tüm siyasi parti başkanlarının bir araya gelmesini ve çözüm üretmeleri kaçınılmaz görevleri haline gelmiştir. Sorumluluk kendilerindedir.
T.C. Devletinin demokratik, laik, sosyal hukuk Devleti olması, özgürlüklerin korunması, hak ve adaletin sağlanması için, parlamenter demokrasiye geçişle birlikte yeni siyasi partiler yasası ve seçim yasasının çağa uygun çıkarılması gerekir. MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ KURULMASINI, ÜLKEDE HUKUK, DEMOKRASİ, KALKINMA, KARDEŞLİK, EĞİTİM, BARIŞ SEFERBERLİĞİ İLAN EDİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ.
Bu saatten sonra da İmamoğlu'mu, Yıldırım'mı tartışmalarının çözüm getirmeyeceğini görüyor ve kaygı duyuyoruz. Kaygılıyız.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 24/05/2019 - İstanbul
CHP TABAN HAREKETİ

CHP TABAN HAREKETİ
e-posta: chptabanhareketi.com@gmail.com
twitter: @chptaban