|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI |
| |
|
Kanun No : 334 |
|
Kabul Tarihi :
9/7/1961 |
|
BAŞLANGIÇ |
|
Tarihi boyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri
için savaşmış olan; |
|
Anayasa ve hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla
meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı direnme
hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan
Türk Milleti; |
|
Bütün fertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak,
bölünmez bir bütün halinde, millî şuur ve ülküler
etrafında toplıyan ve milletimizi dünya milletleri
ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi
olarak milli birlik ruhu içinde daima yüceltmeyi
amaç bilen Türk milliyetçiliğinden hız ve ilham
alarak ve; |
|
«Yurtta Sulh, Cihanda Sulh» ilkesinin, Millî
Mücadele ruhunun millet egemenliğinin, Atatürk
Devrimlerine bağlılığın tam şuuruna sahip olarak; |
|
İnsan hak ve hürriyetlerini, millî dayanışmayı,
sosyal adâleti, ferdin ve toplumun huzur ve refahını
gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün
kılacak demokratik hukuk devletini bütün hukukî ve
sosyal temelleriyle kurmak için; |
|
Türkiye Cumhuriyeti Kurucu Meclisi tarafından
hazırlanan bu Anayasayı kabûl ve ilân ve onu, asıl
teminatın vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde
yer aldığı inancı ile, hürriyete, adâlete ve
fazilete âşık evlâtlarının uyanık bekçiliğine emanet
eder. |
| |
|
BİRİNCİ KISIM |
|
GENEL ESASLAR |
|
I. Devletin şekli. |
|
MADDE 1.- Türkiye Devleti bir
Cumhuriyettir. |
|
II. Cumhuriyetin nitelikleri. |
|
MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti,
insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temel
ilkelere dayanan, millî, demokratik, lâik ve sosyal
bir hukuk devletidir. |
|
III. Devletin bütünlüğü; resmî dil; başkent. |
|
MADDE 3.- Türkiye Devleti,
ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. |
|
Resmî dil Türkçedir. Başkent Ankara'dır. |
|
IV. Egemenlik. |
|
MADDE 4.- Egemenlik kayıtsız
şartsız Türk Milletinindir. |
|
Millet, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara
göre, yetkili organlar eliyle kullanır. |
|
Egemenliğin kullanılması, hiçbir suretle belli bir
kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir
kimse veya organ, kaynağını Anayasadan almıyan bir
devlet yetkisi kullanamaz. |
|
V. Yasama yetkisi. |
|
MADDE 5.- Yasama yetkisi Türkiye
Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez. |
|
VI. Yürütme görevi. |
|
MADDE 6.- Yürütme görevi,
kanunlar çerçevesinde, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar
Kurulu tarafından yerine getirilir. |
|
VII. Yargı yetkisi. |
|
MADDE 7.- Yargı yetkisi, Türk
Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. |
|
VIII. Anayasanın
üstünlüğü ve bağlayıcılığı. |
|
MADDE 8.- Kanunlar Anayasaya
aykırı olamaz. |
|
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı
organlarını, idare makamlarını ve kişileri bağlıyan
temel hukuk kurallarıdır. |
|
IX. Devlet şeklinin değişmezliği. |
|
MADDE 9.- Devlet şeklinin
Cumhuriyet olduğu hakkındaki Anayasa hükmü
değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. |
|
İKİNCİ KISIM |
|
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
GENEL HÜKÜMLER |
|
I. Temel hakların niteliği ve korunması. |
|
MADDE 10.- Herkes, kişiliğine
bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel
hak ve hürriyetlere sahiptir. |
|
Devlet, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert
huzuru, sosyal adâlet ve hukuk devleti ilkeleriyle
bağdaşamıyacak surette sınırlayan siyasî, iktisadî
ve sosyal bütün engelleri kaldırır; insanın maddî ve
mânevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları
hazırlar. |
|
II.
Temel hakların özü. |
|
MADDE 11.- (Özgün hali) Temel
hak ve hürriyetler, Anayasanın sözüne ve ruhuna
uygun olarak ancak kanunla sınırlanabilir. |
|
Kanun, kamu yararı, genel ahlâk, kamu düzeni, sosyal
adâlet ve millî güvenlik gibi sebeplerle de olsa bir
hakkın ve hürriyetin özüne dokunamaz. |
|
II. Temel hak ve hürriyetlerin özü, sınırlanması ve
kötüye kullanılamaması. |
|
MADDE 11.-
(Değişik :
20/9/1971
-
1488 S. Kanun/md. 1 ) |
|
Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve
milletiyle bütünlüğünün, Cumhuriyetin, millî
güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının, genel
ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacı ile veya
Anayasanın diğer maddelerinde gösterilen özel
sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun
olarak, ancak kanunla sınırlanabilir. |
|
Kanun, temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz. |
|
Bu Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden
hiçbirisi, insan hak ve hürriyetlerini veya Türk
Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü
veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayırımına
dayanarak, nitelikleri Anayasada belirtilen
Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kasdı ile
kullanılamaz. |
|
Bu hükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası
kanunda gösterilir. |
|
III.
Eşitlik. |
|
MADDE 12.- Herkes, dil, ırk,
cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve
mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde
eşittir. |
|
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz
tanınamaz. |
|
IV. Yabancıların durumu. |
|
MADDE 13.- Bu kısımda gösterilen
hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası
hukuka uygun olarak, kanunla sınırlanabilir. |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
KÎŞÎNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ |
|
I. Kişi dokunulmazlığı. |
|
MADDE 14.- Herkes, yaşama, maddî
ve mânevi varlığını geliştirme haklarına ve kişi
hürriyetine sahiptir. |
|
Kişi dokunulmazlığı ve hürriyeti, kanunun açıkça
gösterdiği hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim
kararı olmadıkça kayıtlanamaz. |
|
Kimseye eziyet ve işkence yapılamaz. |
|
İnsan haysiyetiyle bağdaşmıyan ceza konulamaz. |
| |
|
II.
Özel hayatın korunması. |
|
a) Özel hayatın gizliliği. |
|
MADDE 15.- (Özgün hali) Özel
hayatın gizliliğine dokunulamaz. Adlî kovuşturmanın
gerektirdiği istisnalar saklıdır. |
|
Kanunda açıkca gösterdiği hallerde, usûlüne göre
verilmiş hâkim kararı olmadıkça; kamu düzeninin
gerektirdiği hallerde de, kanunla yetkili kılınan
merciin emri bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel
kâğıtları ve eşyası aranamaz. |
|
Il.
Özel hayatın korunması. |
|
a) Özel
hayatın gizliliği. |
|
MADDE 15.- (Değişik :
20/9/1971
-
1488 S. Kanun/md. 1 ) |
|
Özel hayatın gizliliğine dokunulamaz. Adlî
kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır. |
|
Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre
verilmiş hâkim kararı olmadıkça; millî güvenlik veya
kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan
hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri
bulunmadıkça kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası
aranamaz ve bunlara el konulamaz. |
|
b) Konut dokunulmazlığı. |
|
MADDE 16.- Konuta dokunulamaz. |
|
Kanunun açıkca gösterdiği hallerde, usûlüne göre
verilmiş hâkim kararı olmadıkça: millî güvenlik veya
kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan
hallerde de, kanunla yetkili kılınan merciin emri
bulunmadıkça, konuta girilemez, arama yapılamaz ve
buradaki eşyaya el konulamaz. |
|
c) Haberleşme
hürriyeti. |
|
MADDE 17.- Herkes, haberleşme
hürriyetine sahiptir. |
|
Haberleşmenin gizliliği esastır. Kanunun gösterdiği
hallerde, hâkim tarafından kanuna uygun olarak
verilmiş bir karar olmadıkça, bu gizliliğe
dokunulamaz. |
|
III.
Seyahat ve
yerleşme
hürriyeti. |
|
MADDE 18.- Herkes, seyahat
hürriyetine sahiptir; bu hürriyet, ancak millî
güvenliği sağlama ve salgın hastalıkları önleme
amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. |
|
Herkes, dilediği yerde yerleşme hürriyetine
sahiptir; bu hürriyet, ancak millî güvenliği
sağlama, salgın hastalıkları önleme, kamu mallarını
koruma, sosyal, iktisadî ve tarımsal gelişmeyi
gerçekleştirme zorunluğuyla ve kanunla
sınırlanabilir. |
|
Türkler, yurda girme ve yurt dışına çıkma
hürriyetine sahiptir. Yurt dışına çıkma hürriyeti
kanunla düzenlenir. |
|
IV. Düşünce ve inanç hak ve hürriyetleri. |
|
a) Vicdan ve din hürriyeti. |
|
MADDE 19.- (Özgün hali) Herkes,
vicdan ve dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. |
|
Kamu düzenine veya genel ahlâka veya bu amaçlarla
çıkarılan kanunlara aykırı olmıyan ibadetler, dinî
âyin ve törenler serbesttir. |
|
Kimse, ibâdete, dinî âyin ve törenlere katılmaya,
dinî inanç ve kanaatlarını açıklamaya zorlanamaz.
Kimse, dinî inanç ve kanaatlarından dolayı
kınanamaz. |
|
Din eğitim ve öğrenimi, ancak kişilerin kendi
isteğine ve küçüklerin de kanuni temsilcilerinin
isteğine bağlıdır. |
|
Kimse, Devletin sosyal, iktisadî, siyasî veya hukukî
temel düzenini, kısmen de olsa, din kurallarına
dayandırma veya siyasî veya şahsî çıkar veya nüfuz
sağlama amacıyla, her ne suretle olursa olsun, dinî
veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan
şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. Bu
yasak dışına çıkan veya başkasını bu yolda
kışkırtanlar kanuna göre cezalandırılır; demekler,
yetkili mahkemece ve siyasî partiler, Anayasa
Mahkemesince temelli kapatılır. |
|
IV. Düşünce ve inanç hak ve
hürriyetleri. |
|
a) Vicdan ve din hürriyeti. |
|
MADDE 19.- (Değişik :
20/9/1971
-
1488 S. Kanun/md.
1 ) |
|
Herkes, vicdan ve dinî inanç ve kanaat hürriyetine
sahiptir. |
|
Kamu düzenine veya genel ahlâka veya bu amaçlarla
çıkarılan kanunlara aykırı olmıyan ibaretler, dinî
âyin ve törenler serbesttir. |
|
Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya,
dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz.
Kimse, dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı
kınanamaz. |
|
Din eğitim ve öğrenimi, ancak kişilerin kendi
isteğine ve küçüklerin de kanuni temsilcilerinin
isteğine bağlıdır. |
|
Kimse, Devletin sosyal, iktisadi, siyasi veya hukukî
temel düzenini, kısmen de olsa, din kurallarına
dayandırma veya siyasi veya şahsi çıkar veya nüfuz
sağlama amaciyle, her ne suretle olursa olsun, dini
veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan
şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. Bu
yasak dışına çıkan veya başkasını bu yolda kışkırtan
gerçek ve tüzel kişiler hakkında, kanunun gösterdiği
hükümler uygulanır ve siyasi partiler Anayasa
Mahkemesince temelli kapatılır. |
|
b) Düşünce hürriyeti. |
|
MADDE 20.- Herkes, düşünce ve
kanaat hürriyetine sahiptir; düşünce ve kanaatlarını
söz, yazı, resim ile veya başka yollarla tek başına
veya toplu olarak açıklıyabilir ve yayabilir. |
|
Kimse, düşünce ve kanaatlarını açıklamaya
zorlanamaz. |
|
V. Bilim ve
sanat
hürriyeti. |
|
MADDE 21.- Herkes, bilim ve
sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma
ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına
sahiptir. |
|
Eğitim ve öğretim, Devletin gözetim ve denetimi
altında serbesttir. |
|
Özel okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları
ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak kanunla
düzenlenir. |
|
Çağdaş bilim ve eğitim esaslarına aykırı eğitim ve
öğretim yerleri açılamaz. |
|
VI. Basın
ve yayımla ilgili hükümler. |
|
a) Basın hürriyeti. |
|
MADDE 22.- (Özgün hali) Basın
hürdür; sansür edilemez. |
|
Devlet, basın ve haber alma hürriyetini sağlıyacak
tedbirleri alır. |
|
Basın ve haber alma hürriyeti, ancak millî güvenliği
veya genel ahlâkı korumak, kişilerin haysiyet, şeref
ve haklarına tecavüzü suç işlemeye kışkırtmayı
önlemek ve yargı görevinin amacına uygun olarak
yerine getirilmesini sağlamak için kanunla
sınırlanabilir. |
|
Yargı görevinin amacına uygun olarak yerine
getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar
içinde hâkim tarafından verilecek kararlar saklı
olmak üzere, olaylar hakkında yayın yasağı konamaz. |
|
Türkiye'de yayımlanan gazete ve dergilerin
toplatılması, bu tedbirlerin uygulanacağını kanunun
açıkca gösterdiği suçların işlenmesi halinde ve
ancak hâkim kararıyla olabilir. |
|
Türkiye'de yayımlanan gazete ve dergiler, ancak 57
nci maddede belirtilen fiillerden mahkûm olma
halinde mahkeme kararıyla kapatılabilir. |
|
VI. Basın ve yayımla ilgili hükümler. |
|
a. Basın hürriyeti. |
|
MADDE 22.- (Değişik :
20/9/1971
-
1488 S. Kanun/md. 1 ) |
|
Basın hürdür; sansür edilemez. |
|
Devlet, basın ve haber alma hürriyetini sağlıyacak
tedbirleri alır. |
|
Basın ve haber alma hürriyeti, ancak Devletin ülkesi
ve milletiyle bütünlüğünü, kamu düzenini, millî
güvenliği ve millî güvenliğin gerektirdiği gizliliği
veya genel ahlâkı korumak, kişilerin haysiyet, şeref
ve haklarına tecavüzü, suç işlemeye kışkırtmayı
önlemek veya yargı görevinin amacına uygun olarak
yerine getirilmesini sağlamak için kanunla
sınırlanabilir. |
|
Yargı görevinin amacına uygun olarak yerine
getirilmesi için kanunla belirtilecek sınırlar
içinde hâkim tarafından verilecek kararlar saklı
olmak üzere, olaylar hakkında yayın yasağı konamaz. |
|
Türkiye'de yayımlanan gazete ve dergiler, kanunun
gösterdiği suçların işlenmesi halinde hâkim
karariyle; Devletin ülkesi ve milletiyle
bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin veya
genel ahlâkın korunması bakımından gecikmede sakınca
bulunan hallerde de, kanunun açıkça yetkili kıldığı
merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma kararını
veren yetkili merci, bu kararını en geç 24 saat
içinde mahkemeye bildirir. Mahkeme bu kararı en geç
üç gün içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz
sayılır. |
|
Türkiye'de yayımlanan gazete ve dergiler, millî
güvenliğe, kamu düzenine, genel ahlâka, insan hak ve
hürriyetlerine dayanan millî, demokratik, lâik ve
sosyal Cumhuriyet ilkelerine veya Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmezliği temel hükmüne aykırı
yayımlardan mahkûm olma halinde mahkeme karariyle
kapatılabilir. |
|
b) Gazete ve
dergi çıkarma hakkı. |
|
MADDE 23.- Gazete ve dergi
çıkarılması, önceden izin alma ve malî teminat
yatırma şartına bağlanamaz. |
|
Gazete ve dergilerin çıkarılması, yayımı, malî
kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili şartlar
kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve
kanaatların serbestçe yayımlanmasını engelleyici
veya zorlaştırıcı siyasî, iktisadî, malî veya teknik
kayıtlar koyamaz. |
|
Gazete ve dergiler, Devletin ve diğer kamu tüzel
kişilerinin ve bunlara bağlı kurumların araç ve
imkânlarından eşitlik esasına göre faydalanır. |
|
c) Kitap ve broşür çıkarma hakkı. |
|
MADDE 24.- Kitap ve broşür
yayımı izne bağlı tutulamaz; sansür edilemez. |
|
Türkiye'de yayımlanan kitap ve broşürler, 22 nci
maddenin 5 inci fıkrası hükümleri dışında,
toplatılamaz. |
|
d) Basın araçlarının korunması. |
|
MADDE 25.- Basımevi ve
eklentileri ve basın araçları, suç vasıtası olduğu
gerekçesiyle de olsa zapt veya müsadere edilemez
veya işletilmekten alıkonulamaz. |
|
e) Basın dışı haberleşme araçlarından faydalanma
hakkı. |
|
MADDE 26.- (Özgün hali) Kişiler
ve siyasî partiler, kamu tüzel kişileri elindeki
basın dışı haberleşme ve yayın araçlarından
faydalanma hakkına sahiptir. Bu faydalanmanın
şartları ve usûlleri, demokratik esaslara ve
hakkaniyet ölçülerine uygun olarak kanunla
düzenlenir. Kanun, halkın bu araçlarla haber
almasını düşünce ve kanaatlara ulaşmasını ve kamu
oyunun serbestçe oluşumunu köstekleyici kayıtlamalar
koyamaz. |
|
e) Basın
dışı haberleşme araçlarından
faydalanma hakkı. |
|
MADDE 26.- (Değişik : 20/9/1971
- 1488 S. Kanun/md.
1 ) |
|
Kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzel kişileri
elindeki basın dışı haberleşme ve yayın araçlarından
faydalanma hakkına sahiptir. Bu faydalanmanın
şartları ve usulleri, demokratik esaslara ve
hakkaniyet ölçülerine uygun olarak kanunla
düzenlenir. Kanun, Devletin ülkesi ve milletiyle
bütünlüğünün insan haklarına dayanan millî
demokratik, lâik ve sosyal Cumhuriyetin, millî
güvenliğin ve genel ahlâkın korunması halleri
dışında kalan bir sebebe dayanarak halkın bu
araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere
ulaşmasını ve kamu oyunun serbestçe oluşumunu
engelleyici kayıtlar koyamaz. |
|
f) Düzeltme ve cevap hakkı. |
|
MADDE 27.- Düzeltme ve cevap
hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine
dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı
yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla
düzenlenir. |
|
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa yayımlanmasının
gerekip gerekmediğine hâkim tarafından karar
verilir. |
| |
|
VII. Toplantı hak ve hürriyetleri. |
|
a) Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı. |
|
MADDE 28.- Herkes, önceden izin
almaksızın silâhsız ve saldırısız toplanma veya
gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahiptir. |
|
Bu hak, ancak kamu düzenini korumak için kanunla
sınırlanabilir. |
|
b) Dernek
kurma hakkı. |
|
MADDE 29.- (Özgün hali) Herkes,
önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına
sahiptir. Bu hak, ancak kamu düzenini veya genel
ahlâkı korumak için kanunla sınırlanabilir. |
|
b) Dernek kurma hakkı. |
|
MADDE 29.- (Değişik :
20/9/1971
-
1488 S. Kanun/md.
1 ) |
|
Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına
sahiptir. Bu hakkın kullanılışında uygulanacak şekil
ve usuller kanunda gösterilir. Kanun, Devletin
ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin,
kamu düzeninin ve genel ahlâkın korunması maksadiyle
sınırlar koyabilir. |
|
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya veya dernekte üye
kalmaya zorlanamaz. |
|
Dernekler, kanunun gösterdiği hallerde hâkim
karariyle kapatılabilir. Devletin ülkesi ve
milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu
düzeninin ve genel ahlâkın korunması bakımından
gecikmede sakınca bulunan hallerde de, hâkim
kararına kadar kanunun açıkca yetkili kıldığı
merciin emriyle faaliyetten alıkonulabilir. |
|
VIII. Hakların korunmasıyla ilgili hükümler. |
|
a) Kişi
güvenliği. |
|
MADDE 30.- (Özgün hali)
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler,
ancak kaçmayı veya delillerin yok edilmesini veya
değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi
tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla gösterilen
diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir.
Tutukluluğun devamına karar verilebilmesi aynı
şartlara bağlıdır. |
|
Yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun
şartlarını kanun gösterir. |
|
Yakalanan veya tutuklanan kimselere, yakalama veya
tutuklama sebeplerinin ve haklarındaki iddiaların
yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir. |
|
Yakalanan veya tutuklanan kimse, tutulma yerine en
yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre
hariç, yirmidört saat içinde hâkim önüne çıkarılır
ve bu süre geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın
hürriyetinden yoksun kılınamaz. Yakalanan veya
tutuklanan kimse, hâkim önüne çıkarılınca durum
hemen yakınlarına bildirilir. |
|
Bu esaslar dışında işleme tâbi tutulan kimselerin
uğrayacakları her türlü zararlar kanuna göre
Devletçe ödenir. |
|
VIII. Hakların korunması ile ilgili hükümler. |
|
a) Kişi
güvenliği. |
|
MADDE 30.- (İlk Değişiklik :
20/9/1971
-
1488 S. Kanun/md. 1) |
|
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler,
ancak kaçmayı veya delillerin yok edilmesini veya
değiştirilmesini önlemek maksadiyle veya bunlar gibi
tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla gösterilen
diğer hallerde hâkim karariyle tutuklanabilir.
Tutukluluğun devamına karar verilebilmesi aynı
şartlara bağlıdır. |
|
Yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun
şartlarını kanun gösterir. |
|
Yakalanan veya tutuklanan kimselere, yakalama veya
tutuklama sebeplerinin ve haklarındaki iddiaların
yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir. |
|
Yakalanan veya tutuklanan kimse tutulma yerine en
yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç
kırksekiz saat ve kanunun açıkça belli ettiği
hallerde toplu olarak işlenen suçlarda yedi gün
içinde hâkim önüne çıkarılır ve bu süre geçtikten
sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun
kılınamaz. Yakalanan veya tutuklanan kimse hâkim
önüne çıkarılınca durum hemen yakınlarına
bildirilir. |
|
Bu esaslar dışında işleme tabi tutulan kimselerin
uğrayacakları her türlü zararlar kanuna göre
Devletçe ödenir. |
|
a) Kişi
güvenliği. |
|
MADDE 30.- (Son Değişiklik :
15/3/1973 -
1699 S. Kanun/md. 1) |
|
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler,
ancak kaçmayı veya delillerin yok edilmesini veya
değiştirilmesini önlemek maksadiyle veya bunlar gibi
tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla gösterilen
diğer hallerde hâkim karariyle tutuklanabilir.
Tutukluluğun devamına karar verilebilmesi aynı
şartlara bağlıdır. |
|
Yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun
şartlarını kanun gösterir. |
|
Yakalanan veya tutuklanan kimselere, yakalama veya
tutuklama sebeplerinin ve haklarındaki iddiaların
yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir. |
|
(Değişik 4. Fıkra :
15/3/1973
-
1699 S. Kanun/md. 1 )
Yakalanan veya tutuklanan kimse, tutulma yerine en
yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç
kırksekiz saat ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin
görev ve yetkilerine giren suçlar ile kanunun açıkca
belli ettiği hallerde toplu olarak işlenen suçlarda
ve genellikle savaş veya sıkıyönetim hallerinde,
kanunlarda gösterilen süre içinde hâkim önüne
çıkarılır; bu süre onbeş günü geçemez. Kimse, bu
süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın,
hürriyetinden yoksun kılınamaz. Yakalanan veya
tutuklanan kimsenin durumu hemen yakınlarına
bildirilir. |
|
Bu esaslar dışında işleme tabi tutulan kimselerin
uğrayacakları her türlü zararlar kanuna göre
Devletçe ödenir. |
|
b. Hak arama
hürriyeti. |
|
MADDE 31.- Herkes, meşru bütün
vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı
merciileri önünde dâvacı veya dâvalı olarak, iddia
ve savunma hakkına sahiptir. |
|
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki dâvaya
bakmaktan kaçınamaz. |
|
c) Tabiî yargı yolu. |
|
MADDE 32.- (Özgün hali) Hiç
kimse, tabiî hâkiminden başka bir merci önüne
çıkarılamaz. |
|
Bir kimseyi tabiî hâkiminden başka bir merci önüne
çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip
olağanüstü merciler kurulamaz. |
|
c) Kanuni yargı yolu. |
|
MADDE 32.- (Değişik :
20/9/1971
-
1488 S. Kanun/md. 1 ) |
|
Hiç kimse, kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir
merci önüne çıkarılamaz. |
|
Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir
merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine
sahip olağanüstü merciler kurulamaz. |
|
d) Cezaların kanunî ve
şahsî
olması; zorlama yasağı. |
|
MADDE 33.- Kimse, işlendiği
zaman yürürlükte bulunan
kanunun suç saymadığı bir
fiilinden dolayı cezalandırılamaz. |
|
Cezalar ve ceza tedbirleri ancak kanunla konulur. |
|
Kimseye, suçu işlediği zaman kanunda o suç için
konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. |
|
Kimse, kendisini veya kanunun gösterdiği yakınlarını
suçlandırma sonucu doğuracak beyanda bulunmaya veya
bu yolda delil göstermeye zorlanamaz. |
|
Ceza sorumluluğu şahsîdir. |
|
Genel müsadere cezası konulamaz. |
| |
| |
|
e) İspat hakkı. |
|
MADDE 34.- Kamu görev ve
hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin
yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan
isnatlardan dolayı açılan hakaret dâvalarında,
sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir.
Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabûlü,
ancak isnat olunan fiilin doğru olup almadığının
anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya
şikâyetçinin ispata râzı olmasına bağlıdır. |
|
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM |
|
SOSYAL VE İKTİSADİ HAKLAR
VE ÖDEVLER |
|
I. Ailenin korunması. |
|
MADDE 35.- Aile Türk toplumunun
temelidir. |
|
Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri, ailenin, ananın
ve çocuğun korunması için gerekli tedbirleri alır ve
teşkilâtı kurar. |
|
II.
Mülkiyet hakkı. |
|
a) Mülkiyete ait genel kural. |
|
MADDE 36.- Herkes, mülkiyet ve
miras haklarına sahiptir. |
|
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla
sınırlanabilir. |
|
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına
aykırı olamaz. |
|
b) Toprak mülkiyeti. |
|
MADDE 37.- Devlet, toprağın
verimli olarak işletilmesini gerçekleştirmek ve
topraksız olan veya yeter toprağı bulunmıyan
çiftçiye toprak sağlamak amaçlarıyla gereken
tedbirleri alır. Kanun, bu amaçlarla, değişik tarım
bölgelerine ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini
gösterebilir. Devlet, çiftçinin işletme araçlarına
sahip olmasını kolaylaştırır. |
|
Toprak dağıtımı, ormanların küçülmesi veya diğer
toprak servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz. |
| |
| |
|
c) Kamulaştırma. |
|
MADDE 38.- (Özgün hali) Devlet
ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının gerektirdiği
hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek
şartıyla özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların,
kanunda gösterilen esas ve usullere göre, tamamını
veya bir kısmını kamulaştırmaya veya bunlar üzerinde
idari irtifaklar kurmaya yetkilidir. |
|
Çiftçinin topraklandırılması, ormanların
devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve
iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarıyla
kamulaştırılan toprak bedellerinin ödeme şekli
kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi
öngördüğü hallerde, ödeme süresi on yılı aşamaz. Bu
takdirde, taksitler eşit olarak ödenir ve kanunla
gösterilen faiz haddine bağlanır. |
|
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya
işleten çiftçinin hakkaniyetli ölçüler içerisinde
geçinebilmesi için zarurî olan ve kanunla gösterilen
kısmının ve küçük çiftçinin kamulaştırılan
toprağının bedeli herhalde peşin ödenir. |
|
c) Kamulaştırma. |
|
MADDE 38.- (Değişik :
20/9/1971
-
1488 S. Kanun/md. 1 ) |
|
Devlet ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının
gerektirdiği hallerde, karşılıklarını peşin ödemek
şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malları,
kanunla gösterilen esas ve usullere göre, tamamını
veya bir kısmını kamulaştırmaya veya bunlar üzerinde
idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir. |
|
Ödenecek karşılık, taşınmaz malın tamamının
kamulaştırılması halinde o malın malikinin kanunda
gösterilecek usul ve şekle uygun olarak bildireceği
vergi değerini; kısmen kamulaştırmalarda da, vergi
değerinin kamulaştırılan kısma düşen miktarını
aşamaz.(* ) |
|
Kamulaştırılan taşınmaz mal karşılığının vergi
değerinden az takdir edilmesi halinde malikin itiraz
ve dava hakkı saklıdır.(* ) |
|
Çiftçinin topraklandırılması, ormanların
Devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve
iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarıyla
kamulaştırılan taşınmaz mal ve kıyıların korunması
ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprak
bedellerinin ödeme şekli kanunla gösterilir. |
|
Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde
çiftçinin topraklandırılması, ormanların
Devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve
iskân projelerinin gerçekleştirilmesi için konulacak
süre yirmi yılı; kıyıların korunması ve turizm
amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda ise bu süre on
yılı aşamaz. Bu takdirde, taksitler eşit olarak
ödenir ve kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır. |
|
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya
işleten çiftçinin hakkaniyet ölçüleri içinde
geçinebilmesi için zaruri olan ve kanunla gösterilen
kısmın ve küçük çiftçinin kamulaştırılan toprağının
bedeli her halde peşin ödenir. |
|
d) Devletleştirme. |
|
MADDE 39.- Kamu hizmeti niteliği
taşıyan özel teşebbüsler kamu yararının gerektirdiği
hallerde, gerçek karşılığı kanunda gösterilen
şekilde ödenmek şartıyla devletleştirilebilir.
Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde, ödeme
süresi on yılı aşamaz ve taksitler eşit olarak
ödenir; bu taksitler, kanunla gösterilen faiz
haddine bağlanır. |