TOBB
Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, 2006 yılında aralarında gerginlik olan
Başbakan ve CHP liderini Genel Kurul'a davet etmiş, bununla da kalmamış
iki lideri sahneye çağırıp elele tutuşturup ülkeye 'birlik beraberlik'
mesajı verdirmişti. Aradan 3 yıl geçti Hisarcıklıoğlu başkan olarak TOBB
Genel Kurulu'na yine iki lideri davet etti. İki lider yine konuşmalar
yaptılar. Ancak gazeteciler bu kez kürsüde 3 yıl önce olduğu gibi
liderleri ele ele tutuşmuş olarak görüntüleyemedi.
Erdoğan konuşmasını bitirdikten sonra özür dileyerek toplantıda n
ayrıldı. Ardından kürsüye CHP lideri geldi. O da bir konuşma yaptı.
''Birlik beraberlik'' fotoğrafı böylelikle çekilemedi. Ancak toplantı
devam ederken ajanslara salonun dinlenme bölümünde çekilmiş fotoğraflar
düştü. 3 yıl önceki kadar olmasa da iki lider samimi bir ortamda ve
neredeyse dizdize oturmuş, sohbet etmişlerdi. Üstelik aralarında
gerginlik olan liderlerin yüzleri de gülüyordu.
|
| |
CHP'li Özpolat gazdan etkilendi, hastanede
ANKA / Hürriyet / 01.05.2009
CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Ali Özpolat'ın gösteriler sırasında
polisin kullandığı gazdan etkilenerek hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'den yaklaşık 4 bin kişiyi bulan kortejine ara
sokaklardan katılımlar devam ederken, polisini izinsiz grup ve
gösterilere yönelik kullandığı gazlar ana korteji etkilemeye başladı.
Ana kortejde bulunan CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Ali Özpolat da
gösteriler sırasında polisin kullandığı gaz nedeniyle etkilenerek
hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.
|
Baykal'dan 'kabine revizyonu' değerlendirmesi
01.05.2009 / HÜRRİYET
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Bakanlar Kurulu'ndaki değişiklikle
ilgili olarak, “Öyle anlaşılıyor ki rezervde tuttuğu bütün unsurları
seferber etme kararını almıştır. AKP'nin ağır toplarının, ideolojik
özünün, çekirdek kadrosunun bütün potansiyelinin ortaya konulduğu bir
kabine ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum” dedi.
Baykal, Habertürk Televizyonu'nun canlı yayınına katılarak gündemdeki
konulara ilişkin soruları yanıtladı.
Bakanlar Kurulu'ndaki değişikliği nasıl değerlendirdiği sorusu üzerine
Baykal, muhalefet lideri olarak kendisine düşenin “hayırlı olsun” demek
ve “başarılar dilemek” olduğunu söyledi.
Asıl önemli olayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yerel seçimlerin
ardından “kapsamlı bir değişikliğe ihtiyaç duyması” olduğunu ifade eden
Baykal, ancak yeni kabinenin kendisine, “hükümetin bu güne kadar
izlediği politikalarda değişiklik olacağı izlenimini vermediği” görüşünü
dile getirdi. Deniz Baykal, “Öyle anlaşılıyor ki, rezervde tuttuğu bütün
unsurları seferber etme kararını almıştır. AKP'nin ağır toplarının,
ideolojik özünün, çekirdek kadrosunun bütün potansiyelinin ortaya
konulduğu bir kabine ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum” dedi.
Bakanlar Kurulunun yeni tablosuna bakarak, “dış politika konusundaki
yanlışların önüne geçileceği, yolsuzluklarla mücadele edileceği, ekonomi
politikasında gelişme olacağı gibi bir çok konuda umutlanmanın mümkün
olmadığını” savunan Baykal, “Önemli olan Başbakan 'artık böyle
gidemeyiz, bir şeyleri değiştirmek lazım' diye düşünmüştür ve
değiştirmesi en kolay olan şeyi yani bakanların bir kısmını değiştirerek
yürüme yolunu seçmiştir. Şimdi bunu birlikte izleyeceğiz. Politika aynı
politika. Bunun bizim açımızdan heyecan verici, önemli bir tablo
olduğunu sanmıyorum. Bildiğimiz AKP bu defa çekirdeği ile çıktı” diye
konuştu.
Deniz Baykal, “bazı isimlerin Bakanlar Kuruluna alınmış olmasının dikkat
çekici olduğu” görüşünü savunarak, “AKP, kendi milli görüşçü, rejime
inançla ideolojik olarak karşı çıkan ve bunun kavgasını kararlılıkla
eline geçen her fırsatı değerlendirerek sürdüren bir ekibi sahiplenme,
bakanlar kuruluna taşıma, parti vitrinine koyma ihtiyacını hissetmiştir.
AKP kendi gerçek kimliğiyle biraz daha belirgin bir şekilde ortadadır”
dedi.
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun Milli Eğitim Bakanı olmasına ilişkin bir
soru üzerine, Deniz Baykal, “daha önceki Milli Eğitim Bakanı Hüseyin
Çelik'in uygulamalarının Türkiye'yi ciddi sıkıntıya soktuğunu” öne
sürerek, “Çubukçu'nun milli eğitim alanındaki görüşleri hakkında henüz
bir bilgi sahibi olmadığını” kaydetti. Ancak AK Parti'nin “ortak
anlayışını görev alanında hayata geçireceğinin anlaşıldığı” görüşünü
aktaran Baykal, “o konuda da bir umutlanma noktasında olmadığını”
söyledi.
Baykal, “yenilenme izlenimi yaratma ihtiyacının ekonomi alanında ortaya
çıktığını” savundu. Baykal, Başbakan Erdoğan'ın ekonomi alanındaki
bakanları değiştirerek bir tazelenme, yenilenme mesajı vermek istemiş
olabileceğini öne sürdü.
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
Baykal, başka bir soru üzerine, AKP'nin uygulamalarının “toplumda
tedirginlik yaratmakta olduğunu, bunun daha da ileri düzeye
taşınabileceğini” iddia etti. “Türkiye'nin iktidardan kaynaklanan
gerilime nasıl reaksiyon vereceğini herkesin zaman içinde göreceğini”
kaydeden Baykal, “Bizim muhalefet partisi olarak anlayışımız siyasi
tartışmayı bu zeminde gerginleştirmemektir” dedi.
Deniz Baykal, gelecek günlerde bir anayasa değişikliği tartışmasının
önlerine geleceğinin görüldüğünü belirterek, şöyle konuştu:
“Bu anayasa değişikliği aslında siyasi ortamı gerebilecek konulardan
birisidir, hiç kuşku yok. Bu konudaki anlayışlarını da önümüzdeki
günlerde göreceğiz. Biz AKP'nin izlemekte olduğu politikanın
yanlışlarına, tehlikelerine kararlılıkla dikkati çekmeye devam edeceğiz
ama siyasetimizi onun üzerine bina etmemeye çalışacağız. Onların
yanlışlarına katkı vermemeye çalışacağız. Onları kendi kaderleriyle baş
başa bırakacağız. Anayasayı değiştireceklerse bildikleri gibi
yapmalarına bakacağız. Buna destek vermemiz kesinlikle söz konusu
olmayacak. Ama biz bundan sonra da ekonomik sorunları, işsizliğe,
yolsuzluğa, yanlış ekonomi politikalarına ve bunun Türkiye için
maliyetine dikkati çekme devam edeceğiz.”
|
CHP’li Sevigen: İstifayı düşünmüyorum
CHP’li Sevigen, İstanbul’da bir arsanın satışına aracılık ettiği ve 1
milyon dolarlık protokol imzaladığı iddialarına yanıt verdi. Sevigen,
“Alnım açık, yüzüm ak, bir kuruş yetim hakkı yemedim” diyerek isitfa
etmeyi düşünmediğini söyledi.
DİĞER HABERLER
19 Şubat 2009 Perşembe / HÜRRİYET
ANKARA - Hakkında medyada yer alan iddialarla ilgili bir basın
toplantısı düzenleyen CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen,
kendisine yönelik karalama kampanyası düzenlendiğini savundu. Sevigen,
İstanbul Beşiktaş’taki arsanın satışı konusundaki aracılığın iki kişiyi
tanıştırmaktan ibaret olduğunu belirtti.
Sevigen, “Satış sonrasında arsanın imar durumunda hiçbir değişiklik
olmamıştır, dolayısıyla herhangi bir rant ya da topril sözkonusu
değildir” dedi.
Mehmet Sevigen, arsanın satışı sonrası kendisine teklif edilen
ortaklığın da para koyamadığı için gerçekleşmediğini savundu.
“Siyasetçinin ticare işlere girmesini etik buluyor musunuz?” sorusuna
ise sevigen, “Kendi paramızı koyarak iş yapalım dedik ama olmadı. Çok
büyük, etik olmayan bir şey yok” yanıtını verdi. |
| Baykal: Sevigen’in yaptığı yolsuzluk değil işgüzarlık
Baykal,
sağ kolu Sevigen’in bile etik olmadığını kabul ettiği ‘kár payı
ortaklığı protokolü’ skandalını savundu. Sevigen’in ‘yolsuzluk değil
işgüzarlık’ yaptığını savunan Baykal, ‘Sevigen linç edilmesin’ dedi.
CHP lideri Deniz Baykal, ‘etik olmayan bir şekilde 1 milyon 120 bin
dolarlık kar payı sözleşmesi’ yaptığı itiraf eden ‘sağ kolu’ Mehmet
Sevigen’e sahip çıktı. Başta CHP yandaşı köşe yazarları olmak üzere
parti içinden de gelen ‘istifa’ baskılarına karşı Genel Sekreter
Yardımcıs’nı koruyan Baykal, Sevigen’in yolsuzluk yapmadığını, alanla
satan arasında işgüzarlık yaptığını söyledi.
DİŞLİ AYRI, SEVİGEN AYRI
NTV’YE konuşan Baykal, kamuoyunda ‘Sevigen olayı’nın ne olduğu veya
olmadığının yeterince netlik kazanmadığını iddia etti. Baykal, ‘Ayrılsın
diyorlar. Neden ayrılacak’ dedi. Olayın Şaban Dişli olayına
benzetilmesine de tepki gösteren Baykal, Şaban Dişli olayında imzalanmış
bir protokol bulunduğunu, bunun karşılığının açıkça ifade edildiğini
savunarak, Sevigen olayında imar yolsuzluğu bulunmadığını, kredi
tedariki, imar değişikliği olmadığını öne sürdü. İmar durumu netleşmiş
olan bir arsayı almak isteyen biriyle satmak isteyen biri arasında
kurulmuş bir ilişkinin söz konusu olduğunu belirten Baykal, Sevigen’e
ortaklık ticari ilişkinin kurulamadığını kaydetti. Baykal, şöyle
konuştu:
‘Burada bir imar yolsuzluğu yoktur veya kanıtlanmamıştır. Kredi
tedariki, yasalara göre suç teşkil eden bir durum söz konusu değil. Arsa
sahibinin tamamen ticari bir teklifi söz konusudur. Sevigen’in de ilgi
gösterdiği bu ticari ilişkiye açık durduğu görülmüştür. Bu yolsuzluk
değil. Dişli’yle alakası yok. Ama uygun mu derseniz, benim anlayışıma
göre uygun değildir. Ama bunun bir yolsuzluk gibi takip edilmesi mümkün
değil.’
Sevigen’in işgüzarlık yaptığını savunan Baykal, ‘Alanla satan arasında
işgüzarlık yapmış, teklife de ilgi duymuş. İnsanların buna özen
göstermesi gerekir. Ama bunun bir yolsuzluk, rüşvet olayı gibi takdim
edilmesi doğru değildir. Alınmış tek kuruş para yok. Bir imkan var, ona
ilgi göstermiş ama para ödenmemiş. Bunları görmek lazım’ dedi.
‘Adamı öldürecekseniz niçin öldürdüğünüzü bilin’ diyen Baykal, kimsenin
linç yapmaya kalkışmaması gerektiğini söyledi. Sevigen’le ilgili bir
gazetenin sistematik bir yayın yaptığını, Sevigen’le ilgili asılsız
iddiaların ortaya atıldığını öne süren Baykal, ‘Dürüstlük temel
değerlerimizdir ama dürüstlük haksızlığa direnebilmeyi gerektirir’ diye
konuştu. Sevigen’in yaptığının suç, ayıp ve yasak olmadığını ancak uygun
da olmadığını kaydeden Baykal, ‘O nedenle sorumluğunu üstlen diyeni
anlamak mümkündür. Şaban Dişli olayıyla ne alakası var’ dedi. Herkesin
bir şey söylemesinin normal olduğunu, kendisinin olayları incelediğini
ve haksızlık yapmak istemediğini vurgulayan Baykal, ‘Özel bir duygunun
esiri değilim. İspatlayın gereğini yapalım. Ticari ilişki bana göre
uygun değil, yapılmaması gerekir’ diye konuştu.
‘DAYAN GEÇER’ DEMEDİM
BAYKAL, Mehmet Sevigen’e, ‘Dayan, geçer bunlar’ dediği yolundaki gazete
haberlerini de yalanlayarak, böyle bir şey söylemediğini ifade etti.
|
Hürriyet 18 Şubat 2009
Kılıçdaroğlu: Sevigen gereğini yapmalı
CHP'nin
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel
Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen hakkındaki yolsuzluk iddiaları
konusunda Milliyet Gazetesi'ne kısa bir açıklama yaptı: ‘Sevigen
gereğini yapmalıdır.’ Kılıçdaroğlu, bugün öğle saatlerinde gazetecilerin
ısrarlı soruları üzerine ne demek istediğini anlattı.
AKP’li Şaban Dişli’nin Silivri’deki bir arsanın imar sorununu çözme
karşılığında 1 milyon dolarlık protokol imzaladığını ortaya çıkaran ve
Dişli’nin istifasında büyük rol oynayan CHP İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet
Sevigen hakkındaki yolsuzluk iddiaları için de, “Sevigen gereğini
yapmalı” dedi.
|
28 Nisan 2009 -
www.haber3.com
Sevigen'i yakan kaset nerede ?
CHP'li Mehmet Sevigen'i koltuğundan eden kaset "sır" oldu...
CHP'li Sevigen'i koltuğundan eden 'ses kaseti' sırra kadem bastı! Aday
belirleme sürecinde 'çıkar' sağlamakla suçlanan Sevigen'in suç
duyurusunun ardından iddiaları ortaya atan Atmaca ve Vatan yazarı Mutlu
ifade verdi. İfadelere göre ortada kaset yok
Yerel seçimler öncesinde İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'i CHP
Genel Sekreter Yardımcılığı koltuğundan eden iddialar yargıya taşındı.
İstanbul'da belediye başkan adaylarının belirlenmesinde 'kişisel çıkar
sağlamak' la suçlanan CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, CHP Eyüp
Belediye Başkan aday adayı Eyüp Atmaca, Vatan Gazetesi Yazarı Mustafa
Mutlu ve işadamı Sabri Demirdöğen hakkında Eyüp Cumhuriyet Savcılığı'na
suç duyurusunda bulundu.
Sevigen'le ilgili iddialarını kendisine ait düğün salonunda düzenlediği
basın toplantısıyla kamuoyuna açıklayan Eyüp Atmaca, savcılıkta verdiği
yazılı ifadede 'Kaset yok' dedi.
BÖYLE BİR SES KAYDI YOK
Atmaca yazılı ifadesinde, şunları söyledi: 'Ne basın toplantısında ne de
başka bir yerde 'Elimde ses kaydı var' ifadesini kullanmadım. Böyle bir
ses kaydı da yok. Ses kaydı konusu Vatan Gazetesi yazarı Mustafa Mutlu
tarafından gündeme getirilmiştir. Basın mensuplarının ısrarlı soruları
karşısında Mustafa Mutlu'nun yazısında dile getirdiği 8 dakikalık ses
kaydı iddiasına atıf yaptım.'
VATAN yazarı Mustafa Mutlu ise yazılı ifadesinde iddiaların Atmaca'nın 4
Şubat 2009 tarihindeki basın toplantısının ardından başladığını söyledi.
Mutlu, ifadesinde şöyle dedi: 'Bu yazının ardından gazetedeki telefonuma
ve mail adresime gelen Sevigen'le ilgili ihbarları kendisine dinlettim
ve okuttum. O iddialardan biri de Demirdöğen Şirketler Grubu Yönetim
Kurulu Başkanı Sabri Demirdöğen'e aitti. Sevigen'le ilgili benzer bir
olayı yaşadığını iddia etti.'
BEMBEYAZ OLDU
Mutlu, 6 Şubat 2009 tarihli köşe yazısında, 'Kendisine '8 dakikalık bir
ses kaydı' ndan söz edip böyle kayıt-tan haberi olup olmadığını sordum.
Önce bembeyaz oldu, sonra da yemin ederek kimseyle akçeli bir işe
girmediğini söyledi' demişti.
Demirdöğen'in 'Sevigen, CHP için yaptırdığım şarkıya benden fatura
kesmemi ve KDV'sini de ödememi istedi' iddialarının tanığı olarak
gösterilen söz yazarı Ahmet Selçuk İllkan da, 'Sevigen'le, Demirdöğen
arasında böyle bir konuşma geçmediğini' belirterek iddiaları basından
öğrendiğini söyledi.
İstifaya neden olan iddialar
CHP Eyüp Belediye Başkan aday adayı olan Eyüp Atmaca, 'Mehmet Sevigen'in
kendisinden 600 bin dolar istediğini, bunu kabul etmeyince ev
istediğini' söylemişti. Sevigen de, belediye başkan adaylığı
kesinleşmeyen Atmaca'nın iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, 'Ne
600 bin dolar ne de iddia edildiği gibi ev istediğini'' açıklamıştı.
Sevigen, var olduğu iddia edilen ses kaydının ortaya çıkarılmasını
istemişti.
Akşam |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|