blog-image

İNSAN VE YURTTAŞ HAKLARI BİLDİRGESİ (3 Eylül 1791)

Taksim 1 Mayıs Meydanının 1 Mayısı kutlama gününde halka kapatılması / kapatılmak istenmesi; hukuka uygun olmayan baskıcı, insanlık dışı uygulamadır. Fransız yurttaşlarının 1791 yılında elde ettikleri özgürlük haklarını 21. yy’da T.C. yurttaşylarından esirgeleyenler ne yazıkki ülkeyi yönetmektedirler.
Üzülerek İNSAN VE YURTTAŞ HAKLARI BİLDİRGESİNİ tekrar anımsatıyoruz, T.C. yurttaşlarından bu hakları esirgeyenleri kınıyoruz.
Ulusal Meclis halinde toplanan Fransız halkı temsilcilerinin yayınladıkları FRANSIZ İNSAN VE YURTTAŞ HAKLARI BİLDİRGESİ:

Madde 1 İnsanlar, haklar bakımından özgür ve eşit doğar ve yaşarlar. Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.

Madde 2 Her siyasal birleşmenin amacı. doğal ve zamanaşımı ile kaybedilmeyen haklarını korumaktır. Bunlar; özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskıya karşı direnme hakkıdır.

Madde 3 Egemenliğin temeli, esas olarak ulustadır. Hiçbir kuruluş, hiçbir kimse açıkça ulustan kaynaklanmayan bir iktidarı kullanamaz.

Madde 4 Özgürlük başkalarına zarar vermeden istediğini yapabilmektir: Her bir insanın doğal haklarını kullanması da toplumun diğer üyelerinin de aynı hakları kullanmasını garanti altına alacak sınırlar içindedir. Bu sınırlar da sadece yasalarla belirlenebilir.

Madde 5 Yasa sadece topluma zarar verebilecek eylemleri yasaklar. Yasaların yasaklamadığı hiçbir şey engellenemez ve kimse yasanın emretmediği bir şeyi yapmaya da zorlanamaz.

Madde 6 Yasa genel iradenin ifadesidir. Bütün yurttaşlar bizzat veya temsilcileri aracılığıyla yasaların oluşturulmasına katılma hakkına sahiptir. Koruyan veya cezalandıran olarak yasa herkes için aynı olmalıdır. Bütün yurttaşlar yasalar önünde eşit olduğu için yeteneklerine uygun olarak ve özellikler ile yetenekleri konusunda ayrım görmeden, her türlü rütbe, mevkii ve göreve de eşit olarak getirilirler.

Madde 7 Yasanın belirlediği haller veya yasanın öngördüğü biçimin dışında başka bir yoldan hiç kimse suçlanamaz, yakalanamaz ve tutuklanamaz. Keyfi düzenlemeler yapılmasını isteyen, keyfi emirler veren, bunları uygulayan veya uygulanmasına izin verenler cezalandırılmalıdır. Ancak yasaya uymaya davet edilen veya yasalarca yakalanan her yurttaş yasalara itaat etmelidir. Yasalara karşı gelmek onu suçlu kılar.

Madde 8 Yasalar sadece kesin ve açık bir şekilde gerekliliği olan cezalar belirlemelidir ve hiç kimse suçun işlenmesinden önce ilan edilen ve gereği şekilde uygulanan yasalar dışındaki başka bir yasa nedeniyle cezalandırılamaz.

Madde 9 Her insan suçlu olduğuna karar verilinceye kadar masum sayıldığı için; tutuklanması kaçınılmaz olduğunda, yani suçlu olduğu karar verildiğinde göreceği sertlik yasa tarafından ağır bir şekilde cezalandırılmalıdır.

Madde 10 Hiç kimse, dışavurumu yasalarla oluşturulan düzene zarar vermediği sürece inançları nedeniyle sorumlu tutulamaz.

Madde 11 Düşüncelerin ve inançların serbestçe dışavurumu en değerli insan haklarından bir tanesidir. Her bir yurttaş yasaların belirlediği durumlarda bu özgürlüklerin kötüye kullanımından sorumlu olmak şartı ile bu ifadelerini özgürce konuşabilir, yazabilir ve yayınlayabilir.

Madde 12İnsan ve yurttaş haklarının garanti altına alınması resmi bir gücü gerektirmektedir. Bu güç herkesin yararı için oluşturulmuştur. Bu gücü kendilerine emanet edilenlerin özel çıkarları için oluşturulmamıştır.

Madde 13 Bu kamusal gücün ve yönetim görevlerinin devamlılığını sağlamak için genel bir vergi zorunludur. Bu vergilendirme bütün yurttaşların olanaklarına göre eşit ölçüde bölünmelidir.

Madde 14 Bütün yurttaşlar bizzat veya temsilcileri aracılığıyla verginin gerekliliğini belirleme, bunu serbestçe kabul etme, bu vergilerin kullanımını gözlemleme ve verginin miktarını, matrahını, tahsil şekli ve süresini belirleme hakkına sahiptir.

Madde 15 Toplum tüm kamu görevlilerinden, görevleriyle ilgili olarak hesap sorma hakkına sahiptir.

Madde 16 Hakların güven altına alınmadığı ve güçler ayrılığının belirlenmediği bir toplumun anayasası yoktur.

Madde 17 Mülkiyet dokunulmaz ve kutsal bir hak olduğu için, yasaların belirlediği kamusal gereklilik açıkça doğmadıkça ve meşru bir tazminat ödenmedikçe kimse bu haktan yoksun bırakılamaz.
(Not: bilgiler; AÖF ders kitaplarından ve wikipedia.org’dan yararlanılarak hazırlanmıştır.)

blog-image

CHP GENEL BAŞKANINA TBMM’SİNDE SALDIRILDI

08.04.2014 günü TBMM’sinde CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na fiziki saldırıda bulunuldu. Başta iktidar partisi olmak üzere siyasette nefret söylemlerinin propaganda aracı olarak kullanılması saldırıya açıklamak için yeterli olmaz. Her ne kadar nefret söylemleri toplumda ayrışmaya, kavgaya, kin ve nefrete neden olmakta ise de olayın olası sonuçları itibariyle değerlendirilmesi gerekir.
Yapılan saldırı sonucunda Sayın Genel Başkan uzunca bir süre konuşamaz duruma gelseydi parti içinde neler olurdu? Seçim sonuçları nasıl değerlendirilirdi? Sorumluluk kimin üzerinde kalırdı? Kimler olağanüstü kurultay isterdi? diye düşünmek gerekir.
Sayın CHP yöneticilerine ve kamuoyu önünde sormak istiyoruz; 25.04.2014 günü Ankara Altındağ’da Dörtyol-Samanpazarı arasında Şişli ve Beşiktaş belediyelerine ait otobüsler hangi partinin üyelerini, hangi amaçla taşıyordu? (Beşiktaş Belediyesinin araç plakası: 34 TF 6145). Bu partiye belediye otobüslerinin tahsisine kimler aracılık yaptı? İlişkileri kimler organize etti?
Sayın genel başkanımıza tekra geçmiş olsun diyor selam ve saygılarımızı sunuyoruz.
CHP TABAN HAREKETİ

blog-image

CHP’DE YEREL SEÇİM YENİLGİSİNİN SORUMLULARI!

30 Mart 2014 günü yapılan seçimlerde CHP bizce tartışmasız başarılı olamamıştır. Oyumuz arttı başarılıyız diyebilenlerin ve kendisini akıllı sananların halkla alay ettiklerinin ayırdın da olduklarını sanmıyoruz. Seçim sürecinde ve öncesinde gördüğümüz, bildiğimiz, duyduğumuz gerçekleri ve istemlerimizi ulaşabildiğimiz kadarıyla parti yöneticilerine ve karar verenlere bildirdik. İstemlerimiz, görüşlerimiz, önerilerimiz dikkate alınmadı. Partinin kurumsal kimliğinin üzerine çıkarak kişisel orun peşinde koşanlar, siyaseti geçim kaynağı haline getirmişlerdir. Bunlar dün de oluyordu bugün de. Statükoyu savunanlar, siyaseti meslek edinmişler, iktidarla imar işbirliği halindeki rantçılar, çıkarcılar ne yazık ki en küçük belde örgütünden, genel merkeze kadar egemenliklerini her alanda sürdürüyorlar. 2000 yıllarının siyaset aktörleri, banka hortumcularının, yetmez ama evetçilerin perde arkasından CHP adaylık sürecinde söz sahibi olması da ayrı bir tartışma konusu.
Sorumluluğun tamamını seçim sürecinde nerdeyse Genel Merkezden içeri bile girmeyen, günde 3-4 miting yaparak her yere gitmeye çalışan Sayın Genel Başkana yüklemek insafsızlıktan öte, küçük olsun bizim olsun anlayışının kara propagandasıdır.
Seçim sürecinde hepimiz gördük. İlçe ve il başkan ve yöneticileri örgütü çalışır halde tutma yerine, günde 2-3 kere kahvaltı yaparak başkan adaylarının peşinde dolaştılar. Belediye Meclis adaylarından 500 TL alarak parti okulu adı altında belediyecilik eğitimi verenler; topladıkları paraları sandık görevlilerinin eğitimine, sandık güvenliğine harcayamazlar mıydı?
Hukuka saygısı olmayan, demokrasiyi özümsememiş, bırakın insan hak ve özgürlüklerini, kendi parti üyelerinin bile hak ve özgürlüklerini savunamayanlar, korumayanlar ne yazık ki Partide söz sahibi olmaya devam ediyorlar. Seçim kazanılan yerlerde sanılmasın ki CHP çok iyi çalıştı. Mükemmel adaylar, nitelikli belediye meclis üyeleri gösterildi de o yüzden oylar arttı. Buralarda zaten CHP vardı ve çoğu insan tehlikenin farkında olduğu için, gidecek yerleri olmadığından CHP’yi tercih etti.
Yıllardır aynı müzik, aynı seçim propaganda yöntemlerinin kullanılmasının yanlışlığının görülmemesi üzücüdür. Bu durum halkın istemleriyle, sorunlarıyla uzak yönetim anlayışının kanıtıdır.
İvedi şekilde küçük kurultay toplanmalı, seçim sonuçları kurultayda masaya yatırılarak tartışılmalıdır. Yerel yönetimlerde ortak ilke ve çalışma yöntemleri belirlenerek; her üç ayda bir çalışma raporları partiye gönderilmeli ve gerekli değerlendirmeler yapılmalıdır. TBMM grup başkanlığı düzeyinde yerel yönetimler grup başkanlığı oluşturulmalıdır.
Bir sonraki seçimlerde başarılı olabilmek içinde bugünden çalışmaya başlanmalıdır. En kısa sürede parti üye yapısı güncellenmeli, iletişim, meslek ve eğitim belgeleriyle birlikte partiye başvuruda bulunanların üyelikleri yenilenmelidir.
Partinin tabandan tavana yeniden yapılanması, politikalarının bilgi iletişim çağının gereklerine uygun olarak yeniden belirlenebilmesi için kesinlikle seçim yenilgisinin yaşandığı yerlerdeki il ve ilçe yöneticileri ile başta adayları belirleyenler, MYK ve PM üyelerinin tamamı istifa etmelidir. Çağdaş, katılımcı demokrasilerde onursuzca görevden alma yerine onurluca tavır sergileyerek istifa edilmesinin etik davranış olacağını anımsatıyoruz.
Saygılarımızla, 05.04.2014
CHP TABAN HAREKETİ

blog-image

30 MART YEREL SEÇİMLERİNİN GALİBİ!

30 Mart 2014 yerel seçimlerinin galibi olarak sandıkların % 65’inin açıklandığı saatlerde AKP ilan edildi. Tüm dünyanın kullandığ sosyal medyanın yasaklandığı, oy sayımları sırasında yurttaşların içeriye alınmadığı, elektriklerin kesildiği seçimleri hep birlikte yaşadık.
AKP Genel Başkanı aynı zamanda Başbakanı oğlu Bilal Erdoğan, Eşi Emine Erdoğan olduğu halde binlerce partiliye hitap etti.

blog-image

Seçimlerde oyuna sahip çık.

30 Mart 2014 tarihinde tüm yurttaşlarımızın seçim sonuçlarını denetlemeleri ve belirledikleri hataları iletmelerini sağlamak üzere “CHP Sandık Takip Sistemi” (sts.chp.org.tr) geliştirilmiştir.
30 Mart 2014 günü başta oy kullandığınız sandık olmak üzere sonucunu alabildiğiniz tüm sandık sonuçlarını not ediniz veya mümkünse fotoğrafını çekiniz. Sandıkların açılmasından itibaren 48 saat içinde sts.chp.org.tr adresine girerek YSK tarafından açıklanan sonuçlarla karşılaştırınız. Hata ve hileleri ister partinize veya YSK’na bildiriniz.
Sandık sonuçları ile YSK tarafından açıklanan sonuçların karşılaştırılması her türlü hilenin yapılmasını önleyecektir.
Lütfen oylarımızı kullanalım, ulaşabildiğimiz herkese telefon, ileti yöntemi ile oylarını kullanmalarını önerelim.
CHP TABAN HAREKETİ
www.chptabanhareketi.com
admin@chptabanhareketi.com

WordPress gururla sunar | Tema: Spicethemes tarafından geliştirilen Spiko