|
TÜRKİYE
CUMHURİYETİ ANAYASASI (1982) |
| |
|
KANUN NO: 2709 |
|
Kabul Tarihi: 7 Kasım 1982 |
|
Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 9 Kasım 1982 -
Sayı: 17863 (Mükerrer) |
|
5. t. Düstur, c.22 - s. |
|
BAŞLANGIÇ (*) |
|
(Değişik: 4121 - 23.07.1995)
Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce
Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu
Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz
önder ve eşsiz kahraman Atatürk'ün belirlediği
milliyetçilik anlayışı ve onun inkılap ve ilkeleri
doğrultusunda; |
|
Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip
şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin
ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile
çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde; |
|
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin
kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu
millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi
ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi
demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk
düzeni dışına çıkamayacağı; |
|
Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında
üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet
yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve
bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği
olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda
bulunduğu; |
|
(Değişik ibare: 4709 - 3.10.2001 / m.1)
"Hiçbir faaliyetin" Türk milli
menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve
ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve
manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve
inkilapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma
göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak
kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve
politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı; |
|
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve
hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince
yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni
içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi
varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine
doğuştan sahip olduğu; |
|
Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve
iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli
varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde
ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak
olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin
saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik
duygularıyla ve "Yurtta sulh, cihanda sulh" arzu ve
inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları
bulunduğu; |
|
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve
ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp
uygulanmak üzere, |
|
(*) - Bu Anayasa, 07.11.1982 tarihinde yapılan
halkoylaması sonucu kabul edilmiştir. |
|
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk
evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve
tevdi olunur. |
|
BİRİNCİ KISIM |
|
GENEL ESASLAR |
|
I. DEVLETİN ŞEKLİ |
|
MADDE 1 - Türkiye Devleti bir
Cumhuriyettir. |
|
II. CUMHURİYETİN NİTELİKLERİ |
|
MADDE 2 - Türkiye Cumhuriyeti,
toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı
içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk
milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel
ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir
hukuk Devletidir. |
|
III. DEVLETİN BÜTÜNLÜĞÜ, RESMİ DİLİ, BAYRAĞI, MİLLİ
MARŞI VE BAŞKENTİ |
|
MADDE 3 - Türkiye Devleti,
ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili
Türkçedir. |
|
Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı
al bayraktır. |
|
Millî marşı "İstiklal Marşı"dır. |
|
Başkenti Ankara'dır. |
|
IV. DEĞİŞTİRİLEMEYECEK HÜKÜMLER |
|
MADDE 4 - Anayasanın 1 inci
maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu
hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki
Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri
değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. |
|
V. DEVLETİN TEMEL AMAÇ VE GÖREVLERİ |
|
MADDE 5 - Devletin temel amaç ve
görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve
bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve
demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah,
huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve
hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet
ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan
siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya,
insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için
gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır. |
|
VI. EGEMENLİK |
|
MADDE 6 - Egemenlik, kayıtsız
şartsız Milletindir. |
|
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu
esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. |
|
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir
kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir
kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir
Devlet yetkisi kullanamaz. |
|
VII. YASAMA YETKİSİ |
|
MADDE 7 - Yasama yetkisi Türk
Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu
yetki devredilemez. |
|
VIII. YÜRÜTME YETKİSİ VE GÖREVİ |
|
MADDE 8 - Yürütme yetkisi ve
görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından,
Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve
yerine getirilir. |
|
IX. YARGI YETKİSİ |
|
MADDE 9 - Yargı yetkisi, Türk
Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. |
|
X. KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK |
|
MADDE 10 - Herkes, dil, ırk,
renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din,
mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin
kanun önünde eşittir. |
|
(Ek fıkra: 5170 - 7.5.2004 / m.1)
Kadınlar ve erkekler eşit
haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama
geçmesini sağlamakla yükümlüdür. |
|
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz
tanınamaz. |
|
Devlet organları ve idare makamları bütün
işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun
olarak hareket etmek zorundadırlar. |
|
XI. ANAYASANIN BAĞLAYICILIĞI VE ÜSTÜNLÜĞÜ |
|
MADDE 11 - Anayasa hükümleri,
yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare
makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan
temel hukuk kurallarıdır. |
|
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz. |
|
İKİNCİ KISIM |
|
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
GENEL HÜKÜMLER |
|
I. TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN NİTELİĞİ |
|
MADDE 12 - Herkes, kişiliğine
bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel
hak ve hürriyetlere sahiptir. |
|
Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine
ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da
ihtiva eder. |
|
II. TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN SINIRLANMASI |
|
MADDE 13 - Temel hak ve
hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünün, millî egemenliğin, Cumhuriyetin, millî
güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu
yararının, genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması
amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerinde
öngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve
ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabilir. |
|
Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel
sınırlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine
aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaç dışında
kullanılamaz. |
|
Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel
hak ve hürriyetlerin tümü için geçerlidir.
Madde 13.- (Değişik: 4709 - 3.10.2001 / m.2)
Temel hak ve hürriyetler,
özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili
maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve
ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,
Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum
düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve
ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. |
|
III. TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN KÖTÜYE
KULLANILAMAMASI |
|
MADDE 14 - Anayasada yer alan
hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk
Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye
düşürmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek,
Devletin bir kişi veya zümre tarafından
yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal
sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil,
ırk, din ve mezhep ayırımı yaratmak veya sair
herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan
bir devlet düzenini kurmak amacıyla kullanılamazlar. |
|
Bu yasaklara aykırı hareket eden veya başkalarını bu
yolda teşvik veya tahrik edenler hakkında
uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir. |
|
Anayasanın hiçbir hükmü, Anayasada yer alan hak ve
hürriyetleri yok etmeye yönelik bir faaliyette
bulunma hakkını verir şekilde yorumlanamaz. |
|
MADDE 14.- (Değişik: 4709 - 3.10.2001 / m.3)
Anayasada yer alan hak ve
hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan
haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti
ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde
kullanılamaz. |
|
Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya
kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve
hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada
belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını
amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak
şekilde yorumlanamaz. |
|
Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında
uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir. |
|
IV. TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN KULLANILMASININ
DURDURULMASI |
|
MADDE 15 - Savaş, seferberlik,
sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası
hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek
kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve
hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen
durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen
güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. |
|
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş
hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler
(...) (*) dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve
manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse
din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya
zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve
cezalar geçmişe yürütülemez, suçluluğu mahkeme
kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. |
|
_____ |
|
(*) Madde 15 in 2. fıkrasında yer alan "ile, ölüm
cezalarının infazı" ibaresi, 22.5.2004 tarih ve
25469 sayılı R.G.'de yayımlanan, 7.5.2004 tarih ve
5170 sayılı Kanunun 2. maddesi hükmü gereğince madde
metninden çıkartılmıştır. |
|
_____ |
|
V. YABANCILARIN DURUMU |
|
MADDE 16 - Temel hak ve
hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka
uygun olarak kanunla sınırlanabilir. |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ |
|
I. KİŞİNİN DOKUNULMAZLIĞI, MADDİ VE MANEVİ VARLIĞI |
|
MADDE 17 - Herkes, yaşama, maddî
ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına
sahiptir. |
|
Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller
dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz;
rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tâbi
tutulamaz. |
|
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan
haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye
tâbi tutulamaz. |
|
(...) (*) Meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama
kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya
hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya
isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü
hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin
uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun
cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen
öldürme fiileri, birinci fıkra hükmü dışındadır. |
|
|
|
(*) Madde 17 nin 4. fıkrasının
başında geçen "Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının
yerine getirilmesi hali ile" ibaresi, 22.5.2004
tarih ve 25469 sayılı R.G.'de yayımlanan, 7.5.2004
tarih ve 5170 sayılı Kanunun 3. maddesi hükmü
gereğince madde metninden çıkartılmıştır. |
|
_____ |
|
II. ZORLA ÇALIŞTIRMA YASAĞI |
|
MADDE 18 - Hiç kimse zorla
çalıştırılamaz. Angarya yasaktır. |
|
Şekil ve şartları kanunda düzenlenmek üzere
hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki
çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan
istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu
kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi
niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla
çalıştırma sayılmaz. |
|
III. KİŞİ HÜRRİYETİ VE GÜVENLİĞİ |
|
MADDE 19 - Herkes, kişi
hürriyeti ve güvenliğine sahiptir. |
|
Şekil ve şartları kanunda gösterilen: |
|
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı
cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine
getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda
öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin
yakalanması veya tutuklanması, bir küçüğün gözetim
altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması
için verilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum
için tehlike teşkil eden bir akıl hastası,
uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri
veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede
tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen
esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine
getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek
isteyen veya giren ya da hakkında sınır dışı etme
yahut geri verme kararı verilen bir kişinin
yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse
hürriyetinden yoksun bırakılamaz. |
|
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler,
ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya
değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi
tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen
diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir. Hâkim
kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir;
bunun şartlarını kanun gösterir. |
|
Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya
tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar
herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması
halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç
hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir. |
|
Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en
yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç
en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen
suçlarda en çok onbeş gün içinde hâkim önüne
çıkarılır. (Değişik 1. cümle:
4709 - 3.10.2001 / m.4)
Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en
yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç
en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen
suçlarda en çok dört gün içinde hakim önüne
çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hâkim
kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş
hallerinde uzatılabilir. |
|
Yakalanan veya tutuklanan kişinin durumu,
soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkmasının
sakıncalarının gerektirdiği kesin zorunluluk
dışında, yakınlarına derhal bildirilir.
(Değişik 6. fıkra: 4709 -
3.10.2001 / m.4) Kişinin
yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal
bildirilir. |
|
Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı
ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest
bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma
ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır
bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini
sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir. |
|
Her ne sebeple olursa olsun hürriyeti kısıtlanan
kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini
ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen
serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir
yargı merciine başvurma hakkına sahiptir. |
|
Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin
uğradıkları zarar, kanuna göre, Devletçe ödenir.
(Değişik son fıkra: 4709 -
3.10.2001 / m.4) Bu
esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin
uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel
prensiplerine göre, Devletçe ödenir. |
|
IV. ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ VE KORUNMASI |
|
A. ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ |
|
MADDE 20 - Herkes, özel hayatına
ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına
sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine
dokunulamaz. Adli soruşturma ve kovuşturmanın
gerektirdiği istisnalar saklıdır. (...) (3.10.2001
tarih ve 4709 sayılı kanunun 5. maddesi hükmü
gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.) |
|
Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre
verilmiş hâkim kararı olmadıkça; gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan
merciin emri bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel
kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el
konulamaz. (Değişik 2. fıkra:
4709 - 3.10.2001 / m.5)
Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması
veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak,
usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine
bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde ve kanunla yetkili kılınmış merciin
yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel
kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el
konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat
içinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim,
kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde
açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar. |
|
B. KONUT DOKUNULMAZLIĞI |
|
MADDE 21 - Kimsenin konutuna
dokunulamaz. Kanunun açıkça gösterdiği hallerde,
usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça;
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla
yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça, kimsenin
konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki
eşyaya el konulamaz.
Madde 21.- (Değişik: 4709 - 3.10.2001 / m.6)
Kimsenin konutuna dokunulamaz.
Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması
veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak
usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine
bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin
yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna
girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el
konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat
içinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim,
kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde
açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden
kalkar. |
|
C. HABERLEŞME HÜRRİYETİ |
|
MADDE 22 - Herkes, haberleşme
hürriyetine sahiptir. |
|
Haberleşmenin gizliliği esastır. |
|
Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre
verilmiş hâkim kararı olmadıkça; gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan
merciin emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez
ve gizliliğine dokunulamaz. |
|
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları
kanunda belirtilir. |
|
Madde 22.- (Değişik: 4709 - 3.10.2001 / m.7)
Herkes, haberleşme hürriyetine
sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. |
|
Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması
veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak
usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine
bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin
yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve
gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı
yirmidört saat içinde görevli hakimin onayına
sunulur. Hakim, kararını kırksekiz saat içinde
açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar. |
|
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları
kanunda belirtilir. |
|
V. YERLEŞME VE SEYAHAT HÜRRİYETİ |
|
MADDE 23 - Herkes, yerleşme ve
seyahat hürriyetine sahiptir. |
|
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal
ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli
kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını
korumak; |
|
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması
sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; |
|
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. |
|
Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, (...) (*)
vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya
kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir. |
|
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme
hakkından yoksun bırakılamaz. |
|
|
|
(*) (...) içindeki ibare 3.10.2001 tarih ve 4709
sayılı kanunun 8. maddesi hükmü gereğince metinden
çıkarılmıştır. |
|
_____ |
|
VI. DİN VE VİCDAN HÜRRİYETİ |
|
MADDE 24 - Herkes, vicdan, dinî
inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. |
|
14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla
ibadet, dini âyin ve törenler serbesttir. |
|
Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya,
dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz;
dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve
suçlanamaz. |
|
Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve
denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk
öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan
zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki
din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi
isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin
talebine bağlıdır. |
|
Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî
temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına
dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut
nüfus sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun
dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan
şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. |
|
VII. DÜŞÜNCE VE KANAAT HÜRRİYETİ |
|
MADDE 25 - Herkes, düşünce ve
kanaat hürriyetine sahiptir. |
|
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce
ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce
kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz. |
|
VIII. DÜŞÜNCEYİ AÇIKLAMA VE YAYMA HÜRRİYETİ |
|
MADDE 26 - Herkes, düşünce ve
kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla
tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma
hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların
müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da
vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü,
radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla
yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel
değildir. |
|
Bu hürriyetlerin kullanılması,
(Ek ibare: 4709 - 3.10.2001 / m.9)
"milli güvenlik, kamu düzeni,
kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve
Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün
korunması," suçların önlenmesi, suçluların
cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce
belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının
şönret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının
yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması
veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak
yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir. |
|
Düşüncelerin açıklanması ve yayılmasında kanunla
yasaklanmış olan herhangi bir dil kullanılamaz. Bu
yasağa aykırı yazılı veya basılı kâğıtlar, plâklar,
ses ve görüntü bandları ile diğer anlatım araç ve
gereçleri usulüne göre verilmiş hâkim kararı üzerine
veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla
yetkili kılınan merciin emriyle toplattırılır.
Toplatma kararını veren merci bu kararını, yirmidört
saat içinde yetkili hâkime bildirir. Hakim bu
uygulamayı üç gün içinde karara bağlar.
(...) (3. fıkra 3.10.2001 tarih ve 4709 sayılı
kanunun 9. maddesi hükmü gereğince metinden
çıkarılmıştır.) |
|
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının
kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler,
bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi
açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması
sayılmaz. |
|
(Ek son fıkra: 4709 - 3.10.2001 / m.9)
Düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart
ve usuller kanunla düzenlenir. |
|
IX. BİLİM VE SANAT HÜRRİYETİ |
|
MADDE 27 - Herkes, bilim ve
sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma
ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına
sahiptir. |
|
Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü
maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak
amacıyla kullanılamaz. |
|
Bu madde hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve
dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir. |
|
X. BASIN VE YAYIMLA İLGİLİ HÜKÜMLER |
|
A. BASIN HÜRRİYETİ |
|
MADDE 28 - Basın hürdür, sansür
edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve malî teminat
yatırma şartına bağlanamaz. |
|
Kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dilde yayım
yapılamaz. (...) (2. fıkra
3.10.2001 tarih ve 4709 sayılı kanunun 10. maddesi
hükmü gereğince metinden çıkarılmıştır.) |
|
Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini
sağlayacak tedbirleri alır. |
|
Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve
27 nci maddeleri hükümleri uygulanır. |
|
Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye
ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte
olan veya Devlete ait gizli bilgilere ilişkin
bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya
bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına
verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca
sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım hâkim
kararıyle; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de
kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle
önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu
kararını en gen yirmidört saat içinde yetkili hâkime
bildirir. Yetkili hâkim bu kararı en geç kırksekiz
saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı
hükümsüz sayılır. |
|
Yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine
getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar
içinde, hâkim tarafından verilen kararlar saklı
kalmak üzere, olaylar hakkında yayım yasağı konamaz. |
|
Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği
suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş
olması hallerinde hâkim kararıyle; Devletin ülkesi
ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî
güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlâkın korunması
ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili
kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma
kararı veren yetkili merci, bu kararını en geç
yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir; hâkim
bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa,
toplatma kararı hükümsüz sayılır. |
|
Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma veya
kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesinde genel
hükümler uygulanır. |
|
Türkiye'de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin
ülkesi ve milliyetle bölünmez bütünlüğüne,
Cumhuriyetin temel ilkelerine, millî güvenliğe ve
genel ahlâka aykırı yayımlardan mahkûm olma halinde,
mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir. |
|
Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini
taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar hâkim
kararıyla toplatılır. |
|
B. SÜRELİ VE SÜRESİZ YAYIN HAKKI |
|
MADDE 29 - Süreli veya süresiz
yayın önceden izin alma ve malî teminat yatırma
şartına bağlanamaz. |
|
Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği
bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili
mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin
kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci,
yayının durdurulması için mahkemeye başvurur. |
|
Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları, malî
kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar
kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve
kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici
veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, malî ve teknik
şartlar koyamaz. |
|
Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu
tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç
ve imkânlarından eşitlik esasına göre yararlanır. |
|
C. BASIN ARAÇLARININ KORUNMASI |
|
MADDE 30 - Kanuna uygun şekilde
basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve
eklentileri, Devletin ülkesi ve milliyetiyle
bölünmez bütünlüğü, Cumhuriyetin temel ilkeleri ve
millî güvenlik aleyhine işlenmiş bir suçtan mahkûm
olma hali hariç, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt
ve müsadere edilemez ve işletilmekten alıkonulamaz.
MADDE 30.- (Değişik: 5170 - 7.5.2004 / m.4)
Kanuna uygun şekilde basın
işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile
basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt
ve müsadere edilemez veya işletilmekten
alıkonulamaz. |
|
D. KAMU TÜZELKİŞİLERİNİN ELİNDEKİ BASIN DIŞI |
|
KİTLE HABERLEŞME ARAÇLARINDAN YARARLANMA HAKKI |
|
MADDE 31 - Kişiler ve siyasî
partiler, kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı
kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma
hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve
usulleri kanunla düzenlenir. |
|
Kanun, 13 üncü maddede yer alan
genel sınırlamalar dışında bir sebebe dayanarak,
halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve
kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe
oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.
(Değişik 2. fıkra: 4709 - 3.10.2001 / m.11)
Kanun, milli güvenlik, kamu
düzeni, genel ahlak ve sağlığın korunması sebepleri
dışında, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce
ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe
oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz. |
|
E. DÜZELTME VE CEVAP HAKKI |
|
MADDE 32 - Düzeltme ve cevap
hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine
dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı
yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla
düzenlenir. |
|
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının
gerekip gerekmediğine hâkim tarafından ilgilinin
müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün
içerisinde karar verilir. |
|
XI. TOPLANTI HAK VE HÜRRİYETLERİ |
|
A. DERNEK KURMA HÜRRİYETİ |
|
MADDE 33 - Herkes, önceden izin
almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. |
|
Dernek kurabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve
belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie
verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna
aykırılığının tespiti halinde yetkili merci,
derneğin faaliyetinin durdurulması veya kapatılması
için mahkemeye başvurur. |
|
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye
kalmaya zorlanamaz. Dernek kurma hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller
kanunda gösterilir. |
|
(Dört ve Beşinci Fıkralar: 4121 - 23.07.1995) |
|
(Değişik Fıkra: 4121 - 23.07.1995)
Dernekler, kanunun öngördüğü
hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya
faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, milli güvenilğin,
kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını
önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde
gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği
faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin
kararı, yirmidört saat içerisinde görevli hakimin
onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat
içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar
kendiliğinden yürürlükten kalkar. |
|
(Değişik Fıkra: 4121 - 23.07.1995)
Birinci fıkra hükmü, Silahlı
Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve
görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına
kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir. |
|
(Değişik Fıkra: 4121 - 23.07.1995) Bu madde
hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır. |
|
Madde 33.- (Değişik: 4709 - 3.10.2001 / m.12)
Herkes, önceden izin almaksızın
dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten
çıkma hürriyetine sahiptir. |
|
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye
kalmaya zorlanamaz. |
|
Dernek kurma hürriyeti ancak, milli güvenlik, kamu
düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlak ile başkalarının hürriyetlerinin
korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir. |
|
Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir. |
|
Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hakim
kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten
alıkonulabilir. Ancak, milli güvenliğin, kamu
düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını
önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde
gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği
faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin
kararı, yirmidört saat içinde görevli hakimin
onayına sunulur. Hakim, kararını kırksekiz saat
içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar
kendiliğinden yürürlükten kalkar. |
|
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk
kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği
ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar
getirilmesine engel değildir. |
|
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da
uygulanır. |
|
B. TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ DÜZENLEME HAKKI |
|
MADDE 34 - Herkes, önceden izin
almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri
yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. |
|
Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili
idarî merci, gösteri yürüyüşünün yapılacağı yer ve
güzergâhı tespit edebilir. |
|
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller
kanunda gösterilir. |
|
Kanunun gösterdiği yetkili merci, kamu düzenini
ciddî şekilde bozacak olayların çıkması veya millî
güvenlik gereklerinin ihlâl edilmesi veya
Cumhuriyetin ana niteliklerini yoketme amacını güden
fiillerin işlenmesinin kuvvetle muhtemel bulunması
halinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü
yasaklayabilir veya iki ayı aşmamak üzere
erteleyebilir. Kanunun, aynı sebeplere dayalı olarak
bir il'e bağlı ilçelerde bütün toplantı ve gösteri
yürüyüşlerinin yasaklanmasını öngördüğü hallerde bu
süre üç ayı geçemez. |
|
Dernekler, vakıflar, sendikalar ve kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları kendi konu ve
amaçları dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü
düzenleyemezler. |
|
Madde 34.- (Değişik: 4709 - 3.10.2001 / m.13)
Herkes, önceden izin almadan,
silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü
düzenleme hakkına sahiptir. |
|
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, milli
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi,
genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının
hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla
sınırlanabilir. |
|
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller
kanunda gösterilir. |
|
XII. MÜLKİYET HAKKI |
|
MADDE 35 - Herkes, mülkiyet ve
miras haklarına sahiptir. |
|
Bu haklar, ancak kamu yararı
amacıyla, kanunla sınırlanabilir. |
|
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına
aykırı olamaz. |
|
XIII. HAKLARIN KORUNMASI İLE İLGİLİ HÜKÜMLER |
|
A. HAK ARAMA HÜRRİYETİ |
|
MADDE 36 - Herkes, meşru vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı
veya davalı olarak iddia ve savunma
(Ek ibare: 4709 - 3.10.2001 / m.14)
"ile adil yargılanma" hakkına
sahiptir. |
|
Hiçbir mahkeme, görev ve
yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz. |
|