09/05/2015

2011 GENEL SEÇİMLERİ – CHP VERİLEN SÖZLER 5

BİZ, ESNAF VE SANATKARLARIMIZIN ÜLKE ÇAPINDA İSTİHDAMI ARTTIRABİLDİKLERİ, TALEP DEĞİŞİKLİKLERİNE VE ÇEŞİTLİLİKLERİNE KISA SÜREDE UYUM SAĞLAYABİLDİKLERİ, BÖLGELER ARASI DENGELİ BÜYÜME VE GELİŞMEYE KATKIDA BULUNDUKLARI, REKABET KOŞULLARINA HIZLA UYUM SAĞLAYABİLDİKLERİ BİR DÜZEN VAAT EDİYORUZ.
Esnaf ve sanatkârlarımız, özellikle işletme sayılarının çokluğu, ülke çapında istihdama sağladıkları büyük katkı, bölgesel sosyo-ekonomik dengelerin kurulması ve üretimde azımsanmayacak bir paya sahip olmaları nedeniyle, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomik ve sosyal yönlerden büyük önem taşımaktadır. Esnaf ve sanatkarlarımız, ekonomik ve sosyal yapımızın istikrar unsuru, toplumumuzun orta direğidir. Anayasamız devletin esnaf ve sanatkarları koruyup desteklemesini öngörmektedir. CHP bunun gereğini eksiksiz olarak yerine getirecektir.
•Ekonomik büyümeden esnaf, sanatkar ve küçük işletmelere yeterli pay verilecektir.
•Ülke ekonomisinin canlandırılması için hazırlanan destek paketlerine esnaf ve sanatkarlar öncelikli olarak dahil edilecektir. Esnaf ve sanatkarlara özel teşvik ve destek paketi hazırlanacaktır.
•Bu kapsamda, yeni işyeri açacak esnaf ve sanatkarlara 5 yıl süreyle vergi indirimi,
•Nakliyeci esnafına indirimli akaryakıt,
•Şoför, minibüsçü ve servisçi esnafına bir kereye mahsus KDV ve ÖTV alınmadan araçlarını yenileme imkanı, •Esnafın yanında çalışanların sosyal güvenlik primlerinde indirim,
•Kalfaların sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanması,
•Enerji fiyatlarında indirime gidilmesi,
•Halk Bankası tarafından kullandırılan esnaf kredilerinde değişik alternatifler getirilmesi, kredilerin % 0’dan başlayan faizlerle çeşitlendirilmesi sağlanacaktır.
•Çok sayıda vergi ile harç ödemekte ve vergi, harç ve prim yükü altında ezilmekte olan esnaf ve sanatkârlar bu kargaşadan ve yükten kurtarılacaklardır.
•Vergi sisteminde bürokrasi azaltılacak, özellikle esnaf ve sanatkârlar açısından vergi işlem ve mevzuatı kolaylaştırılıp, sadeleştirilecektir.
•Gelir Vergisi Kanunu’nda esnaf ve sanatkâr tanımı yenilenecek, esnaf muaflığının kapsamı yeniden tanımlanacaktır. Kaldırılmış olan, vergiden muaf esnaf ve sanatkârların esnaf odalarına kayıtlı olmaları koşulu yeniden öngörülecek, Vergiden Muaf Esnaf Belgesi’nin esnaf odalarınca verilmesi sağlanacaktır.
•Esnaf ve sanatkârlar ile ücretlilere uygulanan gelir vergisi oranları diğer mükelleflerin tabi olduğu tarifeden 5 puan düşük olarak belirlenecektir.
•Esnaf ve sanatkarların birikmiş vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarının gecikme faizleri, enflasyon oranı esas alınarak yeniden yapılandırılacaktır.
•Halk Bankası, esnaf ve KOBİ’lerin, etkin ulusal ihtisas bankasına dönüştürülecek; bu amaçla yapısı güçlendirilecek, siyasi baskılardan arındırılıp, özerkleştirilecektir.
•Esnaf ve sanatkarlara Halk Bankası tarafından kullandırılan krediler mesleklere göre çeşitlendirilecek, kredilerin vadeleri uzatılacak ve bütçeden ayrılan destek miktarı arttırılacaktır.
•Esnaf ve sanatkarlarımızı, sanayi ve bilgi toplumunun yeni üretim sektörlerine, katma değeri yüksek yeni mal ve hizmet üretimlerine, kendi faaliyet alanlarında inovasyona yönlendirecek girişimcilik, bilgi ve teknoloji, finansman ve kredi desteği sağlanacaktır.
•Küçük Sanayi Sitelerinde faaliyet gösteren esnaf ve sanatkarlara sağlanmakta olan düşük faizli ve sosyal amaçlı kredi desteği uygulamaları güçlendirilerek, bu kesimin üretimini artırıcı, rekabet gücünü geliştirici araca dönüştürülecektir.
•Esnaf ve sanatkarların üst destek kuruluşlarının siyasi ipotek veya baskı altına alınma uygulamalarına son verilecektir. Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatifleri’nin esnafa destek çalışmalarının güçlü ve etkin olması özendirilecek ve denetlenecektir.
•Esnaf ve sanatkarlara, KOBİ’lere sağlanan kredi olanaklarının yeni kredi ve finansman yöntemleri ile ‘on yılda beş katına’ çıkartılması hedef alınacaktır.
•Hiper ve grosmarketlerin kuruluş ve faaliyetlerine sınırlama getiren Avrupa Birliği mevzuatı ülkemizde de yürürlüğe konularak, bu kurumların mahallelerde alt birimler açarak bakkallarla rekabete girmelerinin önü alınacaktır.
•Esnaf, sanatkar ve KOBİ’lerin sanayi envanteri eksiksiz olarak çıkartılacak, bu birimlerin sorunlarına en üst düzeyde sahip çıkılacaktır.
•Anayasada düzenlenen haklardan olan “Yaşam Hakkı” bütün temel haklardan daha üstün olduğundan 60 günden fazla prim borcu bulunan esnaf ve sanatkarların ve ailelerinin sağlık hizmetinden faydalanması sağlanacaktır.
•Düz lise ve üniversite mezunu işsiz gençlerin çıraklık eğitimi yoluyla kendilerini yeni meslek alanlarına yönlendirmesi amacıyla çıraklık eğitimi bütünüyle yenilenecek ve geliştirilecektir. •Mesleki eğitimin özendirilmesi, işletmelerin ve meslek kuruluşlarının bu alanda daha aktif olabilmeleri için, mesleki eğitim yapan işletmeler ve meslek kuruluşları beşeri, teknik ve mali açılardan teşvik edilecektir.
•Esnaf ve sanatkarların el emeğine dayalı veya küçük işletmelerde üretilen mallarının dış pazarlarda tanıtılmasına katkı sağlayacak fuarlara katılmaları, özel teşvik sistemi ile desteklenecektir.
•Ticari amaç kapsamında yurt dışında işbirlikleri kurmak ve seminer, konferans ve fuarlara katılmak üzere yapılacak geziler için vize kolaylığı sağlanması amacıyla girişimler başlatılacaktır.

09/05/2015

2011 GENEL SEÇİMLERİ – CHP VERİLEN SÖZLER 4

BİZ,
EMEKLİLERİMİZE ÇAĞDAŞ YAŞAMIN TÜM OLANAKLARINDAN FAYDALANABİLECEKLERİ ONURLU, KALİTELİ BİR YAŞAM VAAT EDİYORUZ.

Ülkemiz, genç nüfusu ile iyi bir emeklilik sistemi için en elverişli demografik yapıya sahip olduğu halde sosyal güvenlik sistemimizin bütçede daimi bir açık olarak yer alması ancak kötü yönetim ile açıklanabilir. Gençliğinde çalışan, üreten, alın teri döken, bu ülkeye vergi veren, emekliliği için prim veren, ve bunun karşılığını emekli olduğunda layıkıyla alması gereken vatandaşlarımıza onurlu bir yaşam sağlanması için akılcı, verimli ve etkin bir sistem ile emeklilerimizin maddi koşulları iyileştirilecek ve sosyal yardım ve hizmetler alanında destekleyici, yaşamı kolaylaştırıcı düzenlemeler Koruyucu Sosyal Refah Devleti çatısı altında uygulamaya konulacaktır.

•Emeklilerimize, onurlarını koruyarak insanca yaşayacakları düzeyde bir gelir sağlanacak; maaşlar arasındaki uçurumu ortadan kaldırmak için en kısa zamanda intibak yasası çıkarılarak bütün emeklilerimizin maaşlarının açlık sınırının üzerine çıkması sağlanacaktır.
•Muayene ve ilaç alımını da içeren tüm kamu kaynaklı sağlık hizmetleri, emeklilerimize katkı payı alınmaksızın, maaşlarından hiç bir kesinti yapılmayarak sunulacaktır.
•Emeklilerimizin maaşlarından kesilen Sosyal Güvenlik Destek Primi kademeli olarak kaldırılacaktır.
•Bakıma muhtaç olan yaşlılarımıza, emeklilerimize, sahip çıkılacak, yaşam kaliteleri yükseltilecektir.
•Emeklilerimizin bakmakla yükümlü olduğu evlenmemiş kız çocukları, eskiden olduğu gibi, ölünceye kadar anne ve babasının sosyal güvencesi altında olacaktır.
•Emeklilerimizi şu anda düşürüldükleri ikinci sınıf vatandaş konumundan kurtaracağız. Toplumun tüm kesimleri gibi emeklilerimizin de milli gelir artışından pay alması emekli maaşlarına doğrudan yapılacak yansıma ile sağlanacaktır.
•Emeklilerimizin içine girdikleri yeni yaşam koşullarına uyum sağlamasını kolaylaştırmak için rehberlik ve danışmanlık hizmetleri verilecektir.
•Emeklilerimizin çokça vakit geçirdiği kıraathanelere, yerel yönetimler ile iş birliği içerisinde hazırlanacak projelerle, yeniden eski niteliği olan gazete, dergi, ve kitapların okunduğu kültür mekanları olma özelliği kazandırılacaktır.
•Dinlenmek, yıllarca çalışarak ülke ekonomisine ve sosyal güvenlik sistemine katkı sağlayan emeklilerimizin en önemli haklarından birisidir. Turizm bakanlığı bünyesinde ve TURSAB işbirliği ile gerçekleştirilecek kültür turizmi projeleri ile yüksek sezon dışında emekli vatandaşlarımıza uygun konaklama ve ulaşım seçenekleri sunularak, ülkemizin dört bir yanında tatil yapma imkanı sağlanacak.
•Toplumumuzun düşünsel birikimi en yüksek kesimi olan emeklilerimizin deneyimlerini genç kuşaklara aktarmasını sağlayacak projeler ile gençlerimizinin kültürel değerlerimizi yaşatması ve emeklilerimizin sosyal yaşantısının canlı kalması sağlanacaktır.
•Toplumumuzun güvenlik hizmetlerine en çok ihtiyaç duyan kesimlerinden olan emeklilerimizin korunma sorununa yerel yönetimler kademesinde uygulanacak insanı koruyucu mekanizmalar ile çözüm getirilecektir.

blog-image

CHP’DE ÖN SEÇİM BİTTİ

Sayın CHP Üyeleri,
Seçim sürecini hep birlikte yaşadık, izledik ve gördük. Uzun yıllar sonra ilk defa partimiz sınırlı da olsa ön seçim yaptı. En kötü ön seçimin en iyi merkezden atamadan daha iyi olacağını yıllardır ifade ederek, yerelde ve kurultaylarda çarşaf liste, genel seçimlerde ön seçim yapılmasını istedik, savunduk, mücadele ettik. Ancak her şeyden önce üye yapısının güncellenmesini istedik. Üye yapısının güncellenmesi isteklerimiz göz ardı edildi. Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun da ön seçime katılması örgütte canlılık katmış ise de duygusallıktan çıkılamamış, gerçeklerin göz ardı edilmesi sağlanmıştır.
Başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye’de CHP Milletvekili Aday Saptama Yönetmeliğinin 13. Maddesindeki “- Ön seçim ve aday yoklamasına katılan aday adayları, önseçim ya da aday yoklaması sürecinde propaganda ve tanıtım amacıyla açık hava toplantıları, örf ve adete göre sohbet toplantısı sayılanlar hariç olmak üzere, kapalı salon toplantıları düzenleyemezler. Duvar ve el ilanları ile her türlü basılı, sesli veya görüntülü bantlarla propaganda yapamazlar. Bu tür etkinliklerde, öbür aday adaylarını kötüleyici beyanlarda bulunamazlar (SPK, mad. 43). Aday adayları, oy kullanacak partili seçmenlere veya yakınlarına maddi çıkar sağlama amacı güdemezler, armağan dağıtamazlar” hükmü ile 14. Maddesindeki “Parti, aday adayları için meslek ve sanatları, yaşam öyküleri, çeşitli alanlardaki çalışma hizmetlerini, fotoğrafları ile birlikte derleyen tanıtıcı basılı malzeme hazırlayıp bastırabilir; ön seçim sırasında sandık başlarına astırabilir. Bu tanıtımda, aday adayları arasında eşitlik gözetir. Aday adayları, partinin programı, kurultay kararları ile seçim bildirisi dışında, ulusal, yöresel yahut kişisel ölçüde vaatlerde bulunamazlar. Her türlü haksız yarışma olanaklarını kullanamazlar (Siyasi Partiler Kanunu, mad. 43).” Hüküm parti yöneticileri ve aday adayları tarafından ihlal edilmiştir. Bazı Belediye Başkanlarının ön seçimde taraf olması, bazı ilçe yöneticilerinin liste çıkarmaları, mezhep ve hemşeri lobileri ile sermaye çevrelerinin etkin olması Partimizin geleceği açısından kaygı vericidir. Elbette bunun sorumluları Parti Meclisi, MYK ve İl, İlçe yöneticileridir. Kimse bu duruma dur dememiş, hatta kapı arkalarından desteklemişlerdir.
İsteğimiz ve dileğimiz CHP’nin 8 Haziran 2015 günü tek başına iktidar olmasıdır. Ancak görünen odur ki İstanbul’da 20 yıldır seçim kaybeden kadrolarla seçim kazanmak hayaldir. Tek umut Sayın Genel Başkanın ağır baskılara rağmen kişisel kampanya ve çalışmasıdır.
Partinin kazanması için izan ve insaf sahiplerini uyarıyor, çıkarcı ve saptırımcı davranışlardan vazgeçmeye davet ediyoruz.
CHP TABAN HAREKETİ
15/04/2015

09/05/2015

2011 GENEL SEÇİMLERİ – CHP VERİLEN SÖZLER

ÇİFTÇİLERE VERİLEN SÖZLER

BİZ,
KENDİ ÇİFTÇİMİZİ VE ÜRETİM POTANSİYELİMİZİ DESTEKLEYEN, ÜLKEMİZİ İTHALATA BAĞLI OLMAKTAN KURTARACAK, ÇİFTÇİMİZİN REFAHINI VE SOFRAMIZIN BOLLUK – BEREKETİNİ ARTIRACAK YENİ BİR TARIM DÜZENİ KURMAYI VAAT EDİYORUZ.

AKP döneminde uygulanan politikalar, tarımı çökertmiş ve çiftçiyi iflas noktasına sürüklemiştir. Nüfus sürekli artarken üretimin geriye gidişi, ithalatı patlatmıştır. Böylece, kendi çiftçimizi destekleyerek içerde üretmek yerine, dışarıya para akıtan bir anlayış hâkim olmuştur. CHP iktidarında bu gidişi tersine çevirecek, tarıma hak ettiği önemi ve desteği vereceğiz. Politikalarımız hazır, gelir gelmez yapacaklarımızın ana başlıkları şöyle;

•Tarım ve hayvancılıkta iç üretimi artırıp, ithalatı önleyeceğiz. Türkiye tarımda yeniden kendine yeter bir ülke olacak.
•Bunun için sulama yatırımları yapacağız. On yıl boyunca, yılda 4 milyon dönüm alana su getireceğiz. Böylece verim, üretim ve bereket artacak.
•Yüksek verimli ve kaliteli tohumluk ve damızlık hayvan üretip çiftçimize dağıtacağız. Üreticimizi tohumda İsrail’e, canlı hayvanda Bulgaristan, Şili, Avustralya gibi ülkelere muhtaç olmaktan kurtaracağız.
•Ziraat mühendisi, veteriner hekim ve diğer teknik elemanların çiftçimizle omuz omuza çalışmasını sağlayacağız. Teknoloji ve bilgiyi, tarla ve ahırla buluşturacağız.
•Tarımsal üretimde kullanılan tohum, gübre, mazot, tarım ilacı gibi girdilerin yüksek maliyetlerini aşağı çekeceğiz. Mazotu 1,5 liradan üreticimize vereceğiz. Diğer girdilerdeki vergi yükünü hafifletip çiftçimizi rahatlatacağız.
•Çiftçimizi insafsızca vergilendiren bu düzen yerine, üreticimizi güçlü bir şekilde destekleyen yeni bir düzen kuracağız. Çiftçi, hak ettiği bütçe desteğine CHP iktidarında kavuşacak.
•Suyumuza, toprağımıza, ormanımıza rant uğruna göz dikenlerin heveslerini kursaklarında bırakacağız. Dede yadigârı doğal kaynaklarımız, tarımsal üretimde kullanılacak ve yeni nesillere kirletilmeden, tahrip edilmeden devredilecek.
•Aracı – tefecinin çiftçiyi soymasına son vereceğiz. Tarım piyasalarını, çiftçinin ürününün hak ettiği bedeli bulması esasına göre yeniden düzenleyeceğiz.
•Çiftçinin ürün ve prim bedelleri ekim öncesi açıklanacak, ödemeler zamanında yapılacak.
•Çiftçinin alacağını geciktiren, buna karşın borcuna insafsız vergiler yükleyen düzen değişecek. Faiz çiftçinin korkulu rüyası olmaktan çıkarılacak.
•CHP iktidarında, borcunu ödeyemediği için icralık olan, hapse giren çiftçi olmayacak. Ürünü elinde kalmayan, alın terinin değerini alan çiftçinin refahı artacak, hayatı güzelleşecek.
•Doğal afetlere karşı çiftçimizi korumasız bırakmayacağız. Don, dolu, kuraklık, sel, fırtına, yangın gibi nedenlerden ürününü kaybeden köylümüzün, çiftçimizin yanında olacağız, yaralarını saracağız.
•Üreticilerimizin bir araya gelerek güçlerini birleştirmelerini sağlayacağız. Doğru ve dürüst çalışacak demokratik kooperatifler, üreticinin ürününü alacak, işleyecek ve aracısız biçimde tüketiciye ulaştıracaklar.
•Türkiye’nin su ürünleri potansiyeli değerlendirilecek. Balıkçılık yanında su ürünleri üretimini de teşvik edeceğiz. Balığın Türkiye’nin her yerinde pazarlama kanallarını kuracak, su ürünleri tüketimini artıracağız.
•Ormanların içinde veya bitişiğinde yerleşmiş olan orman köylülerinin yanında olacağız. Bölgesel Entegre Kırsal Kalkınma ve Ormancılık Projeleri ile onları destekleyeceğiz. Orman alanlarının korunması ve işletilmesi orman köylüsüne ve kooperatiflerine bırakılacaktır.
•2-B arazilerinde tarım yapan köylüye öncelik verilecek; tarıma açık 2-B alanları, üretim planlaması koşullarına uymaları kaydıyla üzerinde tarım yapan orman köylüsüne, uzun süreli ve bedelsiz olarak tahsis edilecektir.
•Orman tahdit ve kadastro işlemleri en kısa sürede tamamlanacak, kadastro yanlışları düzeltilerek, orman vasfını yitirmiş olan toprakların orada oturmakta olan çiftçinin kullanımına açılması sağlanacaktır.
•Türkiye’de hayvancılığın çöküşüne dur diyeceğiz. Üretimi öldüren ithalat politikaları son bulacak. Süt hayvancılığı ve besicilik yapanlar desteklenecek. Hayvan sayımız artırılacak.
•Sürüleri büyütüp küçük üretici çiftçiyi iflas ettiren düzenin ipliğini pazara çıkaracağız. Büyükbaş hayvancılık yanında koyun, keçi ve kanatlı üretimini de destekleyeceğiz.
•Süt ve et işleme tesisleri geliştirilip yaygınlaştırılacak. Özel sektörün girmediği yerlerde ve bölgelerde, bu çalışmaları devlet üstlenecek. Böylece bir taraftan üreticinin ürünü değerini bulacak, diğer taraftan çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız, kadınlarımız ve erkeklerimiz, sofralarında yeterli ve uygun fiyatı gıdayı bulacaklar.
•Çiftçinin tarımsal üretimden para kazanamayıp, şehirlerde son derecede kötü koşullara mahkûm olmasına izin vermeyeceğiz. Köylerimiz ıssızlaşmayacak, gençlerimiz çalışıp para kazanacak, tarlalarımız yeşerecek…
•Ürettiklerimizi işleyecek sanayi tesislerini, hammaddeye yakın yerlerde kuracağız. Kırsal alanlarımızda, tarım dışı faaliyetleri de destekleyip geliştireceğiz.
•Üretimin planlanması, verimin ve bereketin artması; bugün tarımda ele muhtaç olan Türkiye’yi, kısa sürede dışarıya mal satan ihracatçı bir ülke haline getirecek.
•Dışarıdan alınan pamuğa, soyaya, mısıra, mercimeğe, buğdaya, muza, ete, hayvana milyarlarca döviz ödeyen ülke gidecek; yerine çiftçisi kazanan, kentlisi ucuz ve bol gıdaya ulaşan, tarım ihracatından milyarlarca dolar para kazanan bir Türkiye gelecek…

ÇİFTÇİMİZE, DOĞAMIZA, ÜRETİM POTANSİYELİMİZE SAYGI DUYAN VE SAHİP ÇIKAN CHP İKTİDARINDA; ÜRETEN, İŞLEYEN VE TÜKETEN MUTLU OLACAKTIR.

CHP İKTİDARI İÇİN, EL ELE VE GÜVENLE, YARININ GÜZEL GÜNLERİNE…

09/05/2015

CAMBAZA BAK CAMBAZA

04.04.2012 tarihinde Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinde 12 Eylül 1980 Askeri darbesinin Genelkurmay Başkanı ve 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya’nın yargılanacağı dava başladı.

12 Eylül 1980 darbesi emir komuta zinciri içinde yapılmakla birlikte ABD – NATO kaynaklı olduğu düşünülmektedir. Darbe sürecinde kamu görevlisi olanların tamamı aynen bugün olduğu gibi görevlerini yapmışlar/yapmaktadırlar. 32 yıldır darbenin nemasından yararlanan siyasetçiler 12 Eylül Siyasi Partiler ve Seçim Yasalarının ürünleridir. Sadece 90 yaşını geçmiş iki kişiyi yargılamaya çalışmak “cambaza bak cambaza”dan başka bir şey değildir. Ülkeyi karanlığa götürenler, dış borç yükü altına sokanlar, binlerce kişiyi işkenceden geçirenler, yurttaşların haklarını gasp edenler, nüfusun % 5’ini bulan 600 binin üzerinde kişiyi karakollarda darbe mantığı ile sorgulayanlar insanlık suçunun ortaklarıdır. Bunlar elbette ki cezalandırılmalıdırlar, ancak zamanaşımı süresi dolduktan sonra hukuku ters çevirerek cezalandırmaya çalışmak başka bir hukuksuzluktur.

Şov yapmak yerine gerçekçi, akılcı ve hukuk içinde 12 Eylül Darbecileri ile darbe işbirlikçileri, devri zenginleri kamuoyuna açıklamak, ders kitaplarına bölüm olarak koymak gerekir.

TBMM’since yapılması gereken en gerçekçi ve doğru yöntem de askeri, sivil, siyaset ayrımı yapılmaksızın her türlü darbelere karşı insan ve insan haklarını ön planda tutan yasal düzenlemelerin derhal yapılmasıdır. Ayrıca;
1- TBMM kararı ile darbe mağdurlarından yasa ile özür dilenmeli,
2- Darbe sonrası işkence görenlere, işkenceden ölenlere, idam edilenlere, mağdur olanlara, haksız yere hapis yatanlara Avrupa standartlarında Devlet tazminat ödemeli, ödenen tazminatlar o zamanki suçlu kamu görevlilerine yönlendirilmeli,
3- Diyarbakır, Metris, Mamak, Sağmalcılar başta olmak üzere işkence, zulüm merkezleri kültürel anıt merkezleri haline getirilmelidir.
Saygılarımızla,

05.04.2012
CHP TABAN HAREKETİ

WordPress gururla sunar | Tema: Spicethemes tarafından geliştirilen Spiko