1957 seçimini hatırlarsanız...
SEÇİM bitse bile, bu seçimin kavgası kolay kolay bitmez, 1957 seçimleri gibi...
Televizyon ekranına çıkan bazı CHP’liler “Böylesi görülmedi!” diyor.
Yaşları ve siyasi tarih fukaralığı nedeniyle böyle demelerini mazur görebilirsiniz.
Nedir şikâyetleri?
Oyları çalıp yaktılar, elektrikleri kesip tutanakları değiştirdiler, gibi.
* * *
1957 milletvekili seçiminde de benzer olaylar olmuştu, tabii bire bir, aynısının tıpkısı olmasa da...
İsmet Paşa o seçime “Kütük rezaleti” damgasını vurmuş ve işin başındakine de “Kütük Bakanı” diye yüklenmişti.
Neydi bu kütük işi?
Seçmen kütükleri hazırlanırken, CHP’li seçmenler “kütük”ten yok ediliyor, yerlerine DP’li seçmenlerin adı hem de birkaç kütükte yer alıyordu.
İsmet Paşa’nın kütük rezaleti dediği buydu.
* * *
1957 seçiminin bir başka rezaleti de “radyo yayını” idi.
Seçim 27 Ekim 1957 pazar günü saat 17’de bitecek, sandıklar kapanacak, oy ayrımına bundan sonra başlanacaktı. Yalnız, bir sandığa kayıtlı seçmenin tümü 17’den önce oy vermişse, sandık kurumu oy ayrımına ve sayımına başlayabiliyor ve sonucu alıyordu.
İşte “Demokrat Parti” yöneticileri bundan istifade ettiler, madem o sandıklarda sonuç alınmıştı, radyoyla duyurulmalıydı...
İyi ama, daha seçimin sonucu alınmamıştı ki, seçim devam ediyordu.
Seçim sürerken, radyoda “Şurada Demokrat Parti, burada Demokrat Parti kazandı” diye yayın yapılırsa, “DP yine tulum geliyor!” diye seçmenin oyları etkilenmez miydi?
* * *
RADYO, DP’nin ileride olduğu sandıkları vermeye başlayınca, CHP lideri İsmet İnönü, Devlet Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’yu arar, “Sizden bu suçun işlenmesine engel olmanızı talep ediyorum” der.
Fatin Rüştü Zorlu ne yapsın, “Beyefendi ne der?” diye Menderes’e koşar, cevap kesindir:
“İlan edin!”
Radyolar saat 14.30’dan itibaren, Demokrat Parti’nin kesin kazandığı yerleri vermeye başlar, CHP, Seçim Kurulu’na başvurur, kurul yayını durdurur, ama atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra...
* * *
BU arada Devlet Bakanı Zorlu ile PTT Genel Müdürü Cahit Akyar tartışırlar.
Zorlu, gelen haberi radyoya göndermemelerini ister Genel Müdür “Kanun neyi emrediyorsa, onu yaparım” deyince, Zorlu:
“Dikkat et, biz daha gitmedik!” der.
Cahit Akyar, “Gitmedikleri, bir süre sonra Genel Müdür’ü görevden almalarıyla belli oldu” der.
* * *
1957 seçiminin bir özelliği de Gaziantep olayıdır. O gece seçimi CHP’nin 700 oy farkıyla kazandığı ilan edilmiş, fakat, sabaha karşı, köylerden bin kadar oy gelmiş ve seçimi bu defa DP kazanmıştır.
Zaten kütükte adını bulamadığı için kızgın olan Antepliler bunun üzerine Cumhuriyet Bayramı töreninde belediyeye doğru yürüyüş yapar, cam çerçeve bırakmazlar.
Oylar, tutanaklar, gerekli belgeler adliye binasına götürülür, pazartesi inceleme başlayacaktır.
Pazar gecesi ne olur bilir misiniz?
Adliye yanar!
Şehirde adeta “CHP’li avı” başlar, tutuklananlardan biri Mehmet Barlas’ın babası Cemil Sait Barlas’tır, bir başkası da, Allah uzun versin, yaşayan gazetecilerin kıdemlilerinden Ali İhsan Göğüş’tür.
Tam 5.5 ay cezaevinde yatarlar, sonuç: Beraat!
* * *
EVET, bu memleket böyle seçimler de yaşamıştır, pırıl pırıl aydınlık seçimler de...
————————
DİPNOT: Beşiktaş Belediye Başkanı seçilen CHP’li İsmail Ünal haksızlıktan şikâyetçi:
“Ben yüzde 68.77 oy aldım, en yüksek oran...
CHP’nin Beşiktaş Belediye Meclisi’ndeki oy oranı yüzde 69.21, CHP’nin Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki üye sayısı 29, AKP’nin ise 2’dir. İl Genel Meclisi’nde ise 6 üye CHP’lidir, burada AKP’nin üyesi yoktur.”
Lafın kısası, İsmail Ünal, Beşiktaş’ta, her ilçeden daha çok oy aldığını söylüyor.