20/04/2015

CHP’nin 2009 Yerel Seçimleri Öncesi Açılımları

CHP’NİN 30 Mart 2009 Yerel Seçimler Öncesi Açılımları!

Genel Başkan Deniz Baykal, son dönemdeki CHP’ye türbanlı ve çarşaflı katılımlarla ilgili eleştirilere, tek parti dönemini eleştirerek yanıt verdi. Cumhuriyet döneminde Atatürk Bulvarı`nda kılık kıyafeti müsait olmayan insanların geçemediğini hatırlatan Baykal, “Tek parti zihniyeti oydu. Kıyafetini düzelt gel de öyle geç diyorlardı”

“Biz bir siyasi partiyiz. Yani bir kıyafet tüzüğü mü ilan edeceğiz? Türkiye`deki genel yasaların ötesinde insanları kılık kıyafetine göre yeniden tasnif mi edeceğiz? Böyle bir şey olabilir mi? Türkiye bu ya. Kimse her şeye layıktır. Her yere gider, her meydana da girer bulvarda da yürür, her siyasi partiye girer, CHP`ye de girer” şeklindeki açıklamaları medyada geniş yer tuttu.

CHP Tabanı olarak Sayın Genel Başkanı antidemokratik de olsa parti tüzüğünü işletmesini, özellikle İstanbul Milletvekili Sevigen’le ilgili yolsuzluk iddialarının biran önce açıklığa kavuşması için disiplin soruşturması başlatmasını istiyoruz.

Unutulmaması gereken nokta İstanbul’da sayın Kılıçdaroğlu’nun kişiliğinden kaynaklanan güven ve halkın dürüst yönetim anlayışı nedeniyle oylarda göreceli artış CHP yönetim kadrolarının başarısı gibi algılanması etik olmayacaktır.

Her kademedeki bugünkü CHP yönetim kadrolarını Atatürk’ün, Balıkesir’e gelişinde Türkocağında yaptığı konuşmasını hatırlatarak uyarmak istiyoruz.

“Halkın saflığından faydalanarak milletin maneviyatına saldıran kimselerle onların ardından gidenler, elbette ki birtakım cahillerden ibarettir. Bunlar, Türk milleti için yüzkarası oluşturacak vaziyetlerin meydana gelmesinde daima etken olmuşlardır. Milletimizin önünde açılan kurtuluş ufuklarında aralıksız yol almasına mani olmaya çalışanlar, hep bu müesseseler ve bu müesseselerin mensupları olmuştur. Millete anlatmalıdır ki, bunların millet bünyesinde yaptıkları tahribatı hissetmek lâzımdır. Bu gibilerin mevcudiyetini müsamaha ile karşılayanlar, Menemen’de Kubilây’ın başı kesilirken kayıtsızca seyretmeye tahammül ve hatta alkışlamaya cesaret edenlerle birdir.” 25.02.1931

20/04/2015

Chp Taban Hareketi’nin 31, Kurultay Hakkındaki Görüş Ve Öneriler

Partimiz mevcut yapısı, işleyişi ve yönetici kadrosuyla, üyelerinin ve halkın güvenini yitirmiş durumdadır. Bunun için CHP de temel sorun değişim, hemen değişimdir. Ülkemizin dünden daha çok CHP’ye gereksinimi olduğu karşıtları tarafından da söylendiği bu ortamda değişimin belki de tam zamanıdır. Ancak bunun kiminle ve hangi program ile yapılacağı çok önemlidir. Özellikle değişime öncülük edecek kadroların yeni ve inandırıcı olması zorunludur. Bu değişimin ancak tabandan başladığı takdirde başarıya ulaşabileceği temel inancımızdır.

CHP Devrimci bir partidir. Kurtuluş Savaşımızı örgütleyen ve yürüten Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyetinin devamı olarak kurulmuştur. İlk adı da Halk Fırkasıdır. Ancak süreç içinde Partimiz devrimci ve halkçı yapısından uzaklaştırılarak, devlet ve düzen partisi haline getirilmiştir. Halkın Partisi olmaya çalıştığı her dönemde de halkın büyük desteği ve ilgisini görmüştür. CHP yeniden çağdaş sosyal demokrasinin ilkeleri doğrultusunda ve çalışma şekli ile devrimci ve halkçı özüne dönmelidir.

Partilerin tutucu ve kapalı kutu haline gelmelerinin en büyük nedenlerinden biri de Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Kanunudur. Bu yasalar bir şekilde partinin başına geçen insanların bir daha oradan inmemeleri, için her türlü imkanı vermektedir. Parti içi demokrasi işletilmediği gibi, aynı kişinin devamlı genel başkan seçilmesini sınırlayan bir yasa maddesi söz konusu değildir. Bu nedenle yaşamları elverirse genel başkanlığı ömür boyu yapmaları mümkündür. Bu durum partide lider diktatörlüğü yaratmaktadır. Üye yapıları sağlıklı olmadığı gibi, gerçek üyelerin yasal bir güvencesi yoktur. Bu nedenle özgür partililer yerine biat eden üyelik profili öne çıkmaktadır.

Hiçbir kimsenin kişisel hırs ve ihtirasları, çıkar ilişkileri Partimizin önünü tıkamamalıdır. Yasal bir engel bulunmadığına göre, bu gidişi durdurabilecek tek engel yine de özgürce düşünebilen partililerdir. Çünkü; uyuyan taban uyandı. Bizler daha önce ifade ettiğimiz ve aylar önce yazılı hale getirdiğimiz görüşlerin savunuculuğunu yapıyoruz yapmaya da devam edeceğiz…

CHP TABAN HAREKETİ olarak bizler aşağıdaki görüşlerimize sahip çıkan ve yapılması gerekenleri takvime bağlayarak yapacağına söz veren CHP Genel Başkan adayının yanındayız. Hiç kuşku duyulmasın ki CHP’nin gelişimini engelleyenlerin takipçisi de olacağız.

GÖRÜŞ ve İSTEMLERİMİZ:

Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasasının antidemokratik hükümleri derhal değiştirilmelidir. CHP buna öncülük etmelidir.

– CHP özeleştiri yaparak kendini yeniden yapılandırmalıdır. Bu kapsamda üye yapısını, programını, tüzüğünü çağdaş sosyal demokrasi ilkelerine, halkım istemlerine uygun hale getirmelidir.

– Parti içi demokrasi işletilmeli ve Partideki dar kadroculuk anlayışına son verilmelidir.

– İdeolojik temeller netleştirilmeli ve zenginleştirilmelidir.

– Avrupa’da ki ve diğer ülkelerdeki kardeş partiler ile dayanışma artırılmalı; sosyal, ekonomik, demokratik açılımlarla ilgili politika ve projelerin oluşturulmasında gerekirse ilgili partilerden destek alınmalıdır.

– Politika üretmek sadece genel merkez ve milletvekillerine bırakılmamalı; sorumlu her CHP’li üye politika üretebilmeli ve üretimde katılımcılık uygulanmalıdır.

– Yoksullara yönelik ve işsizliğe çözüm bulacak ciddi politikalar üretilmelidir. Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan ulusal yoksulluğun, yolsuzluğun önlenmesi ile ilgili özel bir program acil olarak hazırlanmalıdır.

– CHP; mevcut kokuşmuş sistemi değiştirecek ve değişimin önünde gidecek bir parti haline gelmelidir.

– Halkın sosyal, ekonomik ve kültürel sorunlarıyla ilgili beklentilerine yanıt verecek olan projeler ve programlar geliştirilmelidir.

– CHP; bilişim teknolojisinden ve medya olanaklarından en geniş şekilde yararlanmalı. Şeffaflığı kendi üye isimlerinin üyelerine açıklamasından başlatmalı,

– Acilen Türkiye’nin temel sorunlarına ve önceliklerine yönelik politikalar üretilmeli,

– Tarımı ve hayvancılığı geliştirecek her yöreye özgü çağdaş politikalar üretilmelidir.

CHP; üyelerinin ve halkın kendisine sahip çıkmasına olanak vermeli; kendisi de üyelerine ve halka sahip çıkmalıdır.

Saygılarımızla, Ocak/ 2005

20/04/2015

Yerel Yönetimler Örgütlenme Modeli Derleme

CHP PARTİ BELGELERİNDEKİ YEREL YÖNETİMLERE
İLİŞKİN BÖLÜMLERDEN DERLEMELER

1- DERLEME NASIL YAPILDI.
Her derleme gibi bu derleme de önemli ölçüde derleyicisinin tercihini yansıtmaktadır. Ama yine de bir yöntem izlenmeye çalışıldığını söyleyebiliriz. Şöyle ki; Parti Programı ve Tüzüğü’nde tüm konular yer aldığı için, yerel yönetimlere ilişkin bölümler seçilerek dikkate alındı. Gerektiğinde önemli olduğu düşünülen bu bölümlerden seçme yapıldı ve seçme nispeten de zor olmadı .Diğer belgeler ise doğrudan yerel yönetimlere ilişkin oldukları için seçme daha zor oldu. Doğrudan yerel yönetimlere ilişkin belgelerden seçmede ise şöyle bir yöntem izlendi. Alışılagelmiş yerel yönetim hizmetlerinin dışında kalan ve özellikle de sosyal demokrat belediyeciliğin siyasi felsefesini yansıtan bölümler esas alındı ve seçmeler buralardan yapıldı. Bunlar ise genelde katılımcılık, saydamlık vb konular olarak belirlendi. Ayrıca Cumhuriyet kazanımları ve laiklik vb konularda da duyarlı davranıldı. Cümleler olduğu gibi alınmaya çalışılmakla birlikte; kelimeler aynı kalmakla koşuluyla cümlelerden ve paragraflardan kısaltılmış alıntılar da yapıldı. Böylece ifade tarzı olanaklar ölçüsünde korunmaya çalışıldı.

2- CHP PROGRAMI 11/B-Dayanışma: Devlette, işyerinde, belediyelerde, üniversitelerde ve mümkün olan her ortamda katılım, temel bir yaklaşım olmalıdır. Kararlar, o kararla ilgili olan çevrelere ve insanlara sistemli şekilde danışılarak oluşturulmalıdır.

11/B-Gelişmenin bütünlüğü ve etkinliği:
Gelişmenin sonucu hatta göstergesi olan kentleşme, sağlıksız ve çarpık özelliklerden, bunların kaynağındaki yanlış ve yetersiz yasal düzenlemelerden arındırılmalıdır. Kentleşme, toplumun uzun süreli yararları doğrultusunda kamu tarafından yönlendirilmeli ve denetlenmelidir.

11/B-Demokratikleşme:
Sivil toplum yapılaşması desteklenmeli ve geliştirilmelidir. Okul aile birliklerinden sendikalara, meslek odalarına, tüketici koruma hareketlerine, yöresel güzelleştirme derneklerinden, çevreci kuruluşlara, dayanışma yahut ortak ilgi topluluklarına kadar “yurttaş beraberlikleri” özendirilmelidir. Amaç sıradan yurttaşın sivil kurumlar aracılığıyla ülkede etkin olması, devlet karşısında edilgenlikten kurtarılmasıdır.Bütün kurumlarıyla, mekanizmaları ve anlayışlarıyla eskiyen, akılcılıktan uzaklaşan, halka yabancılaşan ve topluma enerji ve kaynak kaybettiren mevcut yönetim yapılanması terk edilerek, köklü bir yenileşme programıyla çağdaş devlet yönetimi biçimlenmelidir. Merkezde yoğunlaşmış sorumluluk ve yetkililerin bir bölümü, katılımcı demokrasinin ve ülke bütünlüğünün çerçevesinde yerel yönetimlere devredilerek daha demokratik ve daha etkin bir yapılanma gerçekleşmelidir.

111/a – Okul öncesi eğitim:
…Yerel yönetimlerin öncülüğü ve gönüllü kuruluşların katkıları ile yeterince çocuk yuvası ve ana okulu açılmasını (CHP) sağlayacaktır. CHP özel eğitime gereksinen çocuklar için etkin koruma ve eğitim olanakları hazırlamayı görev bilmektedir.

111/a- Öğretmen:
Öğretmen tayinlerinin aşamalı bir süreçte yerel yönetimler düzeyinde sonuçlandırılması hedef alınacaktır. 111/b- Yerleşme Düzeni: Ülkemizin ekonomik ve toplumsal yapısındaki hızlı gelişme ve değişme, yerleşme düzeninde önemli değişimlere ve dönüşümlere neden olmaktadır. Gelişme sürecinde; insan sağlığının korunması, yaşam kalitesinin arttırılması, doğa ile insan ve toplum yaşamının uyumlu hale getirilmesi gereklidir. Bu gereklilik çağımızda çok özel bir önem kazanmıştır. Sanayileşmeyi, büyüme ve kentleşmeyi hızlandırarak sürdürürken, gelişme hızını kesmeksizin, bu olguların yaratacağı olumsuzlukları da planlı ve kararlı bir biçimde önleyecek yeni politikalara gereksinim vardır. . Planlama Ülkemizin gerçekleri yerleşme düzenine ilişkin olarak her düzeyde ve her kademede düzenleyici, özendirici ve yol gösterici nitelikte bir planlamanın gerekliliğini ortaya koymaktadır.Cumhuriyet Halk Partisi; liman, havaalanı karayolu, demiryolu, barajlar ve haberleşme gibi kalkınmayı ve kentleşmeyi doğrudan etkileyen temel altyapıların, bölgesel kalkınma hedeflerine ve çevre düzeni planlarımı uygun olarak programlanmasını sağlayacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi yerleşme düzenine ilişkin genel planlama faaliyetlerini, aşağıda belirtilen beş kademeli bir planlama anlayışı içinde sürdürecektir.

1. Bölgesel Planlama;
Cumhuriyet Halk Partisi, ulusal bütünlüğün sağlam temellere oturtulabilmesi, demokrasinin kökleştirilip. geliştirilebilmesi ve fırsat eşitliği içinde herkesin refahtan payını alabilmesi için, bölgesel gelişme ile bölgeler ve yöreler arası eşitsizliklerin giderilebilmesini eş zamanlı olarak gerçekleştirme kararındadır. CHP, bölgelerin ve bölgeler içindeki alt bölgelerin kaynaklarını, olanaklarını, gelişme potansiyellerini, ülke bütünlüğü içindeki yerlerini ve ağırlıklarını belirleyerek, fiziki boyutu da içeren bölge planı yapılmasını ağlayacaktır.

11. Çevre Düzeni Planlaması:
Cumhuriyet Halk Partisi, bölgesel planlama çerçevesinde, doğanın, çevrenin ve tarihsel kültür mirasının korunmasına ilişkin ilkeleri; bölgenin yer altı, yerüstü kaynaklarının, flora ve fauna değerlerinin korunduğu arazi kullanma kararlarını, dengeli ve sağlıklı kentleşme kuralları ile uygulamaların sıralanmasını ve zamanlamasını içeren çevre düzeni planlarının yapılmasını sağlayacaktır. Bölgesel ölçekte uyumları sağlamış olan çevre düzeni yapısını oluşturacak ve yerleşme dokusuna ilişkin temel saptamaları ve kararları içerecektir

111. Nazım İmar Planları :
Kent özellikleri taşıyan tüm yerleşme merkezleri ile yakın çevreleri, gelişme alanları ve mücavir alanları için Nazım İmar Planları yapılacaktır. Nazım imar planlarının, hazırlanması, uygulanması ve değiştirilmesi konularında, merkezi idare ve taşra örgütleri ile yerel yönetimler ile ilgili meslek kuruluşları arasında kapsamlı ve dengeli bir işbirliği sağlanacaktır. 1V. Kentsel Planlama :Kentsel planlama; kentlerin formunu ve yapılaşma koşullarım belirleyen imar planları kavramını da içeren, ancak daha geniş bir çerçevede kentsel sorunların tümünü kapsayan, bu sorunların çözümü için, kararlar, politikalar ve mekanizmalar öneren bir kavram olarak değerlendirilecektir. V. Kırsal Planlama: Cumhuriyet Halk Partisi, kırsal planlama kavramını; kırsal alandaki yerleşme birimlerinin yer seçimleri yapılarak konumlandırılması, iç düzenlemelerin yapılması, aralarındaki ulaşım, haberleşme ve pazar ilişkilerin kurulması ile, kırsal alanın tüm doğal zenginliklerini, orman, toprak ve hayvan varlıklarının geliştirilerek ekonomiye kazandırılması olarak tanımlanmaktadır.

KENTLEŞME Ülkemiz hızlı bir kentleşme süreci yaşamaktadır. Ancak, kentleşme süreci sağlıklı ve düzenli işlememektedir. Cumhuriyet Hak Partisi kentleşmenin, bölgesel planlama ve çevre düzeni planları çerçevesinde, sağlıklı ve düzenli bir süreçte gerçekleşmesini, bu doğrultuda yeni kentsel politikalar üretilmesini ve kentleşme sürecinin. yerel yönetimlerin sorumluluğuna devredilmesini öngörmektedir.

1. Yerleşme Düzeninde Kademelendirme:
Köylerden, metropollere kadar bütün yerleşme birimleri, işlevlerine, etki alanlarına ve göre anlamlı bir kademelendirme içinde, bölgesel kalkınma hedeflerine ve çevre düzeni planlarına uyumlu olarak değerlendirilecek ve oluşturulacaktır.

11.Kentsel Arsa:
Kentlerimizde yaşanan plansız gelişmenin ve çarpık yapılaşmanın temel nedeni, zamanında ve yeterli düzeyde, kentsel altyapısı ve imar hakkı olan arsa üretilmemiş olmasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi, kentlerimizin gelişmesi ve çağdaşlaşması için; kentsel planlama çerçevesinde, gelişme dinamiklerini ve gelişme zamanlamasını gözetecek biçimde, ucuz kentsel arsa üretilmesini mutlaka sağlayacaktır. Bu amaçla, yeni yasal düzenlemeler ve yeni kurumlaşmalar gerçekleştirilecektir.

111. Kentsel altyapı;
yol, su, kanalizasyon, enerji ve haberleşme gibi fiziki ve teknik donanımlar yanında; eğitim, sağlık, dinlence ve eğlence tesisleri, yeşil alanlar ile yönetim ve alışveriş merkezleri gibi sosyal donanımları içermektedir. CHP yönetiminde; sağlıklı ve düzenli kentleşmenin en önemli gereksinimi olan kentsel altyapı, kentsel gelişmenin önünde gidecek biçimde planlanıp gerçekleştirilecektir. 1V. Kentleşme Fonu: Kentleşme süreci; yeni değerler, yeni olanaklar ve fırsatlar yaratan, katma değeri yükselten, bu arada yüksek düzeyde rant oluşturan dinamik bir olgudur. Ancak, kentlerde yaratılan değerlerden kentlere dönen paylar çok düşük düzeylerdedir.Cumhuriyet Halk Partisi, gerek imar planlaması gerekse kentse1 arsa üretilmesine ilişkin yeni bir yasal ve kurumsal düzenleme yaparak, kentleşme ile oluşan değer artışlarının önemli bir bölümünü Kentleşme Fonu’na aktararak toplumsallaştıracaktır. Bu fon kentleşmenin finansmanında kullanılacaktır. V. Metropoller: geliştirme potansiyelinin ve gelişme dinamiklerinin yüksek olduğu yörelerde, kentler hızla büyüyerek ve birleşerek metropoller oluşturmaktadır. Varolan metropoller daha da büyümekte, yer yer yeni metropoller ortaya çıkmaktadır. Ancak, gelişmeyi yönlendirebilecek nitelikte metropol yapılanması ve metropol yönetimi sağlanamamıştır. Metropoller, Bölgesel planlama çerçevesinde en üst düzeyde yönetici ve yönlendirici merkez olarak yeni bir yapılanmaya ve yeni bir yönetim anlayışına kavuşturulacaklardır. VI. Kentsel Yerleşmeler :Yerleşme düzeninin omurgasını oluşturan kenetsel yerleşmeler, büyüklükleri ve etkinlikleri açısından farklılıklar taşımaktadır. Cumhuriyet Bak Partisi, kentsel yerleşmelerin dengeli bir planlama ve uygulama sürecine sokulmasını ve kentlerin iç yapı ve büyümelerinde, altyapı ve sosyal donanıma bağımlı bir politikanın sürdürülmesini sağlayacaktır. VII. Turistik Yerleşmeler :Ülkemizin turizme dönük zenginlikleri, turistik yerleşmelerin hızla gelişmesini ve yoğunlaşmasını sağlamıştır. Cumhuriyet Halk Partisi, turistik yerleşmeleri destekleyecek, bunların planlanması, oluşturulması, geliştirilmesi ve yönetimleri ile ilgili özel kurumlaşmalar ve yasal düzenlemeler yapacaktır. VİII. Kırsal Yerleşmeler: Ülke nüfusunun beşte ikisi hala kırsal yerleşmelerde yaşamaktadır. Kırsal yerleşmelerin Önemli bir bölümü depremlerden ve öteki doğal afetlerden etkilenmekte, bir bölümü de köy altı yerleşme birimlerinden, mezra ve kom’lardan oluşmaktadır. Bu yerleşme dokusu, kapalı ekonominin ve ilkel tarım ilişkilerinin ürünüdür. Ne ekonomik ne yönetsel, ne de sosyal açıdan rasyonel olmayan bir yerleşme dokusudur. Cumhuriyet Halk Partisi, dağınık kırsal yerleşmelerin, rasyonel ölçülere ulaşabilmesini özendiren önlemler alacak ve destekler sağlayacaktır. Bu bağlamda, dağınık yerleşim birimlerinin belirli çekim merkezlerinde toplulaştırılması hedef alınacaktır. •

BARINMA Barınmada temel sorun, barınma ortamının, barınma niteliğinin ve barınma kalitesinin geliştirilmesidir. Cumhuriyet Halk Partisi, barınmaya ilişkin yeni politikaları aşağıda belirtilen beş başlık altında, geliştirerek uygulanmaya koyacaktır.

1.Nüfus Artışı ve İç Göç:
Ülkemizde hızlı nüfus artışı yanında, özellikle metropollere ve büyük kentlere yönelik olan bir iç göç yaşanmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi, hızlı nüfus artışım, aydınlatıcı ve özendirici önlemlerle azaltma yönünde yeni politikalar uygulayacaktır. CHP, iç göçü besleyen olumsuzlukları ortadan kaldıracak uygulamalar yanında, iç göçün ülke coğrafyasında dengeli ve sağlıklı olarak gerçekleşmesini, göç eden nüfusun gittiği kentlerde sağlıklı bir yerleşme ve barınma ortamına kavuşmasını sağlayacak ve her türlü yasal düzenlemeyi yapacaktır.

II. Kentsel Konutlar:
Metropollerde ve hızla büyüyen kentlerde, ikili bir barınma yapısı oluşmuştur. Bu kentlerde nüfusun ancak yarıya yakını vasıflı ve sağlıklı kentsel konutlarda oturabilmektedir. CHP, izleyeceği kentleşme politikaları ile, sağlıklı ve vasıflı kentsel konutların üretilebilmesine engel olan olumsuzlukları ortadan kaldıracak Kentleşme Fonu ile konut üretimini destekleyecek ve toplu konut üretimini yeni bir örgütlenme çerçevesinde hızlandıracaktır.

III. Gecekondular:
Gecekonduların oluşması, doğal sayılabilecek nedenlerle ve gerçekçi olmayan yetersiz politikalara dayandırılmakla beraber, gecekonduların oluşmasında, kentsel ranttan pay alma yarışı ve yönetim aksaklıkları ile siyasal kaygıların önemli ölçüde etkili olduğu yadsınamaz. Cumhuriyet Halk Partisi, izleyeceği kentleşme politikaları ile, gecekondulaşmayı geriletecek ve zaman içinde gecekondulaşmayı aşacak bir ortam yaratacaktır. CHP, böyle bir ortam ve aşama sağlayıncaya kadar, varolan gecekondulara, bugünkü alışkanlıklara, oldu bittilerle ve göz yumma yaklaşımıyla yenilerinin eklenmesine kesin olarak engel olurken, planlanmış ve en alt düzeyde de olsa fıziki, teknik ve sosyal altyapıları oluşturulmuş gelişme anlarında, gecekondu sürecini yasallaştırarak konut yapımını kolaylaştıran ve yönlendiren yeni bir model uygulamaya koyacaktır.

IV. Yazlık Konutlar:
Yazlık konutların çok büyük bir bölümünün yıllık kullanım süreci oldukça düşük pir düzeydedir. Cumhuriyet Halk Partisi, kentlerde konut açığı kapanıncaya kadar yazlık konutları desteklemeyecektir. Yazlık konutların, iç ve dış turizm kullanımına yönlendirilmesi özendirilerek yıllık doluluk oranlarının artırılması değerlendirilecektir. V. Kırsal Konutlar: Kırsal konutların niteliklerinin yükseltilmesi büyük önem taşımaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi, korunması gerekli olan kırsal yerleşmelerde, konutların iyileştirilmesi ve depreme dayanıklı bale getirilmesi amacıyla teknik yardım ve kredi desteği sağlayacaktır. Korunmaması gereken kırsal yerleşmelerin ise yer değiştirmesini kolaylaştırmak ve hızlandırmak için özel destekleme politikaları uygulayacaktır

111/c- Sağlıklı ve uzun yaşama hakkı:
CHP, kamu kesimi sağlık sisteminin ve kuruluşların mevcut merkeziyetçi yapıdan arındırılmasını, büyük ölçüde yerelleştirilmesini amaçlamaktadır.

111/e- Herkese spor ve dinlence olanağı:
Beden eğitimi yaygınlaştırılarak ve yaygın halk sporuna önem verilerek, herkes beden gücünü geliştirme olanağına kavuşturulacaktır.

111/h- Gençliğe yeni bir dünya:
CHP gençliğin evrensel kültürel ve teknolojik gelişmelerden yararlanabilmesi, çalışan gençlerin becerilerinin geliştirilebilmesi için, “Gençlik Kültür ve Geliştirme Merkezleri” kuracaktır.

111/i- Çevre politikaları:
CHP, temiz, sağlıklı ve yeşil çevreyi çağdaşlığın simgesi; böyle bir ortamda yaşamayı ise herkesin temel hakkı olarak kabul eder. Çevre hakkı evrensel insan hakları arasına girmiştir. Bu nedenle üretim büyüme ve sanayileşme, kentleşme uğraş ve politikaları ne pahasına olursa olsun anlayışıyla değil, çevreyi ve doğayı kirletip tahrip etmeden yürütülmelidir. Büyüme hedef ve stratejilerinin belirlenmesinde global doğal kaynakların sınırlılığını dikkate alan “sürdürülebilirlik kriteri”nin dünya ölçeğinde gözetilmesinde duyarlılığını ortaya koyacaktır. CHP, TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ nin çevre korunması konusunda imzaladığı uluslararası belgelere uyulmasında kararlılık gösterecek, Türkiye’nin evrensel konularda görüş ve tavrını uluslar arası platformlara taşınması sağlanacaktır. CHP kentsel altyapıların tamamlanmasını; katı atık sorununun ileri teknoloji ve sağlık kuralları içinde çözülmesini, kıyı ,deniz ve göllerin herkesin ortak kullanımı için korunmasını; bu alanlarda yapılanmanın kullanımı engellememesini; kentlerin yeşil kuşaklarla donatılmasını görev bilmektedir. CHP, özellikle, tüm tatlı su kaynakları ile Marmara Denizi’nin kirlenmesini “özel bir proje “kapsamında kontrol altına alacak; “Akdeniz ve Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Uluslararası Sözleşmeleri”nin uygulanmasını özenle sürdürecektir. Sanayi politikaları, programları ve yatırımlarının “Çevresel Etki değerlendirilmesi” (ÇED) eşliğinde gerçekleştirilmesine özen gösterilecek, bu amaçla, özerk bir yapıda “ Yüksek ÇED Kurulu” oluşturulacaktır. Bu kurul ÇED raporlarının bilimselliği ve tutarlılığını sağlayacaktır. CHP, Çevre Bakanlığı’nı politikaları belirleyen, yönlendiren, eşgüdümü sağlayan bir yapıda gerçekleştirecek; yaptırım ve denetim işlevinin ağırlıkla Yerel Yönetimler ve Çevre Sivil Toplum Örgütleri eliyle yürütülmesini: çevreyi kirletmenin bedelini kirletenin ödemesini sağlayacaktır. Çevre sorunları yaratma olasılığı bulunan yatırım ve uygulamalarda yöre halkının bilgilenmesi sağlanacak, “referandum” yoluna başvurulacaktır. CHP, temiz, sağlıklı ve yeşil bir dünya için, çevrenin ve doğanın korunması bilincini yaygınlaştırmak için, tanıtsal ve eğirsel faaliyetlere önem verecek, bu amaçla zorunlu ders uygulamasına geçecektir. CHP, nesli tükenmekte olan hayvan ve bitki türlerinin korunması için gerekli önlemleri alacak; “Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi”nin ülkemizde yaşama geçirilmesini sağlayacaktır

3- PARTİ TÜZÜĞÜ

Md: 61 Yerel Seçimlerde Adayların Belirlenmesi Belediye başkanlığı, belediye meclisi ve il genel meclisi üyeliği seçimlerinde, parti adaylarının belirlenmesine ait hususlar yönetmelikle belirlenir. Yerel seçimlerde merkezden aday gösterme yetkisi Parti Meclisi’nindir. PM bu yetkisini ilçe seçimleri için il yönetim kuruluna, belde için ilçe yönetim kurullarına devredebilir. Bu halde yetkili kurullar, seçimin yapıldığı çevredeki örgüt birimine danışır. Yerel seçimlerde görev yaptıkları yerde aday adayı olmak isteyen il ve ilçe başkanları ile yönetim kurulu üyelerinin, belirlenen seçim takvimine göre milletvekili seçimi için parti yöneticileri ile kamu yöneticilerinin istifa etmeleri gereken güne kadar görevlerinden istifa etmeleri zorunludur.

Md: 62 Aday Belirleme Yönetmeliği TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ üyeliği ve yerel yönetimler için aday belirlemeye ilişkin hususlar ayrı ayrı yönetmeliklerle düzenlenir. Md: 66 Belediye ve il Genel Meclisi Grupları Belediye ve il genel meclisindeki üyeler bir grup oluştururlar.Partili belediye başkanı , belediye meclisindeki grubun doğal üyesidir. İl başkanları; il genel meclisi Büyükşehir veya il belediye meclisi parti gruplarının; ilçe başkanı da ilçe çevresindeki belediye meclisi parti gruplarının başkanıdır. Oy hakları vardır. Merkez ilçe başkanları, il belediye meclisi parti gruplarına üye olarak katılırlar ve oy kullanırlar. Grup başkan yardımcısı olarak görev yaparlar. Grup üyeleri Parti’nin ilkelerine, tüzük ve programlarına,seçim bildirgesine, kurultayın ve kendi kongreleri ile grupların kararlarına uymakla yükümlüdürler. Belediye başkanlarının yürütme ve yasal görevleri konusunda bağlayıcı grup kararı alınamaz. Partili belediye başkanları ile il genel meclisi ve belediye meclisi üyelerinin grup ödentileri ve böylece sağlanan gelirlerin , grup ve parti çalışmaları için hangi oranda paylaştırılacağı, ilgili il yada ilçe yönetim kurulu ile grup yönetim kurulunun yapacağı ortak toplantıda karara bağlanır. Belediye ve il genel meclisi parti gruplarının çalışma yöntemleri yönetmelikle düzenlenir.

4- YEREL ÇÖZÜM 2000 Genel. Demokrasinin yeniden yapılanmasını kentlerden başlatacağız. Türkiye’de “yerel demokrasi”yi gerçekleştireceğiz. Katılımcı, çoğulcu, şeffaf, etkin, demokratik, çağdaş belediyeciliği hayata geçireceğiz. Yönetimde merkezileşmeyi aşacağız, yerelleşmeyi sağlayacağız. Bütün alanlarda “merkeziyetçiliğin aşılması” ve “yerelleşmenin sağlanması” ülkede demokratikleşmenin ve yönetimde etkinleşmenin temel koşuludur. Türkiye’yi “belediye” yapacağız. Bütün köylerde gerektiğinde birleştirerek “Kırsal Belediye”ler kuracağız. Kentlerde ise kent belediyelerini birleştirerek “Semt Belediyeleri” kuracağız. Muhtarlığı belediye, muhtarı belediye başkanı yapacağız. Köy muhtarlarını kırsal belediye başkanı yapacağız. Kentte, bazı mahalleleri gerekli durumlarda birleştirerek, mahalle muhtarlığı kurumunu “Semt Belediyesi Birim Başkanlığı”na dönüştüreceğiz. Semt belediyesi birim başkanlarının, aynı zamanda ilçe belediye meclisi üyesi olarak da görev yapmalarını sağlayacağız. İl Meclisi, valinin vesayetinden çıkacak, tümüyle özerk çalışacak, yerel yönetimlere tanınacak yerel yönetim ve hizmet alanlarında karar alacaktır. İl meclisi, il nazım planını düzenleyecek ve gerekli hizmetlerin üretilmesinde yetkili olacaktır. Merkezi yönetimler ile yerel yönetimler arasında yetki ve görev dağılımını yeniden düzenleyeceğiz. İç işleri, milli savunma, adalet, maliye sosyal güvenlik, bayındırlık, ulaştırma, enerji vb. hizmetlerin, kısmen sağlık ve eğitim ile ülke ölçeğinde genel planlama, eşgüdüm ve denetim dışında kalan tüm yetkiler 5 yıl içinde yerel yönetimlere aktarılacaktır. Sonraki dönemde yerelleşme, batı demokrasilerinde yer alan daha ileri boyutlara ulaştırılacaktır. Merkezi yönetimin; – Kültür ve sanat, çevre, turizm, kent içi trafiğin düzenlenmesi, toplu konut ve iskan, köy hizmetleri, spor, gençlik, kadın, okul öncesi eğitim, meslek içi eğitim, halk eğitimi, ikinci kademe sağlık hizmetleri, engelliler, bakıma muhtaç çocuklar, sokakta yaşayan çocuklar, bakıma muhtaç yaşlılarla ilgili görevleri yerel yönetimlerin sorumluluğuna bırakılacaktır. Merkezi yönetim yalnızca koordinasyon ve denetim yapacaktır. Yerel yönetimlerin, iletişim alanında radyo ve TV kurabilmelerinin önü açılacaktır. Yerel yönetimler bakanlığı kuracağız. Bayındırlık bakanlığı’nın imar ve iskanla ilgili birimleri, arsa ofisi, tapu kadastro genel müdürlüğü, toplu konut idaresi, iller bankası, mahalli idareler genel müdürlüğü, köy hizmetleri genel müdürlüğü, yerel yönetimler bakanlığı’na bağlanacaktır. Örgütsel ve yönetsel şeffaflığın sağlanması temel görevimizdir. Şeffaf ve halkın denetimine açık bir yerel yönetim anlayışını gerçekleştireceğiz. Denetim mekanizmalarını, sivil toplum örgütleri ve halk ile birlikte çalıştıracağız. Hemşerilerin bilgi edinme hakkını yerel yönetimlerde şeffaflığın temel kurallarından biri haline getireceğiz. Yerel yönetim meclisi üyelerine ve o yörede yaşayanlara yönetimden bilgi ve belge isteme hakkı tanıyacağız. Yerel yönetimler; meclis toplantılarının gündemini topluma duyuracaklar, yerel meclis görüşmelerini yerel radyo ve tv aracılığıyla naklen halka duyuracaklar, meclis tutanaklarını olduğu gibi yayınlayacaklar, büyük ölçekli mal alım ve satımlarını açıkça ilan edecekler, büyük ödeme ve hak edişlerin listesini aylık olarak duyuracaklar, imarla ilgili işlemleri açıklık içinde gerçekleştirecekler, sonuçlarını kamuoyuna ileteceklerdir. Yerel yönetime seçilenler, belediye başkanları ve bütün üst düzel belediye yöneticileri, her yıl ,toplum denetimine açık, mal ve servet beyanı verecekler, belediye başkanları ve belediye meclisi üyeleri ile onların birinci dereceden yakınları, kendi belediyeleri ile hiçbir çıkar ve iş ilişkisi ilişkisine girmeyecekler. Katılımcı demokratik belediyeciliği hayata geçireceğiz. Halk denetimini sağlayacağız. Belediye çalışmalarını sivil toplum örgütleri ve meslek odalarının katılımına ve denetimine açacağız. Önemli ihaleleri halka açık yapacağız.İhalelerde konularına göre meslek odalarının temsilcilerinin katılımını sağlayacağız. İmar planında önemli değişiklikler veya kent rantı yaratacak uygulamaların karar sürecine, semt belediyelerinin ve ilgili mahalle temsilcilerinin katılımını sağlayacağız. Yurttaşların, örgütlü olarak yerel yönetimlerin herhangi bir kararı, projesi ve kararı ile ilgili olarak görüşlerini , isteklerini iletebilmelerini sağlayacağız. Kent konseylerini kuracağız. Belediye ile kent halkı arasındaki uyuşmazlıkların gönüllü çözümü için “kent uzlaşma kurumu” kuracağız. Meclisin gerekli gördüğü konularda halk oylamasına gidilmesini, belli oranda seçmen imzası toplanması koşuluyla, hemşerilere de halkoylaması isteme hakkı tanınmasını sağlayacağız. Yerel yönetimlerde seçimle görev almış olanların, yerel meclislerin yada hemşerilerin referandumuyla görevden alınmalarına olanak tanıyacağız. Belediyeleri vesayetten kurtaracağız. Yerel meclislere anayasa ve üst meclis kararlarına uygun olmak koşuluyla, kendi yöreleri ile ilgili her türlü kararı alma ve uygulama imkanı tanıyacağız. İç işleri Bakanlığı’na verilmiş olan, yerel yönetim organlarını yada üyelerini, geçici bir önlem olarak görevden uzaklaştırma yetkisini kaldıracağız. Kargo ve ücret politikalarının yerel meclislerce kararlaştırılmasını sağlayacağız. Memurin muhakemat kanunu’nu kaldıracağız. Yerel yönetimleri yeterli mali kaynaklara kavuşturacağız. Yerel vergi kararları o yörede yerel halk oylaması ile yürürlüğe girecektir. Vergi potansiyelini sonuna kadar kullandığı halde, yapılması gereken hizmetlere kaynakları yetişmeyen yerel yönetimlere, ülke genelinde kurulacak bir “mali denge sistemi” aracılığı ile nesnel ölçüler içinde yardım yapılmasını sağlayacağız. Yerel yönetimlere vergi dışı yollarla da kaynak yaratma yetkisi verilecektir Seçim dönemini aşan uzun vadeli borçlanma kararlar için referandum yapılmasını zorunlu kılacağız. Yerel Demokrasiyi yerel meclislerle güçlendireceğiz. Yerel meclislerin üye sayılarını artıracağız. Çalışmalarına süreklilik kazandıracağız. Yerel meclisler denetim görevini yerine getirirken, belediye başkanı dahil icra yetkisini kullananlarla ilgili soruşturma önergesi verme ve gerekli durumlarda yargıya başvurma yetkisine sahip olacaklardır. Büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasındaki ilişkileri yeniden düzenleyeceğiz. Kural olarak kamu hizmeti, o hizmeti en etkili ve verimli biçimde yürütebilecek, en alt basamak yerel yönetim birimine verilmelidir. 3030 sayılı yasaya aykırı biçimde Büyükşehir belediye başkanına tanınmış olan, ilçe belediyelerinin kararlarını değiştirerek onaylama yetkisini kaldıracağız. Yerel demokrasinin güçlenmesini sağlayarak, “sosyal yerel yönetim”i hayata geçireceğiz.

5- CUMHURİYET HALK PARTİSİ SÖZ VERİYOR –

YEREL YÖNETİMLER İÇİN TEMEL İLKE VE ÇÖZÜMLER – 2004

“CHP yerel yönetim birikiminin en yüksek düzeyde olduğu siyasi partidir. CHP’li belediye başkan ve yönetimleri, geride bıraktığımız on yıllar boyunca, Türkiye’nin çağdaş kent yönetimi anlayışının şekillenmesine somut katkılarda bulunmuşlardır. Türkiye’deki yerel yönetim birikimi, sosyal demokrat bir birikimdir. Bunu iftihar ediyoruz. Türkiye’mizin efsane haline gelmiş isimleri sosyal demokrat belediye başkanları arasından çıkmıştı.- Deniz BAYKAL ( 06.12.03 belediye başkanları toplantısı Yenimahalle-Ankara) SÖZ VERİYORUM Yönetim Anlayışım -Hiçbir koşulda açıklıktan, saydamlıktan ve hesap verme sorumluluğu anlayışından ödün vermeyeceğim ve mal varlığımı her yıl kamu oyuna açıklayacağım. -Yeşil alanları ve su havzalarını; doğal, tarihsel ve kültürel değerleriyle tüm çevreyi yöre halkının da görüşlerini dikkate alarak planlama esasları çerçevesinde koruyacağım. -Kentlilerin, demokratik kitle örgütleri ve meslek odalarının il ve kent geliştirme projelerine özgürce katkı yapmalarına olanak sağlayacağım. -Yerel işlerle ilgili bilgi edinme, dava ve şikayette bulunmaya dair temel yurttaşlık haklarına saygılı davranacağım. -Yerel yönetimi bir demokrasi odağı olarak göreceğim ve katılımcılığı her durumda destekleyeceğim. -İhale sürecinin her aşamasını saydam kılarak kent halkının bilgi edinme hakkını sözde değil özde gerçekleştireceğim. -Yerel yönetimin borç ve istihkak ödeme programlarını önceden duyuracağım: ödeme bilgilerini her hafta ilan edeceğim. -Çalışanların haklarını koruyup geliştireceğim:sendika temsilcilerinin meclis toplantısına katılımını sağlayacağım. Hizmet Anlayışım -Sosyal hak devletinden ortaçağın iane devletine geri dönüşe prim vermeksizin, yoksullara yardım programı geliştireceğim. -Çağdaş iletişim ve bilgi teknolojisinden yararlanarak, kent bilgi sistemini ve e-yerel yönetimcilik ağını geliştireceğim. Kaynak Sağlama Anlayışım -Yönetilebilir gelir ve borç politikaları izleyeceğim. Ve Sonuç Olarak -Dürüst, güvenilir, saydam, hesap veren; bir kuruşu boşa harcamayan, verimli, üretken bir yönetim oluşturacağıma, ………… -Kenti, aydınlanma düşüncesinin yerel kalesi durumuna getireceğime; Cumhuriyet değerlerinin korunması ve geliştirilmesine katkıda bulunacağıma kamuoyu önünde söz veririm.

YEREL YÖNETİMLER İÇİN TEMEL İLKE VE ÇÖZÜMLER CHP ve Yerel Yönetimler -Bu aşamada kendini dayatan zorunluluk, katılımcılığı,saydamlığı, hesap verilebilirliği, toplumsal denetimi geliştirerek örnek yerel yönetim odaklarının oluşturulması veya var olanların sayısının çoğaltılmasıdır. -Hizmetlerin yürütülmesinde,projelerin gerçekleştirilmesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile, başta üniversiteler olmak üzere, hizmet yerinden yönetim kurumlarıyla, yerel yönetim çalışanlarının sendikalarıyla görüş alış verişine ve işbirliğine önem verilecektir. Yönetsel Yapı ve Yerel Demokrasinin Geliştirilmesi -Dürüst ve açık yönetimden, saydam ve hesap verebilirlik anlayışından ödün verilmeyecek; hedeflere ve amaçlara ne ölçüde ulaşıldığı her yıl açık ve anlaşılır bir şekilde raporlanacaktır. Yönetim ve denetim bilgilerinin kamuoyuna sunulmasının araçlarında biri, e-yerel yönetim anlayışının geliştirilmesi olacaktır. -Yerel yöneticilerin kişisel mal varlıkları her yıl kamuoyuna açıklanacaktır. -Yerel yönetimlerin denetimi, mali tabloların doğruluğunun onaylanması, işlemlerin yasalara uygunluğu ve kaynakların verimli, etkin ve tutumlu kullanılması amacıyla uluslar arası denetim standartlarına uygun bir şekilde yapılacaktır. -Yerel yönetimlerin denetimini yapmak üzere özerk bir “yerel Yönetimler Özerk Denetimi Birimi” oluşturulacaktır. Yerel yönetimlerin iç denetimini ise, idari soruşturma yetkilerini de içerecek şekilde uluslararası denetim standartlarına uygun olarak yerine getirilecektir. -Çalışan personelin sendikal haklarının geliştirilmesi savunulacak ve sendikal örgütlenme desteklenecektir. -Yerel yönetim olanakları, bir kişisel iktidar odağı oluşturmaya değil, bir demokrasi odağı oluşturmaya yönlendirilecektir. -Mahalle ve köy muhtarlarının il genel meclisi ve belediye meclisi toplantılarına ve karar süreçlerine katılımı sağlanacaktır. -Belediyeler semt ve mahalle ölçeğini temel alarak hizmetlerin “semt belediyeciliği”ne uygun olarak örgütlenmesini esas alacaklardır. Hizmet ve katılım odağı olarak “semt belediyeciliği”ne dönük birimler oluşturulacak ve bu birimler aracılığıyla kent halkının, yönetimin “müşterisi” değil, ortağı olduğu gösterilecektir.mahalle muhtarlarının bu süreçte çok aktif bir biçimde rol üstlenmeleri sağlanacaktır. -Kentleşme, şehir plancılığı, mimarlık ve mühendislik kural ve ilkelerine saygı temelinde geliştirilecek; planlı ve akılcı kentleşme yolunda uzmanlık gruplarının, meslek odalarının demokratik kitle örgütlerinin birikimlerinden etkin bir şekilde yararlanılacaktır.

Bu örgütler kendileriyle ilgili toplantılara çağrılacak, bunlardan alınan raporlarda komisyon raporlarına eklenerek belediye meclisine gönderilecektir.
-İl özel idaresi ve belediye şirket yönetimlerinde belediye başkanı ve meclis üyeleri yer almayacak; zorunluluk durumunda bu göreve gelirlerse huzur hakkı almayacaklardır.
-İl genel meclisi ve belediye meclisi toplantılarına çalışanların sendikal temsilcilerinin de katılması sağlanacaktır. -Halkın yerel yönetimlere katılım haklarını açıklayan “Yerel Yönetimler Katılım rehberi” hazırlanacaktır. -Katılımcılık her durumda desteklenecek; kentlilerin, demokratik kitle örgütlerinin, il ve kent geliştirme projelerine özgürce katkı yapmalarına olanak sağlanacaktır.
-İl genel meclisi ve belediye meclisi toplantılarının kentin genelini ilgilendiren bölümlerinin yerel kitle iletişim araçlarıyla halka açık yapılması sağlanacaktır.
-yerel yönetimlerin bütçe uygulama sonuçları ilgili meslek kuruluşlarına gönderilecek ve uygun periyotlarda halka duyurulacaktır.
-“Yerel Yönetimler Bilgi Merkezi” oluşturulacak ve ilgili meclis toplantılarından önce ve sonra bu merkez, isteyen herkese gündeme ve gündemde yer alan konulara ilişkin bilgileri verecek, Web saydamlığı aracılığıyla tam saydamlığı sağlanacaktır. Çağdaş Kentler yaratmak İçin Çevresel ve Sosyo-Kültürel Değerlerin Geliştirilmesi
-İmar planları kentin anayasası gibi kabul edilecek, çıkar ilişkilerine asla feda edilmeyecek, zorunlu olmadıkça değişiklik yapılmayacaktır. Plan değişikliği yapılması zorunlu olduğunda, değişiklik planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olarak yapılacak; üniversitelerin ilgili bölümleri ile meslek odalarının ve yöre halkının görüşleri alınacak; bu amaçla yapılacak komisyon ve meclis toplantılarına meslek odalarının temsilcilerinin ve belde halkının daha etkin katılımı sağlanacaktır.
-Meslek odaları ve üniversitelerle de işbirliği yapılarak çağdaş kent yaratma, toplu konut üretme projeleri uygulamaya sokulacaktır.
-Yeşil alanları çoğaltmak, kentli başına asgari 10-15 m2 düşmesini sağlamak için, imar planı ve yasa değişiklikleri yapılacak, kentin iklimine uygun flora bulunarak yeşertilecektir.
-Kentliye kentlilik ve hak arama bilinci ve ortak kent varlıklarını koruma bilincini aşılayacak eğitsel, sosyal, kültürel etkinliklere öncelik verilecek , bu etkinliklerde kent gönüllülerinin etkin bir rol üstlenmesi istenecektir. -Kadınların sanatçı ve üretken yanlarını keşfedecekleri ve geliştirecekleri, yeni bilgi ve beceri kazanacakları kadın kültür odakları oluşturulacaktır.Bu mekanların ilk nüvesi, semt belediye evleri olacaktır. Kaynak-Hizmet dengesini Kuran Finansman Olanakları -Otopark gelirleri, türedi kaldırım/arsa işgalcilerine değil belediyeye kazandırılacaktır. Sonuç:
-Dürüst, saydam ve hesap veren yerel yönetimler için….
-Laik demokratik Cumhuriyet devrimlerinin tüm kazanımlarını coşkuyla yaşayabilmek için… …….. CHP ye evet.

6-PARTİ WEB SAYFASI/ Parti Politikaları
-Önce Ahlak-Dürüst yönetim Kamu ihaleleri ve alımlar şeffaf hale getirilecek, rekabete açık tutulacaktır. Kamu görevlilerinin kendileri ve yakınlarına her türlü çıkar sağlayabilecek görev ilişkisine girmeleri engellenecektir. İhale yasası, bunları gerçekleştirecek ve kamu yararını gözetecek yapıya kavuşturulacaktır. Yerel yönetimlerin ihale, imar değişikliği veya rant oluşumuna neden olacak işlem ve kararları, ancak, meslek odaları, muhtarlar ve yöre temsilcilerinin katılımıyla, kamuoyunun gözetiminde, yerel meclisler düzeyinde ele alınabilecek; gerektiğinde referandum seçeneğine başvurulacaktır.

CHP iktidarında, kamu iktisadi teşebbüslerinin yönetim kurullarının hükümetler tarafından belirlenmesine son verilecek; bu kurumlar siyasi müdahaleden ve özel çıkar ilişkilerinden korunacaktır. Devletin, belediyelerin veya bunlara bağlı kurum ve kuruluşların hakediş ödemeleri, çıkar sağlamanın yollarını tıkayacak objektif ölçütlerde, açıklık içinde yapılacaktır. Kamu kuruluşlarının ve belediyelerin kendileriyle doğrudan ve dolaylı çıkar ilişkisi olan özel ve tüzel kişilerden bağış almaları kesinlikle önlenecektir. Devlet ve ülke yönetiminde ahlakın ve dürüstlüğün geleneğini simgeleyen Cumhuriyet Halk Partisi, çıkaracağı “Ahlak Yasası” ve diğer önlemlerle, siyasette ve kamu yönetiminde erdem ve saydamlığı temel ilke haline getirecek; her türlü kirliliğe son verecektir.

20/04/2015

CHP Taban Hareketi ve Değişim

CHP TABAN HAREKETİ

Türkiye’nin dört bir taraftan kuşatma altına alındığı bu önemli ve tehlikeli günlerde , biz Taban Hareketi’nin de sorumluluğu daha fazla artmaktadır. CHP yi bu tutarsız, istikrarsız görüntüsünden ancak bizler, yani partinin asıl sahiplerinin kurtaracağına inanıyorum. Parti içi demokrasi katledilmiş durumdadır. Son Parti içi seçimler ile demokratik olmayan şekilde Partinin adeta zapt edilmesi, antidemokratik statükonun son göstergelerinden biridir. Hal böyle iken, muhalif 31 milletvekilinin de umutlarını yitirmiş vaziyette olmaları üzücüdür.

Kurultay’ın da sonucu bellidir. Tüm muhalefet temizlenmiştir . Kurultay’da yapılacak sözde seçim ile de bu durum tescil edilecektir. Ama parti içi seçimlerin kazanılması yetmez: esas olan, kurultayın kazanılması değil, genel seçimlerin kazanılıp iktidara gelinmesidir. Parti içi yönetim seçim kazanmakta bu kadar başarılı ise, esas bunu başarması, yani genel seçimleri kazanması gerekir. Böylece seçim kazanmadaki maharetlerini de kanıtlamış olurlar! Bunu tüm partililer gibi ben de çok merak ediyorum ! Genel seçimlerin sorumluluğu, tamamen şimdiki CHP yönetiminin omuzlarındadır. Ama görülen kadarıyla onların amacı iktidar olmak değildir. Onlar için baraj altı olmamak yeterlidir. Bunu sorun olarak almaları, bize göre şaşırtıcı olacaktır. Korkum şudur ki, şu anda “ana muhalefet” olan partimizin, gelecek genel seçimlerden sonra “ana” lığı da gidecek ve yalnızca “muhalefet”i kalacaktır.

Sorumluluk sahibi CHP Taban Hareketi üyeleri olarak başarısızlıkların hesabını bir gün soracağımıza inanıyorum.

CHP’nin değişimini başlatacak organizasyona ilk adım olarak, 3. bölgenin temsilcilerinin bir araya gelmesi uygun olacaktır. Giderek 1. ve 2. bölgeleri de sürece katmak gerekir. İlk gündem maddesi de demokratik bir CHP Tüzüğü çalışması olmalıdır. Bunun için partililerin yanında, geniş katılımlı ve liyakatli bir akademisyen ve hukukçu topluluğunun da bir araya getirilerek bir konsensüs sağlanması düşünülmelidir. Daha sonra geniş bir salonda tüzük kurultayı benzeri toplantı şeklinde bir tartışma ve çalışma yapabiliriz. Hazırlıkların yeteri derecede uzun sürmesi, tabii ki konunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak bakımından faydalı olacaktır.

Ayrıca tüm CHP muhalefetinin de bir platform etrafında biran önce birleşmesi ve parti içi seçimden seçime değil de devamlı şekilde politika üretir hale gelmesi de aciliyet göstermektedir. Bunun için, bir parti içi muhalefet platformu oluşturularak sorunun en kısa zamanda çözümlenmesi gerekir.

Gelişmiş demokrasilerin sosyal demokrat partilerin tüzüklerinden de faydalanarak CHP tabanı; kendi tüzüğünü , kendi programını ve benzeri siyaset belgelerini, yani kısaca ideolojik yapılanmasını oluşturmalıdır. Böylece yenilenmiş ve iktidara alternatif bir CHP biran önce ortaya çıkmış olacaktır.

Bu süreçte, tabanı teşkil eden ama siyasetin dışında bırakılan gerçek partililer ile diğer sol partilerdeki sağlıklı unsurların da mutlaka bir araya getirilmesi faydalı bulunmaktadır.

CHP’nin üzerindeki ölü toprağının kaldırılması için biz CHP Taban Hareketi olarak bir çoban ateşi yakmış bulunuyoruz.İnanç ve azimle başlattığımız bu hareketin başarılı olacağına inancımız tamdır. Bizi bu harekette zaafa uğratacak tek şey, ancak kendi eksikliklerimiz olabilir . Başka engel tanımıyoruz. Bakırköy’ü kurtarınca görevimizin biteceğini sanan arkadaşlarımıza bunu iyi anlatabilmeli ve onları ikna edebilmeliyiz diye düşünüyorum.Yerele gereğinden fazla takılmak, bize zaman ve inanç kaybettirebilir.

CHP kronikleşmiş olan hastalıklarından ve anti-demokratik tüzüğünden bir an evvel kurtarılmalıdır. Örgütleneme yapısı ve tüzüğü evrensel normlara uygun; liyakatin ve çalışkanlığın ön planda tutulduğu, parti içi seçimlerde partiye hizmet ve liyakat sisteminin geçerli olduğu, üyeliğin ancak parti içi siyasi eğitimden geçtikten sonra kesinleştiği bir partiye dönüştürülmesi gerekir.

CHP’de;
– Üyeler vasıflı ve eğitimli kişilerden oluşmalı,

– Delege sistemi kaldırılmalı, kongrelerde adaylar ve bilhassa genel başkan, tüm partili üyeler tarafından doğrudan seçilmeli,

– Genel başkan ancak iki dönem seçilebilmeli,

– Seçimde oy kaybeden genel başkan görevinden ayrılmalı,

– Milletvekilleri ve yerel yöneticiler de partili üyeler tarafından seçilmelidir.

Ayrıca;
-Her konu örgütte tabandan yukarıya doğru tartışılarak çözüme kavuşturulmalı,

-Emek kesimi ve diğer öncelikli kesimler politikamızda temel alınmalı,

-Halk ile devamlı iletişim halinde olunmalı,

-Özgürlük ve demokrasiyi önce kendi içimizde içselleştirmeli,

-Gerekirse uluslar arası diğer sol partilerle işbirliğine gidilmeli,

-Partide belli sayıda uzman bulundurulmalı ve görüşlerinden yararlanılmalı,

-Parti politikalarında her kademedeki karar sürecine kadınlar ve gençler ortak edilmeli,

-Gençlik ve kadın kotası yeterli oranda olmalı ve olan kotalar da gençler ve kadınlar tarafından doldurulmalı,

-Eğitim çalışmalarına hemen başlanmalı ve tüm üyeler kesinlikle siyasi eğitimden geçirilmeli,

-Programlar örgütte tartışılmalı ve program kurultayları yapılmalı,

-İl ve ilçe örgütlerinde çalışma grupları ve bilim platformları oluşturulmalıdır,

Bu öneriler gecikmeden yerine getirilmelidir. CHP’nin yeniden yapılandırılması ve değişim rüzgarlarının estirilmesi, ancak bu uygulamalarla mümkün olabilir.
CHP Üyesi

blog-image

CHP TABAN HAREKETİ’NİN İLKELERİ

CHP TABAN HAREKETİ’NİN İLKELERİ

CHP TABAN HAREKETİ çalışmaları 2004 yılından itibaren www.chptabanhareketi.com internet sitesinden yayınlanmaya başlanmıştır. İstanbul’da başlayan çalışmalarımız örnek alınarak diğer İllerimizde de yaygınlaşmış, birbirinden bağımsız, farklı il ve ilçelerde “CHP TABAN HAREKETİ” veya “TABAN HAREKETİ”, “HALK HAREKETİ” adı altında değişimin ve gelişimin tabandan başlaması gerektiği gerçeği yurt sathında kabul görmüştür.

Sitemizin ABD, Rusya, Almanya, Danimarka, Hollanda, İsviçre, Fransa, Yunanistan, Polonya, Belçika, Japonya, Avusturya, İrlanda, İsveç, Seychelles, Avustralya, Ukrayna, Bosna Hersek’ten de aranması uluslar arası ölçekte izlendiğimizin göstergesidir. Siyasi literatürde bulunan “TABAN HAREKETİ” tanımlamasına “CHP TABAN HAREKETİ” ile yeni bir anlam yüklenmiştir. www.chptabanhareketi.com, internet sitesindeki görüşler CHP’li üyeler kadar, CHP’ye oy verenlerin de görüşlerini yansıtmaktadır. “CHP TABAN HAREKETİ” nerede olursa olsun CHP’nin iktidar olma yolundaki girişimleri desteklemekte, yanlış ve eksiklikleri de başta Parti yetkilileri, basın-yayın kuruluşları olmak üzere kamuoyuna açıklamayı görev saymaktadır.

CHP Taban Hareketi’ne katkı sunanlar, destekleyenler CHP’nin yerelde ve genelde iktidar olmasını isteyenlerdir. Gayet doğaldır ki “Taban Hareketi”ne katkı verenler eğer hak ediyorlarsa seçimle gelinen görevleri isteyebilir, yapılacak önseçimlerde kazanırlarsa hak ettikleri yere gidebilirler. Ancak kesinlikle “CHP TABAN HAREKETİ”ni basamak olarak kullanamaz. Bekle gör politikasıyla Partide orun yaratma çabasında olanların partimize yarardan çok zarar verdiğine inanıyoruz. Her ne olursa olsun asıl ereğin yerelde ve genelde CHP’nin iktidar olmasıdır. Unutmayalım ki CHP’nin kuruluş amacı, ilke ve hedefleri kişilerin çok üzerindedir. Hiç kimse CHP’yi taşıyamaz, CHP kişileri taşır.

29/05/2010
CHP TABAN HAREKETİ

WordPress gururla sunar | Tema: Spicethemes tarafından geliştirilen Spiko