 |
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI
Kanun No : 334
Kabul Tarihi : 9/7/1961
BAŞLANGIÇ
Tarihi boyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan;
Anayasa ve hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir
iktidara karşı direnme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk
Milleti;
Bütün fertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde,
millî şuur ve ülküler etrafında toplıyan ve milletimizi dünya milletleri
ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak milli birlik ruhu içinde
daima yüceltmeyi amaç bilen Türk milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak ve;
«Yurtta Sulh, Cihanda Sulh» ilkesinin, Millî Mücadele ruhunun millet
egemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlılığın tam şuuruna sahip olarak;
İnsan hak ve hürriyetlerini, millî dayanışmayı, sosyal adâleti, ferdin ve
toplumun huzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün
kılacak demokratik hukuk devletini bütün hukukî ve sosyal temelleriyle kurmak
için;
Türkiye Cumhuriyeti Kurucu Meclisi tarafından hazırlanan bu Anayasayı kabûl ve
ilân ve onu, asıl teminatın vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde yer
aldığı inancı ile, hürriyete, adâlete ve fazilete âşık evlâtlarının uyanık
bekçiliğine emanet eder.
BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR
I. Devletin şekli.
MADDE 1.- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri.
MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temel
ilkelere dayanan, millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.
III. Devletin bütünlüğü; resmî dil; başkent.
MADDE 3.- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.
Resmî dil Türkçedir. Başkent Ankara'dır.
IV. Egemenlik.
MADDE 4.- Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir.
Millet, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliyle
kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir suretle belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa
bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ, kaynağını Anayasadan almıyan bir devlet
yetkisi kullanamaz.
V. Yasama yetkisi.
MADDE 5.- Yasama yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki
devredilemez.
VI. Yürütme görevi.
MADDE 6.- Yürütme görevi, kanunlar çerçevesinde, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar
Kurulu tarafından yerine getirilir.
VII. Yargı yetkisi.
MADDE 7.- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.
VIII. Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı.
MADDE 8.- Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve
kişileri bağlıyan temel hukuk kurallarıdır.
IX. Devlet şeklinin değişmezliği.
MADDE 9.- Devlet şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki Anayasa hükmü
değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
İKİNCİ KISIM
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
I. Temel hakların niteliği ve korunması.
MADDE 10.- Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel
hak ve hürriyetlere sahiptir.
Devlet, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adâlet ve hukuk
devleti ilkeleriyle bağdaşamıyacak surette sınırlayan siyasî, iktisadî ve sosyal
bütün engelleri kaldırır; insanın maddî ve mânevi varlığının gelişmesi için
gerekli şartları hazırlar.
II. Temel hakların özü.
MADDE 11.- (Özgün hali) Temel hak ve hürriyetler, Anayasanın sözüne ve ruhuna
uygun olarak ancak kanunla sınırlanabilir.
Kanun, kamu yararı, genel ahlâk, kamu düzeni, sosyal adâlet ve millî güvenlik
gibi sebeplerle de olsa bir hakkın ve hürriyetin özüne dokunamaz.
II. Temel hak ve hürriyetlerin özü, sınırlanması ve kötüye kullanılamaması.
MADDE 11.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün,
Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlâkın ve
genel sağlığın korunması amacı ile veya Anayasanın diğer maddelerinde gösterilen
özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak, ancak kanunla
sınırlanabilir.
Kanun, temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz.
Bu Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirisi, insan hak ve
hürriyetlerini veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü
veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayırımına dayanarak, nitelikleri Anayasada
belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kasdı ile kullanılamaz.
Bu hükümlere aykırı eylem ve davranışların cezası kanunda gösterilir.
III. Eşitlik.
MADDE 12.- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve
mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
IV. Yabancıların durumu.
MADDE 13.- Bu kısımda gösterilen hak ve hürriyetler, yabancılar için,
milletlerarası hukuka uygun olarak, kanunla sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
KÎŞÎNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
I. Kişi dokunulmazlığı.
MADDE 14.- Herkes, yaşama, maddî ve mânevi varlığını geliştirme haklarına ve
kişi hürriyetine sahiptir.
Kişi dokunulmazlığı ve hürriyeti, kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usûlüne
göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça kayıtlanamaz.
Kimseye eziyet ve işkence yapılamaz.
İnsan haysiyetiyle bağdaşmıyan ceza konulamaz.
II. Özel hayatın korunması.
a) Özel hayatın gizliliği.
MADDE 15.- (Özgün hali) Özel hayatın gizliliğine dokunulamaz. Adlî kovuşturmanın
gerektirdiği istisnalar saklıdır.
Kanunda açıkca gösterdiği hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı
olmadıkça; kamu düzeninin gerektirdiği hallerde de, kanunla yetkili kılınan
merciin emri bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz.
Il. Özel hayatın korunması.
a) Özel hayatın gizliliği.
MADDE 15.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Özel hayatın gizliliğine dokunulamaz. Adlî kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar
saklıdır.
Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hâkim kararı
olmadıkça; millî güvenlik veya kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan
hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça kimsenin üstü,
özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.
b) Konut dokunulmazlığı.
MADDE 16.- Konuta dokunulamaz.
Kanunun açıkca gösterdiği hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı
olmadıkça: millî güvenlik veya kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan
hallerde de, kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça, konuta
girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.
c) Haberleşme hürriyeti.
MADDE 17.- Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir.
Haberleşmenin gizliliği esastır. Kanunun gösterdiği hallerde, hâkim tarafından
kanuna uygun olarak verilmiş bir karar olmadıkça, bu gizliliğe dokunulamaz.
III. Seyahat ve yerleşme hürriyeti.
MADDE 18.- Herkes, seyahat hürriyetine sahiptir; bu hürriyet, ancak millî
güvenliği sağlama ve salgın hastalıkları önleme amaçlarıyla kanunla
sınırlanabilir.
Herkes, dilediği yerde yerleşme hürriyetine sahiptir; bu hürriyet, ancak millî
güvenliği sağlama, salgın hastalıkları önleme, kamu mallarını koruma, sosyal,
iktisadî ve tarımsal gelişmeyi gerçekleştirme zorunluğuyla ve kanunla
sınırlanabilir.
Türkler, yurda girme ve yurt dışına çıkma hürriyetine sahiptir. Yurt dışına
çıkma hürriyeti kanunla düzenlenir.
IV. Düşünce ve inanç hak ve hürriyetleri.
a) Vicdan ve din hürriyeti.
MADDE 19.- (Özgün hali) Herkes, vicdan ve dini inanç ve kanaat hürriyetine
sahiptir.
Kamu düzenine veya genel ahlâka veya bu amaçlarla çıkarılan kanunlara aykırı
olmıyan ibadetler, dinî âyin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibâdete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlarını
açıklamaya zorlanamaz. Kimse, dinî inanç ve kanaatlarından dolayı kınanamaz.
Din eğitim ve öğrenimi, ancak kişilerin kendi isteğine ve küçüklerin de kanuni
temsilcilerinin isteğine bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal, iktisadî, siyasî veya hukukî temel düzenini, kısmen de
olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya şahsî çıkar veya nüfuz sağlama
amacıyla, her ne suretle olursa olsun, dinî veya din duygularını yahut dince
kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. Bu yasak dışına
çıkan veya başkasını bu yolda kışkırtanlar kanuna göre cezalandırılır; demekler,
yetkili mahkemece ve siyasî partiler, Anayasa Mahkemesince temelli kapatılır.
IV. Düşünce ve inanç hak ve hürriyetleri.
a) Vicdan ve din hürriyeti.
MADDE 19.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Herkes, vicdan ve dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Kamu düzenine veya genel ahlâka veya bu amaçlarla çıkarılan kanunlara aykırı
olmıyan ibaretler, dinî âyin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini
açıklamaya zorlanamaz. Kimse, dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz.
Din eğitim ve öğrenimi, ancak kişilerin kendi isteğine ve küçüklerin de kanuni
temsilcilerinin isteğine bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal, iktisadi, siyasi veya hukukî temel düzenini, kısmen de
olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya şahsi çıkar veya nüfuz sağlama
amaciyle, her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince
kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. Bu yasak dışına
çıkan veya başkasını bu yolda kışkırtan gerçek ve tüzel kişiler hakkında,
kanunun gösterdiği hükümler uygulanır ve siyasi partiler Anayasa Mahkemesince
temelli kapatılır.
b) Düşünce hürriyeti.
MADDE 20.- Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir; düşünce ve
kanaatlarını söz, yazı, resim ile veya başka yollarla tek başına veya toplu
olarak açıklıyabilir ve yayabilir.
Kimse, düşünce ve kanaatlarını açıklamaya zorlanamaz.
V. Bilim ve sanat hürriyeti.
MADDE 21.- Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma
ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Eğitim ve öğretim, Devletin gözetim ve denetimi altında serbesttir.
Özel okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen
seviyeye uygun olarak kanunla düzenlenir.
Çağdaş bilim ve eğitim esaslarına aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
VI. Basın ve yayımla ilgili hükümler.
a) Basın hürriyeti.
MADDE 22.- (Özgün hali) Basın hürdür; sansür edilemez.
Devlet, basın ve haber alma hürriyetini sağlıyacak tedbirleri alır.
Basın ve haber alma hürriyeti, ancak millî güvenliği veya genel ahlâkı korumak,
kişilerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüzü suç işlemeye kışkırtmayı önlemek
ve yargı görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak için
kanunla sınırlanabilir.
Yargı görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla
belirtilecek sınırlar içinde hâkim tarafından verilecek kararlar saklı olmak
üzere, olaylar hakkında yayın yasağı konamaz.
Türkiye'de yayımlanan gazete ve dergilerin toplatılması, bu tedbirlerin
uygulanacağını kanunun açıkca gösterdiği suçların işlenmesi halinde ve ancak
hâkim kararıyla olabilir.
Türkiye'de yayımlanan gazete ve dergiler, ancak 57 nci maddede belirtilen
fiillerden mahkûm olma halinde mahkeme kararıyla kapatılabilir.
VI. Basın ve yayımla ilgili hükümler.
a. Basın hürriyeti.
MADDE 22.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Basın hürdür; sansür edilemez.
Devlet, basın ve haber alma hürriyetini sağlıyacak tedbirleri alır.
Basın ve haber alma hürriyeti, ancak Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünü,
kamu düzenini, millî güvenliği ve millî güvenliğin gerektirdiği gizliliği veya
genel ahlâkı korumak, kişilerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüzü, suç
işlemeye kışkırtmayı önlemek veya yargı görevinin amacına uygun olarak yerine
getirilmesini sağlamak için kanunla sınırlanabilir.
Yargı görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için kanunla
belirtilecek sınırlar içinde hâkim tarafından verilecek kararlar saklı olmak
üzere, olaylar hakkında yayın yasağı konamaz.
Türkiye'de yayımlanan gazete ve dergiler, kanunun gösterdiği suçların işlenmesi
halinde hâkim karariyle; Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî
güvenliğin, kamu düzeninin veya genel ahlâkın korunması bakımından gecikmede
sakınca bulunan hallerde de, kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle
toplatılabilir. Toplatma kararını veren yetkili merci, bu kararını en geç 24
saat içinde mahkemeye bildirir. Mahkeme bu kararı en geç üç gün içinde
onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır.
Türkiye'de yayımlanan gazete ve dergiler, millî güvenliğe, kamu düzenine, genel
ahlâka, insan hak ve hürriyetlerine dayanan millî, demokratik, lâik ve sosyal
Cumhuriyet ilkelerine veya Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmezliği temel
hükmüne aykırı yayımlardan mahkûm olma halinde mahkeme karariyle kapatılabilir.
b) Gazete ve dergi çıkarma hakkı.
MADDE 23.- Gazete ve dergi çıkarılması, önceden izin alma ve malî teminat
yatırma şartına bağlanamaz.
Gazete ve dergilerin çıkarılması, yayımı, malî kaynakları ve gazetecilik mesleği
ile ilgili şartlar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatların
serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasî, iktisadî, malî
veya teknik kayıtlar koyamaz.
Gazete ve dergiler, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin ve bunlara bağlı
kurumların araç ve imkânlarından eşitlik esasına göre faydalanır.
c) Kitap ve broşür çıkarma hakkı.
MADDE 24.- Kitap ve broşür yayımı izne bağlı tutulamaz; sansür edilemez.
Türkiye'de yayımlanan kitap ve broşürler, 22 nci maddenin 5 inci fıkrası
hükümleri dışında, toplatılamaz.
d) Basın araçlarının korunması.
MADDE 25.- Basımevi ve eklentileri ve basın araçları, suç vasıtası olduğu
gerekçesiyle de olsa zapt veya müsadere edilemez veya işletilmekten
alıkonulamaz.
e) Basın dışı haberleşme araçlarından faydalanma hakkı.
MADDE 26.- (Özgün hali) Kişiler ve siyasî partiler, kamu tüzel kişileri elindeki
basın dışı haberleşme ve yayın araçlarından faydalanma hakkına sahiptir. Bu
faydalanmanın şartları ve usûlleri, demokratik esaslara ve hakkaniyet ölçülerine
uygun olarak kanunla düzenlenir. Kanun, halkın bu araçlarla haber almasını
düşünce ve kanaatlara ulaşmasını ve kamu oyunun serbestçe oluşumunu köstekleyici
kayıtlamalar koyamaz.
e) Basın dışı haberleşme araçlarından faydalanma hakkı.
MADDE 26.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzel kişileri elindeki basın dışı haberleşme
ve yayın araçlarından faydalanma hakkına sahiptir. Bu faydalanmanın şartları ve
usulleri, demokratik esaslara ve hakkaniyet ölçülerine uygun olarak kanunla
düzenlenir. Kanun, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün insan haklarına
dayanan millî demokratik, lâik ve sosyal Cumhuriyetin, millî güvenliğin ve genel
ahlâkın korunması halleri dışında kalan bir sebebe dayanarak halkın bu araçlarla
haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamu oyunun serbestçe
oluşumunu engelleyici kayıtlar koyamaz.
f) Düzeltme ve cevap hakkı.
MADDE 27.- Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine
dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması
hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hâkim
tarafından karar verilir.
VII. Toplantı hak ve hürriyetleri.
a) Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı.
MADDE 28.- Herkes, önceden izin almaksızın silâhsız ve saldırısız toplanma veya
gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahiptir.
Bu hak, ancak kamu düzenini korumak için kanunla sınırlanabilir.
b) Dernek kurma hakkı.
MADDE 29.- (Özgün hali) Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına
sahiptir. Bu hak, ancak kamu düzenini veya genel ahlâkı korumak için kanunla
sınırlanabilir.
b) Dernek kurma hakkı.
MADDE 29.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hakkın
kullanılışında uygulanacak şekil ve usuller kanunda gösterilir. Kanun, Devletin
ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve genel
ahlâkın korunması maksadiyle sınırlar koyabilir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya veya dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernekler, kanunun gösterdiği hallerde hâkim karariyle kapatılabilir. Devletin
ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve genel
ahlâkın korunması bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de, hâkim
kararına kadar kanunun açıkca yetkili kıldığı merciin emriyle faaliyetten
alıkonulabilir.
VIII. Hakların korunmasıyla ilgili hükümler.
a) Kişi güvenliği.
MADDE 30.- (Özgün hali) Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler,
ancak kaçmayı veya delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek
maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla gösterilen
diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir. Tutukluluğun devamına karar
verilebilmesi aynı şartlara bağlıdır.
Yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan kimselere, yakalama veya tutuklama sebeplerinin ve
haklarındaki iddiaların yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir.
Yakalanan veya tutuklanan kimse, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi
için gerekli süre hariç, yirmidört saat içinde hâkim önüne çıkarılır ve bu süre
geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun kılınamaz.
Yakalanan veya tutuklanan kimse, hâkim önüne çıkarılınca durum hemen yakınlarına
bildirilir.
Bu esaslar dışında işleme tâbi tutulan kimselerin uğrayacakları her türlü
zararlar kanuna göre Devletçe ödenir.
VIII. Hakların korunması ile ilgili hükümler.
a) Kişi güvenliği.
MADDE 30.- (İlk Değişiklik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1)
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmayı veya
delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadiyle veya bunlar
gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla gösterilen diğer hallerde hâkim
karariyle tutuklanabilir. Tutukluluğun devamına karar verilebilmesi aynı
şartlara bağlıdır.
Yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan kimselere, yakalama veya tutuklama sebeplerinin ve
haklarındaki iddiaların yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir.
Yakalanan veya tutuklanan kimse tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi
için gerekli süre hariç kırksekiz saat ve kanunun açıkça belli ettiği hallerde
toplu olarak işlenen suçlarda yedi gün içinde hâkim önüne çıkarılır ve bu süre
geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun kılınamaz.
Yakalanan veya tutuklanan kimse hâkim önüne çıkarılınca durum hemen yakınlarına
bildirilir.
Bu esaslar dışında işleme tabi tutulan kimselerin uğrayacakları her türlü
zararlar kanuna göre Devletçe ödenir.
a) Kişi güvenliği.
MADDE 30.- (Son Değişiklik : 15/3/1973 - 1699 S. Kanun/md. 1)
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmayı veya
delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadiyle veya bunlar
gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla gösterilen diğer hallerde hâkim
karariyle tutuklanabilir. Tutukluluğun devamına karar verilebilmesi aynı
şartlara bağlıdır.
Yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan kimselere, yakalama veya tutuklama sebeplerinin ve
haklarındaki iddiaların yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir.
(Değişik 4. Fıkra : 15/3/1973 - 1699 S. Kanun/md. 1 ) Yakalanan veya tutuklanan
kimse, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç
kırksekiz saat ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev ve yetkilerine giren
suçlar ile kanunun açıkca belli ettiği hallerde toplu olarak işlenen suçlarda ve
genellikle savaş veya sıkıyönetim hallerinde, kanunlarda gösterilen süre içinde
hâkim önüne çıkarılır; bu süre onbeş günü geçemez. Kimse, bu süreler geçtikten
sonra hâkim kararı olmaksızın, hürriyetinden yoksun kılınamaz. Yakalanan veya
tutuklanan kimsenin durumu hemen yakınlarına bildirilir.
Bu esaslar dışında işleme tabi tutulan kimselerin uğrayacakları her türlü
zararlar kanuna göre Devletçe ödenir.
b. Hak arama hürriyeti.
MADDE 31.- Herkes, meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı
merciileri önünde dâvacı veya dâvalı olarak, iddia ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki dâvaya bakmaktan kaçınamaz.
c) Tabiî yargı yolu.
MADDE 32.- (Özgün hali) Hiç kimse, tabiî hâkiminden başka bir merci önüne
çıkarılamaz.
Bir kimseyi tabiî hâkiminden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran
yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
c) Kanuni yargı yolu.
MADDE 32.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Hiç kimse, kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma
sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
d) Cezaların kanunî ve şahsî olması; zorlama yasağı.
MADDE 33.- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir
fiilinden dolayı cezalandırılamaz.
Cezalar ve ceza tedbirleri ancak kanunla konulur.
Kimseye, suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır
bir ceza verilemez.
Kimse, kendisini veya kanunun gösterdiği yakınlarını suçlandırma sonucu
doğuracak beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza sorumluluğu şahsîdir.
Genel müsadere cezası konulamaz.
e) İspat hakkı.
MADDE 34.- Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin
yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret
dâvalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki
hallerde ispat isteminin kabûlü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup
almadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata râzı
olmasına bağlıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SOSYAL VE İKTİSADİ HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Ailenin korunması.
MADDE 35.- Aile Türk toplumunun temelidir.
Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri, ailenin, ananın ve çocuğun korunması için
gerekli tedbirleri alır ve teşkilâtı kurar.
II. Mülkiyet hakkı.
a) Mülkiyete ait genel kural.
MADDE 36.- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
b) Toprak mülkiyeti.
MADDE 37.- Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini gerçekleştirmek ve
topraksız olan veya yeter toprağı bulunmıyan çiftçiye toprak sağlamak
amaçlarıyla gereken tedbirleri alır. Kanun, bu amaçlarla, değişik tarım
bölgelerine ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini gösterebilir. Devlet,
çiftçinin işletme araçlarına sahip olmasını kolaylaştırır.
Toprak dağıtımı, ormanların küçülmesi veya diğer toprak servetlerinin azalması
sonucunu doğuramaz.
c) Kamulaştırma.
MADDE 38.- (Özgün hali) Devlet ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının
gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla özel
mülkiyette bulunan taşınmaz malların, kanunda gösterilen esas ve usullere göre,
tamamını veya bir kısmını kamulaştırmaya veya bunlar üzerinde idari irtifaklar
kurmaya yetkilidir.
Çiftçinin topraklandırılması, ormanların devletleştirilmesi, yeni orman
yetiştirilmesi ve iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarıyla
kamulaştırılan toprak bedellerinin ödeme şekli kanunla gösterilir. Kanunun
taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde, ödeme süresi on yılı aşamaz. Bu takdirde,
taksitler eşit olarak ödenir ve kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten çiftçinin
hakkaniyetli ölçüler içerisinde geçinebilmesi için zarurî olan ve kanunla
gösterilen kısmının ve küçük çiftçinin kamulaştırılan toprağının bedeli herhalde
peşin ödenir.
c) Kamulaştırma.
MADDE 38.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Devlet ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının gerektirdiği hallerde,
karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malları,
kanunla gösterilen esas ve usullere göre, tamamını veya bir kısmını
kamulaştırmaya veya bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Ödenecek karşılık, taşınmaz malın tamamının kamulaştırılması halinde o malın
malikinin kanunda gösterilecek usul ve şekle uygun olarak bildireceği vergi
değerini; kısmen kamulaştırmalarda da, vergi değerinin kamulaştırılan kısma
düşen miktarını aşamaz.(* )
Kamulaştırılan taşınmaz mal karşılığının vergi değerinden az takdir edilmesi
halinde malikin itiraz ve dava hakkı saklıdır.(* )
Çiftçinin topraklandırılması, ormanların Devletleştirilmesi, yeni orman
yetiştirilmesi ve iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarıyla
kamulaştırılan taşınmaz mal ve kıyıların korunması ve turizm amacıyla
kamulaştırılan toprak bedellerinin ödeme şekli kanunla gösterilir.
Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde çiftçinin topraklandırılması,
ormanların Devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve iskân projelerinin
gerçekleştirilmesi için konulacak süre yirmi yılı; kıyıların korunması ve turizm
amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda ise bu süre on yılı aşamaz. Bu takdirde,
taksitler eşit olarak ödenir ve kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten çiftçinin
hakkaniyet ölçüleri içinde geçinebilmesi için zaruri olan ve kanunla gösterilen
kısmın ve küçük çiftçinin kamulaştırılan toprağının bedeli her halde peşin
ödenir.
d) Devletleştirme.
MADDE 39.- Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler kamu yararının
gerektirdiği hallerde, gerçek karşılığı kanunda gösterilen şekilde ödenmek
şartıyla devletleştirilebilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde,
ödeme süresi on yılı aşamaz ve taksitler eşit olarak ödenir; bu taksitler,
kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır.
III. Çalışma ve sözleşme hürriyeti.
MADDE 40.- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.
Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
Kanun, bu hürriyetleri, ancak kamu yararı amacıyla sınırlayabilir.
Devlet, özel teşebbüslerin millî iktisadın gereklerine ve sosyal amaçlara uygun
yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlıyacak tedbirleri
alır.
IV. İktisadî ve sosyal hayatın düzeni.
MADDE 41.- İktisadî ve sosyal hayat, adâlete, tam çalışma esasına ve herkes için
insanlık haysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlanması amacına göre
düzenlenir.
İktisadî, sosyal ve kültürel kalkınmayı demokratik yollarla gerçekleştirmek; bu
maksatla, millî tasarrufu artırmak, yatırımları toplum yararının gerektirdiği
önceliklere yöneltmek ve kalkınma planlarını yapmak Devletin ödevidir.
V. Çalışma ile ilgili hükümler.
a) Çalışma hakkı ve ödevi.
MADDE 42.- Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir.
Devlet, çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde
gelişmesi için, sosyal, iktisadî ve malî tedbirlerle çalışanları korur ve
çalışmayı destekler; işsizliği önleyici tedbirleri alır.
Angarya yasaktır.
Memleket ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlık ödevi niteliği
alan beden veya fikir çalışmalarının şekil ve şartları, demokratik esaslara
uygun olarak kanunla düzenlenir.
b) Çalışma şartları.
MADDE 43.- Kimse, yaşına, gücüne ve cinsiyetine uygun olmıyan bir işte
çalıştırılamaz.
Çocuklar, gençler ve kadınlar, çalışma şartları bakımından özel olarak korunur.
c) Dinlenme hakkı.
MADDE 44.- Her çalışan dinlenme hakkına sahiptir.
Ücretli hafta ve bayram tâtili ve ücretli yıllık izin hakkı kanunla düzenlenir.
d) Ücrette adâlet sağlanması.
MADDE 45.- Devlet, çalışanların, yaptıkları işe uygun ve insanlık haysiyetine
yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlamalarına elverişli adâletli bir ücret elde
etmeleri için gerekli tedbirleri alır.
e) Sendika kurma hakkı.
MADDE 46.- (Özgün hali) Çalışanlar ve işverenler, önceden izin almaksızın,
sendikalar ve sendika birlikleri kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten
ayrılma hakkına sahiptirler.
İşçi niteliği taşımıyan kamu hizmetli görevlilerinin bu alandaki hakları kanunla
düzenlenir.
Sendika ve sendika birliklerinin tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik
esaslara aykırı olamaz.
e) Sendika kurma hakkı.
MADDE 46- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
İşçiler ve işverenler, önceden izin almaksızın, sendikalar ve sendika birlikleri
kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten ayrılma hakkına sahiptirler. Bu
hakların kullanılışında uygulanacak şekil ve usuller kanunda gösterilir. Kanun,
Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve
genel ahlâkın korunması maksadıyla sınırlar koyabilir.
Sendikalar ve sendika birliklerinin tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik
esaslara aykırı olamaz.
f) Toplu sözleşme ve grev hakkı.
MADDE 47.- İşçiler, işverenlerle olan münasebetlerinde, iktisadî ve sosyal
durumlarını korumak veya düzeltmek amacıyla toplu sözleşme ve grev haklarına
sahiptirler.
Grev hakkının kullanılması ve istisnaları ve işverenlerin hakları kanunla
düzenlenir.
VI. Sosyal güvenlik.
MADDE 48.- Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Bu hakkı sağlamak için
sosyal sigortalar ve sosyal yardım teşkilâtı kurmak ve kurdurmak Devletin
ödevlerindendir.
VII. Sağlık hakkı.
MADDE 49.- Devlet, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşıyabilmesini ve tıbbî
bakım görmesini sağlamakla ödevlidir.
Devlet, yoksul veya dar gelirli ailelerin sağlık şartlarına uygun konut
ihtiyaçlarını karşılayıcı tedbirleri alır.
VIII. Öğrenimin sağlanması.
MADDE 50.- Halkın öğrenim ve eğitim ihtiyaçlarını sağlama Devletin başta gelen
ödevlerindendir.
İlköğrenim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için mecburîdir ve Devlet okullarında
parasızdır.
Devlet, maddî imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, en yüksek öğrenim
derecelerine kadar çıkmalarını sağlama amacıyla burslar ve başka yollarla
gerekli yardımları yapar.
Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları, topluma yararlı
kılacak tedbirleri alır.
Devlet, tarih ve kültür değeri olan eser ve anıtların korunmasını sağlar.
IX. Kooperatifçiliği geliştirme.
MADDE 51.- Devlet, kooperatifçiliğin gelişmesini sağlıyacak tedbirleri alır.
X. Tarımın ve çiftçinin korunması.
MADDE 52.- Devlet, halkın gereği gibi beslenmesini, tarımsal üretimin toplumun
yararına uygun olarak artırılmasını sağlamak, toprağın kaybolmasını önlemek,
tarım ürünlerini ve tarımla uğraşanların emeğini değerlendirmek için gereken
tedbirleri alır.
XI. Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırı.
MADDE 53.- Devlet, bu Bölümde belirtilen iktisadî ve sosyal amaçlara ulaşma
ödevlerini, ancak iktisadî gelişme ile malî kaynaklarının yeterliği ölçüsünde
yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
SİYASÎ HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Vatandaşlık.
MADDE 54.- Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Yabancı babadan ve Türk anadan
olan çocuğun vatandaşlık durumu kanunla düzenlenir.
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şarlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen
hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmıyan bir eylemde bulunmadıkça,
vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu
kapatılamaz.
II. Seçme ve seçilme hakkı.
MADDE 55.- Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme ve
seçilme hakkına sahiptir.
Seçimler, serbest, eşit, gizli, tek dereceli genel oy, açık sayım ve döküm
esaslarına göre yapılır.
III. Siyasî partilerle ilgili hükümler.
a) Parti kurma hakkı ve partiIerin siyasî hayattaki yeri.
MADDE 56.- (Özgün hali) Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usûlüne göre
partilere girme ve çıkma hakkına sahiptir.
Siyasî partiler, önceden izin almadan kurulur ve serbestçe faaliyette
bulunurlar.
Siyasî partiler, ister iktidarda ister muhalefette olsunlar, demokratik siyasî
hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
a) Parti kurma hakkı ve partiIerin siyasî hayattaki yeri.
MADDE 56.- Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usûlüne göre partilere girme ve
çıkma hakkına sahiptir.
Siyasî partiler, önceden izin almadan kurulur ve serbestçe faaliyette
bulunurlar.
Siyasî partiler, ister iktidar ister muhalefette olsunlar, demokratik siyasî
hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
(Ek : 30/6/1971 - 1421 S. Kanun/md. 1) Son milletvekili genel seçimlerin muteber
oy sayısının en az yüzde beşini alan veya bu seçimlerde Millet Meclisinde grup
teşkil edecek sayıda milletvekilliği kazanmış bulunan siyasî partilere Devletçe
yapılacak yardım kanunla düzenlenir.
b) Partilerin uyacakları esaslar.
MADDE 57.- (Özgün hali) Siyasî partilerin tüzükleri, programları ve
faaliyetleri, insan hak ve hürriyetlerine dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyet
ilkelerine ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmezliği temel hükmüne uygun
olmak zorundadır. Bunlara uymıyan partiler temelli kapatılır.
Siyasî partiler, gelir kaynakları ve giderleri hakkında Anayasa Mahkemesine
hesap verirler.
Partilerin iç çalışmaları, faaliyetleri, Anayasa Mahkemesine ne suretle hesap
verecekleri ve bu Mahkemece malî denetimlerinin nasıl yapılacağı, demokrasi
esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir.
Siyasî partilerin kapatılması hakkındaki dâvalara Anayasa Mahkemesinde bakılır
ve kapatma kararı ancak bu Mahkemece verilir.
b) Partilerin uyacakları esaslar.
MADDE 57.- (Değişik 2. ve 3. Fıkralar : 15/3/1973 - 1699 S. Kanun/md. 2)
Siyasî partilerin tüzükleri, programları ve faaliyetleri, insan hak ve
hürriyetlerine dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine ve Devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmezliği temel hükmüne uygun olmak zorundadır. Bunlara
uymıyan partiler temelli kapatılır.
(Değişik : 2. ve 3. Fıkra) Partilerin iç çalışmaları faaliyetleri, Anayasa
Mahkemesine hangi hallerde ve ne suretle hesap verecekleri ve bu mahkemece malî
denetimlerin hangi hallerde ve nasıl yapılacağı, demokrasi esaslarına uygun
olarak kanunla düzenlenir.
Siyasî partilerin kapatılması hakkındaki dâvalara Anayasa Mahkemesinde bakılır
ve kapatma kararı ancak bu Mahkemece verilir.
IV. Kamu hizmetlerine girme hakkı.
a) Hizmete girme.
MADDE 58.- Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmete alınmada, ödevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım
gözetilemez.
b) Mal bildirimi.
MADDE 59.- Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları kanunla
düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında görev alanlar, bundan istisna
edilemez.
V. Millî Savunma hak ve ödevi.
MADDE 60.- (Özgün hali) Yurt savunmasına katılma, her Türkün hakkı ve ödevidir.
Bu ödev ve askerlik yükümü kanunla düzenlenir.
V. Vatan hizmeti.
MADDE 60.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Vatan hizmeti, her Türk'ün hakkı ve ödevidir. Bu ödevin, Silâhlı Kuvvetlerde
veya kamu hizmetlerinde ne şekilde yerine getirileceği kanunla düzenlenir.
VI. Vergi ödevi.
MADDE 61.- (Özgün hali) Herkes, kamu giderlerini karışlamak üzere, malî gücüne
göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi, resim ve harçlar ve benzeri malî yükümler ancak kanunla konulur.
Vl. Vergi ödevi.
MADDE 61.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle
yükümlüdür.
Vergi, resim ve harçlar ve benzeri malî yükümler ancak kanunla konulur.
Kanunun belli ettiği yukarı ve aşağı hadler içinde kalmak, ölçü ve esaslara
uygun olmak şartiyle, vergi, resim ve harçların muafiyet ve istisnalariyle
nisbet ve hadlerine ilişkin hükümlerde değişiklik yapmaya, Bakanlar Kurulu
yetkili kılınabilir.
VII. Dilekçe hakkı.
MADDE 62.- Vatandaşlar, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri
hakkında, tek başlarına veya topluca, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet
Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.
Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, dilekçe sahiplerine yazılı olarak
bildirilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
CUMHURİYETİN TEMEL KURULUŞU
BİRİNCİ BÖLÜM
YASAMA
A) TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
I. T.B.M.M. nin kuruluşu.
MADDE 63.- Türkiye Büyük Millet Meclisi, Millet Meclisi ve Cumhuriyet
Senatosundan kuruludur.
Meclisler, Anayasada gösterilen hallerde birlikte toplanır.
Il. T.B.M.M. nin görev ve yetkileri.
a) Genel olarak.
MADDE 64.- (Özgün hali) Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, Devletin bütçe
ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabûl etmek, para basılmasına,
genel ve özel af ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının
yerine getirilmesine karar vermek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
yetkilerindendir.
II. T.B.M. M. nin görev ve yetkileri.
a) Genel olarak.
MADDE 64.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, Devletin bütçe ve kesin hesap kanun
tasarılarını görüşmek ve kabul etmek, para basılmasına, genel ve özel af
ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine
karar vermek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkilerindendir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi kanunla, belli konularda, Bakanlar Kuruluna kanun
hükmünde kararnameler çıkarmak yetkisi verebilir. Yetki veren kanunda,
çıkarılacak kararnamelerin amacı, kapsamı ve ilkeleriyle bu yetkiyi kullanma
süresinin ve yürürlükten kaldırılacak kanun hükümlerinin açıkça gösterilmesi ve
kanun hükmünde kararnamede de yetkinin hangi kanunla verilmiş olduğunun
belirtilmesi lâzımdır.
Bu kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak,
kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmî Gazete'de yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine
sunulur.
Yetki kanunları ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kararnameler,
Anayasa'nın ve yasama meclisleri içtüzüklerinin kanunların görüşülmesi için
koyduğu kurallara göre, ancak, komisyonlarda ve genel kurullarda diğer kanun
tasarı ve tekliflerinden önce ve ivedilikle görüşülüp karara bağlanır.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler, bu
tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın
Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul
edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmî Gazetede
yayımlandığı gün yürürlüğe girer.
Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel hak ve
hürriyetler ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun
hükmünde kararnamelerle düzenlenemez. Anayasa Mahkemesi, bu kararnamelerin
Anayasaya uygunluğunu da denetler.
b) Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma.
MADDE 65.- Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı Devletlerle ve milletlerarası
kurullarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
İktisadî, ticarî veya teknik münasebetleri düzenliyen ve süresi bir yılı aşmıyan
andlaşmalar, Devlet maliyesi bakımından bir yüklenme gerektirmemek, kişi
hâllerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak
şartıyla, yayınlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde, bu andlaşmalar,
yayımlarından başlıyarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine
sunulur.
Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği
yetkiye dayanılarak yapılan iktisadî, ticarî, teknik veya idarî andlaşmaların
Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu
fıkraya göre yapılan iktisadî, ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren
andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında 1 inci
fıkra hükmü uygulanır.
Usûlüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir.
Bunlar hakkında 149 uncu ve 151 inci maddeler gereğince Anayasa Mahkemesine
başvurulamaz.
c) Silâhlı kuvvet kullanılmasına izin verme.
MADDE 66.- Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş hâli ilânına ve
Türkiye'nin Taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası
nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında Türk Silâhlı Kuvvetlerinin
yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silâhlı kuvvetlerin Türkiye de
bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir.
Bu izin için, Meclisler, birlikte toplanarak karar verirler.
III. Millet Meclisi.
a) Kuruluş.
MADDE 67.- Millet Meclisi, genel oyla seçilen dörtyüzelli milletvekilinden
kuruludur.
b) Milletvekili seçilme yeterliği.
MADDE 68.- (Özgün hali) Otuz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.
Türkçe okuyup yazma bilmiyenler, kısıtlılar, yükümlü olmasına ve muaf
bulunmamasına rağmen muvazzaf askerlik hizmetini yapmıyanlar veya yapmış
sayılmıyanlar ve kamu hizmetlerinden yasaklılar ile ağır hapis cezasını
gerektiren bir suçtan dolayı kesin olarak hüküm giymiş olanlar ve -taksirli
suçlar hariç olmak üzere- beş yıldan fazla hapis cezasiyle veya zimmet, ihtilâs,
irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma,
dolanlı iflâs gibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle kesin olarak hüküm giymiş
olanlar, affa uğramış olsalar da, milletvekili seçilemezler.
Aday olmak, memurluktan çekilme şartına bağlanamaz. Seçim güvenliği bakımından
hangi memurların ne gibi şartlarla aday olabilecekleri kanunla düzenlenir.
Hâkimler ile subay, askerî memur ve astsubaylar, mesleklerinden çekilmedikçe,
aday olamazlar ve seçilemezler.
b) Milletvekili seçilme yeterliği.
MADDE 68.- (İlk Değişiklik : 6/11/1969-1188 S. Kanun/md. 1)
Otuz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.
Türkçe okuyup yazma bilmiyenler, kısıtlılar, yükümlü olmasına ve muaf
bulunmamasına rağmen muvazzaf askerlik hizmetini yapmayanlar veya yapmış
sayılmıyanlar ve kamu hizmetlerinden yasaklılar ile ağır hapis cezasını
gerektiren bir suçtan dolayı kesin olarak hüküm giymiş olanlar ve -taksirli
suçlar hariç olmak üzere- beş yıldan fazla hapis cezasiyle veya zimmet, ihtilâs,
irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma,
dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle kesin olarak hüküm giymiş
olanlar, milletvekili seçilemezler.
Aday olmak, memurluktan çekilme şartına bağlanamaz. Seçim güvenliği bakımından
hangi memurların ne gibi şartlarla aday olabilecekleri kanunla düzenlenir.
Hâkimler ile subay, askerî memur ve astsubaylar, mesleklerinden çekilmedikçe,
aday olamazlar ve seçilemezler.
b) Milletvekili seçilme yeterliği.
MADDE 68.- (Son Değişiklik : 16/4/1974 - 1801 S. Kanun/md. 1 )
Otuz yaşını dolduran her Türk, milletvekili seçilebilir.
Türkçe okuyup yazma bilmiyenler, kısıtlılar, yükümlü olmasına ve muaf
bulunmamasına rağmen muvazzaf askerlik hizmetini yapmıyanlar veya yapmış
sayılmıyanlar ve kamu hizmetlerinden yasaklılar ile ağır hapis cezasını
gerektiren bir suçtan dolayı kesin olarak hüküm giymiş olanlar ve -taksirli
suçlar hariç olmak üzere- beş yıldan fazla hapis cezasiyle veya zimmet, ihtilâs,
irtikâp, rüşvet hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma,
dolanlı iflâs gibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle kesin olarak hüküm giymiş
olanlar, milletvekili seçilemezler.
Aday olmak, memurluktan çekilme şartına bağlanamaz. Seçim güvenliği bakımından
hangi memurların ne gibi şartlarla aday olabilecekleri kanunla düzenlenir.
Hâkimler ile subay, askerî memur ve astsubaylar, mesleklerinden çekilmedikçe,
aday olamazlar ve seçilemezler.
c) Millet Meclisinin seçim dönemi.
MADDE 69.- Millet Meclisi seçimleri dört yılda bir yapılır.
Meclis, bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar verebilir. Süresi biten
milletvekili yeniden seçilebilir.
Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar
sürer.
IV. Cumhuriyet Senatosu.
a) Kuruluş.
MADDE 70.- Cumhuriyet Senatosu, genel oyla seçilen yüzelli üye ile
Cumhurbaşkanınca seçilen onbeş üyeden kuruludur.
13 Aralık 1960 tarihli ve 157 sayılı Kanunun altında adları bulunan Millî Birlik
Komitesi Başkanı ve üyeleri ile eski Cumhurbaşkanları, yaş kaydı
gözetilmeksizin, Cumhuriyet Senatosunun tabiî üyesidirler. Tabiî üyeler,
Cumhuriyet Senatosunun diğer üyelerinin tâbi oldukları hükümlere tâbidirler.
Ancak, Haklarında bu Anayasanın 73 üncü maddesinin 1 inci ve 2 nci fıkraları ve
10 uncu geçici maddesinin 1 inci fıkrası hükümleri uygulanmaz. Tabiî üye olarak
Cumhuriyet Senatosuna katıldıktan sonra bir siyasî partiye girenlerin tabiî
üyelik sıfatı, partiye girişlerinden sonraki ilk Cumhuriyet Senatosu üyeliği
seçimi tarihinde sona erer.
b) Cumhuriyet Senatosuna üye seçme hakkı.
MADDE 71.- Millet Meclisi seçimlerinde seçmen olan her Türk, Cumhuriyet Senatosu
seçimlerinde de aynı şartlarla oy kullanır.
c) Cumhuriyet Senatosu üyeliğine seçilme yeterliği.
MADDE 72.- Kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış bulunan ve
milletvekili seçilmeye engel bir durumu olmıyan her Türk, Cumhuriyet Senatosuna
üye seçilebilir.
Cumhurbaşkanınca seçilecek üyeler, çeşitli alanlarda seçkin hizmetleriyle
tanınmış ve kırk yaşını bitirmiş kimselerden olur. Bunlardan en az onu
bağımsızlar arasından seçilir.
d) Cumhuriyet Senatosu üyeliğinin süresi.
MADDE 73.- (Özgün hali) Cumhuriyet Senatosu üyeliğinin süresi altı yıldır.
Süresi biten üyeler yeniden seçilebilir.
Cumhuriyet Senatosunun genel oyla ve Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerinin üçte
biri her iki yılda bir yenilenir.
Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerin süresi biter veya bu üyeliklerde herhangi bir
sebeple boşalma olursa, Cumhurbaşkanı, bir ay içinde yeni üyeleri seçer.
Boşalan bir üyeliğe seçilen kimse, yerine seçildiği üyenin süresini tamamlar.
d) Cumhuriyet Senatosu üyeliğinin süresi.
Madde 73.- (Değişik : 17/4/1970 - 1254 S. Kanun/md. 1 )
Cumhuriyet Senatosu üyeliğinin süresi altı yıldır. Süresi biten üyeler yeniden
seçilebilir.
Cumhuriyet Senatosunun genel oyla ve Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerinin üçte
biri her iki yılda bir yenilenir.
Millet Meclisi genel Seçimlerinin yapılacağı yıla rastlıyan yenileme seçimleri,
Millet Meclisi genel seçimleriyle birlikte ve rastlamıyanları ise, genel
seçimlerden sonra gelen ikinci yılda, genel seçimler için kanunun belirttiği
ayda yapılır.
74 üncü maddeye göre seçimlerin geriye bırakılması yahut 69 uncu veya 108 inci
maddeye göre seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi hallerinde, Cumhuriyet
Senatosunun yenileme seçimleri de Millet Meclisi seçimleriyle birlikte yapılmak
üzere geriye bırakılmış veya öne alınmış olur. Bundan sonraki Cumhuriyet
Senatosu yenileme seçimleri 3 üncü fıkra hükümlerine göre yapılır.
Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerin süresi biter veya bu üyeliklerde her hangi bir
sebeple boşalma olursa, Cumhurbaşkanı, bir ay içinde yeni üyeleri seçer.
Boşalan bir üyeliğe seçilen kimse, yerine seçildiği üyenin süresini tamamlar.
V. T.B.M.M. seçimlerinin geriye bırakılması ve ara seçimleri.
MADDE 74.- Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse,
seçimler kanunla bir yıl geriye bırakılabilir.
Meclislerin ara seçimleri her iki yılda bir Cumhuriyet Senatosu seçimiyle
birlikte yapılır.
Millet Meclisi genel seçimlerine bir yıl kala ara seçimi yapılmaz.
VI. Seçimlerin genel yönetim ve denetimi.
MADDE 75.- Seçimler yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında
yapılır. Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi
ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve
seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve
itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinin seçim tutanaklarını kabûl etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur.
Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla
düzenlenir.
Yüksek Seçim Kurulu, yedi asıl ve dört yedek üyeden kuruludur. Üyelerin altısı
Yargıtay, beşi Danıştay genel kurullarınca kendi üyeleri arasından üye
tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler salt çoğunluk
ve gizli oyla aralarından bir Başkan ve bir Başkanvekili seçerler
Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından adçekme
ile ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkan ve Başkanvekili
adçekmeye girmezler.
B) MECLİSLERE AİT MÜŞTEREK HÜKÜMLER
I. T.B.M.M. üyeliğiyle ilgili hükümler.
a) Milletin temsili.
MADDE 76.- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya
kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler.
b) Andiçme.
MADDE 77.- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri görevlerine başlarken şöyle and
içerler:
«Devletin bağımsızlığını, vatanın ve milletin bütünlüğünü koruyacağıma; Milletin
kayıtsız şartsız egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine bağlı
kalacağıma ve halkın mutluluğu için çalışacağıma namusum üzerine söz veririm.»
c) Üyelikle bağdaşmıyan işler.
MADDE 78.- İki Meclis üyeliği bir kişide birleşemez.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinde ve
bunlara bağlı kuruluşlarda, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin doğrudan
doğruya veya dolayısiyle katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda, kamu yararına
çalışan derneklerden özel gelir kaynakları ve özel imkânları kanunla sağlanmış
olanların yönetim kurullarında ve başka işlerinde görev alamazlar ve bunların
herhangi bir yüklenme işini doğrudan doğruya veya dolayısiyle kabul edemezler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya
onamasına bağlı resmî veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler. Bir
üyenin belli konuda ve altı ayı aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek
geçici bir görevi kabûl edebilmesi, kendi Meclisinin kararına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ile bağdaşamıyan diğer görev ve işler
kanunla gösterilir.
d) Yasama dokunulmazlığı.
MADDE 79.- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve
sözlerinden Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden ve bunları Meclis dışında
tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir Meclis üyesi, kendi
Meclisinin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve
yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren, suçüstü hali bu hükmün dışındadır; ancak,
bu halde, yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya üyenin Meclisine
bildirmek zorundadır.
Bir Meclis üyesi hakkında seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün
yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır. Üyelik süresince
zamanaşımı işlemez.
Tekrar seçilen Meclis üyesi hakkındaki tâkibat, kendi Meclisinin yeniden
dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.
Meclislerdeki siyasî parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme
yapılamaz ve karar alınamaz.
e) Üyeliğin düşmesi.
MADDE 80.- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği, bir üyenin üye seçilmeye engel
bir suçtan dolayı kesin olarak hüküm giymesi, çekilmesi, kısıtlanması, üyelikle
bağdaşmıyan bir hizmet kabûl etmesi veya Meclis çalışmalarına izinsiz veya
özürsüz ve aralıksız olarak bir ay katılmaması yüzünden üyeliğinin düştüğünün
kendi Meclisince karara bağlanması hallerinde sona erer.
f) İptâl istemi.
MADDE 81.- Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya üyeliğin düştüğüne
Meclisçe karar verilmesi hallerinde, karar tarihinden başlıyarak bir hafta
içinde, ilgili üye veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden herhangi biri,
bu kararın, Anayasa veya İçtüzük hükümlerine aykırılığı iddiasiyle iptâli için
Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Anayasa Mahkemesi iptâl istemini onbeş gün
içinde karara bağlar.
g) Ödenek ve yolluklar.
MADDE 82.- (Özgün hali) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve
yollukları kanunla düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı birinci derecedeki Devlet
memurunun aylığını; yolluk da ödeneğin yarısını aşamaz.
Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin aylık ve ödeneklerine her ne suretle
olursa olsun yapılacak zam ve ilâveler, ancak bu zam ve ilâveleri takibeden
milletvekilleri genel seçiminden sonra uygulanır.
g) Ödenek ve yolluklar.
MADDE 82.- (Değişik : 30/6/1971 - 1421 S. Kanun/md. 2)
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yollukları kanunla düzenlenir.
Ödeneğin aylık tutarı en yüksek Devlet Memurunun almakta olduğu miktarı, yolluk
da ödeneğin yarısını aşamaz.
Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir.
II. T.B.M.M. nin faaliyetiyle ilgili hükümler.
a) Toplanma ve tatil.
MADDE 83.- Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl Kasım ayının ilk günü
kendiliğinden toplanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi yılda en çok beş ay tâtil yapabilir. Meclisler aynı
zamanda tâtile girerler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, araverme veya tâtil sırasında, doğrudan doğruya
veya Bakanlar Kurulunun istemi üzerine Cumhurbaşkanınca toplantıya çağrılır.
Meclis başkanları da, kendi Meclislerini doğrudan doğruya veya üyelerinin beşte
birinin istemi üzerine toplantıya çağırırlar.
Meclislerden biri toplantıya çağrılınca, diğeri kendiliğinden toplanır.
Araverme veya tâtil sırasında toplantıya çağırılan Meclisler, önce bu toplantıyı
gerektiren konu üzerinde görüşme yaparlar.
b) Başkanlık Divanı.
MADDE 84.- Meclislerin Başkanlık Divanları o Meclisteki siyasî parti gruplarının
kuvvetleri ölçüsünde Divana katılmalarını sağlıyacak şekilde kurulur.
Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu Başkanları, kendi Meclislerince üye
tamsayısının üçte iki çoğunluğu ve gizli oy ile ikişer yıl için seçilirler; ilk
iki oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir. Meclis
Başkanlıkları için Meclisteki siyasî parti grupları aday gösteremezler.
Başkanlar ve Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasî partilerin veya siyasî
parti gruplarının Türkiye Büyük Millet Meclisinin içinde veya dışındaki
faaliyetlerine ve görevlerinin yerine getirilmesini gerektiren haller dışında,
Meclis tartışmalarına katılamazlar. Başkan oy kullanamaz.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantılarında Başkanlık Divanı Millet
Meclisi Başkanlık Divanıdır.
c) İçtüzük, siyasî parti grupları ve kolluk işleri.
MADDE 85.- Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler, çalışmalarını, kendi
yaptıkları İçtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler.
İçtüzük hükümleri, siyasî parti gruplarının, Meclislerin bütün faaliyetlerine
kuvvetleri oranında katılmalarını sağlıyacak yolda düzenlenir. Siyasî parti
grupları, en az on üyeden meydana gelir.
Meclisler, kendi kolluk işlerini Başkanları eliyle düzenler ve yürütürler.
d) Toplantı ve karar yeter sayısı.
MADDE 86.- Her Meclis, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve Anayasada
başkaca hüküm yoksa, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla karar verir.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde toplantı yeter sayısı, her iki Meclis üye
tamsayısı toplamının salt çoğunluğudur.
e) Görüşmelerin açıklığı ve yayınlanması.
MADDE 87.- Meclis görüşmeleri açıktır ve ilgili Meclisin tutanak dergisinde tam
olarak yayımlanır.
Meclisler, İçtüzük hükümlerine uygun olarak kapalı oturumlar yapabilir; bu
oturumlardaki görüşmelerin yayımı ilgili Meclisin kararına bağlıdır.
Meclislerdeki açık görüşmelerin her türlü vasıta ile yayımı önlenemez.
III. T.B.M.M. nin denetim yolları.
III.
a) Genel olarak.
MADDE 88.- Soru, genel görüşme, Meclis soruşturması ve Meclis araştırması her
iki Meclisin yetkilerindendir.
Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan incelemeden
ibarettir.
b) Gensoru.
MADDE 89.- (Özgün hali) Gensoru yetkisi yalnız Millet Meclisinindir.
Milletvekillerince veya bir siyasî parti grubunca verilen gensoru önergesinin
gündeme alınıp alınmıyacağı, verilişinden sonraki ilk birleşimde görüşülür. Bu
görüşmede, ancak önerge sahibi veya önerge sahiplerinden biri, siyasî parti
grupları adına birer milletvekili Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir Bakan
konuşabilir.
Gündeme alma kararı ile birlikte gensorunun görüşülme günü de belli edilir.
Gensorunun görüşülmesi, gündeme alma kararı tarihinden başlıyarak iki gün
geçmedikçe yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz.
Gensoru görüşmeleri sırasında üyelerin verecekleri gerekçeli güvensizlik
önergeleri veya Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra
oylanır.
Bakanlar Kurulunun veya bir Bakanın düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt
çoğunluğuyla olur.
b) Gensoru.
MADDE 89.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Gensoru yetkisi yalnız Millet Meclisinindir. Gensoru önergesi bir siyasî parti
grubu adına veya en az 10 milletvekilin imzasiyle verilir.
Gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmıyacağı, verilişinden sonraki üç
birleşim içinde görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri, siyasî
parti grupları adına birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir
bakan konuşabilir.
Gensoru önergelerinin gerektiğinde önceden basılıp dağıtılmasına ve Meclis
çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesini düzenleyici hükümler İçtüzükte
gösterilir.
Gündeme alma karariyle birlikte gensorunun görüşme günü de belli edilir.
Gensorunun görüşülmesi, gündeme alma kararı tarihinden başlayarak iki gün
geçmedikçe yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz.
Gensoru görüşmeleri sırasında üyelerin verecekleri gerekçeli güvensizlik
önergeleri veya Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra
oylanır.
Bakanlar Kurulunun veya bir bakanın düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt
çoğunluğuyla olur.
c) Meclis soruşturması.
MADDE 90.- Başbakan veya Bakanlar hakkında yapılacak soruşturma istemleri,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında görüşülür ve karara
bağlanır.
Soruşturma, her iki Meclisten eşit sayıda seçilecek üyelerden kurulu komisyonca
yürütülür.
Yüce Divana sevk hususundaki karar birleşik toplantıda verilir.
Meclislerdeki siyasî parti gruplarında, Meclis soruşturması ile ilgili görüşme
yapılamaz ve karar alınamaz.
C) KANUNLARIN YAPILMASI
I. Genel kurallar.
a) Kanun teklif etme yetkisi.
MADDE 91.- Kanun teklif etmeye, Bakanlar Kurulu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri yetkilidirler.
Üyeler, kendi tekliflerini her iki Meclisin ilgili komisyonlarında
savunabilirler.
b) Kanunların görüşülmesi ve kabûlü.
MADDE 92.- Kanun tasarı ve teklifleri önce Millet Meclisinde görüşülür.
Millet Meclisinde kabûl değiştirilerek kabûl veya reddedilen tasarı ve teklifler
Cumhuriyet Senatosuna gönderilir.
Millet Meclisinde kabûl edilen metin, Cumhuriyet Senatosunca değişiklik
yapılmadan kabûl edilirse, bu metin kanunlaşır.
Cumhuriyet Senatosu, kendisine gelen metni değiştirerek kabûl ederse, Millet
Meclisinin bu değişikliği benimsemesi halinde metin kanunlaşır.
Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse, her iki
Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden bir karma
komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisine sunulur.
Millet Meclisi, karma komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya daha önce
kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabûl etmek
zorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabûl
edilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metnini
benimsemesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu halde
açık oya başvurulur.
Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca da
reddedilirse, düşer.
Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca
olduğu gibi veya değiştirilerek kabûl edilirse, Millet Meclisi, Cumhuriyet
Senatosunun kabûl ettiği metni yeniden görüşür. Cumhuriyet Senatosunun metni
Millet Meclisince benimsenirse kanunlaşır; reddedilirse, tasarı veya teklif
düşer; Cumhuriyet Senatosundan gelen metin Millet Meclisince değiştirilerek
kabûl edilirse, 5 inci fıkra hükümleri uygulanır.
Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile tümü reddedilen bir
metnin Millet Meclisi tarafından kabûlü için, üye tamsayısının salt çoğunluğunun
oyu lâzımdır. Bu halde, açık oya başvurulur.
Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile tümü reddedilen
bir metnin kanunlaşabilmesi, Millet Meclisi tarafından üye tamsayısının üçte iki
çoğunluğu ile kabûl edilmesine bağlıdır. Bu halde açık oya başvurulur.
Cumhuriyet Senatosu, kendisine gönderilen bir metni, Millet Meclisi
komisyonlarında ve genel kurulundaki görüşme süresini aşmıyan bir süre içinde
karara bağlar; bu süre üç ayı geçemez ve ivedilik hallerinde onbeş günden, ivedi
olmıyan hallerde bir aydan kısa olamaz. Bu süreler içinde karara bağlanmıyan
metinler, Cumhuriyet Senatosunca, Millet Meclisinden gelen şekliyle kabûl
edilmiş sayılır. Bu fıkrada belirtilen süreler Meclislerin tatili devamınca
işlemez.
Yasama Meclislerinin ve mahallî idarelerin seçimleri ve siyasî partilerle ilgili
tasarı ve tekliflerin kabûl veya reddinde yukarıdaki fıkralar hükümleri
uygulanır. Ancak, karma komisyon kurulmasını gerektiren hallerde, karma
komisyonun raporu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında
görüşülür ve karara bağlanır; Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik
toplantısında Millet Meclisinin ilk metninin kabûlü için üye tamsayısının salt
çoğunluğunun oyu lâzımdır. 8 inci ve 9 uncu fıkralar hükümleri saklıdır.
c) Kanunların Cumhurbaşkanınca yayınlanması.
MADDE 93.- Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabûl edilen kanunları
on gün içinde yayınlar; uygun bulmadığı kanunu, bir daha görüşülmek üzere, bu
hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte, aynı süre içinde Türkiye Büyük Millet
Meclisine geri gönderir. Bütçe kanunları ve Anayasa bu hükmün dışındadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi geri gönderilen kanunu yine kabûl ederse, kanun
Cumhurbaşkanınca yayınlanır.
II. Bütçenin görüşülmesi ve kabûlü; gider artırıcı ve gelir azaltıcı teklifler.
MADDE 94.- Genel ve katma bütçe tasarıları ile millî bütçe tahminlerini gösteren
rapor, malî yılbaşından en az üç ay önce, Bakanlar Kurulu tarafından, Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunulur.
Bu tasarılar ve rapor, otuzbeş milletvekiliyle onbeş Cumhuriyet Senatosu
üyesinden kurulu bir karma komisyona verilir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar
grubuna veya gruplarına en az otuz üye verilmek şartıyla, siyasî parti
gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre temsili göz önünde tutulur.
Karma komisyonun en çok sekiz hafta içinde kabûl edeceği metin, önce Cumhuriyet
Senatosunda görüşülür ve engeç on gün içinde karara bağlanır.
Cumhuriyet Senatosunca kabûl edilen metin, en geç bir hafta içinde yeniden
görüşülmek üzere, karma komisyona verilir. Karma komisyonun kabûl ettiği son
metin Millet Meclisinde görüşülür ve malî yılbaşına kadar karara bağlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclislerinin genel kurullarında Bakanlık
ve daire bütçeleriyle katma bütçeler hakkındaki düşüncelerini, her bütçenin tümü
üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri,
üzerlerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oya konur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının genel
kurullarda görüşülmesi sırasında gider artırıcı veya belli gelirleri azaltıcı
teklifler yapamazlar.
İKİNCİ BÖLÜM
YÜRÜTME
A- CUMHURBAŞKANI
I- Seçimi ve tarafsızlığı.
MADDE 95.- Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince, kırk yaşını doldurmuş
ve yüksek öğrenim yapmış kendi üyeleri arasından, üye tamsayısının üçte iki
çoğunluğu ile ve gizli oyla yedi yıllık bir süre için seçilir; ilk iki oylamada
bu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir.
Bir kimse arka arkaya iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez.
Cumhurbaşkanı seçilenin partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeliği sıfatı sona erer.
II. Andiçmesi.
MADDE 96.- Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde
şöyle and içer:
«Cumhurbaşkanı sıfatiyle, Türk Devletinin bağımsızlığına, vatanın ve Milletin
bütünlüğüne yönelecek her tehlikeye karşı koyacağıma; Milletin kayıtsız şartsız
egemenliğini ve Anayasayı sayacağıma ve savunacağıma; İnsan haklarına dayanan
demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinden ve tarafsızlıktan ayrılmıyacağıma;
Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini koruyup yüceltmek ve üzerime aldığım
görevi yerine getirmek için bütün gücümle ve varlığımla çalışacağıma namusum
üzerine söz veririm.»
III. Görev ve yetkileri.
MADDE 97.- Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla, Türkiye Cumhuriyetini ve
Milletin birliğini temsil eder.
Cumhurbaşkanı, gerekli gördükçe, Bakanlar Kuruluna başkanlık eder; yabancı
Devletlere Türk Devletinin temsilcilerini gönderir ve Türkiyeye gönderilen
yabancı Devlet temsilcilerini kabûl eder; milletlerarası andlaşmaları onaylar ve
yayınlar; sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belirli kişilerin
cezalarını hafifletebilir veya kaldırabilir.
IV. Sorumsuzluğu.
MADDE 98.- Cumhurbaşkanı, göreviyle ilgili işlemlerinden sorumlu değildir.
Cumhurbaşkanının bütün kararları, Başbakan ve ilgili Bakanlarca imzalanır. Bu
kararlardan Başbakan ile ilgili Bakan sorumludur.
V. Sorumluluğu.
MADDE 99.- Cumhurbaşkanı, vatan hainliğinden dolayı, Türkiye Büyük Millet
Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en
az üçte ikisinin Meclislerin birleşik toplantısında vereceği kararla
suçlandırılır.
Vl. Cumhurbaşkanına vekillik etme.
MADDE 100.- Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle
geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, görevine dönmesine kadar; ölüm,
çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanı makamının boşalması halinde de
yenisi seçilinceye kadar, Cumhuriyet Senatosu Başkanı Cumhurbaşkanlığına
vekillik eder.
VII. Görevin sona ermesi ve yeni Cumhurbaşkanı seçimi.
MADDE 101.- Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasına onbeş gün kalınca veya
Cumhurbaşkanlığı boşalınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni Cumhurbaşkanını
seçer; Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanık değilse, hemen toplantıya
çağırılır.
B) BAKANLAR KURULU
I. Kuruluş.
MADDE 102.- Bakanlar Kurulu, Başbakan ve Bakanlardan kuruludur.
Başbakan, Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından
atanır.
Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili seçilme
yeterliğine sahibolanlar arasından Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca
atanır.
Il. İşe başlama ve güven oyu.
a) Göreve başlarken güven oyu.
MADDE 103.- Bakanlar Kurulunun listesi tam olarak Meclislere sunulur; Meclisler
tâtilde ise toplantıya çağrılır.
Bakanlar kurulunun programı, kuruluşundan en geç bir hafta içinde Başbakan veya
bir Bakan tarafından Meclislerde okunur ve Millet Meclisinde güven oyuna
başvurulur. Güven oyu için görüşmeler, programın okunmasından iki tam gün
geçtikten sonra başlar ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçtikten sonra
oylama yapılır.
a. Görev sırasında güven oyu.
MADDE 104.- Başbakan, gerekli görürse, Bakanlar Kurulunda görüştükten sonra,
Millet Meclisinden güven istiyebilir.
Güven istemi, Millet Meclisine bildirilmesinden bir tam gün geçmedikçe
görüşülemez ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçmedikçe oya konulamaz.
Güven istemi, ancak üye tamsayısının salt çoğunluğuyla reddedilebilir.
III. Görev ve siyasî sorumluluk.
MADDE 105.- Başbakan, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak, Bakanlıklar arasında
işbirliğini sağlar ve Hükûmetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetir.
Bakanlar Kurulu, bu siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumludur.
Her bakan, kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve
işlemlerinden ayrıca sorumludur.
Bakanlar, dokunulmazlık ve yasaklamalar bakımından Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleriyle aynı durumdadır.
IV. Bakanlıkların kurulması ve Bakanlar.
MADDE 106.- Bakanlıklar, kanunun koyduğu esaslara göre kurulur.
Açık olan Bakanlıklarla izinli veya özürlü olan bir Bakana, diğer bir Bakan
geçici olarak vekillik eder. Ancak, bir Bakan birden fazlasına vekillik edemez.
Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla Yüce Divana verilen bir Bakan,
bakanlıktan düşer.
Herhangi bir sebeple boşalan Bakanlığa en geç onbeş gün içinde atanma yapılır.
V. Tüzükler.
MADDE 107.- Bakanlar Kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek veya kanunun
emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak şartıyla ve
Danıştayın incelemesinden geçirilerek, tüzükler çıkarabilir.
Tüzükler, Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar gibi yayınlanır.
VI. Millet Meclisi seçimlerinin Cumhurbaşkanınca yenilenmesi.
MADDE 108.- Anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri uyarınca verilen
güvensizlik oyu sebebiyle, onsekiz aylık bir sûre içinde, Bakanlar Kurulu iki
defa düşmüş ve üçüncü defa güvensizlik oyu verilmiş olursa, Başbakan,
Cumhurbaşkanından, Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesini istiyebilir. Bu
istek üzerine, Cumhurbaşkanı, Meclislerin Başkanlarına danışarak, seçimlerin
yenilenmesine karar verebilir. Yenilenme kararı Resmî Gazete'de yayınlanır ve
hemen seçime gidilir.
VII. Seçimlerde geçici Bakanlar Kurulu.
MADDE 109.- Millet Meclisi genel seçimlerinden önce, Adâlet, İçişleri ve
Ulaştırma Bakanları çekilir. Seçimin başlangıç tarihinden üç gün önce, seçim
dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde ise, bu karardan
başlıyarak beş gün içinde, Başbakanca Türkiye Büyük Millet Meclisinin bağımsız
üyeleri arasından yeni Adâlet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları atanır.
108 inci madde gereğince seçimlerin yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar
çekilir ve Başbakan geçici bir Bakanlar Kurulu kurar.
Geçici Bakanlar Kuruluna, Adâlet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları Türkiye Büyük
Millet Meclisindeki bağımsızlardan olmak üzere, Millet Meclisindeki siyasî parti
gruplarından, bu Meclisteki oranlarına göre üye alınır.
Siyasî parti gruplarından alınacak üye sayısını, Millet Meclisi Başkanı tesbit
ederek Başbakana bildirir. Teklif edilen Bakanlığı kabûl etmiyen veya sonradan
çekilen partililer yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışardan
bağımsızlar atanır.
Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının Resmî Gazete'de ilânından itibaren
beş gün içinde kurulur.
Geçici Bakanlar Kurulu için güven oyuna başvurulmaz.
Geçici Bakanlar Kurulu, seçim süresince ve yeni Meclis toplanıncaya kadar vazife
görür.
VIII. Millî savunma.
a) Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı.
MADDE 110.- (Özgün hali) Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin mânevî
varlığından ayrılmaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.
Millî güvenliğin sağlanmasından ve Silâhlı Kuvvetlerin savaşa hazırlanmasından,
Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.
Genelkurmay Başkanı, Silahlı Kuvvetlerin komutanıdır.
Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca
atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı
sorumludur.
VIII. Millî savunma.
a) Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı.
MADDE 110.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin mânevi varlığından ayrılmaz ve
Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.
Millî güvenliğin sağlanmasından ve Silâhlı Kuvvetlerin savaşa hazırlanmasından,
Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.
Genelkurmay Başkanı, Silâhlı Kuvvetlerin komutanıdır.
Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca
atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve
yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur.
Millî Savunma Bakanlığının görev ve yetkileri, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet
Komutanlıklariyle ilişkileri kanunla düzenlenir.
b) Millî Güvenlik Kurulu.
MADDE 111.- (Özgün hali) Millî Güvenlik Kurulu, kanunun gösterdiği Bakanlar ile
Genelkurmay Başkanı ve kuvvet temsilcilerinden kuruludur.
Millî Güvenlik Kuruluna Cumhurbaşkanı Başkanlık eder; bulunmadığı zaman, bu
görevi Başbakan yapar.
Millî Güvenlik Kurulu, millî güvenlik ile ilgili kararların alınmasında ve
koordinasyonun sağlanmasında yardımcılık etmek üzere, gerekli temel görüşleri
Bakanlar Kuruluna bildirir.
b) Millî Güvenlik Kurulu.
MADDE 111.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Millî Güvenlik Kurulu, Başbakan, Genelkurmay Başkanı ve kanunun gösterdiği
bakanlar ile Kuvvet Komutanlarından kuruludur.
Millî Güvenlik Kuruluna Cumhurbaşkanı Başkanlık eder; bulunmadığı zaman, bu
görevi Başbakan yapar.
Millî Güvenlik Kurulu, millî güvenlik ile ilgili kararların alınmasında ve
koordinasyonun sağlanmasında gerekli temel görüşleri Bakanlar Kuruluna tavsiye
eder.
C) İDARE
I. İdarenin esasları.
a) İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği.
MADDE 112.- İdarenin kuruluş ve görevleri merkezden yönetim ve yerinden yönetim
esaslarına dayanır.
İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.
Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye
dayanılarak kurulur.
b) Yönetmelikler.
MADDE 113.- Bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını
ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara
aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Yönetmelikler Resmî
Gazete ile yayınlanır.
c) Yargı denetimi.
MADDE 114.- (Özgün hali) İdarenin hiçbir eylem ve işlemi, hiçbir halde, yargı
mercilerinin denetimi dışında bırakılamaz.
İdarenin işlemlerinden dolayı açılacak dâvalarda süre aşımı, yazılı bildirim
tarihinden başlar.
İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
c) Yargı yolu.
MADDE 114.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır.
Yargı yetkisi, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun
olarak yerine getirilmesini sınırlıyacak tarzda kullanılamaz. İdari eylem ve
işlem niteliğinde yargı kararı verilemez.
İdarenin işlemlerinden dolayı açılacak dâvalarda süre aşımı, yazılı bildirim
tarihinden başlar.
İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
II. İdarenin kuruluşu.
a) Merkezî idare.
MADDE 115.- Türkiye, merkezî idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna,
iktisadî şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer
kademeli bölümlere ayrılır.
İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.
Belli kamu hizmetlerinin görülmesi amacıyla, birden çok ili içine alan çevrede,
bu hizmetler için, yetki genişliğine sahip kuruluşlar meydana getirilebilir.
b) Mahallî idareler.
MADDE 116.- Mahallî idareler, il, belediye veya köy halkının müşterek mahallî
ihtiyaçlarını karşılıyan ve genel karar organları halk tarafından seçilen kamu
tüzel kişileridir.
Mahallî idarelerin seçimleri, kanunun gösterdiği zamanlarda ve 55 inci maddede
yazılı esaslara göre yapılır.
Mahallî idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kazanma ve
kaybetmeleri konusundaki denetim, ancak yargı yolu ile olur.
Mahallî idarelerin kuruluşları, kendi aralarında birlik kurmaları, görevleri,
yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezî idare ile karşılıklı bağ ve
ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir
kaynakları sağlanır.
III. Memurlarla ilgili hükümler.
a) Genel Kural.
MADDE 117.- Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin, genel idare esaslarına
göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve
sürekli görevler, memurlar eliyle görülür.
Memurların nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümleri,
aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.
b) Memur teminatı.
MADDE 118.- Memurlar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek teşekkülleri mensupları
hakkında yapılacak disiplin kovuşturmalarında, isnadolunan hususun ilgiliye
açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve savunma
için belli bir süre tanınması şarttır.
Bu esaslara uyulmadıkça disiplin cezası verilemez.
Disiplin kararları, yargı merciilerinin denetimi dışında bırakılamaz.
Asker kişiler hakkındaki hükümler saklıdır.
c) Memurların siyasî partilere girememesi.
MADDE 119.- (Özgün hali) Memurlar ve kamu iktisadî teşebbüslerinin yönetim ve
denetim işlerinde çalışanlar ve kamu yararına çalışan derneklerden özel gelir
kaynakları ve özel imkânları kanunla sağlanmış olanların merkez kurullarında
görev alanlar, siyasî partilere üye olamazlar. Memurlar ve kamu iktisadî
teşebbüslerinde çalışanlar, görevlerini yerine getirirken vatandaşlar arasında,
siyasî kanaatlarından dolayı herhangi bir ayırım yapamazlar.
Bu esaslara aykırı hareketleri mahkeme hükmiyle sâbit olanlar, kamu hizmetinden
temelli çıkarılır.
c) Memurların siyasî partilere ve sendikalara girememesi.
MADDE 119.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Memurlar ve Kamu İktisadi Teşebbüslerinin yönetim ve denetim işlerinde
çalışanlar ve kamu yararına çalışan demeklerden özel gelir kaynakları ve özel
imkânları kanunla sağlanmış olanların merkez kurullarında görev alanlar, siyasi,
partilere ve sendikalara üye olamazlar. Memurlar ve Kamu İktisadi
Teşebbüslerinde çalışanlar, görevlerini yerine getirirken, vatandaşlar arasında
siyasi kanaatlerinden dolayı herhangi bir ayırım yapamazlar.
Bu esaslara aykırı hareketleri mahkeme hükmüyle sabit olanlar, kamu hizmetinden
temelli çıkarılır.
İşçi niteliği taşımıyan kamu hizmetlilerinin meslekî menfaatlerini korumak ve
geliştirmek amacını güden kuruluşların bağlı olacakları hükümler kanunla
düzenlenir.
IV. Özerk kuruluşlar.
a) Üniversiteler.
MADDE 120.- (Özgün hali) Üniversiteler, ancak Devlet eliyle ve kanunla kurulur.
Üniversiteler, bilimsel ve idarî özerkliğe sahip kamu tüzel kişileridir.
Üniversiteler, kendileri tarafından seçilen yetkili öğretim üyelerinden kurulu
organları eliyle yönetilir ve denetlenir; özel kanuna göre kurulmuş Devlet
Üniversiteleri hakkındaki hükümler saklıdır.
Üniversite organları, öğretim üyeleri ve yardımcıları, Üniversite dışındaki
makamlarca, her ne suretle olursa olsun, görevlerinden uzaklaştırılamazlar.
Üniversite öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe araştırma ve yayında
bulunabilirler.
Üniversitelerin kuruluş ve işleyişleri, organları ve bunların seçimleri, görev
ve yetkileri, öğretim ve araştırma görevlerinin Üniversite organlarınca
denetlenmesi, bu esaslara göre kanunla düzenlenir.
Siyasî partilere üye olma yasağı, Üniversite öğretim üyeleri ve yardımcıları
hakkında uygulanmaz. Ancak, bunlar partilerin genel merkezleri dışında yönetim
görevi alamazlar.
IV. Özerk üniversite, tarafsız radyo - televizyon, haber ajansları.
a) Üniversiteler.
MADDE 120.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Üniversiteler, ancak Devlet eliyle ve kanunla kurulur. Üniversiteler, özerkliğe
sahip kamu tüzel kişileridir. Üniversite özerkliği, bu maddede belirtilen
hükümler içinde uygulanır ve bu özerklik, üniversite binalarında ve eklerinde
suçların ve suçluların kovuşturulmasına engel olmaz.
Üniversiteler, Devletin gözetimi ve denetimi altında kendileri tarafından
seçilen organları eliyle yönetilir. Özel kanuna göre kurulan Devlet
üniversiteleri hakkındaki hükümler saklıdır.
Üniversite organları, öğretim üyeleri ve yardımcıları, üniversite dışındaki
makamlarca, her ne suretle olursa olsun, görevlerinden uzaklaştırılamazlar. Son
fıkra hükümleri saklıdır.
Üniversite öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe araştırma ve yayında
bulunabilirler.
Üniversitelerin kuruluş ve işleyişleri, organları ve bunların seçimleri, görev
ve yetkileri, üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını
kullanma usulleri ve üniversite organlarının sorumluluğu, öğrenim ve öğretim
hürriyetlerini engelleyici eylemleri önleme tedbirleri, üniversiteler arasında
ihtiyaca göre öğretim üyeleri ve yardımcılarının görevlendirilmesinin
sağlanması, öğrenim ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve
teknoloji gereklerine ve kalkınma plânı ilkelerine göre yürütülmesi esasları
kanunla düzenlenir.
Üniversitelerin bütçeleri, genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara uygun
olarak yürürlüğe konulur ve denetlenir.
Üniversitelerle onlara bağlı fakülte, kurum ve kuruluşlarda öğrenim ve öğretim
hürriyetlerinin tehlikeye düşmesi ve bu tehlikenin üniversite organlarınca
giderilmemesi halinde Bakanlar Kurulu, ilgili üniversitelerin veya bu
üniversiteye bağlı fakülte, kurum ve kuruluşların idaresine el koyar ve bu
kararını hemen Türkiye Büyük Millet Meclisi Birleşik Toplantısının onamasına
sunar. Hangi hallerin el koymayı gerektireceği, el koyma kararının ilân ve
uygulanma usulleri ile süresi ve devamınca Bakanlar Kurulunun yetkilerinin
nitelik ve kapsamı kanunla düzenlenir.
b) Radyo ve televizyonun idaresi ve haber ajansları.
MADDE 121.- (Özgün hali) Radyo ve televizyon istasyonlarının idaresi, özerk kamu
tüzel kişiliği halinde, kanunla düzenlenir.
Her türlü radyo ve televizyon yayımları, tarafsızlık esaslarına göre yapılır.
Radyo ve televizyon idaresi, kültür ve eğitime yardımcılık görevinin
gerektirdiği yetkilere sahip kılınır.
Devlet tarafından kurulan veya Devletten malî yardım alan haber ajanslarının
tarafsızlığı esastır.
b) Radyo ve televizyonun idaresi ve haber ajansları.
MADDE 121.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Radyo ve televizyon istasyonları, ancak Devlet eliyle kurulur ve idareleri
tarafsız bir kamu tüzel kişiliği halinde kanunla düzenlenir. Kanun, yönetim ve
denetimde ve yönetim organlarının kuruluşunda tarafsızlık ilkesini bozacak
hükümler koyamaz.
Her türlü radyo ve televizyon yayımları, tarafsızlık esaslarına göre yapılır.
Haber ve programların seçilmesinde, işlenmesinde ve sunulmasında ve kültür ve
eğitime yardımcılık görevinin yerine getirilmesinde Devletin ülkesi ve
milletiyle bütünlüğünün, insan haklarına dayanan millî, demokratik, lâik ve
sosyal Cumhuriyetin, millî güvenliğin ve genel ahlâkın gereklerine uyulması,
haberlerin doğruluğunun sağlanması esasları ile organların seçimi, yetki, görev
ve sorumlulukları kanunla düzenlenir.
Devlet tarafından kurulan veya Devletten malî yardım alan haber ajanslarının
tarafsızlığı esastır.
V. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları.
MADDE 122.- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kanunla meydana
getirilir ve organları kendileri tarafından ve kendi üyeleri arasından seçilir.
İdare, seçilmiş organları, bir yargı mercii kararına dayanmaksızın, geçici veya
sürekli olarak görevinden uzaklaştıramaz.
Meslek kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik esaslara
aykırı olamaz.
VI. Olağanüstü yönetim usûlleri.
a) Olağanüstü haller.
MADDE 123.- Olağanüstü hallerde vatandaşlar için konulabilecek para, mal ve
çalışma yükümleri ile bu hallerin ilânı, yürütülmesi ve kaldırılması ile ilgili
usûller kanunla düzenlenir.
b) Sıkıyönetim.
MADDE 124.- (Özgün hali) Savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun
başgöstermesi, ayaklanma olması veya vatan ve Cumhuriyete karşı kuvvetli ve
eylemli bir kalkışma olduğunu gösterir kesin belirtilerin meydana çıkması
sebebiyle, Bakanlar Kurulu, süresi bir ayı aşmamak üzere, yurdun bir veya birden
fazla bölgesinde veya her yerinde sıkıyönetim ilân edebilir ve bunu hemen,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin onamasına sunar. Meclis, gerekli gördüğü zaman
sıkıyönetim süresini kısaltabileceği gibi, tamamiyle de kaldırabilir. Meclisler
toplanık değilse, hemen toplantıya çağırılır.
Sıkıyönetimin her defasında iki ayı aşmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin kararına bağlıdır. Bu kararlar, Meclislerin birleşik
toplantısında alınır.
Sıkıyönetim veya genel olarak savaş halinde, hangi hükümlerin uygulanacağı ve
işlemlerin nasıl yürütüleceği, hürriyetlerin nasıl kayıtlanacağı veya
durdurulacağı kanunla gösterilir.
b) Sıkıyönetim ve savaş hali.
MADDE 124.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi, ayaklanma olması veya
vatan ve Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve
milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren veya Anayasanın
tanıdığı hür demokratik düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya
yönelen yaygın şiddet hareketleri hakkında kesin belirtilerin ortaya çıkması
sebebiyle Bakanlar Kurulu, süresi iki ayı aşmamak üzere, yurdun bir veya birden
fazla bölgesinde veya her yerinde sıkıyönetim ilân edebilir ve bunu hemen,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin onamasına sunar. Meclis gerekli gördüğü zaman,
sıkıyönetim süresini kısaltabileceği gibi, tamamiyle de kaldırabilir. Meclisler
toplanık değilse, hemen toplantıya çağırılır.
Sıkıyönetimin her defasında iki ayı aşmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin kararına bağlıdır. Bu kararlar Meclislerin Birleşik
toplantısında alınır.
Sıkıyönetim veya genel olarak savaş halinde, hangi hükümlerin uygulanacağı ve
işlemlerin nasıl yürütüleceği, hürriyetlerin nasıl kayıtlanacağı veya
durdurulacağı ve savaş veya savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi
halinde vatandaşlar için konulabilecek yükümler kanunla gösterilir.
VII. Kanunsuz emir.
MADDE 125.- Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan
kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine
aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak
üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir;
bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilemez; yerine getiren
kimse sorumluluktan kurtulamaz.
Askerî hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin
korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.
D) İKTİSADÎ VE MALÎ HÜKÜMLER
I. Bütçe.
MADDE 126.- Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel
kişilerinin harcamaları yıllık bütçelerle yapılır.
Kanun, kalkınma plânları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş
ve hizmetler için özel süre ve usûller koyabilir.
Genel ve katma bütçelerin nasıl yapılacağı ve uygulanacağı kanunla gösterilir.
Bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.
II. Sayıştay; kamu iktisadi teşebbüslerinin denetlenmesi.
MADDE 127.- (Özgün hali) Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin bütün gelir
ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve
sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen
inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir.
Sayıştayın kuruluşu, işleyişi, denetim usûlleri, mensuplarının nitelikleri,
atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümleri ve diğer özlük işleri,
Başkan ve üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.
Kamu iktisadî teşebbüslerinin Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi
kanunla düzenlenir.
II. Sayıştay; Silâhlı Kuvvetlerin mallarının ve kamu iktisadi teşebbüslerinin
denetlenmesi.
MADDE 127.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderleri ile
mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve
işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve
hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir.
Sayıştayın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri,
atanmaları, ödev ve yetkileri hakları ve yükümleri ve diğer özlük işleri Başkan
ve üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.
Silâhlı Kuvvetler elinde bulunan devlet mallarının Türkiye Büyük Millet Meclisi
adına denetlenmesi usulleri, millî savunma hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik
esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir.
Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi
kanunla düzenlenir.
III. Kesin hesaplar.
MADDE 128.- Kesin hesap kanunu tasarıları, kanunda daha kısa bir süre kabul
edilmemiş ise, ilgili oldukları mali yılın sonundan başlıyarak en geç bir yıl
sonra, Bakanlar Kurulunca, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Sayıştay,
genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesin hesap kanunu tasarısının
verilmesinden başlıyarak en geç altı ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine
sunar.
IV. Kalkınma.
a) Kalkınma plânı ve Devlet Plânlama Teşkilâtı.
MADDE 129.- İktisadî, sosyal ve kültürel kalkınma plâna bağlanır. Kalkınma bu
plâna göre gerçekleştirilir.
Devlet Plânlama Teşkilâtının kuruluş ve görevleri, plânın hazırlanmasında,
yürürlüğe konmasında, uygulanmasında ve değiştirilmesinde gözetilecek esaslar ve
plânın bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesini sağlıyacak tedbirler özel
kanunla düzenlenir.
b) Tabiî servet kaynaklarının aranması ve işletilmesi.
MADDE 130.- Tabiî servetler ve kaynakları, Devletin hüküm ve tasarrufu
altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Arama ve
işletmenin Devletin özel teşebbüsle birleşmesi suretiyle veya doğrudan doğruya
özel teşebbüs eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır.
c) Ormanların korunması ve geliştirilmesi.
MADDE 131.- (Özgün hali) Devlet, ormanların korunması ve ormanlık sahaların
genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Bütün ormanların
gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanları, kanuna göre Devletçe yönetilir ve işletilir. Devlet
ormanlarının mülkiyeti, yönetimi ve işletilmesi özel kişilere devrolunamaz. Bu
ormanlar, zamanaşımıyla mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına
konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez.
Ormanlar içinde veya hemen yakınında oturan halkın kalkındırılması ve ormanı
koruma bakımından gerekirse, başka yere yerleştirilmesi kanunla düzenlenir.
Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir ve bu yerlerde başka çeşit
tarım ve hayvancılık yapılamaz.
Orman suçları için genel af çıkarılamaz; ormanların tahribine yol açacak hiçbir
siyasî propaganda yapılamaz.
c) Ormanların ve orman köylüsünün korunması, ormanların geliştirilmesi.
Madde 131- (Değişik : 17/4/1970 - 1255 S. Kanun/md. 1 )
Devlet, ormanların korunması ve ormanlık sahaların genişletilmesi için gerekli
kanunları koyar ve tedbirleri alır. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanları, kanuna göre Devletçe yönetilir ve işletilir. Devlet
ormanlarının mülkiyeti, yönetimi ve işletilmesi özel kişilere devrolunamaz. Bu
ormanlar, zamanaşımıyla mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına
konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez.
Ormanlar içinde veya hemen yakınında oturan halkın kalkındırılması ve ormanı
koruma bakımından, ormanın gözetilmesinde ve işletilmesinde Devletle bu halkın
işbirliği yapmasını sağlayıcı tedbirler ve gereken hallerde başka yere
yerleştirme kanunla düzenlenir.
Anayasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce bilim ve fen bakımından orman
niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvalık, zeytinlik gibi
çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar bulunan
topraklarla şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler
dışında orman sınırlarında hiçbir daraltma yapılamaz. Yanan ormanların yerinde
yeni orman yetiştirilir ve bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık
yapılamaz.
Ormanların tahribedilmesine yol açan hiçbir siyasî propaganda yapılamaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
YARGI
A) GENEL HÜKÜMLER
I. Mahkemelerin bağımsızlığı.
MADDE 132.- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna, hukuka ve
vicdanî kanaatlarına göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında
mahkemelere ve hâkimlere emir ve tâlimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve
telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dâva hakkında Yasama Meclislerinde yargı yetkisinin
kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir
beyanda bulunulamaz. Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına
uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle
değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.
II. Hâkimlik teminatı.
MADDE 133.- Hâkimler azlolunamaz. Kendileri istemedikçe, Anayasada gösterilen
yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması
sebebiyle de olsa, aylıklarından yoksun kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlarla
görevini sağlık bakımından yerine getiremiyeceği kesin olarak anlaşılanlar ve
meslekte kalmalarının caiz olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki
istisnalar saklıdır.
III. Hâkimlik mesleği.
MADDE 134.- (Özgün hali) Hâkimlerin nitelikleri, atanmaları, hakları ve
ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin veya görev
yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin
kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili
suçlarından dolayı soruşturma yapılmasına ve yargılanmalarına karar verilmesi
meslekten çıkarılmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve diğer
özlük
işleri, mahkemelerin bağımsızlığı esasına göre, kanunla düzenlenir.
Hâkimler altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler. Askeri hâkimlerin
yaş haddi kanunla belli edilir.
Hâkimler, kanunda belirtilenlerden başka, genel ve özel hiçbir görev alamazlar.
III. Hâkimlik mesleği.
MADDE 134.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Hâkimlerin nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri,
meslekte ilerlemeleri, görevlerinin veya görev yerlerinin geçici veya sürekli
olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin
cezası verilmesi, görevleriyle ilgili suçlarından dolayı soruşturma yapılmasına
ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarılmayı gerektiren suçluluk
veya yetersizlik halleri ve diğer özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı
esasına göre, kanunla düzenlenir.
Hâkimler altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler. Askeri hâkimlerin
yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunla belli edilir.
Hâkimler, kanunda belirtilenlerden başka, genel ve özel hiçbir görev alamazlar.
IV. Duruşmanın açık ve kararların gerekçeli olması.
MADDE 135.- Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmalardan bir kısmının
veya tamamının kapalı yapılmasına, ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin
kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.
Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.
Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
V. Mahkemelerin kuruluşu.
MADDE 136.- (Özgün hali) Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve
yargılama usûlleri kanunla düzenlenir.
V. Mahkemelerin kuruluşu.
MADDE 136.- (Ekli 2., 3., 4., 5., 6. ve 7. Fıkra hali)
Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usûlleri
kanunla düzenlenir.
(Ek 2. Fıkra : 15/3/1973 - 1699 S. Kanun/md. 3) Devletin ülkesi ve milletiyle
bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyet
aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devlet güvenliğini ilgilendiren suçlara
bakmakla görevli Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulur. Ancak, sıkıyönetim ve
savaş haline ilişkin hükümler saklıdır.
(Ek 3. Fıkra : 15/13/1973 - 1699 S. Kanun/md. 3) Devlet Güvenlik Mahkemesinde
bir başkan, dört asıl ve iki yedek üye ile bir savcı ve yeteri kadar savcı
yardımcısı bulunur. Başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile savcı, birinci sınıfa
ayrılmış hâkim ve Cumhuriyet savcıları arasından; iki asıl ve bir yedek üye
birinci sınıf askeri hâkimler arasından; savcı yardımcıları ise cumhuriyet
savcıları ve askeri hâkimler arasından atanır.
(Ek 4. Fıkra : 15/3/1973 - 1699 S. Kanun/md. 3) Devlet Güvenlik Mahkemesi
Başkanlığı, üyeliği, yedek üyeliği, savcılığı ve savcı yardımcılığı atamalarında
Bakanlar Kurulunca her boş yer için bir misli aday gösterilir. Bu adaylar
arasından Devlet Güvenlik Mahkemesi hâkimlerinin atanması Yüksek Hâkimler
Kurulunca, savcı ve yardımcılarının atanmaları Yüksek Savcılar Kurulunca; askeri
hâkimlerden üye, yedek üye ve savcı yardımcılarının atanmaları ise özel
kanunlarında gösterilen usule göre yapılır.
(Ek 5. Fıkra : 15/13/1973 - 1699 S. Kanun/md. 3) Devlet Güvenlik Mahkemeleri
başkan, üye ve yedek üyeleri ile savcı ve savcı yardımcıları üç yıl için
atanırlar, süresi bitenler yeniden atanabilirler.
(Ek 6. Fıkra : 15/3/1973 - 1699 S. Kanun/md. 3) Devlet Güvenlik Mahkemeleri
kararlarının temyiz mercii Yargıtay'da yalnız bu mahkemelerin kararlarını
incelemek üzere kurulacak daire veya daireler; Genel Kurul ise, Yargıtay Ceza
Daireleri Genel Kuruludur.
(Ek 7. Fıkra : 15I3/1973 - 1699 S. Kanun/md. 3) Devlet Güvenlik Mahkemelerinin
kuruluş ve işleyişi, görev ve yetkileri ve yargılama usulleri ile ilgili diğer
hükümler kanunda gösterilir.
Vl. Savcılık.
MADDE 137.- (Özgün hali) Kanun, Cumhuriyet Savcılarının ve Kanunsözcülerinin
özlük işlerinde ve görevlerini yapmalarında teminat sağlayıcı hükümler koyar.
Cumhuriyet Başsavcısı, Başkanunsözcüsü ve Askeri Yargıtay Başsavcısı, yüksek
mahkemeler hâkimleri hakkındaki hükümlere tâbidir.
VI. Savcılık.
MADDE 137.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Cumhuriyet savcıları, idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdır.
Cumhuriyet savcılarının Yargıtay üyeliğine seçilmeleri dışında kalan bütün özlük
işleri ve disiplin cezaları ile meslekten çıkarılmaları hakkında karar verme
yetkisi Yüksek Savcılar Kurulunundur. Bu Kurulun kararları kesin olup bunlar
aleyhine başka bir mercie başvurulamaz. Ancak disiplin ve meslekten çıkarma
cezaları ile ilgili kararların bir defa daha incelenmesini Adalet Bakanı ve
hakkında karar verilen Cumhuriyet Savcısı isteyebilir.(* )
Yüksek Savcılar Kurulu, Adalet Bakanının başkanlığında Cumhuriyet Başsavcısı,
Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulunca seçilen üç asıl ve iki yedek üye ile
Adalet Bakanlığı Müsteşarı ve Özlük İşleri Genel Müdüründen kurulur. Adalet
Bakanı bulunmadığı zaman Kurula Cumhuriyet Başsavcısı Başkanlık eder.
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, Adalet Bakanlığı Cumhuriyet savcılarını
geçici yetki ile görevlendirerek bu kararı ilk toplantısında Kurulun onamasına
sunar. Bakanlık Merkez kuruluşunda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak
Cumhuriyet savcılarını, muvafakatlarını alarak, atama yetkisi Adalet Bakanına
aittir.
Cumhuriyet savcılarının denetimi ve haklarındaki soruşturma Adalet Bakanlığı
müfettişleri veya üst dereceli Cumhuriyet savcıları eliyle yapılır.
Yüksek Savcılar Kurulunun kuruluşu, çalışma usulleri, toplantı ve karar yeter
sayısı, Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulunca seçilecek asıl ve yedek üyelerin
seçim usulleri ve görev süreleri kanunla düzenlenir.
Cumhuriyet Başsavcısı, yüksek mahkemeler hâkimleri hakkındaki hükümlere tabidir.
Vll. Askerî yargı.
MADDE 138.- (Özgün hali) Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri
tarafından yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin askerî olan suçlarıyla,
bunların asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve
görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait dâvalara bakmakla
görevlidirler.
Askerî mahkemeler, asker olmayan kişileri, ancak özel kanunda belirtilen askerî
suçlarından dolayı yargılarlar.
Askerî mahkemelerin, savaş veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi
kişiler bakımından yetkili olduğu kanunla gösterilir.
Askerî mahkemelerde üyelerin çoğunluğunun hâkimlik niteliğine sahibolması
şarttır.
Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askeri hâkimlerin özlük işleri,
mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetinin gereklerine
göre özel kanunla düzenlenir.
VII. Askerî Yargı.
MADDE 138.- (İlk Değişiklik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu
mahkemeler, asker kişilerin askerî olan suçları ile, bunların asker kişiler
aleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili
olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler.
Askerî mahkemeler asker olmayan kişilerin özel kanunda belirtilen askerî suçları
ile kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen
askerî mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara bakmakla görevlidirler.
Askerî mahkemelerin, savaş veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi
kişiler bakımından yetkili olduğu kanunla gösterilir.
Askerî mahkemelerde üyelerin çoğunluğunun hâkimlik niteliğine sahip olması
şarttır.
Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri,
askerî savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin refakatinde bulundukları
komutanlarla ilişkileri mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik
hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
VII. Askerî Yargı.
MADDE 138.- (Son Değişiklik 4. Fıkra : 15/3/1973 - 1699 S. Kanun/md. 4 )
Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu
mahkemeler, asker kişilerin askerî olan suçları ile, bunların asker kişiler
aleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili
olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler.
Askerî mahkemeler asker olmayan kişilerin özel kanunda belirtilen askerî suçları
ile kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen
askerî mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara bakmakla görevlidirler.
Askerî mahkemelerin, savaş veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi
kişiler bakımından yetkili olduğu kanunla gösterilir.
Askerî mahkemelerde üyelerin çoğunluğunun hâkimlik niteliğine sahip olması
şarttır. Ancak, savaş halinde bu şart aranmaz.(* )
Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri,
askerî savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin refakatinde bulundukları
komutanlarla ilişkileri mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik
hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
B) YÜKSEK MAHKEMELER
I. Yargıtay.
MADDE 139.- (Özgün hali) Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen karar ve
hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli dâvalara da ilk ve
son derece mahkemesi olarak bakar.
Yargıtay üyeleri Yüksek Hâkimler Kurulunca, Yargıtay Birinci Başkanıyla İkinci
Başkanları ve Cumhuriyet Başsavcısı Yargıtay büyük genel kurulunca, üye
tamsayılarının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
Yargıtayın kuruluşu, işleyişi Başkan ve üyelerinin ve diğer mensuplarının
nitelikleri kanunla düzenlenir.
I. Yargıtay.
MADDE 139.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin son inceleme
merciidir. Kanunla gösterilen belli dâvalara da ilk ve son derece mahkemesi
olarak bakar.
Yargıtay üyeleri birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bu
mesleklerden sayılanlar arasından Yüksek Hâkimler Kurulunca üye tam sayısının
salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
Yargıtay, Birinci Başkanı ile Cumhuriyet Başsavcısını, kendi üyeleri arasından,
üye tam sayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçer.
Yargıtay Birinci Başkanıyla ikinci başkanlarının ve Cumhuriyet Başsavcısının
görev süreleri dört yıldır. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Yargıtayın kuruluşu, işleyişi Başkan ve üyelerinin ve diğer mensuplarının
nitelikleri ve ikinci başkanların seçim usulleri kanunla düzenlenir.
II. Danıştay.
MADDE 140.- (Özgün hali) Danıştay, kanunların başka idarî yargı mercilerine
bırakmadığı konularda ilk derece ve genel olarak üst derece idare mahkemesidir.
Danıştay, idarî uyuşmazlıkları ve dâvaları görmek ve çözümlemek, Bakanlar
Kurulunca gönderilen kanun tasarıları hakkında düşüncesini bildirmek, tüzük
tasarılarını ve imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerini incelemek ve kanunla
gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir.
Danıştay Başkan ve üyeleriyle Başkanunsözcüsü, kanunda gösterilen niteliklere
sahip kimseler arasından, Anayasa Mahkemesinin asıl ve yedek üyelerinden meydana
gelen kurulca gizli oyla ve üçte iki çoğunlukla seçilir. İlk iki oylamada
çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir.
Danıştay Başkan ve üyeleriyle Başkanunsözcüsünün seçimlerinde Bakanlar Kurulu
ile Danıştay genel kurulunca ayrı ayrı boş yer sayısı kadar aday gösterilir.
Danıştayın kuruluşu, işleyişi, yargılama usûlleri, mensuplarının nitelikleriyle
atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri,
haklarında disiplin kovuşturması yapılması ve disiplin cezası uygulanması,
mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir.
II. Danıştay.
MADDE 140.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Danıştay, kanunların başka idari yargı mercilerine bırakmadığı konularda ilk
derece ve genel olarak üst derece idare mahkemesidir.
Danıştay, idari uyuşmazlıkları ve dâvaları görmek ve çözümlemek, Bakanlar
Kurulunca gönderilen kanun tasarıları hakkında düşüncesini bildirmek, tüzük
tasarılarını ve imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerini incelemek ve kanunla
gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir.
Danıştay üyeleri, Bakanlar Kurulu ile Danıştay Genel Kurulunca ayrı ayrı boş yer
sayısı kadar gösterilecek adaylar arasından Anayasa Mahkemesinin asıl ve yedek
üyelerinin üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. İlk
iki oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir.
Danıştay, Başkanını ve Başkanunsözcüsünü, kendi üyeleri arasından, üye
tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçer. Başkan, daire başkanları ve
Başkanunsözcüsünün görev süreleri dört yıldır. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Danıştayın kuruluşu, işleyişi, yargılama ve daire başkanlarının seçimi usulleri,
mensuplarının nitelikleriyle atanmaları hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri
meslekte ilerlemeleri haklarında disiplin kovuşturması yapılması ve disiplin
cezası uygulanması, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına
göre kanunla düzenlenir.
Asker kişilerle ilgili idari eylem ve işlemlerin yargı denetimi Askerî Yüksek
İdare Mahkemesince yapılır. Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi,
yargılama usulleri, başkan ve üyelerinin nitelikleri ile atanmaları, disiplin ve
özlük işleri; hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin gereklerine göre,
kanunla düzenlenir.
III. Askerî Yargıtay.
MADDE 141.- (Özgün hali) Askerî Yargıtay, askerî mahkemelerce verilen karar ve
hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca, kanunla gösterilen askerî işlere ait
belli dâvalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Askerî Yargıtay üyeleriyle Başsavcısı, hâkimlik niteliğine sahip, kırk yaşını
bitirmiş ve en az on yıl askerî hâkimlik veya askerî savcılık yapmış kimseler
arasından, Askerî Yargıtay genel kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğuyla
boş yerin üç misli olarak gösterdiği adaylar arasından Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askerî Yargıtay, Başkanlarını kendi üyeleri arasından seçer.
Askerî Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, yargılama usûlleri, üyeler hakkındaki
disiplin işleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre
kanunla düzenlenir.
III. Askerî Yargıtay.
MADDE 141.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Askerî Yargıtay, askerî mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin son inceleme
merciidir. Ayrıca, asker kişilerin kanunla gösterilen belli dâvalarına ilk ve
son derece mahkemesi olarak bakar.
Askerî Yargıtay üyeleri en az albay rütbesinde birinci sınıf askerî hâkimler
arasından Askerî Yargıtay Genel Kurulunun üye tam sayısının salt çoğunluğu ile
her boş yerin üç misli olarak gösterdiği adaylar arasından Cumhurbaşkanınca
seçilir.
Askerî Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci Başkanı ve daire başkanları Askerî
Yargıtay üyeleri arasından rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar.
Askerî Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri ve üyeler hakkındaki
disiplin ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve
askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
IV. Uyuşmazlık Mahkemesi.
MADDE 142.- Uyuşmazlık Mahkemesi, adlî, idarî ve askerî yargı mercileri
arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenir. Bu Mahkemenin
Başkanlığını, Anayasa Mahkemesince kendi asıl veya yedek üyeleri arasından
görevlendirilen bir üye yapar.
C) YÜKSEK HÂKÎMLER KURULU
I. Kuruluş.
MADDE 143.- (Özgün hali) Yüksek Hâkimler Kurulu, onsekiz asıl ve beş yedek
üyeden kuruludur. Bu üyelerden altısı Yargıtay genel kurulunca, altısı birinci
sınıfa ayrılmış hâkimlerce ve kendi aralarından gizli oyla seçilir. Millet
Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu, yüksek mahkemelerde hâkimlik etmiş veya bunlara
üye olma şartlarını kazanmış kimseler arasından gizli oyla ve üye tamsayılarının
salt çoğunluğu ile üçer üye seçerler. Bu usûlle Yargıtay genel kurulunca iki,
birinci sınıfa ayrılmış hâkimler ile Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu
tarafından birer yedek üye seçilir.
Yüksek Hâkimler Kurulu, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kendi içinden
Başkanını seçer.
Yüksek Hâkimler Kurulu üyelerinin görev süresi dört yıldır. Her iki yılda
yarısının seçimi yenilenir. Hâkimlik görevinde iken seçilmiş olan üyeler ardı
ardına iki defa seçilemez.
Yüksek Hâkimler Kurulu üyeleri, görevleri süresince başka bir iş ve görev
alamazlar.
Yüksek Hâkimler Kurulunun kuruluşu, çalışma usûlleri, bölümleri ve bu bölümlerin
görevleriyle toplantı ve karar yetersayıları, Başkan ve üyelerinin aylık ve
ödenekleri kanunla düzenlenir.
Adâlet Bakanı, Yüksek Hâkimler Kurulu toplantılarına katılabilir; oylamaya
katılamaz.
C) YÜKSEK HÂKİMLER KURULU
I. Kuruluş.
MADDE 143.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Yüksek Hâkimler Kurulu, onbir asıl ve üç yedek üyeden kurulur. Üyeler, Yargıtay
Genel Kurulunca, kendi üyeleri arasından ve üye tamsayısının saIt çoğunluğu ile
gizli oyla seçilir.
Yüksek Hâkimler Kurulu, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile, kendi içinden
Başkanını ve bölüm başkanlarını seçer.
Yüksek Hâkimler Kurulu üyelerinin görev süresi dört yıldır. Süresi bitenler
yeniden seçilebilirler.
Yüksek Hâkimler Kurulu üyeleri, görevleri süresince başka bir iş ve görev
alamazlar.
Yüksek Hâkimler Kurulunun kuruluşu, çalışma usulleri, bölümleri ve bu bölümlerin
görevleriyle toplantı ve karar yeter sayıları, Başkan ve üyelerinin aylık ve
ödenekleri kanunla düzenlenir.
Adalet Bakanı, gerekli gördüğü hallerde Yüksek Hâkimler Kurulu toplantılarına
başkanlık eder.
II. Görev ve yetkileri.
MADDE 144.- (Özgün hali) Hâkimlerin bütün özlük işleri hakkında karar verme
yetkisi Yüksek Hâkimler Kurulunundur.
Bir hâkimin, her ne sebeple olursa olsun, meslekten çıkarılması hakkındaki
karar, genel kurulun salt çoğunluğuyla alınır.
Adâlet Bakanı, gerekli gördüğü hallerde, bir hâkim hakkında disiplin
kovuşturması açılması için Yüksek Hâkimler Kuruluna başvurabilir.
Bir mahkemenin veya bir kadronun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı
çevresinin değiştirilmesi, Yüksek Hâkimler Kurulunun uygun görmesine bağlıdır.
Hâkimlerin denetimi, belli konular için Yüksek Hâkimler Kurulunca
görevlendirilecek üst derecedeki hâkimler eliyle yapılır.
II. Görev ve yetkileri.
MADDE 144.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Yüksek Hâkimler Kurulu, adliye mahkemeleri hâkimlerinin özlük işleri hakkında
kesin karar verir. Bu kararlar aleyhine başka mercilere başvurulamaz. Ancak,
disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir defa daha
incelenmesini, Adalet Bakanı veya hakkında karar verilen hâkim istiyebilir.(* )
Bir hâkimin her ne sebeple olarsa olsun, meslekten çıkarılması hakkındaki karar
Yüksek Hâkimler Kurulu Genel Kurulunun salt çoğunluğu ile alınır.
Adalet Bakanı gerekli gördüğü hallerde, bir hâkim hakkında disiplin kovuşturması
açılmasını Yüksek Hâkimler Kurulundan istiyebilir.
Bir mahkemenin veya bir hâkimin kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin
yargı çevresinin değiştirilmesi, Yüksek Hâkimler Kurulunun uygun görmesine
bağlıdır.
Hâkimlerin denetimi ve haklarındaki soruşturma, Yüksek Hâkimler Kuruluna bağlı
ve sürekli olarak görevli müfettiş hâkimler eliyle yapılır. Müfettiş hâkimler,
hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bu mesleklerden sayılanlar arasından Yüksek
Hâkimler Kurulunca atanır. Müfettiş hâkimlerin nitelikleri ile atanma usulleri,
hakları, ödevleri, ödenek ve yollukları, meslekte ilerlemeleri, haklarında
disiplin kovuşturması yapılması ve disiplin cezası uygulaması, hâkimlik teminatı
esaslarına göre kanunla düzenlenir.
D) ANAYASA MAHKEMESİ
I. Kuruluş.
a) Üyelerin seçimi.
MADDE 145.- (Özgün hali) Anayasa Mahkemesi, onbeş asıl ve beş yedek üyeden
kuruludur. Asıl üyelerden dördü Yargıtay, üçü Danıştay genel kurullarınca kendi
Başkan ve üyeleriyIe Başsavcı ve Başkanunsözcüsü arasından üye tamsayılarının
salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Bir üye, Sayıştay genel kurulunca
kendi başkan ve üyeleri arasından aynı usûlle seçilir. Millet Meclisi üç,
Cumhuriyet Senatosu iki üye seçer. Cumhurbaşkanınca da iki üye seçilir.
Cumhurbaşkanı bu üyelerden birini, Askeri Yargıtay genel kurulunun üye
tamsayısının salt çoğunluğuyla ve gizli oyla göstereceği üç aday arasından
seçer. Anayasa Mahkemesi, kendi üyeleri arasından, gizli oyla ve üçte iki
çoğunlukla, dört yıl için, bir Başkan ve bir Başkanvekili seçer; yeniden
seçilmek caizdir.
Yasama Meclisleri, bu seçimleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından,
üye tamsayılarının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla yaparlar. İlk iki
oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir.
Yasama Meclislerince seçilecek üyelerden birer kişinin Üniversitelerin hukuk,
iktisat ve siyasal bilimler öğretim üyelerinin birlikte toplanarak, açık
üyeliklerin üç katı tutarında ve gizli oyla gösterecekleri adaylar arasından
olması gereklidir.
Anayasa Mahkemesine asıl veya yedek üye olabilmek için, kırk yaşını doldurmuş
bulunmak ve Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay veya Sayıştayda Başkanlık,
üyelik, Başsavcılık, Başkanunsözcülüğü veya Üniversitelerde hukuk, iktisat ve
siyasal bilimler alanlarında en az beş yıl öğretim üyeliği veya onbeş yıl
avukatlık yapmış olmak şarttır.
Anayasa Mahkemesine, Yargıtay iki, Danıştay ile Yasama Meclislerinin herbiri
birer yedek üye seçerler. Yedek üyelerin seçiminde de, asılların seçimindeki
usûl uygulanır.
Anayasa Mahkemesi üyeleri, resmî veya özel hiçbir görev alamazlar.
D) ANAYASA MAHKEMESİ
I. Kuruluşu.
a) Üyelerin Seçimi
MADDE 145.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Anayasa Mahkemesi, onbeş asıl ve beş yedek üyeden kuruludur. Asıl üyelerden
dördü Yargıtay, üçü Danıştay Genel kurullarınca kendi Başkan ve üyeleriyle
Cumhuriyet Başsavcısı ve Başkanunsözcüsü arasından üye tamsayılarının salt
çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Bir üye Sayıştay Genel Kurulunca kendi
Başkan ve üyeleri arasından aynı usulle seçilir. Millet Meclisi üç, Cumhuriyet
Senatosu iki üye seçer. Cumhurbaşkanınca da iki üye seçilir.
Cumhurbaşkanı, bu üyelerden birini, Askerî Yargıtay Genel Kurulunun üye
tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla göstereceği üç aday arasından
seçer. Yasama Meclisleri, bu seçimleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri
dışından, üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla yaparlar. Yasama
Meclislerince yapılacak seçimlerde, adaylığa başvurma ve seçim esas ve usulleri
kanunla düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi, kendi üyeleri arasından, gizli oyla ve salt çoğunlukla, dört
yıl için bir Başkan ve bir Başkanvekili seçer; yeniden seçilmek caizdir.
Anayasa Mahkemesine asıl veya yedek üye olabilmek için, kırk yaşını doldurmuş
bulunmak ve Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay veya Sayıştay'da Başkanlık,
Üyelik, Başsavcılık, Başkanunsözcülüğü veya üniversitelerde hukuk, iktisat ve
siyasal bilimler alanlarında en az beş yıl öğretim üyeliği veya onbeş yıl
avukatlık yapmış olmak şarttır.
Anayasa Mahkemesine, Yargıtay iki, Danıştay ile Yasama Meclislerinin her biri
birer yedek üye seçerler. Yedek üyelerin seçiminde de, asılların seçimindeki
usul uygulanır.
Anayasa Mahkemesi üyeleri, resmî veya özel hiçbir görev alamazlar.
b) Üyeliğin sona ermesi.
MADDE 146.- Anayasa Mahkemesi üyeleri altmışbeş yaşında emekliye ayrılırlar.
Anayasa Mahkemesi üyeliği, bir üyenin hâkimlik mesleğinden çıkarılmayı
gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymesi halinde kendiliğinden; görevini
sağlık bakımından yerine getiremiyeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde de,
Anayasa Mahkemesi üye tamsayısının salt çoğunluğunun kararı ile sona erer.
II. Görev ve yetkileri.
MADDE 147.- (Özgün hali) Anayasa Mahkemesi, kanunların ve Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzüklerinin Anayasaya uygunluğunu denetler.
Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay,
Yüksek Hâkimler Kurulu ve Sayıştay, Başkan ve üyelerini, Cumhuriyet
Başsavcısını, Başkanunsözcüsünü, Askerî Yargıtay Başsavcısını ve kendi üyelerini
görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatiyle yargılar ve Anayasa
ile verilen diğer görevleri yerine getirir.
Anayasa Mahkemesinin, Yüce Divan sıfatiyle yargılamasında savcılık görevini
Cumhuriyet Başsavcısı yapar.
II. Görev ve yetkileri.
MADDE 147.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Anayasa Mahkemesi, kanunların ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüklerinin
Anayasa'ya, Anayasa değişikliklerinin de Anayasa'da gösterilen şekil şartlarına
uygunluğunu denetler.
Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay,
Yüksek Hâkimler Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini, Cumhuriyet Başsavcısını,
Başkanunsözcüsünü, Askerî Yargıtay Başsavcısını ve kendi üyelerini görevleriyle
ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatiyle yargılar ve Anayasa ile verilen
diğer görevleri yerine getirir.
Anayasa Mahkemesinin, Yüce Divan sıfatiyle yargılamasında savcılık görevini
Cumhuriyet Başsavcısı yapar.
III. Yargılama ve çalışma usûlü.
MADDE 148.- (Özgün hali) Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usûlleri
kanunla; Mahkemenin çalışma tarzı ve üyeleri arasındaki işbölümü kendi yapacağı
İçtüzükle düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi, Yüce Divan sıfatiyle baktığı dâvalar dışındaki işleri, dosya
üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü hallerde, sözlü açıklamalarını dinlemek
üzere ilgilileri çağırır.
III. Yargılama ve çalışma usûlü.
MADDE 148.- (Değişik 2. Fıkra : 15/3/1973 - 1699 S. Kanun/md. 5)
Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usûlleri kanunla; Mahkemenin çalışma
tarzı ve üyeleri arasındaki işbölümü kendi yapacağı İçtüzükle düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi, Yüce Divan sıfatiyle baktığı davalar ile siyasî partilerin
kapatılması hakkındaki davalar dışındaki işleri, dosya üzerinde inceler. Ancak,
gerekli gördüğü hallerde, sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri
çağırır.
IV. İptâl dâvası.
a) Dâva hakkı.
MADDE 149.- (Özgün hali) Cumhurbaşkanı; son milletvekili genel seçimlerinde
muteber oy sayısının en az yüzde onunu alan veya Türkiye Büyük Millet Meclisinde
temsilcisi bulunan siyasî partiler veya bunların meclis grupları; Yasama
Meclislerinden birinin üye tamsayısının en az altıda biri tutarındaki üyeleri
kendi varlık ve görevlerini ilgilendiren alanlarda Yüksek Hâkimler Kurulu,
Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay ve Üniversiteler, kanunların veya Türkiye
Büyük Millet Meclisi İçtüzüklerinin veya bunların belirli madde ve hükümlerinin
Anayasaya aykırılığı iddiasiyle, Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptâl
dâvası açabilirler.
IV. İptal dâvası.
a) Dâva hakkı.
MADDE 149.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Cumhurbaşkanı; Yasama Meclislerindeki siyasi parti grupları ve Türkiye Büyük
Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partiler ile son milletvekili genel
seçimlerinde muteber oy sayısının en az yüzde onunu alan siyasi partiler; Yasama
Meclislerinden birinin üye tam sayısının en az altıda biri tutarındaki üyeleri;
kendi varlık ve görevlerini ilgilendiren alanlarda Yüksek Hâkimler Kurulu,
Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay ve üniversiteler, kanunların veya Türkiye
Büyük Millet Meclisi İçtüzüklerinin veya bunların belirli madde ve hükümlerinin
Anayasaya aykırılığı iddiasiyle, Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal
dâvası açabilirler.
b) Dâva açma süresi.
MADDE 150.- Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptâl dâvası açma hakkı,
iptâli istenen kanunun veya İçtüzüğün Resmî Gazetede yayınlanmasından başlıyarak
doksan gün sonra düşer.
c) Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi.
MADDE 151.- (Özgün hali) Bir dâvaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir
kanunun hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri
sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin
bu konuda vereceği karara kadar dâvayı geri bırakır.
Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddî görmezse, bu iddia, temyiz
merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır. Anayasa Mahkemesi, işin
kendisine gelişinden başlamak üzere üç ay içinde kararını verir.
Bu süre içinde karar verilmezse, mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını, kendi
kanısına göre çözümliyerek dâvayı yürütür. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı,
esas hakkındaki karar kesinleşinciye kadar gelirse, mahkemeler buna uymak
zorundadır.
c) Anayasa'ya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi.
MADDE 151.- (Değişik : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Bir dâvaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanunun hükümlerini Anayasaya
aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi
olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar
dâvayı geri bırakır.
Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddî görmezse bu iddia, temyiz merciince
esas hükümle birlikte karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere altı ay içinde
kararını verir ve açıklar.
Bu süre içinde karar verilmezse, mahkeme, Anayasa'ya aykırılık iddiasını, kendi
kanısına göre çözümliyerek dâvayı yürütür. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı,
esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkemeler buna uymak
zorundadır.
V. Anayasa Mahkemesinin kararları.
MADDE 152.- (Özgün hali) Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir.
Anayasa Mahkemesince, Anayasaya aykırı olduğundan iptâline karar verilen kanun
veya içtüzük veya bunların iptal edilen hükümleri, karar tarihinde yürürlükten
kalkar. Gereken hallerde, Anayasa Mahkemesi, iptâl hükmünün yürürlüğe gireceği
tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın verildiği günden başlıyarak
altı ayı geçemez.
İptâl kararı geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi, diğer mahkemelerden gelen Anayasaya aykırılık iddiaları
üzerine verdiği hükümlerin, olayla sınırlı ve yalnız tarafları bağlayıcı
olacağına da karar verebilir.
Anayasa Mahkemesi kararları, Resmî Gazetede hemen yayınlanır ve Devletin yasama,
yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri
bağlar.
V. Anayasa Mahkemesinin kararları.
MADDE 152.- (Değişik : 20/19/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1 )
Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. Kararlar, gerekçesi yazılmadan
açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesince, Anayasa'ya aykırı olduğundan iptaline karar verilen kanun
veya İçtüzük veya bunların iptal edilen hükümleri, gerekçeli kararın Resmî
Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde, Anayasa
Mahkemesi, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu
tarih kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlıyarak bir yılı geçemez.
İptal kararı geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi, diğer mahkemelerden gelen Anayasaya aykırılık iddiaları
üzerine verdiği hükümlerin, olayla sınırlı ve yalnız tarafları bağlayıcı
olacağına da karar verebilir.
Anayasa Mahkemesi kararları, Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve Devletin yasama,
yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri
bağlar.
DÖRDÜNCÜ KISIM
ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER
I. Devrim kanunlarının korunması.
MADDE 153.- Bu Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunun çağdaş uygarlık
seviyesine erişmesi ve Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini koruma amacını
güden aşağıda gösterilen Devrim kanunlarının, bu Anayasanın halkoyu ile kabûl
edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu
şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz:
1. 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu;
2. 25 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası hakkında Kanun;
3. 30 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin
Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına dair Kanun;
4. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsiyle kabûl edilen,
evlenme akdinin evlendirme memuru tarafından yapılacağına dair medenî nikâh
esası ile aynı Kanunun 110 uncu maddesi hükmü;
5. 20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabûlü hakkında
Kanun;
6. 1 Teşrinisâni 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabûl ve Tatbiki
hakkında Kanun;
7. 26 Teşrinisâni 1934 tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi Lâkap ve
Unvanların Kaldırıldığına dair Kanun;
8. 3 Kânunuevvel 1934 tarihli ve 2596 sayılı Bâzı Kisvelerin Giyilemiyeceğine
dair Kanun.
II. Diyanet Îşleri Başkanlığı.
MADDE 154.- Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, özel
kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.
BEŞİNCİ KISIM
GEÇİCİ HÜKÜMLER
I. T.B.M.M. nin seçilmesi ve toplanması.
a) Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu seçimlerinin birlikte yapılacağı; ilk
toplantı günü.
GEÇİCİ MADDE 1.- Bu Anayasaya göre kurulan Millet Meclisiyle Cumhuriyet
Senatosunun seçimleri aynı günde yapılır.
Seçim sonucunun Yüksek Seçim Kurulunca ilânını tâkibeden beşinci gün, Her iki
Meclis kendiliğinden, Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında saat
15.00'de birlikte toplanır. Bu toplantıya en yaşlı milletvekili başkanlık eder.
Bu toplantıda, önce Cumhuriyet Senatosu üyeleri ve sonra milletvekilleri
andiçerler.
b) Cumhuriyet Senatosunun kurulması.
GEÇİCİ MADDE 2.- Bu Anayasaya göre kurulacak Cumhuriyet Senatosunun ilk genel
seçimleri, genel oyla seçilecek olan bütün üyelikler için yapılır.
Cumhuriyet Senatosu, Cumhurbaşkanınca seçilmesi gereken onbeş üyenin seçiminden
önce hukukî varlık kazanır. Cumhurbaşkanı, bu üyeleri, kendi seçiminden
başlıyarak bir ay içinde seçer.
c) Geçici İçtüzük.
GEÇİCİ MADDE 3.- Bu Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin,
Millet Meclisinin ve Cumhuriyet Senatosunun toplantı ve çalışmaları için, kendi
İçtüzükleri yapılıncaya kadar Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27 Ekim 1957
tarihinden önce yürürlükte olan İçtüzüğü hükümleri uygulanır.
II. Kurucu Meclis, Millî Birlik Komitesi ve Temsilciler Meclisinin hukuki
varlıklarının sona ermesi; Devrim tasarrufları.
GEÇİCİ MADDE 4.- Bu Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin
toplanmasıyla, 20 Nisan 1340 tarihli ve 491 sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanununa ve
12 Haziran 1960 tarihli ve 1 sayılı Kanunla 13 Aralık 1960 tarihli ve 157 sayılı
Kanuna göre kurulan Kurucu Meclisin, Millî Birlik Komitesinin ve Temsilciler
Meclisinin hukukî varlıkları sona erer ve bunlar kendiliğinden dağılmış olurlar.
27 Mayıs 1960 tarihinden itibaren Kurucu Meclisin toplandığı 6 Ocak 1961
tarihine kadar yasama yetkisini ve yürütme görevini Türk Milleti adına kullanmış
bulunan Millî Birlik Komitesinin ve Devrim Hükümetlerinin karar ve
tasarruflarından ve bunların, idarece veya yetkili kılınan organ ve mercilerce
uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar
hakkında cezaî veya malî veya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu
maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.
Normal demokratik rejimi bütün teminatı ile kurmak amacıyla gerçekleştirilen ve
yürütülen 27 Mayıs 1960 Devrim tarihinden 6 Ocak 1961 tarihine kadar çıkarılan
kanunlar, Türkiye Cumhuriyetinin diğer kanunlarının değiştirilmesi ve
kaldırılmasında uygulanan kurallara göre değiştirilebilir veya kaldırılabilir.
Ancak, bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiasiyle, Anayasa Mahkemesinde
iptâl dâvası açılamıyacağı gibi, itiraz yoluyla dahi mahkemelerde Anayasaya
aykırılık iddiası ileri sürülemez.
27 Mayıs 1960 dan 6 Ocak 1961 tarihine kadar çıkarılan kanunların, yapılmış
tasarrufların ve alınmış kararların değiştirilmesi veya kaldırılması hallerinde
de 2 nci fıkra hükmü saklıdır.
III. Cumhurbaşkanı seçimi.
GEÇİCİ MADDE 5.- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin andiçtikleri
toplantının ertesi günü Cumhurbaşkanı seçimi yapılır.
Cumhurbaşkanının seçilmesiyle 12 Haziran 1960 tarihli ve 1 sayılı Kanunla kabûl
edilmiş olan Devlet Başkanının görevi kendiliğinden sona erer.
IV. Bakanlar Kurulunun kurulması.
GEÇİCİ MADDE 6.- Bu Anayasanın 102 nci maddesine göre yeni Bakanlar Kurulu
kurulunca, 12 Haziran 1960 tarihli ve 1 sayılı Kanuna göre kurulan ve iş başında
olan Bakanlar Kurulunun görevi kendiliğinden sona erer.
V. Anayasanın kabûl ettiği organ, kurum ve kurullar.
a) Yeni organ kurum ve kurulların kurulması.
GEÇİCİ MADDE 7.- Bu Anayasa ile kabûl edilmiş olan yeni organ, kurum ve
kurulların kuruluş ve işleyişleriyle ilgili kanunlar, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin ilk toplantısından başlıyarak en geç altı ay içinde ve bu Anayasa ile
konulması emredilen diğer kanunlar da en geç iki yıl içinde çıkarılır.
b) Eski organ, kurum ve kurulların durumu.
GEÇİCİ MADDE 8.- Bu Anayasaya göre kurulacak organ, kurum ve kurullar, kuruluş
kanunları yürürlüğe konularak görevlerine başlayıncaya kadar bu konulardaki
hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
c) Eski kanunların Anayasaya aykırılığı iddiası.
GEÇİCİ MADDE 9.- Anayasa Mahkemesinin görevine başladığının Resmî Gazeteyle
yayınlanmasından önce, mahkemelerde kanunların Anayasaya aykırılığı iddiası
ileri sürülemez ve mahkemelerce de kanunların Anayasaya aykırılığına dayanılarak
karar verilemez.
Anayasa Mahkemesinin görevine başladığı tarihte yürürlükte olan herhangi bir
kanun hakkında bu Anayasaya aykırılığı iddiasiyle iptâl dâvası açılabilir. Bu
halde iptâl dâvası açma hakkı, Anayasa Mahkemesinin görevine başladığının Resmî
Gazeteyle yayınlandığı tarihten itibaren altı ay sonra düşer.
VI. İlk Cumhuriyet Senatosunda ad çekme.
GEÇİCİ MADDE 10.- Cumhuriyet Senatosunun genel oyla ve Cumhurbaşkanınca seçilen
üyelerinin yenilenmesi hakkındaki 73 üncü maddenin 2 nci fıkrası hükmünün
uygulanmasını sağlamak amacıyla, bunların seçiminden iki yıl sonra yapılacak
seçimlerle yenilenecek olanları tesbit etmek üzere, bu seçimden iki ay önce
adçekmeye başvurulur; dört yıl sonra yapılacak seçimle yenilenecek olan üyelerin
tesbiti için aynı esasa uyularak adçekilir; ancak, ikinci yıl sonunda seçilmiş
olan üyeler bu adçekmeye girmez.
Cumhuriyet Senatosu Başkanı hakkında adçekme işlemi uygulanmaz.
İlk Cumhuriyet Senatosu seçiminden iki ve dört yıl sonra yapılacak seçimler
hakkında da, Cumhuriyet Senatosu seçimleriyle ilgili kanun hükümleri uygulanır.
VII. Affedilenlerin seçilme yeterliği.
GEÇİCİ MADDE 11.- (Özgün hali) Yüz kızartıcı olmıyan bir suçtan kesin hüküm
giydikten sonra, bu Anayasanın halkoyu ile kabûlünden önce affedilmiş bulunanlar
68 inci maddedeki seçilme yasağına tâbi değildirler.
GEÇİCİ MADDE 11.- (Mülga : 6/11/1969 - 1188 S. Kanun/md. 2)
Yenileme seçiminin geriye bırakılması.
GEÇİCİ MADDE 11.- (Ek : 17/4/1970 - 1254 S. Kanun/md. 2)
7 Haziran 1970 tarihinde yapılması gereken Cumhuriyet Senatosu yenileme
seçimleri, Anayasa'nın 73 üncü maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle geriye
bırakılmıştır.
GEÇİCİ MADDE 11.- ( Mülga : 16/4/1974 - 1801 S. Kanun/md. 2)
GEÇİCİ MADDE 12.- (Ek : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 2)
Cumhuriyet Senatosu üyelerinden üçte birinin yenilenmesi ve Cumhuriyet Senatosu
ile Millet Meclisinde boş bulunan üyelikler için 10 Ekim 1971 gününde yapılacak
seçimler, 12 Ekim 1973 de yapılması gereken milletvekilleri genel seçimiyle
birlikte yapılmak üzere ertelenmiştir. Cumhuriyet Senatosu üyelerinden süresi
dolanların üyelik sıfatları, seçim yapılıncaya kadar devam eder.
Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerden süresi dolanlar hakkında 73 üncü maddenin 5
inci fıkrası hükmü uygulanmaya devam olunur.
GEÇİCİ MADDE 13.- (Ek : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 2)
Bu Anayasa değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay Birinci
Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılığı görevlerinde bulunanlardan bu görevlerde
4 yılını doldurmuş olanların yerleri için, yürürlük tarihinden itibaren bir ay
içinde yeni seçim yapılır.
Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, Başkan ve üyelerinin ve diğer mensuplarının
nitelikleri ve İkinci Başkanlarının seçim usulleri hakkındaki kanun, Anayasa
değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılır.
Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay İkinci Başkanlığında dört yılını
doldurmuş olanların yerleri için, yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde
yeni seçim yapılır.
GEÇİCİ MADDE 14.- (Ek : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 2)
Bu Anayasa değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihte Danıştay Başkanlığı ile
Başkanunsözcülüğü görevlerinde bulunanlardan bu görevlerde dört yılını doldurmuş
olanların yerleri için, yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde yeni seçim
yapılır.
Anayasanın 114 ve 140 ıncı maddelerinde yapılan değişiklik gereğince, 521 sayılı
Danıştay Kanunu, Anayasa değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
altı ay içinde değiştirilir. Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Danıştay Daire
Başkanlığında dört yılını doldurmuş olanların yerleri için, yürürlük tarihinden
itibaren bir ay içinde seçim yapılır.
Danıştay Başkanlığı ile Başkanunsözcülüğüne ve daire başkanlıklarına yeniden
seçilemiyenler Danıştay üyesi olurlar.
GEÇİCİ MADDE 15.- (Ek : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 2)
Bu Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay İkinci Cumhuriyet
Başsavcılığı veya Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı görevlerinde bulunanlar Yargıtay
üyesi olurlar.
Bunlara ait kadrolar da Yargıtaya, üye kadrosu olarak geçer.
45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanununda gerekli değişiklikler yapılıncaya
kadar, Cumhuriyet Başsavcılığı bölümleriyle Yüksek Savcılar Genel Kurulu ve
bölümleri ve bunlara mensup olanlar görevlerine devam ederler.
GEÇİCİ MADDE 16.- (Ek : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 2)
Anayasanın 46 ve 119 uncu maddelerinde yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği
tarihte 624 sayılı Kanuna dayanılarak kurulmuş olan kamu hizmetlileri
sendikalarının faaliyeti sona erer.
Kamu hizmetlileri kuruluşlarının kuruluşuna ve sendikaların varlıklarının bu
kuruluşlara intikaline ait hükümler kanunla düzenlenir. Kanun, Anayasa
değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılır.
GEÇİCİ MADDE 17.- (Ek : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 2)
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 134, 138, 140 ve 141 inci maddeleri gereğince,
askerî yargı ile ilgili kanunlar, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
altı ay içinde değiştirilir.
Yukardaki fıkraya göre çıkarılacak yeni kanunların gerektirdiği seçim ve
atamalar, bu kanunların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde
yapılır.
GEÇİCİ MADDE 18.- (Ek : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 2)
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 137 nci maddesinde sözü geçen Yüksek Savcılar
Kurulunun kuruluşu ve çalışma usulleri ile ilgili kanun, bu Anayasa
değişikliğinin yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde çıkarılır.
Yukardaki fıkrada belirtilen kanunun yürürlüğe girmesine kadar 2556 ve 45 sayılı
kanunların değişiklik ve ekleriyle birlikte uygulanmasına devam olunur.
GEÇİCİ MADDE 19.- (Ek : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 2)
45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 143 ve
144 üncü maddelerinde yapılan değişiklik gereğince, bu değişikliğin yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren altı ay içinde değiştirilir.
Yüksek Hâkimler Kurulunun mevcut üyelerinin görev süresi, 45 sayılı Yüksek
Hâkimler Kurulu Kanununun değişik şekline göre yapılacak seçim sonuçlarının
kesinleşmesi tarihine kadar devam eder.
GEÇİCİ MADDE 20.- (Ek : 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 2)
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında yapılan değişiklikler veya bu Anayasaya eklenen
hükümler gereğince kanunlarda yapılması zorunlu olan ve geçici 13, 14, 15, 16,
17, 18 ve 19 uncu maddelerin kapsamı dışında kalan diğer kanunlar ve kanun
değişiklikleri, bu Anayasa değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
bir yıl içinde tamamlanır.
GEÇİCİ MADDE 21.- (Ek : 15/3/1973 - 1699 S. Kanun/md. 6)
Sıkıyönetimin kaldırıldığı tarihte sıkıyönetim mahkemelerinde görülmekte bulunan
davalar sonuçlandırılıncaya kadar bu mahkemelerin görev ve yetkileri devam eder.
Kamu davası açılmamış dosyalar ile duruşmanın tatiline karar verilmiş davalar
durumlarına niteliklerine ve kanun hükümlerine göre görevli ve yetkili mercilere
verilir.
GEÇİCİ MADDE 22.- (Ek : 15/3/1973 - 1699 S. Kanun/md. 7)
1 Kasım 1972 tarihinde T.B.M.M.'de grubu bulunup da 30 Mart 1973 tarihine kadar
grubunu muhafaza etmiş ve Milletvekili Genel Seçimlerine katılma niteliği
kazanmış olan siyasî partilere de Anayasanın 56 ncı maddesindeki şartlar
aranmaksızın, kanunun öngördüğü ölçüye göre Devletçe yardım yapılır.
ALTINCI KISIM
SON HÜKÜMLER
I. Anayasanın değiştirilmesi.
MADDE 155.- Anayasanın değiştirilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın
değiştirilmesi hakkındaki teklifler ivedilikle görüşülemez. Değiştirme
teklifinin kabûlü, Meclislerin ayrı ayrı üye tamsayılarının üçte iki
çoğunluğunun oyuyla mümkündür.
Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabûlü 1 inci
fıkradaki kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabûlü hakkındaki
hükümlere tâbidir.
II. Başlangıç ve kenar başlıklar.
MADDE 156.- Bu Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten Başlangıç
Kısmı, Anayasa metnine dâhildir.
Madde kenar başlıkları, sadece ilgili oldukları maddelerin konusunu ve maddeler
arasındaki sıralanma ve bağlantıyı gösterir. Bu başlıklar, Anayasa metninden
sayılmaz.
III. Anayasanın yürürlüğe girmesi.
MADDE 157.- Bu Anayasa, halkoyuna sunulup kabûl edilince, Türkiye Cumhuriyetinin
Anayasası olur ve halkoyu sonuçlarıyla beraber derhâl Resmî Gazetede yayınlanır.
Bu Anayasanın Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşu, seçimi ve toplanması ile
ilgili hükümleri 1 inci fıkraya göre yayınlanması ile, diğer hükümleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin seçilmesi ile, geçici maddelerde belirtilen esaslara
göre yürürlüğe girer.
|
|
|