8 Ocak 2013 günü saat 14.35′ Genel Kurmay Başkanlığı resmi internet sitesinde basın açıklaması yaptı. Yapılan Açıklamada;
“1. Bazı basın yayın organlarında, “Balyoz Davası olarak bilinen davanın tüm delillerinin asıllarının Genelkurmay Başkanlığında bulunduğu ve sanıkların, sahte olduğunu iddia ettikleri belgelerin orijinallerinin Genelkurmay Başkanlığınca Mahkemeye gönderildiği” yönünde haberler yer almaktadır.
2. Davanın soruşturma aşamasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Genelkurmay Başkanlığının 22 Şubat 2010 tarihli yazısı ile, 1’nci Ordu Komutanlığında yapılan Plan Seminerinin “Balyoz Güvenlik Harekat Planı” adlı bir bölümünün veya ekinin mevcut olmadığı; ayrıca, “Oraj” ve “Suga” isimli eylem planlarının ise bulunmadığı bildirilmiştir.
3. Mahkemenin gerekçeli kararında ise; “Gölcük Donanma Komutanlığı ve Eskişehir’de sanık Hakan Büyük’te ele geçirilen dijitallerde bulunan taranmış belgelerin asıllarının ilgili birliklerde mevcut olduğu, Genelkurmay Başkanlığınca Mahkememize bildirilmiştir.” ibaresine yer verilmiştir. Bu ibareden yola çıkılarak, dava konusu tüm delillerin asıllarının bulunduğu ve Genelkurmay Başkanlığınca Mahkemeye gönderildiği şeklinde basında yer alan iddialar asılsızdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Denildi.
Yıllardır yazılı ve görsel basında Silivri davalarındaki iddiaları ve yapılamayan savunmaları, izliyor, gözlüyoruz. Eminiz ki askeri çevrelerde en azından yurttaş kadar ilgileniyordu. Bu süreçte sesini çıkarmayan Genel Kurmay Yetkililerinin gerekçeli kararın yayımından sonra basın açıklaması yapmasını da kayda değer gelişme olarak görüyoruz. Ve diyoruz ki; Genel Kurmay Başkanlığı toplumu Emevi-Abbasi kültürüyle dizayn etmeye çalışanların yancılığını yapmasın… Nato’nun ordusu olarak değil Türkiye Cumhuriyetini kuranların orduları gibi emperyalizme karşı dursun, tam bağımsız Türkiye için sadece yasal görevlerini yapsın.
08.01.2013