 |
Özdemir
İnce/Hürriyet / 28 Nisan 2009
CUMHURİYET HALK PARTİSİ PROGRAMINA GİRİŞ
"PROGRAM kitabı elime geçeli neredeyse 30-40 gün oluyor. 350 sayfalık program
kitabını ağır ağır okudum. Bu yazı Mısır yolculuğum sırasında yayınlanacak. Yani
dün yazılmadı, biraz daha önceden yazıldı. Benim Mısır'da olduğum süre içinde
program hakkında bir yazı çıkar mı basında, bilemem. Ben bu satırları yazarken
herhangi bir yazı yayınlanmamıştı daha.
Halkın, seçmenin, partililerin, öteki partilerin yöneticilerinin, basının ve
yazarların çooook büyük bir bölümünün parti programlarını okumadıklarını çok iyi
biliyoruz.
Ama partileri, özellikle de cumhuriyetçi ve sol partileri sıkıştırmak için
"Doğru dürüst, dişe dokunur bir programları yok ki!" derler. Ama
kazın ayağı öyle değil.
CHP, benim kafa ve gönlümdeki CHP'den çok uzak. Ama işte 350 sayfalık bir
program yayınlamış, ne var ki CHP'den program bekleyenler ortalıkta yok."
6 OKUN İÇİNDE
Yukarıdaki bölümü yazdıktan sonra yazıyı sürdürmedim. Devamını Lüksemburg'da
yazıyorum: İkinci Cumhuriyetçilerin, neo-liberallerin sarakaya aldıkları Altı
Ok, programın başında yer alıyor: Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik,
Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, Devrimcilik.
Hepsi ciddiyetle uygulandığı zaman sol, sosyal demokrat ve sosyalist bir içerik
kazanabilecek altı şiar! Şimdi, yedinci ok olarak "Neden 'Demokrasi' yok?"
diye soracaklar çıkacaktır. Ben, demokrasinin altı okun içinde olduğunu
biliyorum, ama yeminli CHP düşmanlarının ağzını kapatmak için, benim yaptığım
türden bir açıklama ve eklenti yapılabilirdi. Ayrıca yeniyetme allame takımı
için bazı netameli sayılabilecek okların açıklama notları doyurucu olacak mı,
bilemem, ama benim için yeterli.
Milliyetçilik: "Türkiye Cumhuriyeti din, dil, ırk ve etnik köken temelleri
üzerinde değil, siyasal bilinç ve ideal beraberliği zemininde kurulmuştur.
Milliyetçilik, ırk, köken, din, mezhep, bölgecilik, kavimcilik anlayışlarının,
ulusal düzeyde aşılmasıdır."
Bırakalım şimdi, 1940'lardan örnekler sıralamayı, Varlık Vergisi'ni falan...
Çok beğenilen ABD milliyetçiliğinden farklı bir milliyetçilik mi? Başkalarını
saymıyorum.
ALERJİ OLSUN
Efendim, halk hoşlanmıyormuş, vırtzırt laiklik öne çıkartılmamalıymış, halkın
alerjisi varmış "laiklik" sözcüğüne. Varsın olsun! Türkiye'nin dingil ve dengesi
laiklik oku üzerinde duruyor. Medeni Kanun (Vatandaşlık Yasası), Ceza Kanunu
başta olmak üzere bütün yasalar laiklik referansının damgasını taşıyorlar. İlke
olarak eğitim de öyle, yargı da öyle. Laiklik'in yerine Din oturtulsaydı
Türkiye'nin hali nice olurdu?
Laiklik ilkesinin halkta alerji yarattığını ileri süren cumhuriyetçiler ve
demokratlar, toplumun en tutucu kesimini oluşturan kadınlara bu gerçeği anlatmak
zorundadırlar. Bu görev sadece CHP'ye düşmez; dinci partiler dışında bütün düzen
partilerine ve devrimci partilere de düşer. Çağdaş liberal partiler sadece
Devletçilik'e sahip çıkmayabilirler. Bu anlaşılır. Ama son ekonomik krizde
devletlerin oynadığı rol neo-liberalizmin sonunun geldiğini de gösteriyor.
KİMİN SAYESİNDE
Kadınlar, Cumhuriyet'in kendilerine bahşettiği haklardan, seçme ve seçilme
hakkından, tek eşle evlenme yasasından, boşanma haklarından, mirasla ilgili
yasalardan, koca ve baba izni olmaksızın çalışma hakkından, çocuklar üzerindeki
velayet hakkından, mahkemede tek başına ve birey olarak tanık olma hakkından
memnunlarmış, amma velakin "laiklik"ten hoşlanmıyorlarmış. Bu hakların
laiklik sayesinde kazanılmış olduğunu ve laikliğin bu haklarla eşanlamlı
olduğunu anlatsanıza! CHP programı anlatıyor bunları. |
|
|
|
|
| |
|
|
 |
|