 |
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI (*)
İÇİNDEKİLER
BAŞLANGIÇ
Birinci Kısım
GENEL ESASLAR
MADDE 1: Devletin Şekli
MADDE 2: Cumhuriyetin Nitelikleri
MADDE 3: Devletin Bütünlüğü, Resmî Dili Bayrağı, Millî Marşı ve Başkenti
MADDE 4: Değiştirilmeyecek Hükümler
MADDE 5: Devletin Temel Amaç ve Görevleri
MADDE 6: Egemenlik
MADDE 7: Yasama Yetkisi
MADDE 8: Yürütme Yetkisi ve Görevi
MADDE 9: Yargı Yetkisi
MADDE 10: Kanun Önünde Eşitlik
MADDE 11: Anayasanın Bağlayıcılığı ve Üstünlüğü
İkinci Kısım
TEMEL HAKLAR ve ÖDEVLER
Birinci Bölüm
GENEL HÜKÜMLER
MADDE 12: Temel Hak ve Hürriyetlerin Özelliği
MADDE 13: Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması
MADDE 14: Temel Hak ve Hürriyetlerin Kötüye Kullanılmaması
MADDE 15: Temel Hak ve Hürriyetlerin Kullanılmasının Durdurulması
MADDE 16: Yabancıların Durumu
İkinci Bölüm
KİŞİNİN HAKLARI ve ÖDEVLERİ
MADDE 17: Kişinin Dokunulmazlığı, Maddî ve Manevî Varlığı
MADDE 18: Zorla Çalıştırma Yasağı
MADDE 19: Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Özel Hayatın Gizliliği ve Korunması
MADDE 20: Özel Hayatın Gizliliği
MADDE 21: Konut Dokunulmazlığı
MADDE 22: Haberleşme Hürriyeti
MADDE 23: Yerleşme ve Seyahat Hürriyeti
MADDE 24: Din ve Vicdan Hürriyeti
MADDE 25: Düşünce ve Kanaat Hürriyeti
MADDE 26: Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti
MADDE 27: Bilim ve Sanat Hürriyeti Basın ve Yayımla İlgili Hükümler
MADDE 28: Basın Hürriyeti
MADDE 29: Süreli ve Süresiz Yayın Hakkı
MADDE 30: Basın Araçlarının Korunması
MADDE 31: Kamu Tüzel Kişilerinin Elindeki Basın Dışı Kitle Haberleşme Araçlarından Yararlanma Hakkı
MADDE 32: Düzeltme ve Cevap Hakkı Toplantı Hak ve Hürriyetleri
MADDE 33: Dernek Kurma Hürriyeti
MADDE 34: Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkı
MADDE 35: Mülkiyet Hakkı
Hakların Korunmasıyla İlgili Hükümler
MADDE 36: Hak Arama Hürriyeti
MADDE 37: Kanunî Hâkim Güvencesi
MADDE 38: Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar
MADDE 39: İspat Hakkı
MADDE 40: Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması
Üçüncü Bölüm
SOSYAL ve EKONOMİK HAKLAR ve ÖDEVLER
MADDE 41: Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları
MADDE 42: Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi
Kamu Yararı
MADDE 43: Kıyılardan Yararlanma
MADDE 44: Toprak Mülkiyeti
MADDE 45: Tarım, Hayvancılık ve Bu Üretim Dallarında Çalışanların Korunması
MADDE 46: Kamulaştırma
MADDE 47: Devletleştirme ve Özelleştirme
MADDE 48: Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti Çalışma İle İlgili Hükümler
MADDE 49: Çalışma Hakkı ve Ödevi
MADDE 50: Çalışma Şartları ve Dinlenme Hakkı
MADDE 51: Sendika Kurma Hakkı
MADDE 52: (Mülga)
MADDE 53: Toplu İş Sözleşmesi ve Toplu Sözleşme Hakkı
MADDE 54: Grev Hakkı ve Lokavt
MADDE 55: Ücrette Adalet Sağlanması
Sağlık, Çevre ve Konut
MADDE 56: Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması
MADDE 57: Konut Hakkı
Gençlik ve Spor
MADDE 58: Gençliğin Korunması
MADDE 59: Sporun Geliştirilmesi
Sosyal Güvenlik Hakları
MADDE 60: Sosyal Güvenlik Hakkı
MADDE 61: Sosyal Güvenlik Bakımından Özel Olarak Korunması Gerekenler
MADDE 62: Yabancı Ülkelerde Çalışan Türk Vatandaşları
MADDE 63: Tarih, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması
MADDE 64: Sanatın ve Sanatçının Korunması
MADDE 65: Devletin İktisadî Ve Sosyal Ödevlerinin Sınırları
Dördüncü Bölüm
SİYASÎ HAKLAR ve ÖDEVLER
MADDE 66: Türk Vatandaşlığı
MADDE 67: Seçme, Seçilme ve Siyasî Faaliyette Bulunma Hakları
Siyasî Partilerle İlgili Hükümler
MADDE 68: Parti Kurma, Partilere Girme ve Partilerden Ayrılma
MADDE 69: Siyasî Partilerin Uyacakları Esaslar
Kamu Hizmetlerine Girme Hakkı
MADDE 70: Hizmete Girme
MADDE 71: Mal Bildirimi
MADDE 72: Vatan Hizmeti
MADDE 73: Vergi Ödevi
MADDE 74: Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı
Üçüncü Kısım
CUMHURİYETİN TEMEL ORGANLARI
Birinci Bölüm
YASAMA
Türkiye Büyük Millet Meclisi
MADDE 75: Kuruluşu
MADDE 76: Milletvekili Seçilme Yeterliliği
MADDE 77: Türkiye Büyük Millet Meclisinin Seçim Dönemi
MADDE 78: Türkiye Büyük Millet Meclisi Seçimlerinin Geriye Bırakılması ve Ara Seçimleri
MADDE 79: Seçimlerin Genel Yönetim ve Denetimi
Üyelikle İlgili Hükümler
MADDE 80: Milletin Temsili
MADDE 81: Andiçme
MADDE 82: Üyelikle Bağdaşmayan İşler
MADDE 83: Yasama Dokunulmazlığı
MADDE 84: Milletvekilliğinin Düşmesi
MADDE 85: İptal İstemi
MADDE 86: Ödenek ve Yolluklar
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Görev ve Yetkileri
MADDE 87: Genel Olarak
MADDE 88: Kanunların Teklif Edilmesi ve Görüşülmesi
MADDE 89: Kanunların Cumhurbaşkanınca Yayımlanması
MADDE 90: Milletlerarası Andlaşmaları Uygun Bulma
MADDE 91: Kanun Hükmünde Kararname Çıkarma Yetkisi
MADDE 92: Savaş Hali İlanı ve Silahlı Kuvvet Kullanılmasına İzin Verme
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Faaliyetleri ile İlgili Hükümler
MADDE 93: Toplanma ve Tatil
MADDE 94: Başkanlık Divanı
MADDE 95: İçtüzük, Siyasî Parti Grupları ve Kolluk İşleri
MADDE 96: Toplantı ve Karar Yeter Sayısı
MADDE 97: Görüşmelerin Açıklığı ve Yayımlanması
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Bilgi Edinme ve Denetim Yolları
MADDE 98: Genel Olarak
MADDE 99: Gensoru
MADDE 100: Meclis Soruşturması
İkinci Bölüm
YÜRÜTME
Cumhurbaşkanı
MADDE 101: Nitelikleri ve Tarafsızlığı
MADDE 102: Seçimi
MADDE 103: Andiçmesi
MADDE 104: Görevleri ve Yetkileri
MADDE 105: Sorumluluk ve Sorumsuzluk Hali
MADDE 106: Cumhurbaşkanına Vekillik Etmek
MADDE 107: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği
MADDE 108: Devlet Denetleme Kurulu
Bakanlar Kurulu
MADDE 109: Kuruluş
MADDE 110: Göreve Başlama ve Güvenoyu
MADDE 111: Görev Sırasında Güvenoyu
MADDE 112: Görev ve Siyasî Sorumluluk
MADDE 113: Bakanlıkların Kurulması ve Bakanlar
MADDE 114: Seçimlerde Geçici Bakanlar Kurulu
MADDE 115: Tüzükler
MADDE 116: Türkiye Büyük Millet Meclisi Seçimlerinin Cumhurbaşkanınca Yenilenmesi Millî Savunma
MADDE 117: Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı
MADDE 118: Millî Güvenlik Kurulu
Olağanüstü Yönetim Halleri
MADDE 119: Tâbi Afet ve Ağır Ekonomik Bunalım Sebebiyle Olağanüstü Hal İlanı
MADDE 120: Şiddet Olaylarının Yaygınlaşması ve Kamu Düzeninin Ciddi Şekilde Bozulması Sebebiyle Olağanüstü Hal İlanı
MADDE 121: Olağanüstü Hallerle İlgili Düzenleme
MADDE 122: Sıkıyönetim, Seferberlik ve Savaş İlanı
İdare / İdarenin Esasları
MADDE 123: İdarenin Bütünlüğü ve Kamu Tüzel Kişiliği
MADDE 124: Yönetmelikler
MADDE 125: Yargı Yolu
İdarenin Kuruluşu
MADDE 126: Merkezi İdare
MADDE 127: Mahalli İdareler
Kamu Hizmeti Göreviyle İlgili Hükümler
MADDE 128: Genel İlkeler
MADDE 129: Görev ve Sorumlulukları, Disiplin Kovuşturmasında Güvence
Yükseköğretim Kurumları ve Üst Kuruluşları
MADDE 130: Yükseköğretim Kurumları
MADDE 131: Yükseköğretim Üst Kuruluşları
MADDE 132: Yükseköğretim Kurumlarından Özel Hükümlere Tâbi Olanlar
MADDE 133: Radyo ve Televizyon Kuruluşları ve Kamuyla İlişkili Haber Ajansları
MADDE 134: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
MADDE 135: Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşu
MADDE 136: Diyanet İşleri Başkanlığı
MADDE 137: Kanunsuz Emir
Üçüncü Bölüm
YARGI
Genel Hükümler
MADDE 138: Mahkemelerin Bağımsızlığı
MADDE 139: Hâkimlik ve Savcılık Teminatı
MADDE 140: Hâkimlik ve Savcılık Mesleği
MADDE 141: Duruşmaların Açık ve Kararların Gerekçeli Olması
MADDE 142: Mahkemelerin Kuruluşu
MADDE 143: Devlet Güvenlik Mahkemeleri (Mülga)
MADDE 144: Adalet Hizmetlerinin Denetimi
MADDE 145: Askerî Yargı
Yüksek Mahkemeler /Anayasa Mahkemesi
MADDE 146: Kuruluşu
MADDE 147: Üyeliğin Sona Ermesi
MADDE 148: Görev ve Yetkileri
MADDE 149: Çalışma ve Yargılama Usulü
MADDE 150: İptal Davası
MADDE 151: Dava Açma Süresi
MADDE 152: Anayasaya Aykırılığın Diğer Mahkemelerde İleri Sürülmesi
MADDE 153: Anayasa Mahkemesinin Kararı
MADDE 154: Yargıtay
MADDE 155: Danıştay
MADDE 156: Askerî Yargıtay
MADDE 157: Askerî Yüksek İdare Mahkemesi
MADDE 158: Uyuşmazlık Mahkemesi
MADDE 159: Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
MADDE 160: Sayıştay
Dördüncü Kısım
MALÎ ve EKONOMİK HÜKÜMLER
Birinci Bölüm
MALÎ HÜKÜMLER
Bütçe
MADDE 161: Bütçenin Hazırlanması ve Uygulanması
MADDE 162: Bütçenin Görüşülmesi
MADDE 163: Bütçelerde Değişiklik Yapılabilme Esasları
MADDE 164: Kesinhesap
MADDE 165: Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Denetimi
İkinci Bölüm
EKONOMİK HÜKÜMLER
MADDE 166: Planlama; Ekonomik ve Sosyal Konsey
MADDE 167: Piyasaların Denetimi ve Dış Ticaretin Düzenlenmesi
MADDE 168: Tabiî Servetlerin ve Kaynakların Aranması ve İşletilmesi
Ormanlar ve Orman Köylüsü
MADDE 169: Ormanların Korunması ve Geliştirilmesi
MADDE 170: Orman Köylüsünün Korunması
MADDE 171: Kooperatifçiliğin Geliştirilmesi
Tüketiciler İle Esnaf ve Sanatkarın Korunması
MADDE 172: Tüketicinin Korunması
MADDE 173: Esnaf ve Sanatkarın Korunması
Beşinci Kısım
ÇEşİTLİ HÜKÜMLER
MADDE 174: İnkılap Kanunlarının Korunması
Altıncı Kısım
GEÇİCİ HÜKÜMLER >
GEÇİCİ MADDE 1- GEÇİCİ MADDE 16
Yedinci Kısım
SON HÜKÜMLER
MADDE 175: Anayasanın Değiştirilmesi
MADDE 176: Başlangıç ve Kenar Başlıklar
MADDE 177: Anayasanın Yürürlüğe Girmesi
(Kurucu Mecliste Kabul Tarihi : 18.10.1982; Halkoyuna Sunulmak Üzere
Tasarının Resmî Gazetede İlanı: 20.10.1982-17844; Kanunun Halkoyu ile
Kabul Tarihi: 7.11.1982; Halkoyu Sonucunun Yayımlandığı Resmî Gazete
Tarihi: 9.11.1982-17863 Mükerrer)
1982 GÜNÜMÜZ ANAYASASI
(12 Eylül 2010 Değişiklikleriyle
Kanun No. : 2709 Kabul Tarihi : 7.11.1982
BAŞLANGIÇ (Değişik: 23.7.1995-4121/1 md.)
Türk Vatanı ve Milletinin ebedî varlığını ve Yüce Türk Devletinin
bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin
kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği
milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak,
Türkiye Cumhuriyetinin ebedî varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu
ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk
Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan
hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi
ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması
anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından
ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve
üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;
(Değişik: 3.10.2001-4709/1 md.)Hiçbir faaliyetin Türk millî
menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği
esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk
milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında
korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din
duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle
karıştırılamayacağı;
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik
ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve
hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî
varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç
ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve
külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu,
birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve
kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı
içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve
mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere,
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve
millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
I. Devletin şekli
MADDE 1. – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve
adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk
milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,
demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti
MADDE 3. – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.
Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.
Başkenti Ankara’dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
MADDE 4. – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet
olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri
ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif
edilemez.
V. Devletin temel amaç ve görevleri
MADDE 5. – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin
bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve
demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu
sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve
adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve
sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının
gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
VI. Egemenlik
MADDE 6. – Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili
organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya
sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan
bir Devlet yetkisi kullanamaz.
VII. Yasama yetkisi
MADDE 7. – Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet
Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
VIII. Yürütme yetkisi ve görevi
MADDE 8. – Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu
tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine
getirilir.
IX. Yargı yetkisi
MADDE 9. – Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce
kullanılır.
X. Kanun önünde eşitlik
Madde 10.– Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî
inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun
önünde eşittir.
(Ek: 7.5.2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.
Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek:
7/5/2010-5982/1 md.) Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine
aykırı olarak yorumlanamaz.
(Ek: 7/5/2010-5982/1 md.) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife
şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak
tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde
eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü
MADDE 11. – Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını,
idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk
kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
İKİNCİ KISIM
Temel Haklar ve Ödevler
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
I. Temel hak ve hürriyetlerin niteliği
MADDE 12. – Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez,
vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere
karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.
II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması
MADDE 13. – (Değişik: 3.10.2001-4709/2 md.) Temel hak ve hürriyetler,
özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde
belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu
sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin
ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması
MADDE 14. – (Değişik: 3.10.2001-4709/3 md.) Anayasada yer alan hak ve
hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik
Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde
kullanılamaz.
Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan
temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden
daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette
bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.
Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak
müeyyideler, kanunla düzenlenir.
IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması
MADDE 15. – Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde,
milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla,
durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması
kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen
güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
(Değişik: 7.5.2004-5170/2 md.)Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da,
savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında,
kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne
dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya
zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe
yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu
sayılamaz.
V. Yabancıların durumu
MADDE 16. – Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası
hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Kişinin Hakları ve Ödevleri
I. Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı
MADDE 17. – Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve
geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut
bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi
tutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle
bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.
(Değişik: 7.5.2004-5170/3 md.) Meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama
kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının
önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya
olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması
sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda
meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.
II. Zorla çalıştırma yasağı
MADDE 18. – Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk
süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan
istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda
öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları,
zorla çalıştırma sayılmaz.
III. Kişi hürriyeti ve güvenliği
MADDE 19. – Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.
Şekil ve şartları kanunda gösterilen :
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik
tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda
öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya
tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci
önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum
için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu maddeveya alkol
tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir
müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara
uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde
ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut
geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması;
halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını,
delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya
bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer
hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama,
ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve
haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması
halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç hâkim huzuruna
çıkarılıncaya kadar bildirilir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/4 md.)Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma
yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç
kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde
hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı
olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal,
sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/4 md.)Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı,
yakınlarına derhal bildirilir.
Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya
kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest
bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya
hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.
Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede
durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı
halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı
merciine başvurma hakkına sahiptir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/4 md.)Bu esaslar dışında bir işleme tâbi
tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel
prensiplerine göre, Devletçe ödenir.
IV. Özel hayatın gizliliği ve korunması
A. Özel hayatın gizliliği
Madde 20.– Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini
isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine
dokunulamaz. (Mülga cümle: 03/10/2001-4709/5 md.)
(Değişik: 03/10/2001-4709/5 md.)Millî güvenlik, kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya
birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça;
yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de
kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin
üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili
merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi
halde, el koyma kendiliğinden kalkar.
(Ek: 7/5/2010-5982/2 md.) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin
korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili
kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların
düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda
kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak
kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir.
Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla
düzenlenir.
B. Konut dokunulmazlığı
MADDE 21. – (Değişik: 3.10.2001-4709/6 md.) Kimsenin konutuna
dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi,
genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve
özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak
usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı
olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış
merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama
yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı
yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını
el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma
kendiliğinden kalkar.
C. Haberleşme hürriyeti
MADDE 22. – (Değişik: 3.10.2001-4709/7 md.) Herkes, haberleşme
hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin
korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre
verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış
merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine
dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli
hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar;
aksi halde, karar kendiliğinden kalkar.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.
V. Yerleşme ve seyahat hürriyeti
MADDE 23. – Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik
gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve
kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç
işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
(Değişik: 7/5/2010-5982/3 md.) Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti,
ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı
olarak sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun
bırakılamaz.
VI. Din ve vicdan hürriyeti
MADDE 24. – Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
14 üncü maddehükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve
törenler serbesttir.
Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve
kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı
kınanamaz ve suçlanamaz.
Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında
yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve orta-öğretim kurumlarında
okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim
ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî
temsilcisinin talebine bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini
kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel
çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini
veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez
ve kötüye kullanamaz.
VII. Düşünce ve kanaat hürriyeti
MADDE 25. – Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini
açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve
suçlanamaz.
VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti
MADDE 26. – Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka
yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına
sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya
fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo,
televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin
sistemine bağlanmasına engel değildir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/9 md.)Bu hürriyetlerin kullanılması, millî
güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve
Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların
önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce
belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya
haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek
sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak
yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
(Üçüncü fıkra mülga: 3.10.2001-4709/9 md.)
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin
düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi
açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.
(Ek: 3.10.2001-4709/9 md.)Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.
IX. Bilim ve sanat hürriyeti
MADDE 27. – Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme,
açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin
değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz.
Bu maddehükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla
düzenlenmesine engel değildir.
X. Basın ve yayımla ilgili hükümler
A. Basın hürriyeti
MADDE 28. – Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve
malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.
(İkinci fıkra mülga: 3.10.2001-4709/10 md.)
Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri
hükümleri uygulanır.
Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana
teşvik eder nitelikte olan veya Devlete ait gizli bilgilere ilişkin
bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı
amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri
uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım hâkim kararıyla;
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı
merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu kararını
en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir. Yetkili hâkim bu
kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı
hükümsüz sayılır.
Yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için,
kanunla belirtilecek sınırlar içinde, hâkim tarafından verilen kararlar
saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım yasağı konamaz.
Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma
veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hâkim kararıyla; Devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu
düzeninin, genel ahlâkın korunması ve suçların önlenmesi bakımından
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı
merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma kararı veren yetkili merci, bu
kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir; hâkim bu
kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma kararı
hükümsüz sayılır.
Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması
sebebiyle zapt ve müsaderesinde genel hükümler uygulanır.
Türkiye’de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine, millî güvenliğe ve
genel ahlâka aykırı yayımlardan mahkûm olma halinde, mahkeme kararıyla
geçici olarak kapatılabilir. Kapatılan süreli yayının açıkça devamı
niteliğini taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar hâkim kararıyla
toplatılır.
B. Süreli ve süresiz yayın hakkı
MADDE 29. – Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve malî teminat
yatırma şartına bağlanamaz.
Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin,
kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve
belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, yayının
durdurulması için mahkemeye başvurur.
Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları, malî kaynakları ve
gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber,
düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya
zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, malî ve teknik şartlar koyamaz.
Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin veya bunlara
bağlı kurumların araç ve imkânlarından eşitlik esasına göre yararlanır.
C. Basın araçlarının korunması
MADDE 30. – (Değişik: 7.5.2004-5170/4 md.)Kanuna uygun şekilde basın
işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç
aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten
alıkonulamaz.
D. Kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme
araçlarından yararlanma hakkı
MADDE 31. – Kişiler ve siyasî partiler, kamu tüzelkişilerinin elindeki
basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına
sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/11 md.)Kanun, millî güvenlik, kamu düzeni,
genel ahlâk ve sağlığın korunması sebepleri dışında, halkın bu araçlarla
haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe
oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.
E. Düzeltme ve cevap hakkı
MADDE 32. – Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve
şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar
yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine
hâkim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün
içerisinde karar verilir.
XI. Toplantı hak ve hürriyetleri
A. Dernek kurma hürriyeti
MADDE 33. –(Değişik: 23.7.1995-4121/2 md.; 3.10.2001-4709/12 md.)
Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da
üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının
hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve
usuller kanunda gösterilir.
Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya
faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç
işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği
hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten
men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içinde
görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde
açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına
ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla
sınırlamalar getirilmesine engel değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.
B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı
MADDE 34. – (Değişik: 3.10.2001-4709/13 md.) Herkes, önceden izin
almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme
hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni,
suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla
sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
XII. Mülkiyet hakkı
MADDE 35. – Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
XIII. Hakların korunması ile ilgili hükümler
A. Hak arama hürriyeti
MADDE 36. – (Değişik: 3.10.2001-4709/14 md.) Herkes, meşrû vasıta ve
yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya
davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
B. Kanunî hâkim güvencesi
MADDE 37. – Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci
önüne çıkarılamaz.
Bir kimseyi kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma
sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar
MADDE 38. – Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç
saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği
zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza
verilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da
yukarıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir
beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
(Ek: 3.10.2001-4709/15 md.) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular,
delil olarak kabul edilemez.
Ceza sorumluluğu şahsîdir.
(Ek: 3.10.2001-4709/15 md.)Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir
yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.
(Mülga: 7.5.2004-5170/5 md.)
(Değişik: 7.5.2004-5170/5 md.)Ölüm cezası ve genel müsadere cezası
verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide
uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla
istisnalar getirilebilir.
(Değişik: 7.5.2004-5170/5 md.)Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın
gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle
yabancı bir ülkeye verilemez.
XIV. İspat hakkı
MADDE 39. – Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve
hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı
açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına
sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat
olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı
bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
XV. Temel hak ve hürriyetlerin korunması
MADDE 40. – Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen
herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını
isteme hakkına sahiptir.
(Ek: 3.10.2001-4709/16 md.)Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi
kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek
zorundadır.
Kişinin, resmî görevliler tarafından vâki haksız işlemler sonucu
uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu
olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler
I. Ailenin korunması ve çocuk hakları [1]
Madde 41.– (Ek: 03.10.2001-4709/17 md.)Aile, Türk toplumunun temelidir
ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların
korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için
gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.
(Ek: 7/5/2010-5982/4 md.)Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma,
yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve
doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.
Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu
tedbirleri alır.
II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi
MADDE 42. – Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş
bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında
yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan
kaldırmaz.
İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet
okullarında parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet
okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla
düzenlenir.
Devlet, maddî imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini
sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları
yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları
topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.
Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve
inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle
olursa olsun engellenemez.
Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk
vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve
öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim
ve öğretim yapan okulların tâbi olacağı esaslar kanunla düzenlenir.
Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.
III. Kamu yararı
A. Kıyılardan yararlanma
MADDE 43. – Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını
çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı
gözetilir.
Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve
kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir.
B. Toprak mülkiyeti
MADDE 44. – Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve
geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya
yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak
amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım
bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir.
Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması,
üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı
servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında
başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları
tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın
Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
C. Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması
MADDE 45. – Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı
kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması
ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak
maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve
gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.
Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek
değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.
D. Kamulaştırma
MADDE 46. – (Değişik: 3.10.2001-4709/18 md.) Devlet ve kamu
tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek
karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz
malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere
göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya
yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve
peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji
ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni
ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla
kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir.
Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme
süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük
çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.
İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple
ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en
yüksek faiz uygulanır.
E. Devletleştirme ve özelleştirme
MADDE 47. – Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu
yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.
Devletleştirme gerçek karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın
hesaplanma tarzı ve usulleri kanunla düzenlenir.
(Ek: 13.8.1999-4446/1 md.)Devletin, kamu iktisadî teşebbüslerinin ve
diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların
özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir.
(Ek: 13.8.1999-4446/1 md.)Devlet, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer
kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden
hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere
yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla belirlenir.
IV. Çalışma ve sözleşme hürriyeti
MADDE 48. – Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine
sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal
amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını
sağlayacak tedbirleri alır.
V. Çalışma ile ilgili hükümler
A. Çalışma hakkı ve ödevi
MADDE 49. – Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/19 md.)Devlet, çalışanların hayat seviyesini
yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri
korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik
bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri
alır.
(Üçüncü fıkra mülga: 3.10.2001-4709/19 md.)
B. Çalışma şartları ve dinlenme hakkı
MADDE 50. – Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde
çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî yetersizliği olanlar çalışma
şartları bakımından özel olarak korunurlar.
Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.
Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve
şartları kanunla düzenlenir.
C. Sendika kurma hakkı
Madde 51.– (Değişik: 03.10.2001-4709/20 md.)Çalışanlar ve işverenler,
üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve
menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın
sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve
üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya
üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hak ve
özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Sendika kurma hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve
usuller kanunda gösterilir.
(Dördüncü fıkra mülga: 7/5/2010-5982/5 md.)
İşçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu alandaki haklarının
kapsam, istisna ve sınırları gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak
kanunla düzenlenir.
Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri,
Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı olamaz.
D. Sendikal faaliyet
MADDE 52. – (Mülga: 23.7.1995-4121/3 md.)
VI. Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt
A. Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı [2]
MADDE 53. – İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal
durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş
sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
(Ek: 7/5/2010-5982/6 md.)Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu
sözleşme yapma hakkına sahiptirler.
Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar
Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem
Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.
Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden
yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü,
toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri
Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar
kanunla düzenlenir.
B. Grev hakkı ve lokavt
MADDE 54. – Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık
çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler. Bu hakkın
kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile
kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir.
Grev hakkı ve lokavt iyi niyet kurallarına aykırı tarzda, toplum
zararına ve millî serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz.
(Üçüncü fıkra mülga: 7/5/2010-5982/7 md.)
Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve
işyerleri kanunla düzenlenir.
Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda
ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür.
Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna
başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş
sözleşmesi hükmündedir.
Yüksek Hakem Kurulunun kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.
(Yedinci fıkra mülga: 7/5/2010-5982/7 md.)
Greve katılmayanların işyerinde çalışmaları, greve katılanlar tarafından
hiç bir şekilde engellenemez.
VII. Ücrette adalet sağlanması
MADDE 55. – Ücret emeğin karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde
etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli
tedbirleri alır.
(Değişik: 3.10.2001-4709/21 md.)Asgarî ücretin tespitinde çalışanların
geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde bulundurulur.
VIII. Sağlık, çevre ve konut
A. Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması
MADDE 56. – Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına
sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini
önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini
sağlamak; insan ve maddegücünde tasarruf ve verimi artırarak,
işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden
planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal
kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.
Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla
genel sağlık sigortası kurulabilir.
B. Konut hakkı
MADDE 57. – Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten
bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri
alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.
IX. Gençlik ve spor
A. Gençliğin korunması
MADDE 58. – Devlet, istiklâl ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği
gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları
doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü
ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini
sağlayıcı tedbirleri alır.
Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk,
kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için
gerekli tedbirleri alır.
B. Sporun geliştirilmesi
MADDE 59. – Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh
sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını
teşvik eder.
Devlet başarılı sporcuyu korur.
X. Sosyal güvenlik hakları
A. Sosyal güvenlik hakkı
MADDE 60. – Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı
kurar.
B. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler
MADDE 61. – Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle,
malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat
seviyesi sağlar.
Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını
sağlayıcı tedbirleri alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer
haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her
türlü tedbiri alır.
Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.
C. Yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşları
MADDE 62. – Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile
birliğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal
güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda
dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri alır.
XI. Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması
MADDE 63. – Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve
değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici
tedbirleri alır.
Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek
sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve
tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.
XII. Sanatın ve sanatçının korunması
MADDE 64. – Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat
eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve
sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.
XIII. Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları(*)
MADDE 65. – (Değişik: 3.10.2001-4709/22 md.) Devlet, sosyal ve ekonomik
alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına
uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde
yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Siyasî Haklar ve Ödevler
I. Türk vatandaşlığı
MADDE 66. – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes
Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. (Son cümle mülga:
3.10.2001-4709/23 md.)
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda
belirtilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça
vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu
kapatılamaz.
II. Seçme, seçilme ve siyasî faaliyette bulunma hakları
MADDE 67. – Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak,
seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî
faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
(Değişik: 23.7.1995-4121/5 md.)Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit,
gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre,
yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan
Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun,
uygulanabilir tedbirleri belirler.
(Değişik: 17.5.1987-3361/1 md.; 23.7.1995-4121/5 md.)Onsekiz yaşını
dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına
sahiptir.
Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.
(Değişik: 23.7.1995-4121/5 md.; 3.10.2001-4709/24 md.)Silah altında
bulunan er ve erbaşlar ile askerî öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm
giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy
kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde oy kullanılması ve
oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması gerekli
tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli
hâkimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır.
(Ek: 23.7.1995-4121/5 md.) Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde
istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir.
(Ek: 3.10.2001-4709/24 md.)Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler,
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde
uygulanmaz.
III. Siyasî partilerle ilgili hükümler
A. Parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma
MADDE 68. –(Değişik: 23.7.1995-4121/6 md.) Vatandaşlar, siyasî parti
kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına
sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş olmak
gerekir.
Siyasî partiler, demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Siyasî partiler önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun
hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.
Siyasî partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin
bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan
haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine,
demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre
diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve
yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.
Hâkimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları,
kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları
hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri,
Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasî
partilere üye olamazlar.
Yükseköğretim elemanlarının siyasî partilere üye olmaları ancak kanunla
düzenlenebilir. Kanun bu elemanların, siyasî partilerin merkez organları
dışında kalan parti görevi almalarına cevaz veremez ve parti üyesi
yükseköğretim elemanlarının yükseköğretim kurumlarında uyacakları
esasları belirler.
Yükseköğretim öğrencilerinin siyasî partilere üye olabilmelerine ilişkin
esaslar kanunla düzenlenir.
Siyasî partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça malî yardım yapar.
Partilere yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların
tabi olduğu esaslar kanunla düzenlenir.
B. Siyasî partilerin uyacakları esaslar
MADDE 69. – (Değişik: 23.7.1995-4121/7 md.) Siyasî partilerin
faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi
ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.
Siyasî partiler, ticarî faaliyetlere girişemezler.
Siyasî partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması
gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa
Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin
kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık
halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesi,
bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan yardım sağlar. Anayasa
Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir.
Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı
dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.
Bir siyasî partinin tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü
fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı
verilir.
Bir siyasî partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı
eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki
fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince
tespit edilmesi halinde karar verilir. (Ek cümle: 3.10.2001-4709/25 md.)
Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir
şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan
veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet
Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya
açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti
organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin
odağı haline gelmiş sayılır.
(Ek: 3.10.2001-4709/25 md.)Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre
temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili
siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun
bırakılmasına karar verebilir.
Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.
Bir siyasî partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle
sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli
kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî Gazetede gerekçeli olarak
yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu,
üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar.
Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda
olmayan gerçek ve tüzelkişilerden maddî yardım alan siyasî partiler
temelli olarak kapatılır.
(Değişik: 3.10.2001-4709/25 md.)Siyasî partilerin kuruluş ve
çalışmaları, denetlenmeleri, kapatılmaları ya da Devlet yardımından
kısmen veya tamamen yoksun bırakılmaları ile siyasî partilerin ve
adayların seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde
kanunla düzenlenir.
IV. Kamu hizmetlerine girme hakkı
A. Hizmete girme
MADDE 70. – Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım
gözetilemez.
B. Mal bildirimi
MADDE 71. – Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları ve bu
bildirimlerin tekrarlanma süreleri kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme
organlarında görev alanlar, bundan istisna edilemez.
V. Vatan hizmeti
MADDE 72. – Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin
Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği
veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.
VI. Vergi ödevi
MADDE 73. – Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre,
vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal
amacıdır.
Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur,
değiştirilir veya kaldırılır.
Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar
ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği
yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar
Kuruluna verilebilir.
VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı [3]
MADDE 74. – (Ek: 03.10.2001-4709/26 md.)Vatandaşlar ve karşılıklılık
esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle
veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve
Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.
(Ek: 03.10.2001-4709/26 md.)Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu,
gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.
(Üçüncü fıkra mülga: 7/5/2010-5982/8 md.)
(Ek: 7/5/2010-5982/8 md.)Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
Kamu Başdenetçisi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gizli oyla
dört yıl için seçilir. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve
üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada
salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için
dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan aday
seçilmiş olur.
Bu maddede sayılan hakların kullanılma biçimi, Kamu Denetçiliği
Kurumunun kuruluşu, görevi, çalışması, inceleme sonucunda yapacağı
işlemler ile Kamu Başdenetçisi ve kamu denetçilerinin nitelikleri,
seçimi ve özlük haklarına ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Cumhuriyetin Temel Organları
BİRİNCİ BÖLÜM
Yasama
I. Türkiye Büyük Millet Meclisi
A. Kuruluşu
MADDE 75. – (Değişik: 17.5.1987 - 3361/2 md; 23.7.1995 - 4121/8
md.)Türkiye Büyük Millet Meclisi genel oyla seçilen beşyüzelli
milletvekilinden oluşur.
B. Milletvekili seçilme yeterliliği
MADDE 76. – (Değişik : 13.10.2006 - 5551/1 md.) Yirmibeş yaşını dolduran
her Türk milletvekili seçilebilir.
(Değişik : 27.12.2002 - 4777/1 md.)En az ilkokul mezunu olmayanlar,
kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanlar, kamu
hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha
fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet,
ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı
kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık,
resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa
vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik
suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile
milletvekili seçilemezler.
Hâkimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim
kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu
kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları
hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve
Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar
ve milletvekili seçilemezler.
C. Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçim dönemi
MADDE 77. – (Değişik: 31.5.2007 - 5678/1 md.) Türkiye Büyük Millet
Meclisinin seçimleri dört yılda bir yapılır.
Meclis, bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar verebileceği gibi,
Anayasada belirtilen şartlar altında Cumhurbaşkanınca verilecek karara
göre de seçimler yenilenir. Süresi biten milletvekili yeniden
seçilebilir.
Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin
seçilmesine kadar sürer.
D. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin geriye bırakılması ve ara
seçimleri
MADDE 78. – Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân
görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye
bırakılmasına karar verebilir.
Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre
bu işlem tekrarlanabilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara
seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel
seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan
üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara
seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir.
Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi yapılamaz.
(Ek : 27.12.2002 - 4777/2 md.)Yukarıda yazılı hallerden ayrı olarak, bir
ilin veya seçim çevresinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde üyesinin
kalmaması halinde, boşalmayı takip eden doksan günden sonraki ilk Pazar
günü ara seçim yapılır. Bu fıkra gereği yapılacak seçimlerde Anayasanın
127 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.
E. Seçimlerin genel yönetim ve denetimi
MADDE 79. – Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi
altında yapılır.
(Değişik: 31.5.2007 - 5678/2 md.) Seçimlerin başlamasından bitimine
kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün
işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim
konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme
ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim
tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçimi tutanaklarını kabul etme görevi
Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine
başka bir mercie başvurulamaz.
Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri
kanunla düzenlenir.
Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin
altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri
arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu
üyeler, salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir başkan ve bir
başkanvekili seçerler.
Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından
ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve
Başkanvekili ad çekmeye girmezler.
(Değişik: 31.5.2007 - 5678/2 md.) Anayasa değişikliklerine ilişkin
kanunların halkoyuna sunulması Cumhurbaşkanının halk tarafından
seçilmesi işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de milletvekili
seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur.
F. Üyelikle ilgili hükümler
1. Milletin temsili
MADDE 80. – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi
veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler.
2. Andiçme
MADDE 81. – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken
aşağıdaki şekilde andiçerler :
“Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez
bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma;
hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve
inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî
dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel
hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan
ayrılmayacağıma; büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine
andiçerim.”
3. Üyelikle bağdaşmayan işler
MADDE 82. – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer kamu
tüzelkişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda; Devletin veya diğer kamu
tüzelkişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı
teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir kaynakları ve özel imkânları
kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerin ve Devletten yardım
sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve
katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında
görev alamazlar, vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan
veya dolaylı olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif, inha,
atama veya onamasına bağlı resmî veya özel herhangi bir işle
görevlendirilemezler. Bir üyenin belli konuda ve altı ayı aşmamak üzere
Bakanlar Kurulunca verilecek geçici bir görevi kabul etmesi, Meclisin
kararına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ile bağdaşmayan diğer görev ve
işler kanunla düzenlenir.
4. Yasama dokunulmazlığı
MADDE 83. – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis
çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri
düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce
başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa
vurmaktan sorumlu tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir
milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez,
tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve
seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14
üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu halde yetkili
makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine
bildirmek zorundadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra
verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona
ermesine bırakılır; üyelik süresince zamanaşımı işlemez.
Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin
yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasî parti gruplarınca, yasama
dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
5. Milletvekilliğinin düşmesi [4]
Madde 84.– (Değişik: 23/7/1995-4121/9 md.)İstifa eden milletvekilinin
milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit edildikten sonra, Türkiye
Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır.
Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu
husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur.
82 nci maddeye göre milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya
hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin
düşmesine, yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel
Kurul gizli oyla karar verir.
Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içerisinde
toplam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin
düşmesine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine,
Genel Kurulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla karar
verilebilir.
(Beşinci fıkra mülga: 7/5/2010-5982/9 md.)
6. İptal istemi
MADDE 85. – (Değişik: 23.7.1995 - 4121/10 md.) Yasama dokunulmazlığının
kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine 84 üncü maddenin
birinci, üçüncü veya dördüncü fıkralarına göre karar verilmiş olması
hallerinde, Meclis Genel Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak
yedi gün içerisinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili,
kararın, Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptali
için Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini
onbeş gün içerisinde kesin karara bağlar.
7. Ödenek ve yolluklar
MADDE 86. – (Değişik: 21.11.2001-4720/1 md.)Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemleri kanunla düzenlenir.
Ödeneğin aylık tutarı, en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu
miktarı, yolluk da ödenek miktarının yarısını aşamaz. Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri ile bunların emeklileri T.C. Emekli Sandığı ile
ilgilendirilirler ve üyeliği sona erenlerin istekleri halinde ilgileri
devam eder.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar,
kendilerine T.C. Emekli Sandığı tarafından bağlanan emekli aylığı ve
benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez.
Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir.
II. Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri
A. Genel olarak
MADDE 87. –(Değişik: 3.10.2001-4709/28 md., 7.5.2004-5170/6 md.)Türkiye
Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve
kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna
belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe
ve kesinhesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek; para
basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların
onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına
karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri
kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.
B. Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi
MADDE 88. – Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri
yetkilidir.
Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme
usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir.
C. Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması
MADDE 89. – Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen
kanunları onbeş gün içinde yayımlar.
(Değişik: 3.10.2001-4709/29 md.)Yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun
bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği
gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisine
geri gönderir. Cumhurbaşkanınca kısmen uygun bulunmama durumunda,
Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece uygun bulunmayan maddeleri
görüşebilir. Bütçe kanunları bu hükme tâbi değildir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse,
kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni
bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise
geri gönderebilir.
Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümler saklıdır.
D. Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma
MADDE 90. – Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve
milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Ekonomik, ticarî veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı
aşmayan andlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek,
kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına
dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde bu
andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet
Meclisinin bilgisine sunulur.
Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun
verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticarî, teknik veya idarî
andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu
yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan ekonomik, ticarî veya özel
kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe
konulamaz.
Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında
birinci fıkra hükmü uygulanır.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun
hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa
Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7.5.2004-5170/7 md.)Usulüne göre
yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası
andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle
çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas
alınır.
E. Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verme
MADDE 91. – Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun
hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim ve
olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci
ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri
ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde
kararnamelerle düzenlenemez.
Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını,
kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazla
kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir.
Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi veya yasama döneminin bitmesi,
belli süre için verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz.
Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından
süre bitiminden önce onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğu veya
süre bitimine kadar devam ettiği de belirtilir.
Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde, Cumhurbaşkanının Başkanlığında
toplanan Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkin
hükümler saklıdır.
Kanun hükmünde kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün
yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak daha
sonraki bir tarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler, Türkiye
Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve
ivedikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan
kararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilen
kararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlükten
kalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş
hükümleri, bu değişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe
girer.
F. Savaş hali ilânı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme
MADDE 92. – Milletlerarası hukukun meşrû saydığı hallerde savaş hali
ilânına ve Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya
milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk
Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı
silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye
Büyük Millet Meclisinindir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani
bir silahlı saldırıya uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet
kullanılmasına derhal karar verilmesinin kaçınılmaz olması halinde
Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar
verebilir.
III. Türkiye Büyük Millet Meclisinin faaliyetleri ile ilgili hükümler
A. Toplanma ve tatil
MADDE 93. – (Değişik birinci fıkra: 23.7.1995 - 4121/11 md.) Türkiye
Büyük Millet Meclisi, her yıl Ekim ayının ilk günü kendiliğinden
toplanır.
Meclis, bir yasama yılında en çok üç ay tatil yapabilir; ara verme veya
tatil sırasında, doğrudan doğruya veya Bakanlar Kurulunun istemi
üzerine, Cumhurbaşkanınca toplantıya çağrılır.
Meclis Başkanı da doğrudan doğruya veya üyelerin beşte birinin yazılı
istemi üzerine, Meclisi toplantıya çağırır.
Ara verme veya tatil sırasında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde,
öncelikle bu toplantıyı gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya
tatile devam edilemez.
B. Başkanlık Divanı
MADDE 94. – Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı, Meclis
üyeleri arasından seçilen Meclis Başkanı, Başkanvekilleri, Kâtip Üyeler
ve İdare Amirlerinden oluşur.
Başkanlık Divanı, Meclisteki siyasî parti gruplarının üye sayısı
oranında Divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur. Siyasî parti
grupları Başkanlık için aday gösteremezler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı için, bir yasama döneminde
iki seçim yapılır.(Değişik: 7/5/2010-5982/10 md.) İlk seçilenlerin görev
süresi iki yıldır, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi ise o
yasama döneminin sonuna kadar devam eder.
(Değişik: 03.10.2001-4709/30 md.)Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan
adayları, Meclis üyeleri içinden, Meclisin toplandığı günden itibaren
beş gün içinde, Başkanlık Divanına bildirilir. Başkan seçimi gizli oyla
yapılır. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada
üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk
sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama
yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, Başkan seçilmiş olur.
Başkan seçimi, aday gösterme süresinin bitiminden itibaren, beş gün
içinde tamamlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekillerinin, Kâtip Üyelerinin ve
İdare Amirlerinin adedi, seçim nisabı, oylama sayısı ve usulleri, Meclis
İçtüzüğünde belirlenir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi
bulundukları siyasî partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya
dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller dışında,
Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan ve oturumu yöneten
Başkanvekili oy kullanamazlar.
C. İçtüzük, siyasî parti grupları ve kolluk işleri
MADDE 95. – Türkiye Büyük Millet Meclisi, çalışmalarını, kendi yaptığı
İçtüzük hükümlerine göre yürütür.
İçtüzük hükümleri, siyasî parti gruplarının, Meclisin bütün
faaliyetlerine üye sayısı oranında katılmalarını sağlayacak yolda
düzenlenir. Siyasî parti grupları, en az yirmi üyeden meydana gelir.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün bina, tesis, eklenti ve arazisinde
kolluk ve yönetim hizmetleri Meclis Başkanlığı eliyle düzenlenir ve
yürütülür. Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri için yeteri kadar kuvvet
ilgili makamlarca Meclis Başkanlığına tahsis edilir.
D. Toplantı ve karar yeter sayısı
MADDE 96. – (Değişik: 31.5.2007 - 5678/3 md.) Türkiye Büyük Millet
Meclisi, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tamsayısının en az
üçte biri ile toplanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasada başkaca
bir hüküm yoksa toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir;
ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin
bir fazlasından az olamaz.
Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin katılamadıkları
oturumlarında, kendileri yerine oy kullanmak üzere bir bakana yetki
verebilirler. Ancak bir bakan kendi oyu ile birlikte en çok iki oy
kullanabilir.
E. Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması
MADDE 97. – Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki görüşmeler
açıktır ve tutanak dergisinde tam olarak yayımlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzük hükümlerine göre kapalı oturumlar
yapabilir, bu oturumlardaki görüşmelerin yayımı Türkiye Büyük Millet
Meclisi kararına bağlıdır.
Meclisteki açık görüşmelerin, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi
üzerine Meclisce başkaca bir karar alınmadıkça, her türlü vasıta ile
yayımı serbesttir.
IV. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları
A. Genel olarak
MADDE 98. – Türkiye Büyük Millet Meclisi soru, Meclis araştırması, genel
görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması yollarıyla denetleme yetkisini
kullanır.
Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak
üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi istemekten ibarettir.
Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan
incelemeden ibarettir.
Genel görüşme, toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir
konunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülmesidir.
Soru, Meclis araştırması ve genel görüşme ile ilgili önergelerin verilme
şekli, içeriği ve kapsamı ile cevaplandırılma, görüşme ve araştırma
yöntemleri Meclis İçtüzüğü ile düzenlenir.
B. Gensoru
MADDE 99. – Gensoru önergesi, bir siyasî parti grubu adına veya en az
yirmi milletvekilinin imzasıyla verilir.
Gensoru önergesi, verilişinden sonraki üç gün içinde bastırılarak
üyelere dağıtılır; dağıtılmasından itibaren on gün içinde gündeme alınıp
alınmayacağı görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri,
siyasî parti grupları adına birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına
Başbakan veya bir bakan konuşabilir.
Gündeme alma kararıyla birlikte, gensorunun görüşülme günü de belli
edilir; ancak, gensorunun görüşülmesi, gündeme alma kararının verildiği
tarihten başlayarak iki gün geçmedikçe yapılamaz ve yedi günden sonraya
bırakılamaz.
Gensoru görüşmeleri sırasında üyelerin veya grupların verecekleri
gerekçeli güvensizlik önergeleri veya Bakanlar Kurulunun güven isteği,
bir tam gün geçtikten sonra oylanır.
Bakanlar Kurulunun veya bir bakanın düşürülebilmesi, üye tamsayısının
salt çoğunluğuyla olur; oylamada yalnız güvensizlik oyları sayılır.
Meclis çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesi amacına ve yukarıdaki
ilkelere uygun olmak kaydıyla gensoru ile ilgili diğer hususlar
İçtüzükte belirlenir.
C. Meclis soruşturması
MADDE 100. –(Değişik: 3.10.2001-4709/31 md.) Başbakan veya bakanlar
hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az onda
birinin vereceği önerge ile, soruşturma açılması istenebilir. Meclis, bu
istemi en geç bir ay içinde görüşür ve gizli oyla karara bağlar.
Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasî
partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç
katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her parti için ayrı ayrı ad
çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik bir komisyon tarafından
soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki
ay içinde Meclise sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde,
komisyona iki aylık yeni ve kesin bir süre verilir.(Ek cümle:
3.10.2001-4709/31 md.)Bu süre içinde raporun Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına teslimi zorunludur.
(Değişik: 3.10.2001-4709/31 md.)Rapor Başkanlığa verildiği tarihten
itibaren on gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde
görüşülür ve gerek görüldüğü takdirde ilgilinin Yüce Divana sevkine
karar verilir. Yüce Divana sevk kararı ancak üye tamsayısının salt
çoğunluğunun gizli oyuyla alınır.
Meclisteki siyasî parti gruplarında, Meclis soruşturması ile ilgili
görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Yürütme
I. Cumhurbaşkanı
A. Nitelikleri ve tarafsızlığı
MADDE 101. – (Değişik: 31.5.2007-5678/4md )
Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme
yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir.
Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa
Cumhurbaşkanı seçilebilir.
Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içinden veya
Meclis dışından aday gösterilebilmesi yirmi milletvekilinin yazılı
teklifi ile mümkündür. Ayrıca, en son yapılan milletvekili genel
seçimlerinde geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında yüzde onu
geçen siyasi partiler ortak aday gösterebilir.
Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.
B. Seçimi
MADDE 102. – (Değişik: 31.5.2007-5678/5md )
Cumhurbaşkanı seçimi, Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından
önceki altmış gün içinde; makamın herhangi bir sebeple boşalması halinde
ise boşalmayı takip eden altmış gün içinde tamamlanır.
Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday
Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu
oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya,
ilk oylamada en çok oy almış bulunan iki aday katılır ve geçerli oyların
çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.
İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin ölümü veya
seçilme yeterliğini kaybetmesi halinde; ikinci oylama, boşalan adaylığın
birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. İkinci
oylamaya tek adayın kalması halinde, bu oylama referandum şeklinde
yapılır. Aday, geçerli oyların çoğunluğunu aldığı takdirde Cumhurbaşkanı
seçilmiş olur.
Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan
Cumhurbaşkanının görevi devam eder.
Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usûl ve esaslar kanunla düzenlenir.
C. Andiçmesi
MADDE 103. – Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet
Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer :
“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve
milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini
koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke
ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin
huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin
insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden
ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak,
yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için
bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda,
namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”
D. Görev ve yetkileri
MADDE 104. – Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye
Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın
uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını
gözetir.
Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak
yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır :
a) Yasama ile ilgili olanlar :
Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet
Meclisinde açılış konuşmasını yapmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak,
Kanunları yayımlamak,
Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri
göndermek,
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde
halkoyuna sunmak,
Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil
veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde
iptal davası açmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,
b) Yürütme alanına ilişkin olanlar :
Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek,
Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek,
Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar
Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak,
Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye
Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek,
Milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin
Başkomutanlığını temsil etmek,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek,
Genelkurmay Başkanını atamak,
Millî Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak,
Millî Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek,
Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya
olağanüstü hal ilân etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak,
Kararnameleri imzalamak,
Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin
cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,
Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak,
Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırtmak,
Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek,
Üniversite rektörlerini seçmek,
c) Yargı ile ilgili olanlar :
Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Askerî
Yargıtay üyelerini, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek.
Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama
görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.
E. Sorumluluk ve sorumsuzluk hali
MADDE 105. – Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve
ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek başına yapabileceği
belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları, Başbakan ve ilgili
bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan
sorumludur.
Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa
Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz.
Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az
dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır.
F. Cumhurbaşkanına vekillik etme
MADDE 106. – Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi
sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, görevine
dönmesine kadar, ölüm, çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanlığı
makamının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve
Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.
G. Cumhurbaşkanı Genel Sekreterliği
MADDE 107. – Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin kuruluşu, teşkilat
ve çalışma esasları, personel atama işlemleri Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi ile düzenlenir.
H. Devlet Denetleme Kurulu
MADDE 108. – İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde
yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla,
Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu,
Cumhurbaşkanının isteği üzerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve
sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her
türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her
düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı
derneklerle vakıflarda, her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeleri
yapar.
Silahlı Kuvvetler ve yargı organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev
alanı dışındadır.
Devlet Denetleme Kurulunun üyeleri ve üyeleri içinden Başkanı, kanunda
belirlenen nitelikteki kişiler arasından, Cumhurbaşkanınca atanır.
Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer
özlük işleri, kanunla düzenlenir.
II. Bakanlar Kurulu
A. Kuruluş
MADDE 109. – Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur.
Başbakan, Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri
arasından atanır.
Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili seçilme
yeterliğine sahip olanlar arasından Başbakanca seçilir ve
Cumhurbaşkanınca atanır; gerektiğinde Başbakanın önerisi üzerine
Cumhurbaşkanınca görevlerine son verilir.
B. Göreve başlama ve güvenoyu
MADDE 110. – Bakanlar Kurulunun listesi tam olarak Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise toplantıya
çağrılır.
Bakanlar Kurulunun programı, kuruluşundan en geç bir hafta içinde
Başbakan veya bir bakan tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisinde
okunur ve güvenoyuna başvurulur. Güvenoyu için görüşmeler, programın
okunmasından iki tam gün geçtikten sonra başlar ve görüşmelerin
bitiminden bir tam gün geçtikten sonra oylama yapılır.
C. Görev sırasında güvenoyu
MADDE 111. – Başbakan, gerekli görürse, Bakanlar Kurulunda görüştükten
sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisinden güven isteyebilir.
Güven istemi, Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirilmesinden bir tam
gün geçmedikçe görüşülemez ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün
geçmedikçe oya konulamaz.
Güven istemi, ancak üye tamsayısının salt çoğunluğuyla reddedilebilir.
D. Görev ve siyasî sorumluluk
MADDE 112. – Başbakan, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak, bakanlıklar
arasında işbirliğini sağlar ve hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini
gözetir. Bakanlar Kurulu, bu siyasetin yürütülmesinden birlikte
sorumludur.
Her bakan, Başbakana karşı sorumlu olup ayrıca kendi yetkisi içindeki
işlerden ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden de sorumludur.
Başbakan, bakanların görevlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak
yerine getirilmesini gözetmek ve düzeltici önlemleri almakla yükümlüdür.
Bakanlar Kurulu üyelerinden milletvekili olmayanlar; 81 inci maddede
yazılı şekilde Millet Meclisi önünde andiçerler ve bakan sıfatını
taşıdıkları sürece milletvekillerinin tabi oldukları kayıt ve şartlara
uyarlar ve yasama dokunulmazlığına sahip bulunurlar. Bunlar Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri gibi ödenek ve yolluk alırlar.
E. Bakanlıkların kurulması ve bakanlar
MADDE 113. – Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri
ve teşkilatı kanunla düzenlenir.
Açık olan bakanlıklarla izinli veya özürlü olan bir bakana, diğer bir
bakan geçici olarak vekillik eder. Ancak, bir bakan birden fazlasına
vekillik edemez.
Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile Yüce Divana verilen bir bakan
bakanlıktan düşer. Başbakanın Yüce Divana sevki halinde hükümet istifa
etmiş sayılır.
Herhangi bir sebeple boşalan bakanlığa en geç onbeş gün içinde atama
yapılır.
F. Seçimlerde geçici Bakanlar Kurulu
MADDE 114. – Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerinden önce,
Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları çekilir. Seçimin başlangıç
tarihinden üç gün önce; seçim dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine
karar verilmesi halinde ise, bu karardan başlayarak beş gün içinde, bu
bakanlıklara Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan
bağımsızlar Başbakanca atanır.
116 ncı maddegereğince seçimlerin yenilenmesine karar verildiğinde
Bakanlar Kurulu çekilir ve Cumhurbaşkanı geçici Bakanlar Kurulunu kurmak
üzere bir Başbakan atar.
Geçici Bakanlar Kuruluna, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları
Türkiye Büyük Millet Meclisindeki veya Meclis dışındaki bağımsızlardan
olmak üzere, siyasî parti gruplarından, oranlarına göre üye alınır.
Siyasî parti gruplarından alınacak üye sayısını Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanı tespit ederek Başbakana bildirir. Teklif edilen
bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer yerine, Türkiye
Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar atanır.
Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının Resmî Gazetede ilânından
itibaren beş gün içinde kurulur.
Geçici Bakanlar Kurulu için güvenoyuna başvurulmaz.
Geçici Bakanlar Kurulu seçim süresince ve yeni Meclis toplanıncaya kadar
vazife görür.
G. Tüzükler
MADDE 115. – Bakanlar Kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek veya
emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştayın
incelemesinden geçirilmek şartıyla tüzükler çıkarabilir.
Tüzükler, Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar gibi yayımlanır.
H. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin Cumhurbaşkanınca
yenilenmesi
MADDE 116. – Bakanlar Kurulunun, 110 uncu maddede belirtilen güvenoyunu
alamaması ve 99 uncu veya 111 inci maddeler uyarınca güvensizlik oyuyla
düşürülmesi hallerinde; kırkbeş gün içinde yeni Bakanlar Kurulu
kurulamadığı veya kurulduğu halde güvenoyu alamadığı takdirde
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak,
seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.
Başbakanın güvensizlik oyu ile düşürülmeden istifa etmesi üzerine
kırkbeş gün içinde veya yeni seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisinde
Başkanlık Divanı seçiminden sonra yine kırkbeş gün içinde Bakanlar
Kurulunun kurulamaması hallerinde de Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanına danışarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.
Yenilenme kararı Resmî Gazetede yayımlanır ve seçime gidilir.
İ. Millî Savunma
1. Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı
MADDE 117. – Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevî
varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.
Millî güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına
hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu
sorumludur.
Genelkurmay Başkanı; Silahlı Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta
Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir.
Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine,
Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı
sorumludur.
Millî Savunma Bakanlığının, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet
Komutanlıkları ile görev ilişkileri ve yetki alanı kanunla düzenlenir.
2. Millî Güvenlik Kurulu
MADDE 118. – (Değişik: 3.10.2001-4709/32 md.)Millî Güvenlik Kurulu;
Cumhurbaşkanının başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Başbakan
yardımcıları, Adalet, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları,
Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel
Komutanından kurulur.
Gündemin özelliğine göre Kurul toplantılarına ilgili bakan ve kişiler
çağrılıp görüşleri alınabilir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/32 md.)Millî Güvenlik Kurulu; Devletin millî
güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili alınan
tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonunun sağlanması konusundaki
görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir. Kurulun, Devletin varlığı ve
bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve
güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere
ait kararlar Bakanlar Kurulunca değerlendirilir.
Millî Güvenlik Kurulunun gündemi; Başbakan ve Genelkurmay Başkanının
önerileri dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca düzenlenir.
Cumhurbaşkanı katılamadığı zamanlar Millî Güvenlik Kurulu Başbakanın
başkanlığında toplanır.
Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri
kanunla düzenlenir.
III. Olağanüstü yönetim usulleri
A. Olağanüstü haller
1. Tabiî afet ve ağır ekonomik bunalım sebebiyle olağanüstü hal ilânı
MADDE 119. – Tabiî afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik
bunalım hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulu, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde süresi
altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilân edebilir.
2. Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddî şekilde
bozulması sebepleriyle olağanüstü hal ilânı
MADDE 120. – Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak
ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine
ait ciddî belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle
kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı
başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik Kurulunun da
görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya
bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilân edebilir.
3. Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme
MADDE 121. – Anayasanın 119 ve 120 nci maddeleri uyarınca olağanüstü hal
ilânına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmî Gazetede yayımlanır ve
hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük
Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağırılır. Meclis,
olağanüstü hal süresini değiştirebilir, Bakanlar Kurulunun istemi
üzerine, her defasında dört ayı geçmemek üzere, süreyi uzatabilir veya
olağanüstü hali kaldırabilir.
119 uncu maddeuyarınca ilân edilen olağanüstü hallerde vatandaşlar için
getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile olağanüstü hallerin
her türü için ayrı ayrı geçerli olmak üzere, Anayasanın 15 inci
maddesindeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl
sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin
nasıl ve ne suretle alınacağı, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi
yetkiler verileceği, görevlilerin durumlarında ne gibi değişiklikler
yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri, Olağanüstü Hal Kanununda
düzenlenir.
Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun
hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmî Gazetede
yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur;
bunların Meclisce onaylanmasına ilişkin süre ve usul, İçtüzükte
belirlenir.
B. Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali
MADDE 122. – Anayasanın tanıdığı hür demokrasi düzenini veya temel hak
ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen ve olağanüstü hal ilânını
gerektiren hallerden daha vahim şiddet hareketlerinin yaygınlaşması veya
savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi, ayaklanma
olması veya vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir
kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan
tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması sebepleriyle,
Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik
Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra, süresi altı ayı aşmamak üzere
yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde sıkıyönetim ilân
edebilir. Bu karar, derhal Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağırılır. Türkiye Büyük
Millet Meclisi gerekli gördüğü takdirde sıkıyönetim süresini
kısaltabilir, uzatabilir veya sıkıyönetimi kaldırabilir.
Sıkıyönetim süresinde, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulu sıkıyönetim halinin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde
kararname çıkarabilir.
Bu kararnameler Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük
Millet Meclisinin onayına sunulur. Bunların Meclisce onaylanmasına
ilişkin süre ve usul İçtüzükte belirlenir.
Sıkıyönetimin her defasında dört ayı aşmamak üzere uzatılması, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin kararına bağlıdır. Savaş hallerinde bu dört
aylık süre aranmaz.
Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde hangi hükümlerin
uygulanacağı ve işlemlerin nasıl yürütüleceği, idare ile olan
ilişkileri, hürriyetlerin nasıl kısıtlanacağı veya durdurulacağı ve
savaş veya savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi halinde
vatandaşlar için getirilecek yükümlülükler kanunla düzenlenir.
Sıkıyönetim komutanları Genelkurmay Başkanlığına bağlı olarak görev
yaparlar.
IV. İdare
A. İdarenin esasları
1. İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği
MADDE 123.– İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla
düzenlenir.
İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim
esaslarına dayanır.
Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye
dayanılarak kurulur.
2. Yönetmelikler
MADDE 124. – Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev
alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak
üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.
Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.
B. Yargı yolu
MADDE 125. – İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu
açıktır.(Ek hüküm: 13.8.1999-4446/2 md.)Kamu hizmetleri ile ilgili
imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların
millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir.
Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar
için gidilebilir.
Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askerî Şûranın
kararları yargı denetimi dışındadır.(Ek Cümle: 7/5/2010-5982/11 md.)
Ancak, Yüksek Askerî Şûranın terfii işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle
emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı
yolu açıktır.
İdarî işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim
tarihinden başlar.
(Değişik: 7/5/2010-5982/11 md.) Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin
hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik
denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen
şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî
eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde
yargı kararı verilemez.
İdarî işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların
doğması ve idarî işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının
birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin
durdurulmasına karar verilebilir.
Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde
ayrıca millî güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile
yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir.
İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
C. İdarenin kuruluşu
1. Merkezî idare
MADDE 126. – Türkiye, merkezî idare kuruluşu bakımından, coğrafya
durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre,
illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır.
İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.
Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden
çok ili içine alan merkezî idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın
görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
2. Mahallî idareler
MADDE 127. – Mahallî idareler; il, belediye veya köy halkının mahallî
müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla
belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler
tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.
Mahallî idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim
ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir.
(Değişik: 23.7.1995-4121/12 md.)Mahallî idarelerin seçimleri, 67 nci
maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır. Ancak, milletvekili genel
veya ara seçiminden önceki veya sonraki bir yıl içinde yapılması gereken
mahallî idareler organlarına veya bu organların üyelerine ilişkin genel
veya ara seçimler milletvekili genel veya ara seçimleriyle birlikte
yapılır. Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri
getirebilir.
Mahallî idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını
kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki
denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi
ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahallî idare organları
veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak,
kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.
Merkezî idare, mahallî idareler üzerinde, mahallî hizmetlerin idarenin
bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin
sağlanması, toplum yararının korunması ve mahallî ihtiyaçların gereği
gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller
dairesinde idarî vesayet yetkisine sahiptir.
Mahallî idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi
aralarında Bakanlar Kurulunun izni ile birlik kurmaları, görevleri,
yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezî idare ile karşılıklı bağ
ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı
gelir kaynakları sağlanır.
D. Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler
1. Genel ilkeler
MADDE 128. – Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu
tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü
oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,
memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev
ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer
özlük işleri kanunla düzenlenir.(Ek Cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak,
malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel
olarak düzenlenir.
2. Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence
MADDE 129. – Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara
sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı
tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.
(Değişik: 7/5/2010-5982/13 md.) Disiplin kararları yargı denetimi
dışında bırakılamaz.
Silahlı Kuvvetler mensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındaki
hükümler saklıdır.
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken
işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu
edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak,
ancak idare aleyhine açılabilir.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen
suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen
istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idarî merciin iznine bağlıdır.
E. Yükseköğretim kurumları ve üst kuruluşları
1. Yükseköğretim kurumları
MADDE 130. – Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde
milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı
ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel
araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek
üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel
özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.
Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak
şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tâbi
yükseköğretim kurumları kurulabilir.
Kanun, üniversitelerin ülke sathına dengeli bir biçimde yayılmasını
gözetir.
Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü
bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler. Ancak, bu yetki, Devletin
varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği
aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği vermez.
Üniversiteler ve bunlara bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi
altında olup, güvenlik hizmetleri Devletçe sağlanır.
Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca,
dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır.
Üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları;
Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının
dışında kalan makamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden
uzaklaştırılamazlar.
(Değişik: 29.10.2005-5428/1 md.)Üniversitelerin hazırladığı bütçeler;
Yükseköğretim Kurulunca tetkik ve onaylandıktan sonra Millî Eğitim
Bakanlığına sunulur ve merkezi yönetim bütçesinin bağlı olduğu esaslara
uygun olarak işleme tâbi tutularak yürürlüğe konulur ve denetlenir.
Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve
bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler
üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim
elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri,
öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının
kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve
süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin
yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, malî
işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar,
üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının
görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve
çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim
Kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı malî kaynakların
kullanılması kanunla düzenlenir.
Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, malî ve idarî
konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının
sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim
kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tâbidir.
2. Yükseköğretim üst kuruluşları
MADDE 131. – Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak,
düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki
eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek, bu
kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını,
geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir
biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi
için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur.
(Değişik: 7.5.2004-5170/8 md.)Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler ve
Bakanlar Kurulunca seçilen ve sayıları, nitelikleri, seçilme usulleri
kanunla belirlenen adaylar arasından rektörlük ve öğretim üyeliğinde
başarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik vermek sureti ile
Cumhurbaşkanınca atanan üyeler ve Cumhurbaşkanınca doğrudan doğruya
seçilen üyelerden kurulur.
Kurulun teşkilatı, görev, yetki, sorumluluğu ve çalışma esasları kanunla
düzenlenir.
3. Yükseköğretim kurumlarından özel hükümlere tâbi olanlar
MADDE 132. – Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet teşkilatına bağlı
yükseköğretim kurumları özel kanunlarının hükümlerine tâbidir.
(Değişik 21.6.2005-5370/1 md.) F. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, radyo
ve televizyon kuruluşları ve kamuyla ilişkili haber ajansları
MADDE 133. – (Değişik: 8.7.1993-3913/1 md.) Radyo ve televizyon
istasyonları kurmak ve işletmek kanunla düzenlenecek şartlar
çerçevesinde serbesttir.
(Ek: 21.6.2005-5370/1 md.) Radyo ve televizyon faaliyetlerini düzenlemek
ve denetlemek amacıyla kurulan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu dokuz
üyeden oluşur. Üyeler, siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında
belirlenecek üye sayısının ikişer katı olarak gösterecekleri adaylar
arasından, her siyasi parti grubuna düşen üye sayısı esas alınmak
suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca seçilir. Radyo ve
Televizyon Üst Kurulunun kuruluşu, görev ve yetkileri, üyelerinin
nitelikleri, seçim usulleri ve görev süreleri kanunla düzenlenir.
Devletçe kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon
kurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının
özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı esastır.
G. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
MADDE 134. – Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk
kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak,
tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk’ün manevî
himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa
bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve
Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzelkişiliğine sahip “Atatürk
Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu” kurulur.
Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk’ün vasiyetnamesinde
belirtilen malî menfaatler saklı olup kendilerine tahsis edilir.
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun; kuruluşu, organları,
çalışma usulleri ve özlük işleri ile kuruluşuna dahil kurumlar
üzerindeki yetkileri kanunla düzenlenir.
H. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları
MADDE 135. – Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst
kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel
menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının
birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim
kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla
kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen
usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu
tüzelkişilikleridir.
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadî teşebbüslerinde aslî ve
sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti
aranmaz.
(Değişik: 23.7.1995-4121/13 md.)Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları
dışında faaliyette bulunamazlar.
(Değişik: 23.7.1995-4121/13 md.)Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluşları
organlarının seçimlerinde siyasî partiler aday gösteremezler.
(Değişik: 23.7.1995-4121/13 md.)Bu meslek kuruluşları üzerinde Devletin
idarî ve malî denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir.
(Değişik: 23.7.1995-4121/13 md.)Amaçları dışında faaliyet gösteren
meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine, kanunun belirlediği
merciin veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkeme kararıyla son
verilir ve yerlerine yenileri seçtirilir.
(Değişik: 23.7.1995-4121/13 md.)Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin,
suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın
gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, meslek
kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını faaliyetten men ile
yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içerisinde
görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde
açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
İ. Diyanet İşleri Başkanlığı
MADDE 136. – Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı,
lâiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî görüş ve düşünüşlerin dışında
kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel
kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.
J. Kanunsuz emir
MADDE 137. – Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta
olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa
hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri
verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile
yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu
olmaz.
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine
getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.
Askerî hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu
güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yargı
I. Genel hükümler
A. Mahkemelerin bağımsızlığı
MADDE 138. – Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve
hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında
mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez;
tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin
kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi
bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak
zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle
değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.
B. Hâkimlik ve savcılık teminatı
MADDE 139. – Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe
Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya
kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük
haklarından yoksun kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar,
görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak
anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar
verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.
C. Hâkimlik ve savcılık mesleği
MADDE 140. – Hâkimler ve savcılar adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları
olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten hâkim ve savcılar eliyle
yürütülür.
Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre
görev ifa ederler.
Hâkim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık
ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin
geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin
kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili
veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma
yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı
gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri
ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı
esaslarına göre kanunla düzenlenir.
Hâkimler ve savcılar altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler;
Askerî hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda
gösterilir.
Hâkimler ve savcılar, kanunda belirtilenlerden başka, resmî ve özel
hiçbir görev alamazlar.
Hâkimler ve savcılar idarî görevleri yönünden Adalet Bakanlığına
bağlıdırlar.
Hâkim ve savcı olup da adalet hizmetindeki idarî görevlerde çalışanlar,
hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümlere tâbidirler. Bunlar, hâkimler
ve savcılara ait esaslar dairesinde sınıflandırılır ve
derecelendirilirler, hâkimlere ve savcılara tanınan her türlü haklardan
yararlanırlar.
D. Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması
MADDE 141. – Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir
kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu
güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.
Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.
Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması,
yargının görevidir.
E. Mahkemelerin kuruluşu
MADDE 142. – Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve
yargılama usulleri kanunla düzenlenir.
F. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
MADDE 143. – (Mülga: 7.5.2004-5170/9 md.)
G. Adalet hizmetlerinin denetimi [5]
MADDE 144. – (Değişik: 7/5/2010-5982/14 md.)Adalet hizmetleri ile
savcıların idarî görevleri yönünden Adalet Bakanlığınca denetimi, adalet
müfettişleri ile hâkim ve savcı mesleğinden olan iç denetçiler;
araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri ise adalet müfettişleri
eliyle yapılır. Buna ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.
H. Askerî yargı
MADDE 145. – (Değişik: 7/5/2010-5982/15 md.)Askerî yargı, askerî
mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler;
asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar ile bunların asker
kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak
işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidir. Devletin
güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait
davalar her halde adliye mahkemelerinde görülür.
Savaş hali haricinde, asker olmayan kişiler askerî mahkemelerde
yargılanamaz.
Askerî mahkemelerin savaş halinde hangi suçlar ve hangi kişiler
bakımından yetkili oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bu
mahkemelerde adlî yargı hâkim ve savcılarının görevlendirilmeleri
kanunla düzenlenir.
Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük
işleri, askerî savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin görevli
bulundukları komutanlıkla ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı ve
hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.
II. Yüksek mahkemeler
A. Anayasa Mahkemesi
1. Kuruluşu
MADDE 146. – (Değişik: 7/5/2010-5982/16 md.)Anayasa Mahkemesi onyedi
üyeden kurulur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi; iki üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun kendi
başkan ve üyeleri arasından, her boş yer için gösterecekleri üçer aday
içinden, bir üyeyi ise baro başkanlarının serbest avukatlar arasından
gösterecekleri üç aday içinden yapacağı gizli oylamayla seçer. Türkiye
Büyük Millet Meclisinde yapılacak bu seçimde, her boş üyelik için ilk
oylamada üye tam sayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tam sayısının
salt çoğunluğu aranır. İkinci oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu
oylamada en çok oy alan iki aday için üçüncü oylama yapılır; üçüncü
oylamada en fazla oy alan aday üye seçilmiş olur.
Cumhurbaşkanı; üç üyeyi Yargıtay, iki üyeyi Danıştay, bir üyeyi Askerî
Yargıtay, bir üyeyi Askerî Yüksek İdare Mahkemesi genel kurullarınca
kendi başkan ve üyeleri arasından her boş yer için gösterecekleri üçer
aday içinden; en az ikisi hukukçu olmak üzere üç üyeyi Yükseköğretim
Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumlarının hukuk, iktisat
ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri arasından
göstereceği üçer aday içinden; dört üyeyi üst kademe yöneticileri,
serbest avukatlar, birinci sınıf hâkim ve savcılar ile en az beş yıl
raportörlük yapmış Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından seçer.
Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve
Sayıştay genel kurulları ile Yükseköğretim Kurulundan Anayasa Mahkemesi
üyeliğine aday göstermek için yapılacak seçimlerde, her boş üyelik
için,[6] en fazla oy alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır. Baro
başkanlarının serbest avukatlar arasından gösterecekleri üç aday için
yapılacak seçimde[7]en fazla oy alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır.
Anayasa Mahkemesine üye seçilebilmek için, kırkbeş yaşın doldurulmuş
olması kaydıyla; yükseköğretim kurumları öğretim üyelerinin profesör
veya doçent unvanını kazanmış, avukatların en az yirmi yıl fiilen
avukatlık yapmış, üst kademe yöneticilerinin yükseköğrenim görmüş ve en
az yirmi yıl kamu hizmetinde fiilen çalışmış, birinci sınıf hâkim ve
savcıların adaylık dahil en az yirmi yıl çalışmış olması şarttır.
Anayasa Mahkemesi üyeleri arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt
çoğunluğu ile dört yıl için bir Başkan ve iki başkanvekili seçilir.
Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Anayasa Mahkemesi üyeleri aslî görevleri dışında resmi veya özel hiçbir
görev alamazlar.
2. Üyelerin görev süresi ve üyeliğin sona ermesi [8]
MADDE 147. – (Değişik: 7/5/2010-5982/17 md.)Anayasa Mahkemesi üyeleri
oniki yıl için seçilirler. Bir kimse iki defa Anayasa Mahkemesi üyesi
seçilemez. Anayasa Mahkemesi üyeleri altmışbeş yaşını doldurunca
emekliye ayrılırlar. Zorunlu emeklilik yaşından önce görev süresi dolan
üyelerin başka bir görevde çalışmaları ve özlük işleri kanunla
düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi üyeliği, bir üyenin hâkimlik mesleğinden çıkarılmayı
gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymesi halinde kendiliğinden;
görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceğinin kesin olarak
anlaşılması halinde de, Anayasa Mahkemesi üye tamsayısının salt
çoğunluğunun kararı ile sona erer.
3. Görev ve yetkileri
MADDE 148. – Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde
kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya
şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler(Ek: 7/5/2010-5982/18
md.) vebireysel başvuruları karara bağlar. Anayasa değişikliklerini ise
sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde,
sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin
şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa
Mahkemesinde dava açılamaz.
Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen
çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve
oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup
uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil bakımından denetleme,
Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri
tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün
geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz; def’i
yoluyla da ileri sürülemez.
(Ek: 7/5/2010-5982/18 md.)Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel
hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki
herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa
Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun
yollarının tüketilmiş olması şarttır.
Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda
inceleme yapılamaz.
Bireysel başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını,(Ek: 7/5/2010-5982/18 md.)Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa
Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare
Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet
Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan
ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla
yargılar.
(Ek: 7/5/2010-5982/18 md.)Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava
Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı da görevleriyle
ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar.
Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet
Başsavcıvekili yapar.
(Değişik: 7/5/2010-5982/18 md.)Yüce Divan kararlarına karşı yeniden
inceleme başvurusu yapılabilir. Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda
verdiği kararlar kesindir.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer görevleri de yerine
getirir.
4. Çalışma ve yargılama usulü
MADDE 149. – (Değişik: 7/5/2010-5982/19 md.)Anayasa Mahkemesi, iki bölüm
ve Genel Kurul halinde çalışır. Bölümler, başkanvekili başkanlığında
dört üyenin katılımıyla toplanır. Genel Kurul, Mahkeme Başkanının veya
Başkanın belirleyeceği başkanvekilinin başkanlığında en az oniki üye ile
toplanır. Bölümler ve Genel Kurul, kararlarını salt çoğunlukla alır.
Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik incelemesi için komisyonlar
oluşturulabilir.
Siyasî partilere ilişkin dava ve başvurulara, iptal ve itiraz davaları
ile Yüce Divan sıfatıyla yürütülecek yargılamalara Genel Kurulca
bakılır, bireysel başvurular ise bölümlerce karara bağlanır.
Anayasa değişikliğinde iptale, siyasî partilerin kapatılmasına ya da
Devlet yardımından yoksun bırakılmasına karar verilebilmesi için
toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy çokluğu şarttır.
Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle
incelenip karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesinin kuruluşu, Genel Kurul ve bölümlerin yargılama
usulleri, Başkan, başkanvekilleri ve üyelerin disiplin işleri kanunla;
Mahkemenin çalışma esasları, bölüm ve komisyonların oluşumu ve işbölümü
kendi yapacağı İçtüzükle düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan
işleri dosya üzerinde inceler. Ancak, bireysel başvurularda duruşma
yapılmasına karar verilebilir. Mahkeme ayrıca, gerekli gördüğü hallerde
sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi
olanları çağırabilir ve siyasî partilerin kapatılmasına ilişkin
davalarda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması istenen
siyasî partinin genel başkanlığının veya tayin edeceği bir vekilin
savunmasını dinler.
5. İptal davası
MADDE 150. – Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük
Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli maddeve hükümlerinin
şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa
Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açabilme hakkı,
Cumhurbaşkanına, iktidar ve anamuhalefet partisi Meclis grupları ile
Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte biri
tutarındaki üyelere aittir. İktidarda birden fazla siyasî partinin
bulunması halinde, iktidar partilerinin dava açma hakkını en fazla üyeye
sahip olan parti kullanır.
6. Dava açma süresi
MADDE 151. – Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açma
hakkı, iptali istenen kanun, kanun hükmünde kararname veya İçtüzüğün
Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün sonra düşer.
7. Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi
MADDE 152. – Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun
veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse
veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu
kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar
davayı geri bırakır.
Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddî görmezse bu iddia, temyiz
merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay
içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse
mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak,
Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar
gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.
Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî
Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün
Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.
8. Anayasa Mahkemesinin kararları
MADDE 153. – Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları
gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını
veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir
uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede
yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa
Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca
kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden
başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye
Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukukî boşluğu
dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama,
yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri
bağlar.
B. Yargıtay
MADDE 154. – Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka
bir adlî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme
merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece
mahkemesi olarak bakar.
Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa ayrılmış adlî yargı hâkim ve Cumhuriyet
savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla
seçilir.
Yargıtay Birinci Başkanı, birinci başkanvekilleri ve daire başkanları
kendi üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt
çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler; süresi bitenler
yeniden seçilebilirler.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay
Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceği beşer
aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilirler. Süresi
bitenler yeniden seçilebilirler.
Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, Başkan, başkanvekilleri, daire başkanları
ve üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin
nitelikleri ve seçim usulleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik
teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.
C. Danıştay
MADDE 155. – Danıştay, idarî mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir
idarî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme
merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece
mahkemesi olarak bakar.
(Değişik: 13.8.1999-4446/3 md.)Danıştay, davaları görmek, Başbakan ve
Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları, kamu hizmetleri ile
ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde
düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek, idarî
uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla
görevlidir.
Danıştay üyelerinin dörtte üçü, birinci sınıf idarî yargı hâkim ve
savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu; dörtte biri, nitelikleri kanunda belirtilen görevliler
arasından Cumhurbaşkanı; tarafından seçilir.
Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi
üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt
çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler
yeniden seçilebilirler.
Danıştayın, kuruluşu, işleyişi, Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri, daire
başkanları ile üyelerinin nitelikleri ve seçim usulleri, idarî yargının
özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre
kanunla düzenlenir.
D. Askerî Yargıtay
MADDE 156. – Askerî Yargıtay, askerî mahkemelerden verilen karar ve
hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca, asker kişilerin kanunla
gösterilen belli davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Askerî Yargıtay üyeleri birinci sınıf askerî hâkimler arasından Askerî
Yargıtay Genel Kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla
her boş yer için göstereceği üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askerî Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci Başkanı ve daire başkanları
Askerî Yargıtay üyeleri arasından rütbe ve kıdem sırasına göre
atanırlar.
(Değişik: 7/5/2010-5982/20 md.)Askerî Yargıtayın kuruluşu, işleyişi,
mensuplarının disiplin ve özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve
hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.
E. Askerî Yüksek İdare Mahkemesi
MADDE 157. – Askerî Yüksek İdare Mahkemesi, askerî olmayan makamlarca
tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete
ilişkin idarî işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı
denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak, askerlik
yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı
aranmaz.
Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin askerî hâkim sınıfından olan üyeleri,
mahkemenin bu sınıftan olan başkan ve üyeleri tamsayısının salt
çoğunluğu ve gizli oy ile birinci sınıf askerî hâkimler arasından her
boş yer için gösterilecek üç aday içinden; hâkim sınıfından olmayan
üyeleri, rütbe ve nitelikleri kanunda gösterilen subaylar arasından,
Genelkurmay Başkanlığınca her boş yer için gösterilecek üç aday içinden
Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askerî hâkim sınıfından olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört
yıldır.
Mahkemenin Başkanı, Başsavcı ve daire başkanları hâkim sınıfından
olanlar arasından rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar.
(Değişik: 7/5/2010-5982/21 md.)Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin
kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri, mensuplarının disiplin ve özlük
işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre
kanunla düzenlenir.
F. Uyuşmazlık Mahkemesi
MADDE 158. – Uyuşmazlık Mahkemesi, adlî, idarî ve askerî yargı mercileri
arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye
yetkilidir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşu, üyelerinin nitelikleri ve seçimleri
ile işleyişi kanunla düzenlenir. Bu mahkemenin Başkanlığını Anayasa
Mahkemesince, kendi üyeleri arasından görevlendirilen üye yapar.
Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev
uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.
III. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
MADDE 159. – (Değişik: 7/5/2010-5982/22 md.)Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre
kurulur ve görev yapar.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yirmiiki asıl ve oniki yedek üyeden
oluşur; üç daire halinde çalışır.
Kurulun Başkanı Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun
tabiî üyesidir. Kurulun, dört asıl üyesi, nitelikleri kanunda
belirtilen; yükseköğretim kurumlarının hukuk[9]dallarında görev yapan
öğretim üyeleri[10] ile avukatlar arasından Cumhurbaşkanınca, üç asıl ve
üç yedek üyesi Yargıtay üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca, iki
asıl ve iki yedek üyesi Danıştay üyeleri arasından Danıştay Genel
Kurulunca, bir asıl ve bir yedek üyesi Türkiye Adalet Akademisi Genel
Kurulunca kendi üyeleri arasından, yedi asıl ve dört yedek üyesi birinci
sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş
adlî yargı hâkim ve savcıları arasından adlî yargı hâkim ve
savcılarınca, üç asıl ve iki yedek üyesi birinci sınıf olup, birinci
sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş idarî yargı hâkim ve
savcıları arasından idarî yargı hâkim ve savcılarınca, dört yıl için
seçilir. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilir.
Kurul üyeliği seçimi, üyelerin görev süresinin dolmasından önceki altmış
gün içinde yapılır. Cumhurbaşkanı tarafından seçilen üyelerin görev
süreleri dolmadan Kurul üyeliğinin boşalması durumunda, boşalmayı takip
eden altmış gün içinde, yeni üyelerin seçimi yapılır. Diğer üyeliklerin
boşalması halinde, asıl üyenin yedeği tarafından kalan süre tamamlanır.
Yargıtay, Danıştay ve Türkiye Adalet Akademisi genel kurullarından
seçilecek Kurul üyeliği için her üyenin, birinci sınıf adlî ve idarî
yargı hâkim ve savcıları arasından seçilecek Kurul üyeliği için her
hâkim ve savcının;[11] oy kullanacağı seçimlerde, en fazla oy alan
adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilir. Bu seçimler her dönem için
bir defada ve gizli oyla yapılır.
Kurulun, Adalet Bakanı ile Adalet Bakanlığı Müsteşarı dışındaki asıl
üyeleri, görevlerinin devamı süresince; kanunda belirlenenler dışında
başka bir görev alamazlar veya Kurul tarafından başka bir göreve
atanamaz ve seçilemezler.
Kurulun yönetimi ve temsili Kurul Başkanına aittir. Kurul Başkanı
dairelerin çalışmalarına katılamaz. Kurul, kendi üyeleri arasından daire
başkanlarını ve daire başkanlarından birini de başkanvekili olarak
seçer. Başkan, yetkilerinden bir kısmını başkanvekiline devredebilir.
Kurul, adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme,
atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa
ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında
karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini
yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı
çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar;
ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.
Hâkim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve
genelgelere (hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere) uygun olarak
yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri
sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve
görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde
haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri, ilgili dairenin teklifi ve
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanının oluru ile Kurul
müfettişlerine yaptırılır. Soruşturma ve inceleme işlemleri, hakkında
soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı
eliyle de yaptırılabilir.
Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına
karşı yargı mercilerine başvurulamaz.
Kurula bağlı Genel Sekreterlik kurulur. Genel Sekreter, birinci sınıf
hâkim ve savcılardan Kurulun teklif ettiği üç aday arasından Kurul
Başkanı tarafından atanır. Kurul müfettişleri ile Kurulda geçici veya
sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcıları, muvafakatlerini alarak
atama yetkisi Kurula aittir.
Adalet Bakanlığının merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında geçici veya
sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcılar ile adalet
müfettişlerini ve hâkim ve savcı mesleğinden olan iç denetçileri,
muvafakatlerini alarak atama yetkisi Adalet Bakanına aittir.
Kurul üyelerinin seçimi, dairelerin oluşumu ve işbölümü, Kurulun ve
dairelerin görevleri, toplantı ve karar yeter sayıları, çalışma usul ve
esasları, dairelerin karar ve işlemlerine karşı yapılacak itirazlar ve
bunların incelenmesi usulü ile Genel Sekreterliğin kuruluş ve görevleri
kanunla düzenlenir.
IV. Sayıştay
MADDE 160. – (Değişik: 29.10.2005-5428/2 md.) Sayıştay, merkezi yönetim
bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının
bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi
adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme
bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama
işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri hakkında
ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir
kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler.
Bu kararlar dolayısıyla idarî yargı yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile
Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas
alınır.
(Ek: 29.10.2005-5428/2 md.)Mahalli idarelerin hesap ve işlemlerinin
denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır.
Sayıştayın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının
nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve
diğer özlük işleri, Başkan ve üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.
(Mülga: 7.5.2004-5170/9 md.)
DÖRDÜNCÜ KISIM
Malî ve Ekonomik Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Malî Hükümler
I. Bütçe
A. Bütçenin hazırlanması ve uygulanması
MADDE 161. – Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu
tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır.
(Değişik: 29.10.2005-5428/3 md.)Mali yıl başlangıcı ile merkezi yönetim
bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve kontrolü kanunla düzenlenir.
Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla
sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.
Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm
konulamaz.
B. Bütçenin görüşülmesi
MADDE 162. – (Değişik: 29.10.2005-5428/4 md.) Bakanlar Kurulu, merkezi
yönetim bütçe tasarısı ile millî bütçe tahminlerini gösteren raporu,
malî yıl başından en az yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunar.
Bütçe tasarıları ve rapor, kırk üyeden kurulu Bütçe Komisyonunda
incelenir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar grubuna veya gruplarına en
az yirmibeş üye verilmek şartı ile, siyasî parti gruplarının ve
bağımsızların oranlarına göre temsili göz önünde tutulur.
Bütçe Komisyonunun ellibeş gün içinde kabul edeceği metin, Türkiye Büyük
Millet Meclisinde görüşülür ve malî yıl başına kadar karara bağlanır.
(Değişik: 29.10.2005-5428/4 md.)Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
Genel Kurulda, kamu idarebütçeleri hakkında düşüncelerini, her bütçenin
tümü üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik
önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oylanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının Genel
Kurulda görüşülmesi sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcı
önerilerde bulunamazlar.
C. Bütçelerde değişiklik yapılabilme esasları
MADDE 163. – (Değişik: 29.10.2005-5428/5 md.) Merkezi yönetim bütçesiyle
verilen ödenek, harcanabilecek miktarın sınırını gösterir.
Harcanabilecek miktar sınırının Bakanlar Kurulu kararıyla
aşılabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz. Bakanlar Kuruluna kanun
hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmak yetkisi verilemez. Carî
yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik tasarılarında ve
carî ve ileriki yıl bütçelerine malî yük getirecek nitelikteki kanun
tasarı ve tekliflerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek malî
kaynak gösterilmesi zorunludur.
D. Kesinhesap
MADDE 164. – Kesinhesap kanunu tasarıları, kanunda daha kısa bir süre
kabul edilmemiş ise, ilgili oldukları malî yılın sonundan başlayarak, en
geç yedi ay sonra, Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisine
sunulur. Sayıştay, genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap
kanunu tasarısının verilmesinden başlayarak en geç yetmişbeş gün içinde
Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
Kesinhesap kanunu tasarısı, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla birlikte
Bütçe Komisyonu gündemine alınır. Bütçe Komisyonu, bütçe kanunu
tasarısıyla kesinhesap kanunu tasarısını Genel Kurula birlikte sunar,
Genel Kurul, kesinhesap kanunu tasarısını, yeni yıl bütçe kanunu
tasarısıyla beraber görüşerek karara bağlar.
Kesinhesap kanunu tasarısı ve genel uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük
Millet Meclisine verilmiş olması, ilgili yıla ait Sayıştayca
sonuçlandırılamamış denetim ve hesap yargılamasını önlemez ve bunların
karara bağlandığı anlamına gelmez.
E. Kamu iktisadî teşebbüslerinin denetimi
MADDE 165. – Sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya
dolaylı olarak Devlete ait olan kamu kuruluş ve ortaklıklarının Türkiye
Büyük Millet Meclisince denetlenmesi esasları kanunla düzenlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ekonomik Hükümler
I. Planlama; Ekonomik ve Sosyal Konsey[12]
MADDE 166. – Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı, özellikle sanayiin
ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla gelişmesini,
ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli şekilde
kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak Devletin
görevidir.
Planda millî tasarrufu ve üretimi artırıcı, fiyatlarda istikrar ve dış
ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirler
öngörülür; yatırımlarda toplum yararları ve gerekleri gözetilir;
kaynakların verimli şekilde kullanılması hedef alınır. Kalkınma
girişimleri, bu plana göre gerçekleştirilir.
Kalkınma planlarının hazırlanmasına, Türkiye Büyük Millet Meclisince
onaylanmasına, uygulanmasına, değiştirilmesine ve bütünlüğünü bozacak
değişikliklerin önlenmesine ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.
Ek: 7/5/2010-5982/23 md.)Ekonomik ve sosyal politikaların
oluşturulmasında hükümete istişarî nitelikte görüş bildirmek amacıyla
Ekonomik ve Sosyal Konsey kurulur. Ekonomik ve Sosyal Konseyin kuruluş
ve işleyişi kanunla düzenlenir.
Geçici Madde 15.– (Mülga: 7/5/2010-5982/24. md.)
Geçici Madde 18.- (Ek: 7/5/2010-5982/25 md.)Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte Anayasa Mahkemesinin mevcut yedek üyeleri asıl üye sıfatını
kazanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, Türkiye
Büyük Millet Meclisi bir üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun ve bir üyeyi de
baro başkanlarının gösterecekleri üçer aday içinden seçer.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin yapacağı üye seçimi için aday göstermek
amacıyla;
a) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş gün içinde,
Sayıştay Başkanı adaylık başvurusunu ilan eder. İlan tarihinden itibaren
beş gün içinde adaylar Başkanlığa başvurur. Başvuru tarihinin sona
erdiği günden itibaren beş gün içinde Sayıştay Genel Kurulunca seçim
yapılır. Her Sayıştay üyesinin[13] oy kullanabileceği bu seçimde en
fazla oy alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır.
b) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş gün içinde,
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı adaylık başvurusunu ilan eder. İlan
tarihinden itibaren beş gün içinde adaylar Türkiye Barolar Birliği
Başkanlığına başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren beş
gün içinde Türkiye Barolar Birliği Başkanlığının ilanında gösterilen yer
ve zamanda baro başkanları tarafından seçim yapılır. Her bir baro
başkanının[14]oy kullanabileceği bu seçimde, en fazla oy alan üç kişi
aday gösterilmiş sayılır.
c) (a) ve (b) bentleri uyarınca yapılan seçimlerin sonucunda aday
gösterilmiş sayılanların isimleri seçimin yapıldığı günü takip eden gün
Sayıştay ve Türkiye Barolar Birliği başkanlıklarınca Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bildirilir.
ç) (c) bendi uyarınca yapılan bildirimden itibaren on gün içinde Türkiye
Büyük Millet Meclisinde seçim yapılır. Her boş üyelik için yapılacak
seçimde, ilk oylamada üye tamsayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye
tamsayısının salt çoğunluğu aranır; ikinci oylamada salt çoğunluk
sağlanamazsa bu oylamada en çok oy alan iki aday için üçüncü oylama
yapılır; üçüncü oylamada en fazla oy alan aday üye seçilmiş olur.
Cumhurbaşkanı, birer üyeyi Yargıtay ve Danıştay kontenjanlarından olan
ilk üyeliklerin boşalmasından sonra Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi
olmayan yükseköğretim kurumlarının hukuk, iktisat ve siyasal bilimler
dallarında görev yapan öğretim üyeleri arasından göstereceği üçer aday
içinden seçer.
Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday gösteren kurumların halen mevcut
üyeleri ile kendi kontenjanlarından seçilmiş yedek üyeler, tamamlama
seçiminde göz önünde bulundurulur.
Anayasa Mahkemesinde halen belli görevlere seçilmiş olanların bu
sıfatları seçilmiş oldukları sürenin sonuna kadar devam eder. Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihte üye olanlar yaş haddine kadar görevlerine
devam ederler.
Bireysel başvuruya ilişkin gerekli düzenlemeler iki yıl içinde
tamamlanır. Uygulama kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
bireysel başvurular kabul edilir.
Geçici Madde 19.- (Ek: 7/5/2010-5982/25 md.)Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren otuz gün içinde aşağıda belirtilen esas ve usuller
dahilinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri seçilir:
a) Cumhurbaşkanı, hâkimlik mesleğine alınmasına engel bir hali olmayan;
yükseköğretim kurumlarının hukuk[15] dallarında en az onbeş yıldan beri
görev yapan öğretim üyeleri[16]ile meslekte fiilen onbeş yılını
doldurmuş avukatlar arasından dört üye seçer.[17]
b) Yargıtay Genel Kurulu, Yargıtay üyeleri arasından üç asıl ve üç yedek
üye seçer. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi gün
içinde Yargıtay Birinci Başkanı adaylık başvurusunu ilan eder. İlan
tarihinden itibaren yedi gün içinde adaylar Birinci Başkanlığa başvurur.
Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren onbeş gün içinde Yargıtay
Genel Kurulu seçim yapar. Her Yargıtay üyesinin[18]oy kullanabileceği
seçimde, en fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmiş
olur.
c) Danıştay Genel Kurulu, Danıştay üyeleri arasından iki asıl ve iki
yedek üye seçer. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi gün
içinde Danıştay Başkanı adaylık başvurusunu ilan eder. İlan tarihinden
itibaren yedi gün içinde adaylar Başkanlığa başvurur. Başvuru tarihinin
sona erdiği günden itibaren onbeş gün içinde Danıştay Genel Kurulu seçim
yapar. Her Danıştay üyesinin[19] oy kullanabileceği seçimde, en fazla oy
alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmiş olur.
ç) Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulu, kendi üyeleri arasından,
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna bir asıl ve bir yedek üye seçer. Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi gün içinde Türkiye
Adalet Akademisi Başkanı adaylık başvurusunu ilan eder. İlan tarihinden
itibaren yedi gün içinde adaylar Başkanlığa başvurur. Başvuru tarihinin
sona erdiği günden itibaren onbeş gün içinde Türkiye Adalet Akademisi
Genel Kurulu seçim yapar. Her üyenin[20]oy kullanabileceği seçimde, en
fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmiş olur.
d) Yedi asıl ve dört yedek üye birinci sınıf olup, birinci sınıfa
ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş olan adlî yargı hâkim ve
savcıları arasından, adlî yargı hâkim ve savcıları tarafından Yüksek
Seçim Kurulunun yönetim ve denetiminde seçilir. Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren beş gün içinde Yüksek Seçim Kurulu adaylık
başvurularını ilân eder. İlân tarihinden itibaren üç gün içinde adaylar
Yüksek Seçim Kuruluna başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden
itibaren iki gün içinde Yüksek Seçim Kurulu adayların başvurularını
inceler ve aday listesini belirleyerek ilân eder. Takip eden iki gün
içinde bu listeye karşı itiraz edilebilir. İtiraz süresinin sona erdiği
günden itibaren iki gün içinde itirazlar incelenir, sonuçlandırılır ve
kesin aday listesi ilân edilir. Yüksek Seçim Kurulunun kesin aday
listesini ilân ettiği tarihten sonraki ikinci Pazar günü her ilde, il
seçim kurulunun yönetim ve denetimi altında yapılacak seçimlerde, o ilde
ve ilçelerinde görev yapan hâkim ve savcılar oy kullanır. İl seçim
kurulları o ilde oy kullanacak hâkim ve savcıların sayısına göre sandık
kurulları oluşturur. Sandık kurullarının işlem, tedbir ve kararlarına
karşı yapılan şikâyet ve itirazlar il seçim kurulunca karara bağlanır.
Adaylar propaganda yapamazlar; sadece, Yüksek Seçim Kurulu tarafından
belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde özgeçmişlerini bu iş için tahsis
edilmiş bir internet sitesinde yayımlayabilirler.[21] Seçimlerde en çok
oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmiş olur. Kullanılacak
oy pusulalarıyla ilgili diğer hususlar Yüksek Seçim Kurulu tarafından
belirlenir. Yüksek Seçim Kurulu, oy pusulalarını kendisi bastırabileceği
gibi gerektiğinde uygun göreceği il seçim kurulları vasıtasıyla
bastırmaya da yetkilidir. Yapılacak seçimlerde, 26/4/1961 tarihli ve 298
sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun
bu bende aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
e) Üç asıl ve iki yedek üye birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı
gerektiren nitelikleri yitirmemiş idarî yargı hâkim ve savcıları
arasından, idarî yargı hâkim ve savcıları tarafından Yüksek Seçim
Kurulunun yönetim ve denetiminde seçilir. Bölge idare mahkemelerinin
bulunduğu illerde, il seçim kurulunun yönetim ve denetimi altında
yapılacak bu seçimlerde, o bölge idare mahkemesinde ve yargı çevresi
içerisinde kalan yerlerde görev yapan idarî yargı hâkim ve savcıları oy
kullanır. Bu seçimler hakkında da (d) bendi hükümleri uygulanır.
Birinci fıkranın (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca seçilen Hâkimler
ve Savcılar Yüksek Kurulunun asıl üyeleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonraki otuzuncu günü takip eden iş günü görevlerine başlarlar.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunun Yargıtay ve Danıştaydan gelen asıl ve yedek üyelerinin
görevleri, seçilmiş oldukları sürenin sonuna kadar devam eder.
Bunlardan, Yargıtaydan gelen üyelerden görev süresini tamamlayanların
yerine birinci fıkranın (b) bendi uyarınca seçilenler; Danıştaydan gelen
üyelerden görev süresini tamamlayanların yerine birinci fıkranın (c)
bendi uyarınca seçilenler, sırayla göreve başlarlar.
Birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri uyarınca seçilen üyelerden, üçüncü
fıkra uyarınca göreve başlayanların görev süresi, birinci fıkranın (a),
(ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca seçilen diğer Kurul üyelerinin görev
süresinin bittiği tarihte sona erer.
İlgili kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar, Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kuruluna seçilen asıl üyeler, Yargıtay daire başkanı
için ilgili mevzuatında öngörülen tüm malî ve sosyal haklar ile
emeklilik hakkından aynen yararlanırlar. Ayrıca, Kurulun Başkanı
dışındaki asıl üyelerine, (30000) gösterge rakamının memur aylıklarına
uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek
tazminat ödenir.
İlgili kanunlarda düzenleme yapılıncaya kadar, Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu;
a) Anayasa hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla, yürürlükteki kanun
hükümlerine göre Kurul şeklinde çalışır.
b) İkinci fıkra uyarınca asıl üyelerinin göreve başladığı tarihten
itibaren bir hafta içinde Adalet Bakanının başkanlığında toplanır ve bir
geçici Başkanvekili seçer.
c) En az onbeş üye ile toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile
karar verir.
ç) Sekreterya hizmetleri Adalet Bakanlığı tarafından yürütülür.
Kurul müfettişleri ile adalet müfettişleri atanıncaya kadar, mevcut
adalet müfettişleri, Kurul müfettişi ve adalet müfettişi sıfatıyla görev
yaparlar.
Bu madde hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılıncaya
kadar uygulanır.
II. Piyasaların denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi
MADDE 167. – Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının
sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri
alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve
kartelleşmeyi önler.
Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi
amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi
ve benzeri yükümlülükler dışında ek malî yükümlülükler koymaya ve
bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebilir.
III. Tabiî servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi
MADDE 168. – Tabiî servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu
altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir.
Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere
devredebilir. Hangi tabiî servet ve kaynağın arama ve işletmesinin,
Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve
tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda
gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak
gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.
IV. Ormanlar ve orman köylüsü
A. Ormanların korunması ve geliştirilmesi
MADDE 169. – Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi
için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların
yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve
hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna
göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk
edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez.
Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasî propaganda yapılamaz;
münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları
yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve
özel af kapsamına alınamaz.
Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar
görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu
tespit edilen yerler ile 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen
bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ,
meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta
kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve
köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman
sınırlarında daraltma yapılamaz.
B. Orman köylüsünün korunması
MADDE 170. – Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının
kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından,
ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini
sağlayıcı tedbirlerle, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen
bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin
değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında
yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına
çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu
yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek
bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir.
Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin
sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır.
Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı
olarak derhal ağaçlandırılır.
V. Kooperatifçiliğin geliştirilmesi
MADDE 171. – Devlet, millî ekonominin yararlarını dikkate alarak,
öncelikle üretimin artırılmasını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan
kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır.
(Son fıkra mülga: 23.7.1995-4121/15 md.)
VI. Tüketiciler ile esnaf ve sanatkârların korunması
A. Tüketicilerin korunması
MADDE 172. – Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler
alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.
B. Esnaf ve sanatkârların korunması
MADDE 173. – Devlet, esnaf ve sanatkârı koruyucu ve destekleyici
tedbirleri alır.
BEŞİNCİ KISIM
Çeşitli Hükümler
I. İnkılâp kanunlarının korunması
MADDE 174. – Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunu çağdaş uygarlık
seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini
koruma amacını güden, aşağıda gösterilen inkılâp kanunlarının,
Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan
hükümlerinin, Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve
yorumlanamaz :
1. 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu;
2. 25 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisâsı Hakkında
Kanun;
3. 30 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle
Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve
İlgasına Dair Kanun;
4. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul
edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına dair
medenî nikâh esası ile aynı kanunun 110 uncu maddesi hükmü;
5. 20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü
Hakkında Kanun;
6. 1 Teşrinisâni 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve
Tatbiki Hakkında Kanun;
7. 26 Teşrinisâni 1934 tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa Gibi
Lâkap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun;
8. 3 Kânunuevvel 1934 tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin
Giyilemeyeceğine Dair Kanun.
ALTINCI KISIM
Geçici Hükümler
GEÇİCİMADDE 1. – Anayasanın, halkoylaması sonucu, Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası olarak kabul edildiğinin usulünce ilânı ile birlikte,
halkoylaması tarihindeki Millî Güvenlik Konseyi Başkanı ve Devlet
Başkanı, Cumhurbaşkanı sıfatını kazanarak, yedi yıllık bir dönem için,
Anayasa ile Cumhurbaşkanına tanınan görevleri yerine getirir ve
yetkileri kullanır. 18 Eylül 1980 tarihinde Devlet Başkanı olarak içtiği
and yürürlükte kalır. Yedi yıllık sürenin sonunda Cumhurbaşkanlığı
seçimi Anayasada öngörülen hükümlere göre yapılır.
Cumhurbaşkanı, ilk genel seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplanıp, Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar, 12 Aralık 1980 gün ve 2356
sayılı Kanunla teşekkül etmiş olan Millî Güvenlik Konseyinin
Başkanlığını da yürütür.
İlk milletvekili genel seçimleri sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplanıp göreve başlayıncaya kadar geçecek süre içinde,
Cumhurbaşkanlığının herhangi bir surette boşalması halinde, Millî
Güvenlik Konseyinin en kıdemli üyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplanıp Anayasaya göre yeni Cumhurbaşkanını seçinceye kadar,
Cumhurbaşkanına vekâlet eder ve O’nun Anayasadaki bütün görevlerini
yerine getirir ve yetkilerini kullanır.
GEÇİCİ MADDE 2. – 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla kuruluşu
gösterilen Millî Güvenlik Konseyi, Anayasaya dayalı olarak hazırlanacak
Siyasî Partiler Kanunu ile Seçim Kanununa göre yapılacak ilk genel
seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp Başkanlık Divanını
oluşturuncaya kadar 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun ve 2485
sayılı Kurucu Meclis Hakkında kanunlara göre görevlerini devam ettirir.
Anayasanın kabulünden sonra 2356 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki
Millî Güvenlik Konseyi üyeliklerinden birisinin herhangi bir nedenle
boşalması halinde doldurulması usulüne ilişkin hüküm uygulanmaz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp göreve başladıktan sonra, Millî
Güvenlik Konseyi, altı yıllık bir süre için Cumhurbaşkanlığı Konseyi
haline dönüşür ve Millî Güvenlik Konseyi üyeleri, Cumhurbaşkanlığı
Konseyi üyesi sıfatını alırlar. Millî Güvenlik Konseyi üyesi olarak 18
Eylül 1980 tarihinde içtikleri and yürürlükte kalır. Cumhurbaşkanlığı
Konseyi üyeleri, Anayasada Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin haiz
bulundukları özlük hakları ile dokunulmazlığına sahip olurlar. Altı
yıllık süre sonunda Cumhurbaşkanlığı Konseyinin hukukî varlığı sona
erer.
Cumhurbaşkanlığı Konseyinin görevleri şunlardır :
a) Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilerek Cumhurbaşkanlığına
gönderilen, Anayasada yazılı temel hak ve hürriyetlere ve ödevlere,
lâiklik ilkesine, Atatürk inkılâplarının, millî güvenliğin ve kamu
düzeninin korunmasına, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna, milletlerarası
andlaşmalara, dış ülkelere silahlı kuvvet gönderilmesine ve yabancı
kuvvetlerin Türkiye’ye kabulüne, olağanüstü yönetime, sıkıyönetim ve
savaş haline dair kanunlar ile Cumhurbaşkanınca gerekli görülen diğer
kanunları Cumhurbaşkanına tanınan onbeş günlük sürenin ilk on günü
içinde incelemek;
b) Cumhurbaşkanının istemi ve tespit edeceği süre içinde :
Milletvekili genel seçimlerinin yenilenmesine, olağanüstü yönetim
yetkisinin kullanılmasına ve alınacak tedbirlere, Türkiye
Radyo-Televizyon Kurumunun yönetim ve gözetimine, gençliğin
yetiştirilmesine ve Diyanet İşlerinin düzenlenmesine ilişkin konuları
incelemek ve görüş bildirmek;
c) Cumhurbaşkanının istemine göre, iç ve dış güvenlik ile gerekli
görülen diğer konularda inceleme ve araştırma yapmak ve sonuçlarını
Cumhurbaşkanına sunmak.
GEÇİCİ MADDE 3. – Anayasaya göre yapılacak ilk milletvekili genel seçimi
sonucunda Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, Başkanlık Divanını
oluşturması ile birlikte :
a) 27 Ekim 1980 gün ve 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun,
b) 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Millî Güvenlik Konseyi Hakkında
Kanun,
c) 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun,
Yürürlükten kalkar ve Millî Güvenlik Konseyi ile Danışma Meclisinin
hukukî varlıkları sona erer.
GEÇİCİ MADDE 4. – (Mülga: 17.5.1987 tarihli 3361 ve 23.5.1987 tarihli
3376 numaralı kanunlar gereğince, 6 Eylül 1987 tarihinde yapılan
halkoylaması sonucunda yürürlükten kalkmıştır. Halkoylaması sonucunun
yayımlandığı Resmî Gazete : 12.9.1987 -19572)
GEÇİCİ MADDE 5. – Yapılacak ilk milletvekili genel seçimi sonucunun
Yüksek Seçim Kurulunca ilânını takip eden onuncu gün, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında, saat
15.00’de kendiliğinden toplanır. Bu toplantıya en yaşlı Milletvekili
Başkanlık eder. Bu toplantıda milletvekilleri andiçerler.
GEÇİCİ MADDE 6. – Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin
toplantı ve çalışmaları için kendi içtüzükleri yapılıncaya kadar, Millet
Meclisinin 12 Eylül 1980 tarihinden önce yürürlükte olan İçtüzüğünün,
Anayasaya aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 7. – İlk milletvekili genel seçimi sonunda, Türkiye Büyük
Millet Meclisi toplanıp, yeni Bakanlar Kurulu kuruluncaya kadar, iş
başında olan Bakanlar Kurulunun görevi devam eder.
GEÇİCİ MADDE 8. – Anayasa ile kabul edilmiş olan yeni organ, kurum ve
kurulların kuruluş, görev, yetki ve işleyişleri ile ilgili kanunlarla,
Anayasada konulması veya değiştirilmesi öngörülen diğer kanunlar,
Anayasanın kabulünden başlayarak Kurucu Meclisin görev süresi
içerisinde, bu süre içerisinde yetiştirilemeyenler, seçimle gelen
Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl sonuna
kadar çıkartılır.
GEÇİCİ MADDE 9. – İlk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük
Millet Meclisinin Başkanlık Divanı kurulduktan sonra altı yıllık süre
içinde yapılacak Anayasa değişikliklerini Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük
Millet Meclisine geri gönderebilir. Bu takdirde Türkiye Büyük Millet
Meclisinin geri gönderilen Anayasa değişikliği hakkındaki kanunu, aynen
kabul edip tekrar Cumhurbaşkanına gönderebilmesi, üye tamsayısının
dörtte üç çoğunluğunun oyu ile mümkün olabilir.
GEÇİCİ MADDE 10. – Mahallî idare seçimleri en geç Türkiye Büyük Millet
Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl içinde yapılır.
GEÇİCİ MADDE 11. – Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte Anayasa
Mahkemesi asıl ve yedek üyesi olanların kadroları ile görevleri devam
eder. Bunlardan Anayasa Mahkemesince belli görevlere seçilenlerin bu
suretle kazanmış oldukları sıfatları saklı kalır.
Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı onbire ininceye kadar boşalan asıl üye
kadrosuna, asıl ve yedek üye sayısı toplamı onbeşe ininceye kadar da
boşalan yedek üye kadrosuna seçim yapılmaz. Anayasa Mahkemesinin yeni
düzenlemeye intibakı sağlanıncaya kadar asıl üye sayısının onbirden,
asıl ve yedek üye sayıları toplamının onbeşden aşağı düşmesi nedeniyle
yapılacak seçimlerde bu Anayasanın kabul ettiği esasa ve sıraya uyulur.
Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı onbire ininceye kadar dava ve işlerde
22.4.1962 gün ve 44 sayılı Kanunun öngördüğü toplanma yeter sayısı
uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 12. – 13.5.1981 gün ve 2461 sayılı Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu Kanununun geçici 1 inci maddesi uyarınca Yargıtay ve
Danıştaydan Kurulun asıl ve yedek üyeliğine; 1730 sayılı Yargıtay
Kanununa 25.6.1981 gün ve 2483 sayılı Kanunla eklenen geçici
maddeuyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı ile Cumhuriyet
Başsavcıvekilliğine; 6.1.1982 gün ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun
geçici 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Danıştay Başkanlığına,
Başsavcılığına, başkanvekilliklerine ve daire başkanlıklarına, Devlet
Başkanınca seçilmiş bulunanlar, seçildikleri dönem için bu görevlerine
devam ederler.
6.1.1982 gün ve 2576 sayılı Kanunun geçici maddelerinin idarî mahkemeler
başkan ve üyeliklerine atamalara ilişkin hükümleri de saklıdır.
GEÇİCİ MADDE 13. – Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna Yargıtaydan
seçilmesi gereken bir asıl ve bir yedek üyenin seçimleri Anayasanın
yürürlüğe girdiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yapılır.
Seçilen üyeler göreve başlayıncaya kadar Kurul, toplantı yeter sayısını
oluşturacak yedek üyenin katılmasıyla çalışmalarını yapar.
GEÇİCİ MADDE 14. – Sendikaların gelirlerini Devlet bankalarında muhafaza
etmelerine ilişkin yükümlülükleri, Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren en geç iki yıl içinde yerine getirilir.
GEÇİCİ MADDE 15. – 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu
toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını
oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini
Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Millî Güvenlik
Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485
sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin
her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya
hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir
yargı merciine başvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ, merci ve
görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta
bulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri
uygulanır.
(Son fıkra mülga: 3.10.2001-4709/34 md.)
GEÇİCİ MADDE 16. – Anayasanın halkoylamasına ilişkin oy verme kütüğünde
ve sandık listesinde kaydı ve oy kullanma yeterliği bulunduğu halde
hukukî veya fiilî herhangi bir mazereti olmaksızın halkoylamasına
katılmayanlar, Anayasanın halkoylamasını takip eden beş yıl içinde
yapılacak genel ve ara seçimleri ile mahallî seçimlere ve diğer
halkoylamalarına katılamazlar, seçimlerde aday olamazlar.
GEÇİCİ MADDE 17-(Ek 10/5/2007 - 5659/1 md.)Bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra yapılacak ilk genel seçimde, Anayasanın 67 nci
maddesinin son fıkrası 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili
Seçimi Kanununun bağımsız adayların birleşik oy pusulasında yer almasına
ilişkin hükümleri bakımından uygulanmaz.
YEDİNCİ KISIM
Son Hükümler
I. Anayasanın değiştirilmesi, seçimlere ve halkoylamasına katılma
MADDE 175. – (Değişik: 17.5.1987 - 3361/3 md.) Anayasanın değiştirilmesi
Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri tarafından
yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki
teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür. Değiştirme teklifinin kabulü
Meclisin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür.
Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü,
bu maddedeki kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü
hakkındaki hükümlere tâbidir.
Cumhurbaşkanı Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları, bir daha
görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir.
Meclis, geri gönderilen Kanunu, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile
aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu Kanunu halkoyuna sunabilir.
Meclisce üye tamsayısının beşte üçü ile veya üçte ikisinden az oyla
kabul edilen Anayasa değişikliği hakkındaki Kanun, Cumhurbaşkanı
tarafından Meclise iade edilmediği takdirde halkoyuna sunulmak üzere
Resmî Gazetede yayımlanır.
Doğrudan veya Cumhurbaşkanının iadesi üzerine, Meclis üye tamsayısının
üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanun
veya gerekli görülen maddeleri Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna
sunulabilir. Halkoylamasına sunulmayan Anayasa değişikliğine ilişkin
Kanun veya ilgili maddeler Resmî Gazetede yayımlanır.
Halkoyuna sunulan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların yürürlüğe
girmesi için, halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından
çoğunun kabul oyu olması gerekir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların
kabulü sırasında, bu Kanunun halkoylamasına sunulması halinde,
Anayasanın değiştirilen hükümlerinden, hangilerinin birlikte
hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını da karara bağlar.
Halkoylamasına, milletvekili genel ve ara seçimlerine ve mahallî genel
seçimlere iştiraki temin için, kanunla para cezası dahil gerekli her
türlü tedbir alınır.
II. Başlangıç ve kenar başlıklar
MADDE 176. – Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten
başlangıç kısmı, Anayasa metnine dahildir.
Maddekenar başlıkları, sadece ilgili oldukları maddelerin konusunu ve
maddeler arasındaki sıralama ve bağlantıyı gösterir. Bu başlıklar,
Anayasa metninden sayılmaz.
III. Anayasanın yürürlüğe girmesi
MADDE 177. – Bu Anayasa, halkoylaması sonucu kabul edilip Resmî Gazetede
yayımlanması ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olur ve aşağıda
gösterilen istisnalar ile bu istisnaların yürürlüğe girmesine ait
hükümler dışında bütünüyle yürürlüğe girer.
a) İKİNCİ KISIM II. Bölümdeki; kişi hürriyeti ve güvenliği, basın ve
yayımla ilgili hükümler, toplantı hak ve hürriyetleri,
III. Bölümdeki çalışma ile ilgili hükümler, toplu iş sözleşmesi, grev
hakkı ve lokavt ile ilgili hükümler,
Bu hükümler yeni kanunları çıkarıldığında veya mevcut kanunlarda
değişiklik yapıldığında ve her halde en geç Türkiye Büyük Millet Meclisi
göreve başladığında yürürlüğe girer. Ancak bu hükümler yürürlüğe
girinceye kadar mevcut kanunlar ve Millî Güvenlik Konseyinin bildiri ve
kararları uygulanır.
b) İKİNCİ KISIM’daki; siyasî faaliyette bulunma hakları ile siyasî
partilerle ilgili hükümler, bunlara dayalı olarak yeniden hazırlanacak
Siyasî Partiler Kanununun;
Seçme ve seçilme hakkı ise yine bu hükümlere dayalı olarak hazırlanacak
Seçim Kanununun;
Yayımlanması ile yürürlüğe girer.
c) ÜÇÜNCÜ KISIM’daki; yasama ile ilgili hükümler;
Bu hükümler ilk milletvekili genel seçimi sonucunun ilanı ile birlikte
yürürlüğe girer. Ancak bu bölümdeki Türkiye Büyük Millet Meclisinin
görev ve yetkilerine ilişkin hükümleri, 29 Haziran 1981 gün ve 2485
sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak üzere Türkiye
Büyük Millet Meclisi göreve başlayıncaya kadar Millî Güvenlik Konseyince
yerine getirilir.
d) ÜÇÜNCÜ KISIM’daki; Cumhurbaşkanı başlığı altındaki görev ve yetkileri
ile Devlet Denetleme Kurulu, Bakanlar Kurulu başlığı altındaki tüzükler,
Millî Savunma, olağanüstü yönetim usulleri, idare başlığı altındaki
mahallî idareler ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu hariç
diğer hükümler ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri hariç yargıya ilişkin
bütün hükümler Anayasanın halkoylaması sonucunda kabulünün Resmî
Gazetede ilanı ile birlikte yürürlüğe girer. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar
Kuruluna ait yürürlüğe girmeyen hükümler Türkiye Büyük Millet Meclisinin
göreve başlaması ile, mahallî idareler ile Devlet Güvenlik Mahkemelerine
ilişkin hükümler ise ilgili kanunların yayımlanması ile yürürlüğe girer.
e) Anayasanın halkoylaması sonucu kabulünün ilanıyla birlikte yürürlüğe
girecek hükümleri ve mevcut ve kurulacak kurum, kuruluş ve kurullar için
yeniden kanun yapılması veya mevcut kanunlarda değişiklik yapılması
gerekiyorsa bunlara ilişkin işlemler mevcut kanunların Anayasaya aykırı
olmayan hükümleri veya doğrudan Anayasa hükümleri, Anayasanın 11 inci
maddesi gereğince uygulanır.
f) Kesinhesap kanunu tasarılarının görüşülme usulünü düzenleyen 164 üncü
maddenin ikinci fıkrası hükmü 1984 yılından itibaren uygulanmaya
başlanır.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASINA
İŞLENEMEYEN GEÇİCİ MADDELER
3.10.2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun geçici maddesi
GEÇİCİ MADDE – A) Bu Kanunun 24 üncü maddesi ile Anayasanın 67 nci
maddesine son fıkra olarak eklenen hüküm bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra yapılacak ilk genel seçimde uygulanmaz.
B)Bu Kanunun 28 inci maddesi ile Anayasanın 87 nci maddesinde yapılan
değişiklik, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce, Anayasanın 14 üncü
maddesindeki fiilleri işleyenler hakkında uygulanmaz.
27.12.2002 tarihli ve 4777 sayılı Kanunun geçici maddesi
GEÇİCİ MADDE 1.– Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 67 nci maddesinin son
fıkrası, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 22 nci Dönemi içinde yapılacak
ilk ara seçimde uygulanmaz.
kiye Cumhuriyeti Anayasasının Değişiklikleri
Kabul Değiştirilen Resmi Gazete
Kanun No. Tarihi Maddeler Tarih Sayı
3361 17.5.1987 67,75,175, Geçici 4 18.5.1987 – 19464 Mükerrer
3913 8.7.1993 133 10.7.1993 - 21633
4121 23.7.1995 Başlangıç Metni, 26.7.1995 - 22355
33,52,53,67,68,69,
75,84,85,93,127,
135,149,171
4388 18.6.1999 143 18.6.1999 - 23729 Mükerrer
4446 13.8.1999 47, 125, 155 14.8.1999 - 23786
4709 3.10.2001 Başlangıç Metni, 17.10.2001 – 24556 Mükerrer
13,14,19,20,21,22,
23,26,28,31,33,34,
36,38,40,41,46,49,
51,55,65,66,67,69,
74,87,89,94,100,
118,149, Geçici 15
4720 21.11.2001 86 1.12.2001 - 24600
4777 27.12.2002 76,78 31.12.2002 - 24980 3. Mükerrer
5170 7.5.2004 10,15,17,30,38,87, 22.5.2004 – 25469
90,131,143,160
5370 21.6.2005 133 23.6.2005 - 25854
5428 29.10.2005 130,160,161,162,163 9.11.2005 - 25988
5551 13.10.2006 76 17.10.2006 – 26322
5659 10.5.2007 Geçici 17 18.5.2007 – 26526
5678 31.5.2007 77,79,96,101,102 16.6.2007 – 26554
5697 16.10.2007 Geçici 18, Geçici 19 17.10.2007 – 26673
--------------------------------------------------------------------------------
[1]Bu madde başlığı, 7/5/2010 tarih ve 5982 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
[2]Bu madde başlığı, 7/5/2010 tarih ve 5982 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi
ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
[3]Bu madde başlığı, 7/5/2010 tarih ve 5982 sayılı Kanunun 8 inci
maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
[4]Bu madde başlığı, 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
[5]Bu madde başlığı, 7/5/2010 tarih ve 5982 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
[6]“bir üye ancak bir aday için oy kullanabilir;” ibaresi Anayasa
Mahkemesi’nin 7.7.2010 günlü, E: 2010/49, K: 2010/87 sayılı kararıyla
iptal edilmiştir.
[7]“de her bir baro başkanı ancak bir aday için oy kullanabilir ve”
ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 7.7.2010 günlü, E: 2010/49, K: 2010/87
sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
[8]Bu madde başlığı, 7/5/2010 tarih ve 5982 sayılı Kanunun 17 nci
maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
[9]“iktisat ve siyasal bilimler” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 7.7.2010
günlü, E: 2010/49, K: 2010/87 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
[10]“üst kademe yöneticileri” ibaresi AnayasaMahkemesi’nin 7.7.2010
günlü,
E: 2010/49, K: 2010/87 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
[11]“ancak bir aday için” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 7.7.2010 günlü,
E: 2010/49, K: 2010/87 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
[12]Bu madde başlığı, 7/5/2010 tarih ve 5982 sayılı Kanunun 23 üncü
maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
[13]“ancakbir aday için” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 7.7.2010 günlü,
E: 2010/49, K: 2010/87 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.116
[14]“ancak bir aday için” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 7.7.2010 günlü,
E: 2010/49, K: 2010/87 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
[15]“iktisat ve siyasal bilimler” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 7.7.2010
günlü,
E: 2010/49, K: 2010/87 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
[16]“üst kademe yöneticileri” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 7.7.2010
günlü,
E: 2010/49, K: 2010/87 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
[17]“Cumhurbaşkanı, üst kademe yöneticileri arasından seçeceği Kurul
üyesini, bakanlık, müsteşarlık, müsteşar yardımcılığı, valilik,
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, kamu kurum ve kuruluşlarında genel
müdürlük veya teftiş kurulu başkanlığı görevlerini yapanlar arasından
seçer.” tümcesi Anayasa Mahkemesi’nin 7.7.2010 günlü, E: 2010/49, K:
2010/87 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
[18]“sadece bir aday için” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 7.7.2010 günlü,
E: 2010/49, K: 2010/87 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
[19]“sadece bir aday için” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 7.7.2010 günlü,
E: 2010/49, K: 2010/87 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
[20]“sadece bir aday için” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 7.7.2010 günlü,
E: 2010/49, K: 2010/87 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
[21]“Bu seçimlerde her seçmen sadece bir aday için oy kullanabilir.”
tümcesi Anayasa Mahkemesi’nin 7.7.2010 günlü, E: 2010/49, K: 2010/87
sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
|
|
|